Bir insana söylenebilecek en güzel kelime hiç kuşkusuz "seni seviyorum"dur. Aşıksa insan bunu binlerce kez söyleyebilir hiç bıkmadan. Her söylediğinde gözleri parlar, içini bir sevinç kaplar. Ya duyan..? Biri tarafından aşkla sevilmek, bunu o kişinin ağzından duymak nasılda mutluluk vericidir...
Ama aşkı sadece "seni seviyorum"a yüklemek, sadece bu iki kelimeyi söyleyerek aşkı yaşatmak doğru değil. "Seni seviyorum ya daha ne istiyorsun..?" diyenler var. Evet gerçekten sevdikleri doğrudur bunu tartışmıyorum. Ama aşk için çok şey yapılması gerekiyor. Aşkı dille ifade etmenin yanı sıra birde hissettirmek gerekiyor. Her aşığın buna ihtiyacı var. Sözle anlatılır şey değildir bu. Hissettirmek gerekiyor; ama hep işin kolayına kaçıyoruz. Bu iki kelimeye güvenip seriyoruz kendimizi. Sonra sorunlar başlıyor. "Ama ben onu seviyordum hemde çok seviyordum. Neden ayrıldıkki şimdi..?" sorusu kafamızı kurcalıyor...
İş bu noktaya geldikten sonra ilişkiyi yeniden ayağa kaldırmak çok zor. Bu yüzden sevme işini ciddiye almak gerekiyor. İşinize verdiğiniz önemi sevdiğinizede vermek zorundasınız. Sevmek bir ilişkiyi yürütmeye yetmez. Tüm benliğinizle vermelisiniz kendinizi sevmeye. Ya tam olmalı, ya hiç olmamalı. "Seni seviyorum" sözcüğünü sadece dilinizle değil hareketlerinizle, davranışlarınızlada anlatabilmelisiniz...
Kolaycılık aşka göre değil. Sevmek uzun bir yol. Aşk bu yolun başlangıcı. Yolu sonuna kadar yürümek istiyorsanız enerji harcamalısınız. Bilerek ve isteyerek çıkmalısınız bu yola. Yarım yamalak sevgiler senide karşındaki insanıda mutsuz eder. Mutsuz olacaksan niye seviyorsun o zaman..? Sevginin bir ihtiyaç olduğunu hepimiz biliyoruz. Diğer ihtiyaçlarımızı karşılarken gösterdiğimiz ilgiyi sevgiyede göstermekten başka çare yok...