Aşkın birçok tanımı vardır.Bu yüzdendir ki hakkında söylenecek herşeyin doğru ve yanlış olduğu tek şeydir aşk.
Kimine göre aşk yoktur,kimine göre imkansızı istemektir aşk.
Tıp litarütüründe ise aşk şu şekilde tanımlanmaktadır:
Benliğinize dair yumurtanın tüm beyaz kısmını birine atfetmek,ve bu yüzden de onsuz yapamama durumudur.Tüm benliğinizdeki güzel şeyleri birine atfediyorsunuz.Aşkınız karşılıklıysa ne mutlu size;karşılıksızsa veya ona ulaşamıyorsanız o noktada saplantıya dönüşür aşk.Mecnun'un Leyla'ya olan aşkı gibi.(Obsesif Compulsif Bozukluğa dönüşüyor burada aşk)
O noktada kendi içinizde halletmeniz gereken şeyi dışarıda aradığınız için kısır döngü devam eder.
Aslında karşıda gördüğünüz kendiniz.
Sizin onda gördüğünüzü birbaşkası göremeyebilir.
Tahir'in aşkı bu yüzden Zühre'yi geçmiştir.
Bana aşkı sorarsanız,ben aşk bir meltemdir derim.Tüm meltemler basınç farklılıklarından doğar.(Karşıda aradığı birşeyin olduğunu düşünmek.Kadınlar için bu güçtür.Çünkü kadınlar daha çok babalarına benzeyen veya bazı durumlarda baba eksikliğini dolduracak bir erkek ararlar)Ve basınç farklılıkları dengelene kadar sürer meltemler.(Kişiler birbirlerini tanıyınca kadar.Ondan sonra karşısındaki kişinin aslında tüysüz bir melek olmadığını anlar.)
"Closer" filmindeki şarkı sözlerinin dediği gibi:İkimiz de unutacağız bu meltemi
Ömer Hayyam ile bitireyim:
Birgün bir put demiş ki kendine tapana:
Bilirmisin niçin taparsın bana?
Sen kendi güzelliğine vurgunsun,
Ben ayna tutar gibiyim sana.