O KAHRAMAN NEFERİ !

  • Konbuyu başlatan mehmetd
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kim, Neyi, Nasıl Başardı? kategorisinde mehmetd tarafından oluşturulan O KAHRAMAN NEFERİ ! başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 2,150 kez görüntülenmiş, 0 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kim, Neyi, Nasıl Başardı?
Konu Başlığı O KAHRAMAN NEFERİ !
Konbuyu başlatan mehmetd
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan mehmetd
M

mehmetd

Kullanıcı
23 Şub 2007
En iyi cevaplar
0
0
 

İngiliz’in vakit vakit gemilerinden,siperden...
Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü.
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlike bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey görüntü.
Böyle görünen şey küçücük bir insandı
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.
Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler
Güllelerin cehennemlik yağmurundan kaçarken...
Yolun biraz kenarında, tek başına bir nefer,
Pervasızca bombalardan, ateşlerden, her şeyden..
Kendisine, süngüsünden bir mihrabcık kurmuştu,
Sonra onun karşısında namazına durmuştu.
Ne, havada ıslık çalan.. ve düştüğü yerlere
Kızgın çelik dahmelerle ölüm saçan gülleler..
Ne, semâda ifrit gibi, vızıldayan tayyare...
Ne dünyalık bir düşünce, ne bir korku, ne keder
Onun demir yüreğini oynatmaktan acizdi,
Sanki toplar, şarapneller tehlikesiz... sessizdi!
Potinleri yanındaydı... Onun büyük saygısı,
Kunduralı ibadeti görmüyordu muvafık.
Böyle bir yüreğin bütün işi, kaygısı,
Elbet hakkın rızasına olmalıydı mutâbık
Kuru toprak üzerinde, kundurasız kılınan
Bu namazın, pek uygun kubbesiydi âsmân !
Bir çam, ona gölgesinde yapmış idi seccade.
Sanki tekbir alıyordu vakit vakit top sesi...
Gözlerinin sade akı beyaz kalan yüzünde
Parlıyordu o sarsılmaz imanın gölgesi
Bir Müslüman nasıl olur ? Bu levhadan anladım,
Hürmetle- yavaş yavaş- sokuldum beş on adım
Başında ki kabalağın gölgesine gömülen
Süzük gözler, dikilmişti o süngüden mihraba
Hakkın büyük divanında, eli bağlı, dururken
Artık o, can kaygısı almıyordu hesaba
Allah  Allah,  bu ne yüksek bir imandır, ya Rabbi!
Kahramandır, çünkü toplar etrafında patlarken
Zerre kadar titremedi, namazı bozmadı
Dört yanına ateş saçan türlü türlü afetten
Sanki onu koruyordu bir meleğin kanadı
Onun, böyle tevekkülü bana pek çok dokundu
Yüreğimi bir şey ezdi... iki gözüm sulandı
Ey medeni İngilizler! Daha varsa getirin
İnsanları, göme göme öldürecek şeyleri:
Getirinde şu cenneti, cehenneme çevirin
Bakın onlar korkutur mu, bir Müslüman neferi
Bunu, hala anlamıyor ne ( Hamilton ) ne Garey
Müslüman’ı korkutamaz Allah’tan başka şey
Böyle dalgın, düşünerek geçerken ben yanından
Sağa sola selam verdi, namazı bitirdi
Sonra, biraz kımıldandı... ellerini- Yaradan
Tâ gerisine duâ için- gök yüzüne çevirdi.
Şimdi, artık Allah’ına döküyordu derdini
Gözler kapanmıştı.. unutmuştu kendini
Tâ gerisine karşı boynu bükük duran bir nefer
Korku bilmez bir yiğitti.. hürmetlerle eğildim!
Duâsına mutlak âmin diyorlardı melekler
Kendimi pek fazla gördüm.. usul usul çekildim
Ben giderken, kulağıma değdi onun sadâsı
Allahümme salli alâ seyyidina ) duâsı
Şimdi, hala nerede bir kalabalık askeri,
Görse gözüm, hatırlarım o kahraman neferi!

Ahmed Nedim Harp Mecmuası sayı:4 s.56-57 , Kasım 1915




 
Üst