İncitmeyecek kadar uzak,üşümeyecek kadar da yakın olabilmek...

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Safari
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Bizim de uzun dikenlerimiz var.Bunlar hayata karşı filtrelerimiz. Bazen faydalı,bazen de zararlı.Çoğu zaman,kimseleri yaklaştırmıyoruz yanımıza. Filtrelerimizden elemeden kimseleri sokmuyoruz özel dünyamıza.Ne var ki, sıcaklık ancak yakınlaşmakla mümkün. Birbirini incitmeyecek kadar uzak,hayatın soğuk zamanlarında üşümeyecek kadar da yakın olmayı öğrenmeliyiz. Aynen kirpiler gibi...
hayat o dikenleri bize çıkartıyor malesef ne kadar çok kırılırsak dikenlerimizde okadar artıyor insana dair deneyimler arttıkça daha zor sokuyoruz insanları hayatımıza ama bence kolayda çıkarmıyoruz en azından bende öle
 
Belki de kolay çıkarmamalıyız dostluklar, arkadaşlıklar kolay kurulmuyor ama yapılanlarıda unutmamak gerek diye düşünüyorum :)

Unuttuğumuz en önemli şey uzaktakilere değil yakınlarımıza duymamız gereken saygı.Bunu hayat bbiçimi haline getirirsek belkide daha az kırılırız.
 
Safari, gerçekten güzel bir paylaşım olmuş, sağol.

"Filtrelerimizden elemeden kimseleri sokmuyoruz özel dünyamıza.Ne var ki, sıcaklık ancak yakınlaşmakla mümkün.Birbirini incitmeyecek kadar uzak, hayatın soğuk zamanlarında üşümeyecek kadar da yakın olmayı öğrenmeliyiz."

Umarım bunu öğreninceye kadar kimseyi dondurmayız!
 
Birbirini incitmeyecek kadar uzak,hayatın soğuk zamanlarında üşümeyecek kadar da yakın olmayı öğrenmeliyiz

Diyecek söz kalmamış ki:) Kirpileri örnek almak gerekli..Paylaşımın için  teşekkürler safari.. :)
 
Hmm bunu biliyorum. Süper bir hikaye gerçekten.
Herşeyin miktarını tutturabilmek çok  önemli birşey.
Teşekkürler...
 
İncitmeyecek kadar uzak,üşümeyecek kadar da yakın olabilmek... ?
Yok böyle bir durum heralde.
Yaklaştıkça incitebiliyorsun uzak kaldıkçada üşeyebiliyorsun ortası yokmu ?
Varsada ben tesadüf etmedim.
Tesadüf edenler yada yaşayanlarıda şanslı adlediyorum.

Teşekkürler safari.
 
sanırım en makul olanı her zaman her yerde ölçülü olmak ...ama biz insanlar ölçüyü genelde fazla kaçırıyoruz .
paylaşım için teşekkürler
 
syn' Alıntı:
sanırım en makul olanı her zaman her yerde ölçülü olmak ...ama biz insanlar ölçüyü genelde fazla kaçırıyoruz .
paylaşım için teşekkürler

Doğru tesbit bak nerede durup nerede devam edeceğimizi bilmiyoruz.
Bilmiyoruz agır oldu ise sezemiyoruz diyeyim ama tesbit dogru vesselam.
 
buLut' Alıntı:
Birbirini incitmeyecek kadar uzak,hayatın soğuk zamanlarında üşümeyecek kadar da yakın olmayı acaba her insan becerebiliyor mu ???hiç sanmıyorum :-[
her insan beceremiyo hatta çoğu insan beceremiyo bende dahil olmak üzere
 
İncitmeyecek kadar uzak,üşümeyecek kadar da yakın olabilmek...

cok ugrastım bnu yapmak için hiç basaramadım.. orta yolu olmuokı yaa ozamn samımıyet olmuo gibi gelio insana Türk insanın en büyük sorunu galıba yaa üşüyoruz yaa yanıyoruz.... :-[  :(
 
Her ilişkide önemli olan mesafeyi koruyabilmek.
Bizler çok sıcakkanlı insanlarız, "mesafe" sözcüğünden anladığımız ise "soğuk durmak". Oysa çok farklı.
Birbirlerine güzellikler yaşatanlar insanlar olduğu gibi hayalkırıklıklarını yaşatanlarda insanlardır.
Ne yaşadığımız güzelliği abartalım, ne de yaşadığımız hayalkırıklığı nedeniyle dünyaya küselim bence.
Hiç kimse mükemmel değildir, öyleki yaşadığı koşulların olumsuz olması halinde kişinin ruh halinin değiştiği durumlar vardır, bu durumlarda bizi kırabilir, "ondan hiç beklemezdim!" deriz bazen, ve dün en sevdiğimiz kişi birden düşmenımız olur artık. Çünkü bizi anlamamıştır, bize hırçın hatta kötü davranmıştır ve bizi incitmiştir.
Ve benim gözlediğim kadarıyla, ilişkilerde daha çok özverili davranan kişinin kendisidir hep, "saçlarımı sizin için süpürge ettim" sözü sıkça kullanılır ama bizim için saçını süpürge eden insanların farkında değilizdir çoğunlukla.
Bencillik birazda insanoğlunun doğasında vardır. Ve canımız yandığında, yakan kim olursa olsun, ilk düşündüğümüz hep kendimizizdir.
Aşk... diyor arkadaşlar son günlerde sıkça, ve aşk acılarından sözediyor.
Anladığım kadarıyla, bizler aşık olunca, başladığımız ilişkidede bencilleşiyoruz. Aşkı, her dakika elele, gözgöze olmak olarak düşünüyoruz. Hep düşünülmeliyiz, hep düşünmeliyiz, hiç ara vermeden birbirimizle olmalıyız. Ve ne yaparsak yapalım, aklımızda olması gereken kişi aşık olduğumuz kişi olmalıdır. Kişiliğimizden ödün vermeyi, zevklerimizi değiştirmeyi, özgürlüğümüzü onun özgürlüğüne bağımlı kılmayı severek tercih ederiz başlarda.
Ve bir şeyler yıkılır!
Çünkü hiç bir ilişki bu kadar özveri kaldıramaz. Taraflardan birisi sıkılmaya başlar ve çünkü farkında olmadan baskılar başlamıştır. Ve sonuçta uzaklaşmalar.
Oysa aşkta bile mesafe olmalıdır, diğer tüm ilişkilerde olması gerektiği gibi.
Mesafeli yaşanan hiç bir arkadaşlık, dostluk, aşk, sevgililik yıpranmaz, çünkü bizim nasıl haklarımız varsa, karşımızdaki kişininde hakları ve özgürlükleri vardır sonuçta.

Mesafeli olmak, soğuk olmak değildir.
Sadece bizden karşımızdaki kişiye gidebilecek sinyallarin olumsuzluğunda, ya da ondan bize gelebilecek olanlara karşı korunmaktır sadece.

 
Geri
Üst