FIKRA GİBİ

  • Konbuyu başlatan mybest__
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Mizah kategorisinde mybest__ tarafından oluşturulan FIKRA GİBİ başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 14,839 kez görüntülenmiş, 68 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Mizah
Konu Başlığı FIKRA GİBİ
Konbuyu başlatan mybest__
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan mybest__
M

mybest__

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
--Malum servis söförümüz trafikte hareket edemez halde beklerken (gayetde haklıydı çünkü önündeki arabalar kuyruk olmustu) arkadan kornaya abanan araç sahibine camdan sarkarak "Pokemon'muyum lan ben arabaların üzerinden uçayım" diye bağırarak tüm servisi yere yıkmıştı.


--Bir Taksinin içerisinde geçen bir konuşma !
- Küpe mi takıyosun sen ? (dikiz aynasından zorlukla görüyor.)
- Ha evet.
- Baban kızmıyor mu ?
- yok kızmıyor.
- Benim oğlan yapıcak bi tarafına sokarım o kupeyi..
- Hmm ben sağda iniyim.

--Yetmiş sekiz yaşında, tonton bir babaannem var. Ne kadar modern olsa da gelişmiş teknolojiye ayak uydurmakta epey zorlanıyor. Buna en güzel örnek evimi aradığında telesekretere bıraktığı not.
- "Babaannesi aradı dersiniz."!


--Olay, bir arkadaşımın annesinin gözetmen olarak bulunduğu ilkokulu dışardan bitirme sınavlarından birinde gerçekleşiyor. Dışardan bitirme sınavı ya, yağlı ballı adamlar da var sınavda. Gözetmenler sınav sırasında sıraların arasında dolaşıyorlar. Tam o sırada gözetmen bakıyor, adamın biri soruların hiçbirine cevap verememiş; acıyor dama. "Maddenin üç halini yazınız" sorusunu parmağıyla işaret ediyor ve adamın kulağına eğilip cevabı fısıldıyor: " Katı, Sıvı, Gaz." Sınav kurulunu dumura uğratan an cevap kagıtları okunurken gerçekleşiyor. Sorunun cevabı, kagıtların birinde aynen şöyle yer alıyor:
- Katır, Sığır, Kaz



--Sene 1992, üniversite yılları. Anneannemin haç parasıyla zar zor bir bilgisayar kapatmışız ama printer'a para kalmamış. Akşam vakti printer'i olan bir arkadaşa gidip aleti ödünç aldım, eve dönüp proje çıktısı alacağım.Ankara'da her kış olduğu gibi yerler yine buz. Kayıp düşer de alete bir zarar veririm korkusuyla bir taksiye bindim. Daha iki dakka olmadan polis çevirdi, taksici kenara çekti, sonra arabadan indi, kimliğini gösterdi. Ben kucağımdaki cihazın inmemek için uygun bir bahane olduğu düşüncesiyle elde kimlik arabada bekledim. Polis abi geldi, kapıyı açtı, ve aramızda şöyle bir diyalog geçti:
- O ne len ööle?
- Printer (yanindaki öteki polise dönerek) Ecnebi oğlum bu. Sonra gülümseyerek kapıyı kapattı. Güle güle manasına ikisi birden el salladılar, tekrar yola koyulduk. 500 metre kadar gittikten sonra söför gene kenara çekti, çünkü gülmekten arabayı kullanamıyordu.


--Abimiz deri, yarım bot ve koyu kahverengi ayakkabıyı alıp kasaya yanaşıyor... Kasadaki bayan botları poşete koyarken, sayın Abimiz de soruyor;
- 43 lira değil mi?...
- Kız, "Ne münasebet" der gibi bakıyor ve "Bunlar orijinal deri...İndirimli fiyatı 180 lira..." Abi'mizin bitiş cümleleri, kızcağızın kopuş anına denk geliyor;
-Olur mu hanımefendi, altında 'Size 43' yazıyor...

arkadaşlar sizinde böle başınızdan gecen fıkra gibi olaylar var ise bu konualtında paylaşabilirsizniz
 
Safari

Safari

Kullanıcı
7 Haz 2007
En iyi cevaplar
0
36
İstanbul
Paylaşmak istemen güzel birşey. Teşekkür ederim
Yalnız Seviyeyi koruyalım lütfen.

Konu tarafımdan düzeltilmiştir.
 
A

ayben

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
Sene 1992, üniversite yılları. Anneannemin haç parasıyla zar zor bir bilgisayar kapatmışız ama printer'a para kalmamış. Akşam vakti printer'i olan bir arkadaşa gidip aleti ödünç aldım, eve dönüp proje çıktısı alacağım.Ankara'da her kış olduğu gibi yerler yine buz. Kayıp düşer de alete bir zarar veririm korkusuyla bir taksiye bindim. Daha iki dakka olmadan polis çevirdi, taksici kenara çekti, sonra arabadan indi, kimliğini gösterdi. Ben kucağımdaki cihazın inmemek için uygun bir bahane olduğu düşüncesiyle elde kimlik arabada bekledim. Polis abi geldi, kapıyı açtı, ve aramızda şöyle bir diyalog geçti:
- O ne len ööle?
- Printer (yanindaki öteki polise dönerek) Ecnebi oğlum bu. Sonra gülümseyerek kapıyı kapattı. Güle güle manasına ikisi birden el salladılar, tekrar yola koyulduk. 500 metre kadar gittikten sonra söför gene kenara çekti, çünkü gülmekten arabayı kullanamıyordu.


;D ;D teşekkürler komikti
 
M

mybest__

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
Safari' Alıntı:
Paylaşmak istemen güzel birşey. Teşekkür ederim
Yalnız Seviyeyi koruyalım lütfen.

Konu tarafımdan düzeltilmiştir.
  teşekkür ederim kusura bakma
 
M

mybest__

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
teşşekür ederim arkadaşlar  ;D ;D ;D
 
M

mybest__

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
Connaught Place de yanyana dizilmis hediyelik esya satan dukkanlarin onunden geciyorum. tum saticilar bir seyler satabilmek icin pesinize takiliyor. o kadar zor ki anlatamam, yorulmak bilmiyorlar.
- Come, have a look to my shop. (dukkanima bakmak ister misin)
- Come, have a look to my shop. (dukkanima bakmak ister misin)
iclerinden biri o kadar azimli ki 100 metre benimle yurudu ve durmadan konustu:
- Come, have a look to my shop. (dukkanima bakmak ister misin)
- Come, have a look to my shop. (dukkanima bakmak ister misin)
kesinnnnn bir hayirdan sonra sordu;
- What are you looking for Friend? (aradigin nedir arkadasim)
ben den cevap yine cok sert;
- Nothing (hicbirsey)

cevap beni oldurdu

- okeyyy i have nothing to, come, have a look to my shop. (tamam bende hicbirsey de var, dukkanima bakmak ister misin)
 
T

technometo

Kullanıcı
28 Eki 2007
En iyi cevaplar
0
0
mardin
               Bir gün sınıftayız çok sessiz bir ders .En önde oturmuşum..Sadece söz alan konuşuyor ben de çok acayip dalmışım derse bi tarafan kağıda bir şeyler karalıyorum bi taraftan ayağımla bir şey eziyorum..Stresten midir bilinmez öyle bir eziyorum ki anlatamam yane ve ayağımın altında tümsek gibi bir şey olduğunun farkındayım..  Neyse bir kız söz aldı tam konuşuyor hoca ''Bi dk durun '' bana döndü ''Metin iki saattir ezmiş olduğun şey ayağım'' dedi   ;D  ;D   zaten devam edemedik gülmekten derse
 
M

mybest__

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
technometo' Alıntı:
               Bir gün sınıftayız çok sessiz bir ders .En önde oturmuşum..Sadece söz alan konuşuyor ben de çok acayip dalmışım derse bi tarafan kağıda bir şeyler karalıyorum bi taraftan ayağımla bir şey eziyorum..Stresten midir bilinmez öyle bir eziyorum ki anlatamam yane ve ayağımın altında tümsek gibi bir şey olduğunun farkındayım..  Neyse bir kız söz aldı tam konuşuyor hoca ''Bi dk durun '' bana döndü ''Metin iki saattir ezmiş olduğun şey ayağım'' dedi   ;D  ;D   zaten devam edemedik gülmekten derse
;D ;D ;D
 
M

mybest__

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
gecenlerde ufak bir cocukla konuşmaya başladım baya konuştuktan sonra normal olarak cocuğa adını sormak istedim 
-adın nedir senin
cocuk güzel bir tavırla
-tahmin et  dedi
bende
-tahmin etmem icin biraz ip ucu ver  dedim
cocuk
-baş harfi Y dedi
Y' ile başlayan bütün isimleri söyleme başladım ben hangi isimi sölesem cocuk cık diyordu artık tükendim tabi normal olarakk cocuğa
- bak tükendim artık zaten bulamadım vallah cok merak etdim söle bakım adın ne senin
cocuk gülerek
-YAMAZAN
dedi ve o andan coccuğu boğabilirdim  ;D ;D ;D
 
T

technometo

Kullanıcı
28 Eki 2007
En iyi cevaplar
0
0
mardin
çok güzel yaa  ;D 
neyse benim de aklıma başka bir tane geldi  şimdi yine dersteyiz ders Edebiyat. Hoca bir soru soracağım dedi.Hoca son dönem ozanlarımızdandır dedi.Çok önemli halk ozanı ve kendisini çok iyi tanıyorsunuz der demez  yanımda oturan büyük bir cesaret ve kendine olan güvenle ayağa kalktı ve :
  Engin Nurşani dedi    ;D          cvp:Aşık Veysel
 
Üst