FIKRALAR

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Mizah kategorisinde keyman tarafından oluşturulan FIKRALAR başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 169,708 kez görüntülenmiş, 698 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Mizah
Konu Başlığı FIKRALAR
Konbuyu başlatan keyman
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan ebruliyn
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
maxMESA' Alıntı:
Korsan' Alıntı:
Peki küvete su doldurarak, hastalık teşhisinde bulunmak.
Akıl hastalığı değilde nedir ?

Yokmu bunun ilmi bir teşhisi ?
Hahhahaha. Senin yorumun fıkradan daha hoşuma gitti  ;D
Ya burada yatan asıl mizah o bir doktor, teşhis için küvetmi kullanır yahu.
Ve bunu kullanarak insanların akıl hastası yada olmadıgınının kanısını koyarmı.
Hipokrat'ın kemikleri sızlıyordur valla.
Küvetmiş tıpaymış hocam sizin muayenehaneniz banyomu demezlermi adama.

Akşam akşam yav  ::)
 
H

Harun

Kullanıcı
29 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
36
İstanbul
leftinthedark.wordpress.com
Yine bu iyiymiş, boş havuza atlatıp yüzdüreni de var. Dün bi haber okudum adam boğaz köprüsünden atlamış ölmemiş. Zannımca kendisini bir doktor atlamaya ikna etti. Şöyle olmuş olabilir;


Deli nin biri bir gün akıl hastanesine kaldırılmış.Kendini süperman sanıyormuş adam. Doktor adamın deli olduğuna inanmamış ve gel sana bir test yapalım demiş. Deli ye demişki madem süpermansin atla o zaman boğaz köprüsünden. Deli de senmisin demiş inanmayan yürü gidelim beraber. Gelmişler köprüye deli atlamış ölmemiş. Harbiden doktor şaşırmış kapak olmuş mesleği bırakmış. Sonra doktor gidince gazeteciler adamlar röportaja gitmişler. Nasıl oldu da atladınız ölmediniz demiş. Deli de demişki deliyiz ama boşa atlayacak kadar da delii değiliz. Meğer adam klark kentmiş abi. Adam gözlük taktığı ve kravatı olduğu için etraftakiler tanıyamamış.

Ne biçim fıkra oldu ya bu bişey anlamadım hhaha.  :D
 
E

ebruliyn

Kullanıcı
29 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Madem konu deliler :)

Bir gün deliler hastanesindeki bütün deliler olduğu yerde durmadan zıplıyorlarmış. Doktor gelip delilere sormuş: niye zıplıyorsunuz.

Delinin biri demiş: biz mısır patlağıyız.
Aralarından sadece birisi köşede olduğu yerde sırtüstü yatıyomuş. Doktor gelip sormuş: Sen de mi mısır patlağısın? deli evet demiş.
doktor sen niye zıplamıyorsun demiş.
deli de demiş :ben tavaya yapıştım. :D
 
M

Mrs.Jadem

Kullanıcı
7 Tem 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
İyi madem bir tane de ben yazayım :)

Akıl hastanesinde deliler bir araya gelip kaçış planı yaparlar. elebaşları planı anlatır :-Büyük bir kütük bulup ilk önce 1. kapıyı, 2. kapıyı ve daha sonra 3. kapıyı kıracağız ve herkes başının çaresine bakıp kaçacak. sabah olunca bir kütük bulurlar doğruca 1. kapıyı kırarlar, 2. kapıya koşup onu da kırdıktan sonra 3. kapıya yönelirler. 3. kapının açık olduğunu gören elebaşları der ki :-Arkadaşlar plan bozuldu geri dönün.  :D :D :D
 
S

sinos

Kullanıcı
9 Kas 2008
En iyi cevaplar
0
0
İçel
birgün ali babasına demiş ki baba matematik yazılısından 5 alırsam ne yaparsın çıldırırım demiş.ali de demişki çıldırmana gerek yok babacığım çunku matematikten 1 aldım


;D ;D
 
M

Mrs.Jadem

Kullanıcı
7 Tem 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
KAHRAMAN RİZELİ
TEMEL ASKERE GİDER İLK GÜN YÜZ BAŞI TÜM BÖLÜĞÜ TOPLAR VE ASKERLERE TEK TEK SORMAYA BAŞLAR NERELİSİN DİYE, ANKARA- SİNOP-BURSA-BALIKESİR DERKEN, BİR ASKER MARAŞLIYIM KOMUTANIM DER, YÜZBAŞI YANINA YAKLAŞIR MARAŞ DEĞİL OĞLUM KAHRAMAN MARAŞ DER VE TEKRAR SORAR NERELİSİN OĞLUM MARAŞLIYIM CEVABINI ALINCA ASKERE BİR TOKAT VURUR VE MARAŞ DEĞİL KAHRAMAN MARAŞ OĞLUM DER, TEKRAR SORAR NERELİSİN ASKER CEVAP VERİR KAHRAMAN MARAŞ KOMUTANIM, BİR SONRAKİ SIRADA TEMEL VARDIR KOMUTAN SORAR NERELİSİN OĞLUM ; TEMEL CEVAP VERİR KAHRAMAN RİZE KOMUTANIM

:D :D ;D ;D
 
E

ebruliyn

Kullanıcı
29 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Jim ile Mary akıl hastanesinde iki hastadır. Bir gün hastanenin yüzme havuzunun etrafında dolaşırken Jim aniden suya atlayıp en dibe batar. Bunu gören Mary hemen ardından atlar ve dibe kadar yüzüp Jim'i kurtarır. Tabii Mary'nin bu kahramanca davranışı hastanede olay olur. Bunu duyan başhekim de Mary'nin artık iyileştiğini düşünüp, hastaneden derhal taburcu edilmesi emrini verir. İşlemler yapılır, belgeler çıkartılır, Başhekim ayni gün Mary'nin yanına gider:
-Mary, sana bir iyi bir de kötü haberim var. İyi haberim, yaptığın kahramanca davranıştan ötürü anladık ki akli dengen tamamen yerinde ve böylece hastanemizden taburcu oluyorsun. Kötü habere gelince, kurtardığın hasta, Jim, intihar etmiş. Az önce odasının banyosunda kendisini asmış bulundu.
- Mary gayet sakin yanıt verir: “O intihar falan etmedi ki. Ben onu astım kurusun diye. “
 
H

Harun

Kullanıcı
29 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
36
İstanbul
leftinthedark.wordpress.com
Bir zamanlar, büyük bir dağda kartal’lar yuva yaparlarmış. Bir kartal da 4 tane yumurtası ile bu dağda yaşıyormuş. Bir gün bir deprem olmuş. Ve yumurtalardan bir tanesi dağdan yuvarlana yuvarlana,vadide yer alan bir çiftliğe kadar düşmüş. Bu çiftlik bir tavuk çiftliğiymiş.
Çiftlikteki tavuklar,bu değişik ve normalden büyük yumurtayı sahiplenmeye karar vermişler. Yaşlı bir tavuk bu yumurtayı ve içinden çıkacak yavruyu, koruması altına almış.
Bir gün, küçük kartal doğmuş. Çevresinde tavukları görmüş ve kendini bir tavuk zannetmiş. Bütün tavuklar da ona bir tavuk gibi davranmışlar.Ailesini de çok seviyormuş.İçinden, bazen, ben kimim? sorusu geçiyormuş. Ama o bir tavukmuş. Bunu böyle bilmeliymiş.
Birgün çiftlikte oyun oynarlarken, yukarı baktığında bir grup kartal’ın özgürge uçtuklarını görmüş. “Aman Allahım, ne kadar güzel uçuyorlar. Ben de onlar gibi uçmayı çok isterdim” demiş. Tavuklar, bu düşünceye hep birlikte gülmüşler. “Sen bir tavuksun ve tavuklar uçamazlar” demişler.
Küçük kartal, artık daha sık gökyüzüne bakıyor ve uçan kartallar gibi uçmak, özgür olmak istiyormuş. Ne zaman bu düşüncesinden arkadaşlarına, ailesine bahsetse, hep şu cevabı alıyormuş. “Sen bir tavuksun. Bırak bu hayalleri.”
Zamanla, küçük kartal da bu düşünceyi kabul etmiş. hayal kurmaktan vazgeçmiş, ve hayatını bir tavuk olarak yaşamaya karar vermiş. Ve hayatının sonu geldiğinde de bir tavuk! olarak ölmüş.
 
M

Mrs.Jadem

Kullanıcı
7 Tem 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
İngilizce biliyormuş Temel Çımacı olmuş, ilk kez yurt dışına gitmişti. Gemi Liverpool Limanı'na yanaşırken, Temel iskeledeki İngiliz'e bağırdı: - Tut şu halatı! İngiliz anlamadı bir şey.. Temel yine bağırdı: - Tut şu halatı! İngiliz'de gene hareket yok.. Temel ortaokuldaki ingilizcesi ile bağırdı: - Do you speak English? - "Yes.. Yes.." dedi İngiliz; Temel öfkeyle bağırdı: - O zaman tut şu halatı..!
;D ;D
 
M

Mrs.Jadem

Kullanıcı
7 Tem 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Sinyal
Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel'i durdurup sordu: - Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz? Temel: - Sol sinyal takıldı da..
;D ;D
 
M

Mrs.Jadem

Kullanıcı
7 Tem 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Yavaşla

Temel otobanda köklemiş gazı, gidiyor... Bakmış bir tabela: "YAVAŞLA 80 km." Hızını o an 80'e indirmiş Temel. Az sonra bir tabela daha: "YAVAŞLA 60 km." Temel 60'a inmiş. Merakla giderken yeniden bir tabela: "YAVAŞLA 40." - "Yolda çalışma var galiba!" deyip 40'a düşürmüş hızını. Epeyce sonra yine bir tabela: "YAVAŞLA 15 km." Talimata uyarak 15 km.'ye düşmüş Temel. Yolun en sağından tıngır mıngır gidiyor. Ama meraktan da çatlayacak. Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela görmüş: "YAVAŞLA'YA HOŞ GELDİNİZ, NÜFUS: 2500"  :D :D ;D ;D
 
A

ASLIHAN1

Kullanıcı
29 Ocak 2009
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
maxMESA' Alıntı:
Bir zamanlar, büyük bir dağda kartal’lar yuva yaparlarmış. Bir kartal da 4 tane yumurtası ile bu dağda yaşıyormuş. Bir gün bir deprem olmuş. Ve yumurtalardan bir tanesi dağdan yuvarlana yuvarlana,vadide yer alan bir çiftliğe kadar düşmüş. Bu çiftlik bir tavuk çiftliğiymiş.
Çiftlikteki tavuklar,bu değişik ve normalden büyük yumurtayı sahiplenmeye karar vermişler. Yaşlı bir tavuk bu yumurtayı ve içinden çıkacak yavruyu, koruması altına almış.
Bir gün, küçük kartal doğmuş. Çevresinde tavukları görmüş ve kendini bir tavuk zannetmiş. Bütün tavuklar da ona bir tavuk gibi davranmışlar.Ailesini de çok seviyormuş.İçinden, bazen, ben kimim? sorusu geçiyormuş. Ama o bir tavukmuş. Bunu böyle bilmeliymiş.
Birgün çiftlikte oyun oynarlarken, yukarı baktığında bir grup kartal’ın özgürge uçtuklarını görmüş. “Aman Allahım, ne kadar güzel uçuyorlar. Ben de onlar gibi uçmayı çok isterdim” demiş. Tavuklar, bu düşünceye hep birlikte gülmüşler. “Sen bir tavuksun ve tavuklar uçamazlar” demişler.
Küçük kartal, artık daha sık gökyüzüne bakıyor ve uçan kartallar gibi uçmak, özgür olmak istiyormuş. Ne zaman bu düşüncesinden arkadaşlarına, ailesine bahsetse, hep şu cevabı alıyormuş. “Sen bir tavuksun. Bırak bu hayalleri.”
Zamanla, küçük kartal da bu düşünceyi kabul etmiş. hayal kurmaktan vazgeçmiş, ve hayatını bir tavuk olarak yaşamaya karar vermiş. Ve hayatının sonu geldiğinde de bir tavuk! olarak ölmüş.
Bu oldukça enteresan bir fıkra idi.
gülemedim soğuk bir fıkra da diyemedim.İçinde ders alınması gereken önemli bir msj var çünkü.
Paylaşım için teşekkürler.  :alkis
 
Üst