tokat atmadan önce bir düşünn!!!

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan esranur
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

esranur

Kullanıcı
Katılım
19 Mar 2007
Puanları
0
Tokat Atmadan önce birkez daha düsün!


Gençadam, evinin alt katında marangozluk yapıyordu. Kapı ve pencere konusunda uzmandı. Fakat plâstik pencereler yaygınlaşınca, ahşap olanlara rağbet azaldı. Bu yüzden işler iyi gitmiyordu. Üstelik de çocukları büyümüş, biri hariç okula başlamıştı. Masrafları artınca, yanındaki kalfasına yol verdi. İşe biraz daha erken koyulur, yardımcıya ayırdığı parayı, çocukların harçlığına katardı.

Adam, bir gün çalışırken, elektrik kesildi. Ve uzun süre beklediği halde gelmedi. Aksi gibi, o akşam üzeri teslim etmesi gereken birkaç pencere vardı. Boş kalmayı sevmezdi. Planyayı yağladı, talaşları süpürdü. Biraz dinlenmek için eve çıkarken, sigortaya göz attı. Eğer yanılmıyorsa, bu iş normal değildi. Biri gelip sigortayı kapatmış olmalıydı.

Şalteri kaldırınca, atölye aydınlandı. Tahminleri doğru çıkmıştı ama, bu işe bir anlam veremiyordu. Şaka dese, böyle bir şaka yapılmazdı. Kendisini kıskanacak bir düşmanı da yoktu.

İşe koyulduğunda, yine aynı şey oldu. Ama bu sefer suçluyu görmüştü. Oğlu, evden atölyeye bağlanan merdiveni sessizce inmiş ve sigortayı kapattığı sırada, babasını karşısında bulmuştu.

Adam, on yaşına gelmiş bir çocuğun böyle bir haylazlığını affedemezdi. Bütün günü, onun yüzünden mahvolmuştu. Bir kere yapmış olsa, ses çıkartmazdı. Ama tekrarlaması, hangi yönden bakılırsa bakılsın, büyük hataydı. Saçlarından yakalayıp sıkı bir tokat attı. Her şey onun iyiliği içindi. Belki vurduğu tokat, serseri olmasını engellerdi.

Adam, oğlunun gözyaşlarını görmezden geldi ve eve çıktıktan sonra, eşine dert yanarak:

- Bu çocuğun, okulda kimlerle düşüp kalktığını bilmemiz lazım!.. dedi. Eğer serbest bırakırsak, başımıza büyük dertler açacak!..

Adam, bir süre düşündü. Sonunda da en kolay yolu buldu. Oğlunun hiç aksatmadan tuttuğu günlüğünde, arkadaşlarına ait ip ucu olmalıydı. Eşi istemese de, ona kulak asmadı ve çocuğunun günlüğünü okumaya başladı.

Oğlu, en son sayfada:

"Bu gece kötü bir rüya gördüm!.." yazmıştı. "Atölyede çalışırken, babamı elektrik çarpıyordu. Allah'ım onu koru!.. Ben elimden geleni yapacağım!.."
 
:'( Hiç bir şey sebepsiz değildir. bunu yaşatan güzel mevlamda bir hisse çıkarmamız için bize duyuranlardan allah razı olsun :(
 
en sonunda böyle olacagını hiç düşünmemiştim ve tüylerim diken diken oldu... :'(
 
ne kadarda masumca birşey değil mi bir çocuk yüreği o tokattan sonra acaba babasının başına bir şey gelmemesi için tekrar dua eder mi ???
 
ayben' Alıntı:
ne kadarda masumca birşey değil mi bir çocuk yüreği o tokattan sonra acaba babasının başına bir şey gelmemesi için tekrar dua eder mi ???


cok güsel bi soru ayben, bilmem ki eder mii... :-[
 
esranur' Alıntı:
Tokat Atmadan önce birkez daha düsün!


Gençadam, evinin alt katında marangozluk yapıyordu. Kapı ve pencere konusunda uzmandı. Fakat plâstik pencereler yaygınlaşınca, ahşap olanlara rağbet azaldı. Bu yüzden işler iyi gitmiyordu. Üstelik de çocukları büyümüş, biri hariç okula başlamıştı. Masrafları artınca, yanındaki kalfasına yol verdi. İşe biraz daha erken koyulur, yardımcıya ayırdığı parayı, çocukların harçlığına katardı.

Adam, bir gün çalışırken, elektrik kesildi. Ve uzun süre beklediği halde gelmedi. Aksi gibi, o akşam üzeri teslim etmesi gereken birkaç pencere vardı. Boş kalmayı sevmezdi. Planyayı yağladı, talaşları süpürdü. Biraz dinlenmek için eve çıkarken, sigortaya göz attı. Eğer yanılmıyorsa, bu iş normal değildi. Biri gelip sigortayı kapatmış olmalıydı.

Şalteri kaldırınca, atölye aydınlandı. Tahminleri doğru çıkmıştı ama, bu işe bir anlam veremiyordu. Şaka dese, böyle bir şaka yapılmazdı. Kendisini kıskanacak bir düşmanı da yoktu.

İşe koyulduğunda, yine aynı şey oldu. Ama bu sefer suçluyu görmüştü. Oğlu, evden atölyeye bağlanan merdiveni sessizce inmiş ve sigortayı kapattığı sırada, babasını karşısında bulmuştu.

Adam, on yaşına gelmiş bir çocuğun böyle bir haylazlığını affedemezdi. Bütün günü, onun yüzünden mahvolmuştu. Bir kere yapmış olsa, ses çıkartmazdı. Ama tekrarlaması, hangi yönden bakılırsa bakılsın, büyük hataydı. Saçlarından yakalayıp sıkı bir tokat attı. Her şey onun iyiliği içindi. Belki vurduğu tokat, serseri olmasını engellerdi.

Adam, oğlunun gözyaşlarını görmezden geldi ve eve çıktıktan sonra, eşine dert yanarak:

- Bu çocuğun, okulda kimlerle düşüp kalktığını bilmemiz lazım!.. dedi. Eğer serbest bırakırsak, başımıza büyük dertler açacak!..

Adam, bir süre düşündü. Sonunda da en kolay yolu buldu. Oğlunun hiç aksatmadan tuttuğu günlüğünde, arkadaşlarına ait ip ucu olmalıydı. Eşi istemese de, ona kulak asmadı ve çocuğunun günlüğünü okumaya başladı.

Oğlu, en son sayfada:

"Bu gece kötü bir rüya gördüm!.." yazmıştı. "Atölyede çalışırken, babamı elektrik çarpıyordu. Allah'ım onu koru!.. Ben elimden geleni yapacağım!.."
Babası bu yazıyı görünce buz kesilmişti.N' yapacağını bilemiyordu.Bir an önce gidip oğluna o tokatı onu çok sevdiği için attığını  anlatmalıydı.ve öyle oldu.Sonra çocuk babasını affetti ve bir daha baba oğluna hiç tokat atmadı,çocukta hep babasına dua etti... :)
 
tnctrkcell' Alıntı:
esranur' Alıntı:
Tokat Atmadan önce birkez daha düsün!


Gençadam, evinin alt katında marangozluk yapıyordu. Kapı ve pencere konusunda uzmandı. Fakat plâstik pencereler yaygınlaşınca, ahşap olanlara rağbet azaldı. Bu yüzden işler iyi gitmiyordu. Üstelik de çocukları büyümüş, biri hariç okula başlamıştı. Masrafları artınca, yanındaki kalfasına yol verdi. İşe biraz daha erken koyulur, yardımcıya ayırdığı parayı, çocukların harçlığına katardı.

Adam, bir gün çalışırken, elektrik kesildi. Ve uzun süre beklediği halde gelmedi. Aksi gibi, o akşam üzeri teslim etmesi gereken birkaç pencere vardı. Boş kalmayı sevmezdi. Planyayı yağladı, talaşları süpürdü. Biraz dinlenmek için eve çıkarken, sigortaya göz attı. Eğer yanılmıyorsa, bu iş normal değildi. Biri gelip sigortayı kapatmış olmalıydı.

Şalteri kaldırınca, atölye aydınlandı. Tahminleri doğru çıkmıştı ama, bu işe bir anlam veremiyordu. Şaka dese, böyle bir şaka yapılmazdı. Kendisini kıskanacak bir düşmanı da yoktu.

İşe koyulduğunda, yine aynı şey oldu. Ama bu sefer suçluyu görmüştü. Oğlu, evden atölyeye bağlanan merdiveni sessizce inmiş ve sigortayı kapattığı sırada, babasını karşısında bulmuştu.

Adam, on yaşına gelmiş bir çocuğun böyle bir haylazlığını affedemezdi. Bütün günü, onun yüzünden mahvolmuştu. Bir kere yapmış olsa, ses çıkartmazdı. Ama tekrarlaması, hangi yönden bakılırsa bakılsın, büyük hataydı. Saçlarından yakalayıp sıkı bir tokat attı. Her şey onun iyiliği içindi. Belki vurduğu tokat, serseri olmasını engellerdi.

Adam, oğlunun gözyaşlarını görmezden geldi ve eve çıktıktan sonra, eşine dert yanarak:

- Bu çocuğun, okulda kimlerle düşüp kalktığını bilmemiz lazım!.. dedi. Eğer serbest bırakırsak, başımıza büyük dertler açacak!..

Adam, bir süre düşündü. Sonunda da en kolay yolu buldu. Oğlunun hiç aksatmadan tuttuğu günlüğünde, arkadaşlarına ait ip ucu olmalıydı. Eşi istemese de, ona kulak asmadı ve çocuğunun günlüğünü okumaya başladı.

Oğlu, en son sayfada:

"Bu gece kötü bir rüya gördüm!.." yazmıştı. "Atölyede çalışırken, babamı elektrik çarpıyordu. Allah'ım onu koru!.. Ben elimden geleni yapacağım!.."
Babası bu yazıyı görünce buz kesilmişti.N' yapacağını bilemiyordu.Bir an önce gidip oğluna o tokatı onu çok sevdiği için attığını  anlatmalıydı.ve öyle oldu.Sonra çocuk babasını affetti ve bir daha baba oğluna hiç tokat atmadı,çocukta hep babasına dua etti... :)

hmm mutlu sonlara bayılırım hikayeyi güzel sonlardın herkesin böyle yaklaşması ne kadar güzel olur olaylara ama ne yazıkki herşey her zaman böyle mutlu sonlanmıyor  :(
 
İpucu (Cüneyd Suavi)

Genç adam, evinin alt katında marangozluk yapıyordu. Kapı ve pencere konusunda uzmandı. Fakat plâstik pencereler çıktığında, ahşap olanlara rağbet azaldı. Bu yüzden işler iyi gitmiyordu. Üstelik de çocukları büyümüş, biri hariç hepsi okula başlamıştı. Masrafları artınca, yanındaki kalfasına yol verdi. İşe biraz daha erken koyulur, yardımcıya ayırdığı parayı, çocukların harçlığına katardı.
Adam bir gün çalışırken elektrik kesildi. Ve uzun süre beklediği halde gelmedi. Aksi gibi o akşam, teslim etmesi gereken işleri vardı. Boş kalmayı hiç bir zaman sevmediğinden, sağı solu düzenleyip planyayı yağladı, zemine yayılan talaşları süpürdü. Biraz dinlenmek için evine çıkarken, sigortaya göz attı: Kapatılmıştı.
Şalteri kaldırınca, atölye aydınlandı.
Adam, bu işe bir anlam veremiyordu. Buna bir şaka dese, böyle bir şeyin şakayla ilgisi yoktu. Kendisini kıskanacak hiç bir düşmanı da bulunmuyordu.
Adam işe başlayınca aynı şey tekrarlandı. Fakat bu sefer suçluyu görmüştü. On yaşındaki oğlu, eve çıkan merdivenden sessizce inmiş ve sigortanın şalterini kapattığı sırada, babasını karşısında bulmuştu.
Adam, koskoca bir çocuğun yaptığı bu işi affedemezdi. Bütün günü bu haylazlık yüzünden mahvolmuştu. Oğlu bu hatayı bir kere yapmış olsa, ona ne kızar ne de gücenirdi. Ama tekrarlaması, âdeta bir cinayetten farksızdı. Bu yüzden küçük çocuğu saçlarından yakalayıp sıkı bir tokat attı. Yaptığı şey, onun iyiliği içindi. Belki vurduğu tokat, onu eninde sonunda adam ederdi.
Adam, oğlunun gözyaşlarını görmezden geldi ve eve çıktıktan sonra, eşine dert yanarak: 
— Bu çocuğu takip etmemiz lâzım, dedi. Kim bilir kimlerle serserilik yapıyor. Eğer kendi hâline bırakırsak, başımıza büyük dertler açacak.
Adam, bu işe bir çözüm bulmak ümidi ile, aklına gelen şeyleri enine boyuna düşünmeye başladı. Sonunda en kolay yolu keşfetti. Oğlunun hiç aksatmadan tuttuğu günlüğünde, arkadaşlarına ait ipucu olmalıydı. O günlüğü bir bulsa, gerisi çorap söküğü gibi gelirdi.                               
Adamın eşi, kendi oğullarına ait olsa bile, bir günlüğün çıkartılıp gizlice okunmasına razı değildi. Fakat adam ona kulak asmadı ve çocuğunun günlüğünü çantasından çıkartarak okumaya başladı.
Oğlu, en son sayfada:
“Bu gece kötü bir rüya gördüm” yazmıştı. “Atölyede çalışırken, babamı elektrik çarpıyordu. Allah’ım onu koru! Ben elimden geleni yapacağım.”


 
bazen her şey görüldüğü gibi olmuyor..alt nedenler olabiliyor.
meğer çocuğunda bildiği bişey varmış ki sigortanın şalterini kapatmış babasının zarar göreceğini düşündüğü için bu yolla korumaya çalısmış yani-elinden geleni yapmış!..
babanın günlüğü okuması yanlış ama okumadan da çocuğun neyi,neden yaptığını bilemeyecekti..
teşekkürler.
 
belkide çocuğu saçlarından tutup tokat atmadan önce neden diye sorabilirdi... bla bla bla ne zaman dinlemeyi öğrenicez?
 
vega' Alıntı:
belkide çocuğu saçlarından tutup tokat atmadan önce neden diye sorabilirdi... bla bla bla ne zaman dinlemeyi öğrenicez?
evet o da doğru.hemen akıllanması için şiddete yönelmiş durumdayız..ama bu hiçbir işe yaramıyor gerçekte aksine çocuk daha çok ters yönde etkileniyor.
sebebini öğrendikten sonra tepki gösterseydi daha iyiydi..ama çocuğun bunu tekrarlaması adamı rahatsız etmiş.
 
prenses35' Alıntı:
bazen her şey görüldüğü gibi olmuyor..alt nedenler olabiliyor.
babanın günlüğü okuması yanlış ama okumadan da çocuğun neyi,neden yaptığını bilemeyecekti..
teşekkürler.
rica ederim prenses
vega' Alıntı:
belkide çocuğu saçlarından tutup tokat atmadan önce neden diye sorabilirdi... bla bla bla ne zaman dinlemeyi öğrenicez?
ya aslında benim garibime giden insanın en yakınlarını tanıyamaması. bazen olur başkalarının bir sözüyle hemen yargılayıveririz sevdiklerimizi. çok mu bencilleştik yada çokfazla kötülük görüp insanlara güvenimizi mi kaybettik bilmiyorum.
ibrahimgemlik' Alıntı:
:)
 
Geri
Üst