Yargıtay'ın Verdiği Üzücü Karar.

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan crt
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

crt

Kullanıcı
Katılım
11 Eyl 2009
Puanları
38
Konum
İstanbul






*********************
389965_197735623634111_122700087804332_447062_1198635748_n.jpg

297164_287986804559657_241623942529277_1038825_2032978093_n.jpg




Yargıtay 14. Ceza Dairesi Hakimi Fevzi Elmas, kamuoyunda infial uyandıran N.Ç. kararının, yasalara göre verildiğini, vicdanının rahat olduğunu söylerken, Konunun gündemde olmasını da yorumladı "Kabuk tutan yara kazınıyor."

TV8'de Haberaktif programına telefonla bağlanan Fevzi Elmas şunları söyledi:

KANUNİLİK İLKESİ ESAS

"Yargılamada kanunilik ilkesi vardır. Kanunu yurdun her köşesinde aynı uygulamak zorunluluğu vardır. Maddi ceza hukukunda kısmi yorum geçerlidir. Yani yorum yasağı vardır. Her olaya göre kanunu yorumlarsanız burada bir kaos ortaya çıkar. Kanunilik ilkesi de zedelenmiş olur. O bakımdan değişik şekillerde kanun metninin yorumlanması doğru bir yöntem değildir hukuka göre. Bizim yasalarımız çocuklar, kadınlar ve küçükler korunacak şeklinde düzenlenmiştir. Yani aynı eylemin mağduru çocuksa yaptırımı farklıdır. Yasa koyucu zaten bunları göze almıştır.

Her yasanın yaptırım maddelerinde suçun maddi ve manevi unsurları vardır. Buna göre olay iredelenir ve hangi maddeye gireceği belirlenir. Her olayda elbette cezanın şahsileştirilmesi de vardır. Ama eski TCK'daki suçlarla yeni TCK'daki suçların sistematikteki yeri, suçun adı, maddi ve manevi unsurları çok farklıdır. Yani eskiden 'ırza geçme' dediğimiz olay yeni kanunda 'cinsel saldırı' ve 'çocukların cinsel istismarı' olarak düzenlenmiş ve suçun unsurları belirlenmiştir.

Burada asıl irdelenmesi gereken mesele bir suçun unsurları olayda var mı, yok mu... Buna göre hüküm vermek lazımdır. Çünkü cezasız suç da olmaz. Yani kanunda karşılığı olmayan bir şeye ceza veremezsiniz. Bu, hukukun genel ilkelerindendir."


HEM HUKUKA HEM VİCDANA GÖRE...

Elmas, "Vicdanınız rahat mı?" şeklinde soruya da "Biz incelediğimiz bütün dosyalarda gerek kanuna, gerek vicdana uygun olmazsa imza atmayız" yanıtını verdi.

 
Son zamanlarda çocuklara yönelik cinsel tacizler ve tecavüzler daha da artan ve kanımızı donduran gelişmelerle devam ediyor ve maalesef olan bitene hep birlikte tanıklık ediyoruz. Tanıklık ettikçe suç ortaklığımız çoğalıyor ve bizler artık ...ne tanık ne de suç ortağı olmak istiyoruz.
Cinsel istismar ve tecavüz, yalnızca bedende değil, ruhsal yapıda da derin yaralar açar ve tedavi edilmezse ömür boyu sürecek psikolojik rahatsızıklara neden olur.
18 yaşına kadar herkes "Ç o c u k t u r ".
Çocuk , yaşla ve olgunlaşma ile gelişen ihtiyaçlara sahip bi r "b i r e y d i r".
Çocuk hakkında alınan her kararda çocuğun "g ö r ü ş ü" alınmalıdır.
Çocukla ilgili her işlemde " çocuğun yüksek yararı " gözönünde bulundurulmalıdır.
Çocuklar herhangi bir "a y r ı m c ı l ı ğ a" maruz kalmaksızın "e ş i t" olarak "d o ğ u ş t a n" haklara sahiptirler.
*Anne-baba "s o r u m l u l u ğ u" esastır. Devletler anne babanın bu sorumluluğunu yerine getirmesine destek olmalı, anne babanın sorumluluğunu yerine getirmedikleri durumlarda sorumluluğu devir almalıdırlar
Çocuk istismarına son!

Çocuk istismarına onay veren bir YARGI'ya karşı durmak için sen de paylaş, sen de şu sorunun cevabını ver:
"Rızanla birlikte" RAZI mısın.?

http://www.facebook.com/photo.php?v=300430109985983

Hayır razı değilim.!
Yargıtay'ın verdiği bu kararı kınıyorum.
 
387224_10150899297765632_223723040631_21204749_1185199573_n.jpg


Eskiden ilaçların çocuklardan uzak tutulması gerekirdi..
Şimdilerde....
"Çocukları, yargıtayın erişemeyeceği yerlerde saklayınız.!"
 
"Kabuk tutan yara kazınıyor." mu? Yoksa yaralarımız kanatılıyor mu?
Nasıl bir şeydir bu.Çocuğa sormuşlar mı bunu,gerçekten kendi isteğiylemi olmuş bu olay?

"Bizim yasalarımız çocuklar, kadınlar ve küçükler korunacak şeklinde düzenlenmiştir. Yani aynı eylemin mağduru çocuksa yaptırımı farklıdır. Yasa koyucu zaten bunları göze almıştır."

SÖZde yasalarımız var bizim.Nerede değişiklik yapılacağı belli de herkes işine geldiği şekilde yaptığı için hiçbir şey DEĞİŞMİYOR.

Madem kanunlar  kadınları korumaya yönelik öyleyse neden şiddet gören kadınlar zamanında korunmuyorlar da öldürüldükten sonra  yani iş işten geçtikten sonra korumalar gönderiliyor.O vakitten sonra ne korunacaksa!

Bir şeyleri değiştirmeye yönelik uygulamalar yapılmazsa üzülerek söylüyorum ki böyle gelmiş böyle gidecek olan bir Türkiye'de yaşamaya devam edeceğiz ya da yaşamaya çalışacağız!
 
Geri
Üst