Üç heykel

  • Konbuyu başlatan firstmoontr
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kişisel Gelişim Yazıları kategorisinde firstmoontr tarafından oluşturulan Üç heykel başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 9,048 kez görüntülenmiş, 33 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kişisel Gelişim Yazıları
Konu Başlığı Üç heykel
Konbuyu başlatan firstmoontr
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan kabeka
F

firstmoontr

Kullanıcı
25 Şub 2007
En iyi cevaplar
0
0
sakarya
İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri, bayramlar da ilginç armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıydı.

Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşı huzuruna çağırdı. İstediği; birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında bir fark olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti.

Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komşu ülke hükümdarına gönderildi. Heykellerin yanına bir de mektup konmuştu.

Şöyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar: ”Doğum gününü  bu üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynısı gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver.”

Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı. Üç altın heykel gramına kadar eşitti. Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa çağırttı. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler ama aralarında bir fark göremediler.

Günler geçti. Bütün ülke hükümdarın sıkıntısı duymuştu ve kimse çözüm bulamıyordu. Sonunda, hükümdarı fazla isyankâr olduğu için zindana attırdığı bir genç haber gönderdi.  İyi okumuş, akıllı ve zeki olan bu genç,  hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için zindana atılmıştı.

Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı. Genç önce  heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi.
Teli birinci heykelciğin kulağından soktu, tel heykelin ağzından çıktı.
İkinci heykele de aynı işlemi yaptı. Tel bu kez diğer kulaktan çıktı.
Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dışarı çıkmadı.
Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor,  oradan öteye gitmiyordu.

Hükümdar heykelleri gönderen komşu hükümdara cevabı yazdı:


”Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.

Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir.

En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır.  Bu değerli hediyen için çok teşekkür ederim.”

 
F

FADİME TASTAN

Kullanıcı
8 Mar 2007
En iyi cevaplar
0
0
Kocaeli
güzel bir paylaşım...teşekkürler ::)
 
I

iki_kelime

Kullanıcı
26 Şub 2007
En iyi cevaplar
0
0
”Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.
Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir.
En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır”
Gerçekten çok güzel bir paylaşım Teşekkürler ;)
 
F

fatihyavuz

Kullanıcı
21 Nis 2007
En iyi cevaplar
0
0
konya
Bu konu da anlatılabilecek en güzel misaldir.Düşüncesindeyim. Çok güzel.
 
E

etki84

Kullanıcı
10 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
uşak
ya bunu slayt gösterisi halinde göndermişlerdi bana çok güzel bir hikaye teşekkürler...
 
F

firstmoontr

Kullanıcı
25 Şub 2007
En iyi cevaplar
0
0
sakarya
evt slayt halide var. Çok güzel anlatıyor değerli bir insanın nasıl olması gerektiğini değilmi.
 
E

etki84

Kullanıcı
10 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
uşak
DIŞARDAN BAKILDIĞINDA AYNI OLAN ÜÇ HEYKELDE ANLATMAK GİBİSİ YOKTUR SANIRIM:) ;)
 
M

mehmetd

Kullanıcı
23 Şub 2007
En iyi cevaplar
0
0
çok güzeldi.
teşekkür ederim.
 
N

nehir

Kullanıcı
18 Şub 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar,
ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri,
bayramlarda ilginç armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma
fırsatlarıydı.

Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli
heykeltıraşı huzuruna çağırdı. İstediği, birer karış yüksekliğinde,
altından, birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı.

Aralarında bir fark olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti.

Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komşu ülke hükümdarına
gönderildi. Heykellerin yanına bir de mektup konmuştu.

Şöyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar: ”Doğum gününü bu
üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynısı gibi
görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir.

O heykeli bulunca bana haber ver.”

Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı. Üç altın
heykel gramına kadar eşitti. Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan
varsa çağırttı. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler ama
aralarında bir fark göremediler.

Günler geçti. Bütün ülke hükümdarın sıkıntısı duymuştu ve kimse
çözüm bulamıyordu. Sonunda, hükümdarın fazla isyankâr olduğu için
zindana attırdığı bir genç haber gönderdi. İyi okumuş, akıllı ve zeki
olan bu genç, hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için zindana
atılmıştı.

Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı. Genç önce
heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini
istedi.

Teli birinci heykelciğin kulağından soktu, tel heykelin ağzından çıktı.

İkinci heykele de aynı işlemi yaptı. Tel bu kez diğer kulaktan çıktı.

Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dışarı çıkmadı.
Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor, oradan öteye
gitmiyordu.

Hükümdar heykelleri gönderen komşu hükümdara cevabı yazdı:

”Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.

Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul
değildir.

En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır.

Bu değerli hediyen için çok teşekkür ederim.”
 
H

Hünkar1

Kullanıcı
9 Nis 2007
En iyi cevaplar
0
0
Erzincan/
Nehir canim tipki kendim gibi  görüyorum cünkü ne karsi tarafi incitmek ne de yüzmeyi de istemedigim den dolayi benzetiyorum,her kullanilmayan süzcükler ve laflari icime atiyorum
bir türlü ifade edemiyorum kendimi.

SvS sunarim.

Güzel düsünce imis,
 
N

nehir

Kullanıcı
18 Şub 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Sevgili Hünkar Bey,
sizin düştüğünüz bu durumdan bende geçtim ve inanın sustukça insanlar daha çok üstünüze geliyor ve size değersizmişsiniz gibi bkıyorlara konuştuğumuz ve yeri geldiği zamanda hakkızı savunduğunuz takdirde, sizden kötüsü olmuyor.Başka insanlara kendinizi sessiz biri olarak tanıttığız için bu durum onlara zor geliyordur

Saygılar

 
G

Gamzelim

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
www.kalbim.gen.tr
Bunu bi yerde okumustum... Böyle insanlarin zekalarina hayranim... Güzel ders cikarilacak bir paylasim... Tesekkür ederim nehir’cim...
 
H

Hünkar1

Kullanıcı
9 Nis 2007
En iyi cevaplar
0
0
Erzincan/
Sevgili  Nehir canim ondan dolayi da umutsuzluk da geliyor bana her neden ise basarmam  pekte kolay olacagini sanmiyorum bu sözleri yerine getirmem düsüncem böyle olustu .

SvS sunarim ,
 
S

smyye

Kullanıcı
1 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
gerçekten zekiceydi.paylaşımın için teşekkürler nehir......
 
M

M e l i k e

Kullanıcı
11 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Bursa
çok güzelmiş...paylaştığın için tşkkürler...
 
A

altınay

Kullanıcı
2 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Antalya
:D süperdi ya negüzel pratik zekalı insanlarn cevapları.paylaşımın için teşekkürler... ;)
 
Y

yago

Kullanıcı
14 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
bursa
GÜZEL HİKAYEYİ OKUDUKTAN SONRA KENDİME ÖZELEŞTİRİ YAPMA FIRSATI VERDİĞİN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.
 
B

burtay

Kullanıcı
14 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
izmir
En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır
  paylaşımın için teşekkürler çok anlamlı
 
K

kartalx8

Kullanıcı
19 Tem 2007
En iyi cevaplar
0
0
Batman
En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır.

BENCE DE ÇOK ANLAMLI... TŞKKRLR.

ayrıca yüreğine gömdüğünü yeşertebilmeli ömrünün baharında...
 
Üst