"Duygularınız bilinçaltınızın denetimindedir. Bu yüzden buraya mantıkla hükmedemezsiniz. Önce bilinçaltını ikna etmenin yöntemini bulmalı ve ona göre çözüm yolları üretilmelidir. Doğru kaynakları bilmeseniz dahi her neyi arzuluyorsanız o ideal olarak bilinçaltınızda mevcuttur. Telkinle oraya ulaşabilirsiniz.
İnsan beyni imgelerle çalışır. Bir takım davranış ve tepki biçimleri bilince sembolik olarak yaptırılabilir. Bilinçaltı bunu oyun gibi algılar ve oldukça sevinir. Burada kilit noktası şudur, olayların bağlantılarında mantık aradığınız an büyü bozulur ve sistem çöker.
Duyguların gün boyunca sürekli değişim içerisinde olmasından dolayı ritmi sürekli değişen nefes, insanın fizyolojik ve ruhsal yapısında son derece önemlidir. Panik olduğunuzda derin nefes almaya başlayın. Rahatladığınızı görürsünüz. Telkine başlamadan önce kendinizi nasıl rahat hissediyorsanız öyle bir konuma geçin ve derin nefes almaya başlayın.
*Canınız sıkıldığında ve elinizden yapabileceğiniz hiçbir şey gelmediğinde, canınızı sıkan şeyleri kâğıda dökün. Ardından bu kâğıdı buruşturup çöpe atın ve atarken, “Artık size ihtiyacım kalmadı. Bu zamana kadar benimle birlikte olup bana çok şey kattığınız için teşekkür ederim ama artık gitmelisiniz.” deyin. Kendinizde bir rahatlama hissedeceksiniz.
*Kendinizi nasıl görmek istiyorsanız, 2 hafta boyunca günde 3 er defa zihninizde o şekilde canlandırın. Böylelikle ister fiziksel olsun ister duygusal, arzulanılan her değişiklik doğru telkinler ile bünyenizde yapılandırılabilir.
Çaba harcamak korkularını tetikler. “Ne yapmak gerektiğini düşünmek yerine ne yapmamak gerektiğini düşünmek” daha yararlıdır. ""
yazıyı okudum teşekkürler paylaşım için, kendimce özetledim..insanın FARKINDALIK la yaşaması gerçekten çok mutluluk verici bir duygu..