Atatürk'ün cevap veremediği tek insan

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Kristal
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
çok teşekkürler hepsi için
dünyada olan bitenden habersiz nesil ve onun gözünü saçmalıklarla boyayanları görüp de ses çıkarmayanlar, en az Atatürk'e saygısızlık etmiş kadar olurlar bence.
Değerlere sahip çıkmak "Ne mutlu Türk'üm" demek hiç zor değil
Bu ülke kolay kazanılmadı
 
Adres, numara 248, Kordon...Naim Palas... İkinci kat...
Cumbada oturuyor Mustafa Kemal.
Sevmez fazla yemeği.
Leblebi var yine önünde...
Garson titriyor. Çünkü çocuk, Rum.
Sesleniyor Gazi, şefkatli bir ses tonuyla...
-Vre Dimitri" diyor, "gel bakayım."
Çocuk,
-buyur pasam" diyor, ş'lere dili dönmeyen, kırık dökük Türkçesi'yle.
-"Sizin Kosti" diyor... İşgal sırasında İzmir'e gelen Yunan Kralı
Konstantin'i kastederek...
-Sizin Kosti, geldi mi buraya?
-Geldi pasam...
-Oturdu mu bu masaya?
-Oturdu pasam.
-Güneş batarken rakı içti mi?
-İçmedi pasam.
-E o zaman sormadın mı çocuk, ne halt etmeye almış İzmir'i?
 
kristal çok teşekkrler bizimle paylastığın bu yazılar bir harika...

hepsini tek tek büyük bir zevkle okudum...

aralarında ilk defa okuduklarım vardı...çok duygulandım gerçekten...

muhteşem bir akıl harika cevaplar atatürkten...

keske onu bu devirde görebilseydik arkadaslar...
 
Sakal üzerine...
Atatürk Amasya ziyaretin de .Vali konağında yörenin ileri gelenleri ile sohbette. Bir ara tam karşısında oturan birine takılır gözleri.
Yaşı ellinin üzerinde bu adam beline kadar inen sakalıyla Atatürk'ün dikkatini çeker. Ata, yanındaki valinin kulağına eğilip sorar;
Kimdir bu? Vali yanıt verir! ; Efendim kendisi Şıh'tır. Yörede çok hatırlısı vardır. Atatürk Şıh'ı yanına çağırır ve; "Bak baba, imanın ölçüsü sakalın boyunda değildir. Şunu rica
etsem de en azından Peygamber efendimizinki gibi kısaltsan"der ve eliyle de boyun altı hizasını gösterir.Şıh; "Emrin olur Paşam" diyerek yerine çekilir. Aradan zaman geçer, bir akşam Atatürk Amasya'daki Şıh'ı hatırlar ve Valiyi telefonla arayıp durumu sorar. Vali nasıl söyleyeceğini bilememekle birlikte, Şıh'ın sakal boyunda en küçük bir kısalma bile olmadığını aksine kimselere el sürdürmediğini anlatır ! Atatürk telefonu kapatır, kağıdı kalemi eline alır ve az sonra nazırını çağırıp, yazdığı yazıyı Amasya Valiliği'ne tebliğ etmesini ister. Ertesi gün Amasya'dan bir haber gelir ki Şıh Efendi Ata'yı görmek üzere Ankara'ya yola çıkmış... Şıh gelir, Ata'nın karşısına çıkar. Sakal tamamen kesilmiş, sinekkaydı bir tıraş olunmuş, saçlar kısaltılmış, kılık kıyafet baştan sona değiştirilmiş, bambaşka bir görünüme bürünülmüştür.
Atatürk'ün mesai arkadaşları bu değişimi anlayamaz ve Ata'ya sorarlar; "Aman Paşam, o Şıh ki sakalına el dahi sürdürmezdi, siz ne ettiniz de kökünden kesmesini sağladınız? " Ata gülümser, sonra da yanındakilere dönüp;
"Dün akşam Amasya Valiliği'ne bir yazı gönderdim ve Şıh'ı Afyon'a vali atadığımı bildirdim" der. Ardından da yeni bir yazı hazırlayıp nazırına bu yazıyı da Şıh'a vermesini
söyler. Yazıda söyle yazmaktadır; "İnancın ölçüsünün sakalda olmadığını anladığına sevindim. Valilik meselene gelince, bugün koltuk uğruna kırk yıllık sakalından vazgeçebilen yarın başka şeyler için milletinden bile vazgeçebilir. Seni böyle bir ikileme mahkum bırakmayalım. Kal sağlıcakla...

Alıntı...
 
Off of.. Süper! Bu kadarıyla bile hayran kaldığım Atatürk'ün, bilmediğim hatıralarını okuduğumda, öğrendiğimde ise hayranlığımın kat kat artacağına eminim..

Teşekkürler :)
 
Atatürk anıları bölümünde var olan bir anıydı,teşekkürler... :)
 
Geri
Üst