ŞEYTAN BU KİTABA ÇOK KIZACAK

seyahatname

Kullanıcı
Katılım
24 Tem 2009
Puanları
0
Konum
ist
Feyzullah bir ışık'ın yazdığı üç bölümlük kitap serisi insanı inanılmaz derinden etkiliyor.
Kendimizle baş başa kalmanın en onarılmaz anında bir çift elin elimizden tutması gibi
sahip çıkıyor kitabın her içindeki her satır.
Şeytanı tanıyarak karşı koyabilmenin hafifliğinde eyletilen sabahlar azımsanmayacak gibi.
 
bu kitapları ben de okudum. 3 kitaplık bir set. herkese şiddetle tavsiye ederim. o kitapları okuduktan sonra ben artık eski ben değildim...
 
İnsanın büyük değişim yaşaması çok normal...
Çünkü o kitapları okuduktan sonra asıl düşmanın
kendi içimizde kendi nefsimiz olduğunu keşfediyoruz... :(
 
seyahatname' Alıntı:
Feyzullah bir ışık'ın yazdığı üç bölümlük kitap serisi insanı inanılmaz derinden etkiliyor.
Kendimizle baş başa kalmanın en onarılmaz anında bir çift elin elimizden tutması gibi
sahip çıkıyor kitabın her içindeki her satır.
Şeytanı tanıyarak karşı koyabilmenin hafifliğinde eyletilen sabahlar azımsanmayacak gibi.

Şeytanı aratmayan o kadar çok insan tanıyorum.

Onlara karşı koyabilmek adına öyle yöntemler geliştiriyorsuzki  buna hiç bir şeytanın aklının ereceğini sanmam : (

Yinede nasıl bir kitapmış merat ettim okumaya çalışcam.

Teşekkürler
 
  nefis  en  büyük düşmandır >:(çok doğru..bende çok merak etdim,biraz daha bilgi verebilirmisin kitap hakkında. ;)
 
ben prof. dr. Feyzullah Birışık'ın bir kitabını okumuştum,''Niçin Yaratıldın?'' diye
çok etkileyiciydi,

bide şeytan kızsa napacak,bizi ringe mi davet dövecekmi,keşke öle bişey yapsada ağzını burnun hoşaf etsem ;D ;D ;D ;D ;D ;D yok abicim yaa şeytan en fazkla birine vesvese veririr ;D ;D
 
                        arkadaşlar,
İsteyen lütfen alıp okusun içeriğini bilmeden lütfen aleyhinde konuşmayın.
2-Ne kadar şeytana taş çıkaran insanlar olsa bile şeytan hepsinden bilgili yüce kitabımızda bu bütün ayrıntılarıyla anlatılıyor
3-Şeytanın kızmasına gelince ,şeytanın insan psikolojisini çok iyi bildiğini hatırlatırım.
4-Kitaplar kısa ve akıcıdır ismine takılmayın içeriğine bakın derim hani    selam...
 
Doğumhane kapısında baba adayı ve yakınlarıyla beraber bekleyen “soyut” varlıklar da vardır.
Ve bunlar büyük bir sabırla hemşirenin yanında doğumun gerçekleşmesini beklerler... Doğacak olan şahsın cinsiyeti ve sağlık durumu o kadar da ilgilendirmez kendilerini...
Doğan tüm bebekler, bir taraftan birilerinin baba, anne, dede vs. olmasına vesile olurken, diğer taraftan farkında olmadan, ‘soyut’ iki varlığa hayat defterlerini uzatırlar... Ve hâliyle doğan her bir insanın iki muhasebecisi olmuş olur...
Bunlar, defter sahibini adım adım izleyerek, üzerlerine düşen vazifeleri harfiyyen yerine getirirler... Müvekkillerinin başından bir an bile olsa ayrılmazlar... Uyurken bile yanıbaşında nöbetçi asker gibi beklerler... Ağızlarından çıkan her harf, sineğe karşı bile olsa yapılan her tavır onların kalemlerini harekete geçirir...
Ve bu birliktelik, hayata göz kapayıncaya kadar devam eder...
İnsan muhasebecileri (sağ ve soldaki melekler) doğum izni verilen bebenin sağında ve solunda yerlerini alırlar... Yapışık üçüzler olunmuştur artık...
Hemşire hanımın yanında farklı bir cinse sahip başka bir “soyut” varlık daha vardır...
Baba adayı gibi o da heyecanlıdır.Ama bunun heyecanı farklıdır.
Bebeğin ilk atasından (Adem a.s.) kalan hesabın görülmesi için “hasmının” doğumunu o da sabırsızlıkla bekler...
Teknolojinin her şeyinden faydalanan, her kesimden dost edinen, başka bir ifadeyle herkesle ‘hemşeri’ olan bu varlık; kişinin zaafına yakın bir yerde pusu kurar. Muhatabının nefsinin kabarması ve kendisinin hazırlamış olduğu programa uyması için olmadık senaryolar hazırlayarak, kendisine dost yapmaya çalışır.
Halbuki ona dost olan herkes, onun askeri olmuştur. Bu birliktelik, ilahî uyarıya kulak verene kadar devam eder...
Kabul edilen her ilahî mesajla şeytan küplere biner...[kitabın giriş bölümü inşallah kitap hakkında fikir sahibi olmanıza yardımcı olur :)]
 
Geri
Üst