Tülay'ın Kaleminden

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Tülay
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Uyanın artık dicemde ne işe yarayacak.
Çok derin uykulara daldırıyor bazı durumlar insanları

 
Söylenecek söz yok! Gidiyorum ben...
Hani bir tarafın incinir kimselere söyleyemezsin ya...
Tıpkı karanlığın seni sessizce boğması gibi...
Uzun bir yolda kendi başına!
Küçük bavulumla sadece yalnızlığımı alıp gidiyorum. Bu şehri arkamda bırakıyorum...
Seninle birlikte aşkı, gökyüzünü...


Seni ararken kendimi kaybetmekten yoruldum
Bulduğumu zannettiğimde
Kendimden ayrı düştüm



Yoruldum diyemiyorum sana... Savunamıyorum kendimi!
Sessizce bekliyorum farkına varmanı, yanılıyorum...
Beklenmedik zamanlarda, varlığınla şenlendirirken gönlümü...
Gidişinle yıkıyorsun ellerimle tek tek kurduğum mutluluğumu....


Bu garip bir veda olacak
Çünkü aslında hep içimdesin
Ne kadar uzağa gitsem de
Gittiğim her yerde benimlesin

Şimdi zaman hep aynı yöne işliyor..
Farklı oluşumuz ortaya çıkıyor.
Kolaylıkla gidiyorsun bu kez, nasıl olsa arkamdan gelir o beni bırakmaz diyerek.
Oysa nasıl da yanılıyorsun!
Güçsüzüm bilmiyorsun!
Gidiyorum hissetmiyorsun!
Zamanında gölgeni bile özledim dediğini hatırlayarak bu kez ben senden gidiyorum.
Sessizce... Anlatamadıklarımla gidiyorum!

Söylenecek söz yok
Gidiyorum ben...



Tülay (Pucca)// Şebnem Ferah-Hoşçakal
 
Çok güzel bir şiir ama Şebnem Ferah kısmını anlayamadım ben? Yani başlık alıntı sanırım?
 
Aslında Şebnem Ferahın şarkı sözleiride var aralarında onları  koyu yazı yapıcaktım ama düzeltme butonunu unutmuşum:(


Şöyle olsun;

Söylenecek söz yok! Gidiyorum ben...
Hani bir tarafın incinir kimselere söyleyemezsin ya...
Tıpkı karanlığın seni sessizce boğması gibi...
Uzun bir yolda kendi başına!
Küçük bavulumla sadece yalnızlığımı alıp gidiyorum. Bu şehri arkamda bırakıyorum...
Seninle birlikte aşkı, gökyüzünü...


Seni ararken kendimi kaybetmekten yoruldum
Bulduğumu zannettiğimde
Kendimden ayrı düştüm




Yoruldum diyemiyorum sana... Savunamıyorum kendimi!
Sessizce bekliyorum farkına varmanı, yanılıyorum...
Beklenmedik zamanlarda, varlığınla şenlendirirken gönlümü...
Gidişinle yıkıyorsun ellerimle tek tek kurduğum mutluluğumu....


Bu garip bir veda olacak
Çünkü aslında hep içimdesin
Ne kadar uzağa gitsem de
Gittiğim her yerde benimlesin


Şimdi zaman hep aynı yöne işliyor..
Farklı oluşumuz ortaya çıkıyor.
Kolaylıkla gidiyorsun bu kez, nasıl olsa arkamdan gelir o beni bırakmaz diyerek.
Oysa nasıl da yanılıyorsun!
Güçsüzüm bilmiyorsun!
Gidiyorum hissetmiyorsun!
Zamanında gölgeni bile özledim dediğini hatırlayarak bu kez ben senden gidiyorum.
Sessizce... Anlatamadıklarımla gidiyorum!

Söylenecek söz yok
Gidiyorum ben...


Sanırım böyle daha anlaşılır oldu. Beğenmene sevindim. Teşekkürler Zynep.
 
Hafifçe gülümseyerek elini uzattı.
Ama öylesine acıtan bir gülümsemeydi ki, ağlatacaktı beni neredeyse.
Affet beni...
Aramızdaki bu görünmezlik, çok yormuştu beni.
Oysa mesele basitti, bitmeliydi.
Bizi mutluluk esaretine alma çabalarıydı.
Başaramazdın!
Bu saçmalıklara son vermenin vakti gelmemiş miydi?
Yoramazdın içimdeki, sensizliği. Durmalıydı bu akışkansı durum.
Artık her olağandışı duruma rastlamak mümkün.
Alışman gerek!
Yalnızsan sevmelisin bunuda.
Üzerine gitmeli, derinine saklamalısın belki de.
Artık keman çalmayı bıraktığımın farkına vardım.
Suskunluğun, korkutmuştu bir yanımı. Varamamıştı sana, kesilmişti nefesler.
O'ndan korktuğumu bilmemeli, ya da...
Hayır hayır ondan kormuyorum!
İçimi kemiren mücadeleler tekrar, tekrar başlıyor.
Suskunlaşıyor, varamıyordum sana...

Bu halim, tam bir delilikti başkada bir şey olamazdı.
Suçsa, işliyordum.
...

İki mum beni, odamı aydınlatıyordu.
Nefes almaya çalışmak çok yorucuydu. Bu halimle de pek mümkün durmuyordu.
Geçti belki, ya da çok erkendi. Mücadeleye varmıydım bilemedim zamandı belki de.

Titrek ve heyacanlı bir ses sürekli sesimi kesiyordu.
-Fazla bir şey söyleme! Sen haklısın.
-Nasıl istersen.
...


-Kalktım, onun koluna girerek yanında yürüdüm ve adımlarımı ona uydurmaya çalıştım.

Gülümseyerek bana baktı: Ne olacak şimdi der gibi...

Büyük bir sevinç içimizi kaplamıştı.
Kısa sürse de....

Tülay (Pucca)

 
harika olmuş kalemine yüreğine sağlık..
çok içten söylüyorum yazı içine alabildi beni yaşanmişlıkları hatırlattı bu durumda bana göre çok başarılı..
teşekkürler ve tebrikler :)
 
Bitse bile hayat ölüm gibi sev beni.

Şimdilerde bildiğin gibi...
Varlığına karışıyor yokluğun.
Galibi olmayan bir savaş benimkisi.
Gurur desen o da değil!

Asılamıyorum yokluğuna, tükenirken her solukta,
Yokluğunla başa çıkmakta kimin umurun da!
Ellerini çekerken, savaşıyorum kendimle...
Umudum yok belki de...
Kim bilir...
Oysa mevsim sonbahar değil.
Niye dökülüyor hüzünler teker teker.


Umutlar sığmıyor meydanlara.
Avucumdaki mutluluklar uçuşuyor.
Dilimin ucuna gelen aşk ateşi yakmıyor!

Dönmüyor dünya uçan balonlarımın yanında.
Dramatik senaryolar yazıyorum.

Görmezden gelme şimdi.
Sus’ma,
Bekleme acını..
Bırak valığına karışsın!
Geriye bakmadan acıya aldırmadan,
Yoluna devam et şimdi.
Kötüyü görmeden yalanı bilmeden
Yoluna devam et şimdi!

Şimdi son bir kez adımı söyle nefesinle.
Bitse bile hayat ölüm gibi sev beni.


Tülay (Pucca)

 
Geri
Üst