sehladan seçme şiirler

  • Konbuyu başlatan sehla
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Edebiyat kategorisinde sehla tarafından oluşturulan sehladan seçme şiirler başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 3,832 kez görüntülenmiş, 8 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Edebiyat
Konu Başlığı sehladan seçme şiirler
Konbuyu başlatan sehla
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan sehla
K

Kardelen

Kullanıcı
2 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
tşkler paylaşım için sehla gerçekten çok güzel mısralar emeğine yüreğine sağlık  :'(  :'(  :'(  :'(


belkide hiç gelmez bile yoktu ki derim silerim  :'(  :'(  :'(
 
K

Kardelen

Kullanıcı
2 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
hepsi harika beğenmek ne kelime bayıldım yüreğine sağlık :(  :'(  :'(  :'(  :'(


seni dinledikçe yanıldım kalbim artık sus kalbim  :'( :'(  :'(
 
S

sehla

Kullanıcı
5 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
Ankara



Eylül

Zifiri karanlığın kör noktasından sesleniyorum sana
Yalnızlığım ve sensizliğim bir tokat gibi çarpıp duvarlara geri dönüyor
Sessizliği yaşarken sarhoşçasına isyan ediyorum ayrılıklara
Ve sensizliğe koşuyorum kader oyununun son perdesinde
Ölüme koşar gibi kor ateşlerde yanar gibi
Eylül;kaybetmeden seni anlayamamışım ismindeki esrarı
Meğer bütün ayrılıkları toplayarak hayattan
Acıdan bir duvar örmüşüm kendime
Sensiz sessiz ve çaresiz eylül
Sana olan duygularımı anlatmak o kadar zor ki
Buna ne karmaşık duygularım izin verir
Nede boğazımda düğümlenen hıçkırıklar
Eylül;öylesine sevmiştim ki seni
Sen yollarımın biricik ödülü
Belki ilk armağanıydın
Gecelerin sessiz ve ürkütücü karanlığında
Varlığına sığındım kaç kez
Doğan her güneşin pırıltısında
Sevgini süzdüm yüreğime
Esen yelin serinliği götürdü beni
Senli mutlu umutlu yarınlara
Şimdiyse eylül
Hep ayrılık motifleriyle süsledik ılık duygularımızı
Zaman en be an sensizliğe koşarken
Ben yenik,yılgın ve çaresizdim bu oyunda
Zamansız doğan güneşim
Benliğimi alıkoyan sebebimdin…

alıntı
 
S

sehla

Kullanıcı
5 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
Ankara


Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.


“Bana kalan,
Beni kalansız bölen bu şehir.
Ah! bu şehir, yalan şehir”


demek isterdim; ama yalan olan sendin. Benim yarattığım, inanmak için yıllarımı harcadığım kocaman bir yalandın sen. Gerçek olduğunu gördüm. Sen gittin...

Aslında içimden giden sevgili değildi. Ben sadece, yalanıma inanmıştım. O, gerçekti... Aşk bitmişti. Düşünüyorum da acaba aşk, ruhumuzun derinliklerinde yaratılan koca bir yalan mı? Şiirde, müzikte ya da sözde, nerede aşk varsa orada bir de yalan yok mu? Aşk ve yalan, güzel ile çirkin, iyi ile kötü gibi birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren; biri olmadan diğeri varolamayan ya da anlamsız kalan evrimin temel dinamiklerinden ikisi olabilir mi? Ya da aşk, yalana sesdeş mi? “Seni seviyorum” derken, aslında içimizde yarattığımız en güzel yalana övgüler mi düzüyor, kendimize olan hayranlığımızı mı dile getiriyoruz?

“Bir gün içimden gittin, anladım.”

Aşk, uydurduğumuz en güzel yalan! Ve aşk, yalan varsa aşktı.

İnsanın doğasında var. Doğrular ne kadar da az cezbe der bizi. Yasaklı ya da yanlış ne varsa, yaptıklarımız hanesine yazmak isteriz. Durdurulamaz bir dürtüdür bu. Yalanı bazen istem dışı kullanırız. Söyleyen biz değilizdir ama, söyleten ta kendimizdir.

İçimizdeki yasaklı kimliktir O:


Mülkiyet duygusu ve egosu olağanüstü gelişmiş; ihtiraslı, doyumsuz ve aşka her zaman hazır. Pembedir, mavidir ve daha çok kırmızı. Cıvıl cıvıldır, yerinde duramaz. Yaz gibidir: Islak ve sıcak. Zaafları vardır, yasak ve güzel olan her şeye. O cennetteki en güzel meyveyi tadan, ilk ihaneti gerçekleştirendir. Kısacası O, yaşayan tarafımızdır. En güzel anılarımız, en heyecanlı anlarımızdır...

Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye ve neden gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.

alıntı...
 
Üst