albert einsteinin Atatürk e yazdığı mektup..

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan mavidüş
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

mavidüş

Kullanıcı
Katılım
1 Nis 2009
Puanları
0
Ekselansları Atatürk


OSE Dünya Birliği’nin şeref başkanı olarak Almanya’dan 40 profesörle doktorun bilimsel ve tıbbi çalışmalarına Türkiye’de devam etmelerine müsaade vermeniz için başvuruda bulunmayı ekselanslarından rica ediyorum. Sözü edilen kişiler Almanya’da halen yürürlükte olan yasalar nedeni ile mesleklerini icra edememektedirler. Çoğu geniş tecrübe bilgi ve ilmi liyakat sahibi bulunan bu kişiler yeni bir ülkede yaşadıkları takdirde son derece faydalı olacaklarını ispat edebilirler.
Ekselanslarından ülkenizde yerleşmeleri ve çalışmalarına devam etmeleri için izin vermeniz konusunda başvuruda bulunduğumuz tecrübe sahibi uzman ve seçkin akademisyen olan bu 40 kişi birliğimize yapılan çok sayıda müracaat arasından seçilmişlerdir. Bu ilim adamları hükümetinizin talimatları doğrultusunda kurumlarınızın herhangi birinde bir yıl boyunca hiçbir karşılık beklemeden çalışmayı arzu etmektedirler.
Bu başvuruya destek vermek maksadıyla hükümetinizin talebi kabul etmesi halinde sadece yüksek seviyede bir insani faaliyette bulunmuş olmakla kalmayacağı bunun ülkenize de ayrıca kazanç getireceği ümidimi ifade etmek cüretini buluyorum..


Ekselanslarının sadık hizmetkârı olmaktan şeref duyan
Prof. Albert Einstein
 
Einstein amca bunu ne niyetle yazdı acep.... kötü niyetli bir teklifte olabilir... Ve görünen o ki Atamız da olumsuz yanıt vermiş ki ben Türkler adına ne 40 doktorun ne de Einstein'ın çalıştığını duymadım...
 
Valla ben bu mektupa şüpheyle yaklaşıyorum. Böyle bir mektup olmayabilir.
Atom'u burada parçalayacaklardı heralde ne bilim :d
Belkide bu mektupta bir  rivayettir o kadar.
Hele birde bitiş cümleleri varki, olacak gibi değil sadık hizmetkar ?
Kendi ekselanslarına sadık olamayan bir ilim adamı atatürk'e neden sadık kalsın.
Neyse..
 
Ne kadar doğru bilemem ama benim bulduğum bilgi şu şekilde ve mantıklı.


Emekli öğretim üyesi Profesör Münir Ülgür, 1949’da ünlü bilim adamı Einstein ile ABD’de yaptığı görüşmeyi Cumhuriyet Bilim’e anlattı. Einstein, Ülgür’e Atatürk’ü kastederek "Dünyanın en büyük liderine sahipsiniz. Üniversite reformu sırasında beni de ülkenize davet etmişti" demiş. İSTANBUL Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) elektrik-elektronik bölümü emekli öğretim üyelerinden Prof. Dr. Münir Ülgür, ünlü bilim adamı Albert Einstein ile yaptığı bir görüşmede, Einstein’ın Atatürk’ten Türkiye’ye gelmesi için davet aldığını öğrendiğini söyledi. Prof. Dr. Kerim Erim ve Prof. Dr. Adnan Adıvar’dan sonra Einstein’la görüşen 3. Türk bilim adamı olan Ülgür, olayı Cumhuriyet Gazetesi Bilim Teknoloji Dergisi’ne şöyle anlattı: TÜRKİYE’YE ÇAĞIRDI "ABD Philadelphia’da çalıştığım dönemde Einstein’ın da Princeton Üniversitesi’nde olduğunu biliyordum. 1949’da bir gün üniversitedeki sekreterine telefon ettim ve görüşme isteğimi bildirdim. Hiç beklemediğim bir şekilde, hemen kabul ettiler. Bizi hemen kabul etmesinin sebebi, benim Atatürk’ün evladı olmamdı. Konuşmalarımız sırasında da Atatürk’ü kastederek, ’Siz biliyor musunuz, dünyanın en büyük liderine sahipsiniz’ dedi. 1933 Üniversite Reformu sırasında Atatürk’ün kendisinin de Türkiye’ye gelmesini istediğini söyledi ve ’Arkadaşlarım hep oradaydı ama burada imkanlar çok fazla olduğu için burayı tercih ettim’ dedi. Yaklaşık yarım saat konuştuktan sonra, bize memleketimize iyi şeyler götürmemizi tavsiye etti ve ayrıldık." 42 YABANCI PROFESÖR Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, o dönem başlattığı üniversite reformuyla, dünyanın dört bir yanında ülkeye bilim adamlarını davet etmiş, İstanbul Darülfünun’u kaldırarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi’ni kurmuştu. Türkiye’ye "üniversite" sözünü kazandıran Atatürk, bu reformla, Türkiye’de birçok tarihçinin de kabul ettiği gibi yaklaşık 15 yıl sürecek altın bir çağı başlatmıştı. O yıl Almanya’da iktidarı ele geçiren Adolf Hitler’in Nazi rejiminden kaçan Alman bilim adamları ise reformun en önemli aktörleri olmuşlardı. 1933’te 42 yabancı profesör, Türkiye’de çeşitli üniversitelerde işe başlamıştı. Almanya’da Yahudi öğretim üyelerinin üniversitelerden atılacağını öğrenen Einstein ise o sırada misafir öğretim üyesi olarak bulunduğu Amerika’daki Princeton Üniversitesi’nde kalmayı tercih etmişti.
 
Hımmm evet eklediğin yazı daha mantıklı Harun

Mavidüş bize kaynak gösterebilir mi acaba,bu yazıyı nereden eklediğine dair  ::)

Yanlış bilgileri doğru zannedip inanmayalım
 
Araştırmalarım derinleştikçe yeni bilgilere ulaşıyorum  :P :P :) yakında mektubu bile bulurum  ;D



Albert Einstein`in İsmet İnönü`ye gönderdiği ve Nazi tehdidi altındaki 40 Alman bilim adamının Türkiye`ye kabul edilmesiyle ilgili ricayı içeren mektup ve diğer dokümanlar "Einstein Sergisi"nde izlenime sunuluyor.
   
Konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, ünlü fizikçi Einstein`ın 1933 yılında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığına hitaben İsmet İnönü`ye yazdığı mektubun, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivinin katkılarıyla, halen devam eden "Einstein Sergisi" kapsamında Doğuş Otomotion İstanbul`da sergilendiği belirtildi.
   
Einstein`in İsmet İnönü`ye yolladığı mektup ve diğer dokümanların, sergi içerisinde özel bir alanda ziyaretçilerin ilgisine sunulduğu kaydedildi.
   
Açıklamada, Başbakanlığa bağlı Cumhuriyet Arşivinde muhafaza edilen mektubun, Albert Einstein`ın, Nazi tehdidi altındaki 40 Alman bilim adamının karşılıksız olarak Türkiye`ye kabulünün nazik bir dille ricasını içerdiği ifade edildi.
   
Maslak`taki Doğuş Power Center`da yer alan Otomotion İstanbul`da devam eden sergi kapsamında, bu mektupla birlikte 40 bilim adamının listesi, Başbakanlık tarafından Einstein`a gönderilen Fransızca mektup ile orijinal çevirisinin de izlenime sunulduğu belirtildi.
 
Ohh mektubu'da buldum  (:

Hoş, einstein'in bize mektup yazması " vay lan çok büyük milletiz he, koskoca einsteini yalvarttık" anlamına gelmemeli. Bunda gurur duyulacak bir şey yok. Herkes herkese mektup yazabilir. Adam bize güvenmiş sadece (:


einstein-mektup.jpg


 
sağol harun araştırmacı gazeteci gibisin ve bu demektir ki yanlış meslektesin,harcanıyosun
söylemedi deme
 
PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM...HARUN KARDEŞİMİZİDE KATKILARINDAN DOLAYI TEŞEKKÜRLER  :)
 
Bunu okumuştum. Yanlış hatırlamıyorsam önce Atatürk Einstein'i Türkiye'ye davet ediyor. O zamanlar da malum Almanya karışıklık içerisinde. Einstein o sırada Amerika ile anlaşmış bulunmakta ama 40 bilim adamı için böyle bir talepte bulunuyor. Mektup Atatürk'ün cumhurbaşkanlığı ve İsmet İnönü'nün başbakanlığı sırasında geliyor. Uzunca bir süre Atatürk'ün eline geçmiyor. Neden sonra Atatürk bundan haberdar oluyor ve bu bilim adamlarının Türkiye'ye gelmesi için ön ayak oluyor. Ama yine de araştırmam lazım ???
 
Atatürk Türkiye'sine gelmek isteyen bilim adamlarının öyküsüAlıntıdır: Orhan Bursalı..
Cumhuriyet Bilim Teknik
03.11.2006

Büyük bilim adamı Albert Einstein'ın 17 Eylül 1933 tarihinde dömeni başbakanı İsmet İnönü'ye bir mektupla başvuruda bulunduğu ve belirledikleri 40 bilim insanına Türkiye'de iş verilmesini istediği ortaya çıktı. Oysa 6 Temmuz 1933'de 30 Alman bilim adamının Türkiye gelmesi konusunda anlaşma yapılmıştı. Einstein'in, bu anlaşmadan cesaret alarak, 40 bilim adamını daha Türkiye'ye göndermek için girişimde bulunmuş olabileceği belirtilmekte.


"Ekselansları, seçkin 40 bilim adamı 1 yıl karşılıksız ülkenizde çalışmaya hazırdır"

Einstein'ın, 40 bilim adamının Türkiye'ye gelmesi için İsmet İnönü 'ye başvurduğu ortaya çıktı. Bize, Ata İstar 'dan ulaşan ve kopyasını Washington, DC ABD Türk Büyük Elçiliğinden aldığını söylediği ve originalinin de TC Başbakanlık arşivlerinde bulunduğunu belirttiği mektubu Einstein, OSE Onur Başkanı sıfatıyla yazıyor. OSE'nin "Yahudi Nüfusu Koruma Grupları Birliği" adında bir dernek olduğu belirtilmekte.

Hitler'in iktidara gelmesinden sonra, yahudi bilim insanlarının Almanay'da çalışma imkânlarının ortadan kalkacağı belli olmuş ve bu yeteneklere çalışacak ülke aranmaya başlanmıştı.

Zaten o sıralarda Atatürk Üniversite Reformu'nu gündeme getirmişti ve Almanya kökenli bu bilim insanlarıyla da ilgileniyordu.

Einstein mektubu Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Başkanlığı'na, yani Başvekil olarak İsmet İnönü'ye yazmış, İnönü de mektuba 9 Ekim tarihinde düştüğü notla Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip Bey 'e havale etmiş. Üzerinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düşüldüğü sanılan bazı notlar ise kopyasında okunamadı.

Hürriyet'de 29 Ekim tarihinde Murat Bardakçı 'nın da araştırmacı Mesut Ilgım 'dan alarak açıkladığı mektup üzerine bilim tarihçisi Prof. Feza Günergun ile konuştuk. Bize Einstein'ın mektubundan önce Türkiye hükümetiyle Alman bilim adamları arasında Prof. Schwartz 'ın arabuluculuğuyla bir anlaşmanın yapıldığını belirtti.

Günergun, o sırada 30 Alman bilim adamıyla anlaşma yapılmış olduğuna, belki de Einstein'ın bu anlaşmadan aldığı destekle 40 bilim adamını daha Türkiye'ye gönderme girişiminde bulunduğunu düşündüğünü belirtti ve şu bilgiyi verdi:

"Bilindiği gibi, Türk Hükümeti ile Notgemeischaft (Zürich) arasında anlaşma 6 Temmuz 1933'te yapılıyor ve 30 bilim adamının isimleri o tarihte belirlenmiş oluyor (Bkz. H.Widmann, Atatürk Üniversite Reformu. Çev. A. Kazancıgil ve S. Bozkurt. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fak. Yay.. İstanbul 1981, s. 225) (Notgemeinschaft: Philipp Schwarz'ın önderliğinde kurulan Yurt Dışındaki Alman Bilim Adamlarına Yardım Cemiyeti). Dolayısıyla, Einstein mektubunu yazdığı tarihte (17 Eylül 1933) hükümet alacağı bilim adamlarının sayısını ve isimlerini P. Schwarz ile birlikte çoktan belirlemiş oluyor. Belki bundan etkilenen Einstein, başkanı olduğu OSE derneği üzerinden de 40 bilim adamının Türkiye'de görevlendirilmesi konusunda yardım istiyor. Schwarz'ın derneğinden 30 bilim adamı alındığına göre belki OSE'den de alırlar düşüncesiyle yazmış olabilir. Mektup İsmet Paşa tarafından Milli Eğitim Bakanlığı'na havale edilmiş. Bu bakanlık arşivinde, buna verilen cevabı, eğer verildiyse, bulmak ilginç olurdu."
 
mavidüş' Alıntı:

Ekselanslarının sadık hizmetkârı olmaktan şeref duyan
Prof. Albert Einstein

Böyle bir haberi (mektubu) şuan okuduğumda öğrendim..
Mektubun sonunda yazılanlara takıldımda..
Değerli bir bilimadamı olan Prof. Albert Einstein kabul etse bile (ihtimal vermiyorum ama ) Demokrasi ve özgürlük sevdalısı Mustafa Kemal Atatürk yanınıda yönünde sadık bir hizmetkar istemezdi ..
Hadi bakalım   teorileri geliştirmeye  devam..
Neyse..!
 
Geri
Üst