Susmak ve öğrenmek

  • Konbuyu başlatan firstmoontr
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kişisel Gelişim Yazıları kategorisinde firstmoontr tarafından oluşturulan Susmak ve öğrenmek başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 4,006 kez görüntülenmiş, 13 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kişisel Gelişim Yazıları
Konu Başlığı Susmak ve öğrenmek
Konbuyu başlatan firstmoontr
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan crnkcclr
F

firstmoontr

Kullanıcı
25 Şub 2007
En iyi cevaplar
0
0
sakarya
SUSMAK VE ÖĞRENMEK


Bir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım.
Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı. Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır onun gelişini
iple çekerdim.


Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi. Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya gelirdik babamla.Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da bağırırdım. Babam sinirlenir, ’Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, birde sen kafamı ütüleme!’ derdi. Annem de ’Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf da mı konuşturtmayacaksın babanla?’ diye
çıkışır, beni odama gönderirdi.

Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol alırdım. Babam arkamdan, ’Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip, hâlâ ne istiyor anlamadım.’ diye bağırmaya devam ederdi. ’Keşke benim de bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep birlikte otursaydık’ derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye cesaret edemezdim. Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır, televizyon seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği önemli birşey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı. Bir gün anladım ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz. Bu defa susarak yapabileceğim oyunlar geliştirmeye başladım. Önce resim yaparak başladım işe. Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor; ’Bak, böyle uslu uslu oyna işte.’ diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam afallıyordu. Ama bana kızarak beni artık odama göndermiyordu. ’Son günlerde ne de akıllandı benim oğlum.’ diye komşulara anlatıyordu annem halimi. Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem ’Odanı topla!’diye odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum.

Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı beceremiyordum.
Annem odama gelip ’Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım.’ dedi bir gün. Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim yapmayı da elimden alırsa ben ne yapacaktım?

Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun zamanı kolladım. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. Hım, dedi ’Çok güzel olmuş.Buadam benim herhalde.’ dedi.

Ben ’Hayır o adam değil, bu çocuk sensin.’dedim. O ’Hayır, bu adam benim, bu
çocuk sensin, bu küçük kız da arkadaşın.’dedi. Ben yine ’Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kız da annem.’ dedim. Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: ’Peki neden bizi küçük çizdin?’ dedi. Heyecanla başladım anlatmaya.Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek, komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksız. Ben işten geldiğimde yorgun olacağım. Siz benimle konuşmaya çalıştığızda işyerinde kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde ’Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim.’ diyeceğim. Ve bir de bağıracağım ’Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var, daha ne istiyorlar’ diye.

Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Duyduklarına inanamıyorlardı. Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı ki sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi.


Farkında’ Olmalı İnsan...Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı

Ömür Dediğin Üç Gündür,

Dün Geldi Geçti

Yarın Meçhuldür,

O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,

O Da Bugündür.

 
D

derin_3486

Kullanıcı
7 Nis 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
ÇOK BEĞENDİM,DUYGULANDIM.GERÇEKTEN ÇOK TEŞEKKÜRLER PAYLAŞTIĞINIZ İÇİN ..
 
Ö

ömür

Kullanıcı
22 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
kocaeli
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti
Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,
O Da Bugündür.

ÇOK GÜZELDİ TŞK
 
S

smyye

Kullanıcı
1 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Farkında’ Olmalı İnsan...Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti
Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,
O Da Bugündür.

güzeldi gerçekten.teşekkürler...
 
F

firstmoontr

Kullanıcı
25 Şub 2007
En iyi cevaplar
0
0
sakarya
evet arkadaşlar bu yazıyı ilk okuduğumda çok etkilendim ve burda sizlerle paylaşmak istedim. fakat uzun bir yazı olduğu için insanlar okumaya üşeniyorlar ve tahmin ettiğim kadar msj almadım. sizler bunu okuyan nadir ve öel insnalarsınız benim iin en azından. okuduğunuz için teşekkürler
 
P

prenses_o6

Kullanıcı
5 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
çok güzeldi gerçekten teşekkürler..
 
C

catzilla

Kullanıcı
19 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Türkiye
Bu yazıyı herkes okumalı, gerçekten çok etkileyici...O0

Çok duygulandım çek beğendimm... 

Paylaşımınız için Teşekkürler.
 
K

Kristal

Kullanıcı
28 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
Çocuk güzel ders vermiş...
Hatalar ne kadar çabuk farkedilirse telafisi bir o kadar kolay olur.
 
Ö

ölüdeniz

Kullanıcı
2 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
uzay boşluğu
Susarak kendini anlatabilmenin en güzel örneğini okumuş olduk.ve ayrıca bir çocuk resimle ancak bu kadar güzel her şeyi anlatabilir.teşekkürler.
 
G

GulsahToptas

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
gulsaht.blogcu.com
Susmak; ne kadar büyük bir erdemdir ama bilene.

Küçük bir çocuğun gözünden anlatılmış güzel bir hikaye. Ve çocuklar o kadar iyi bir gözlemci ki...Ve söylenen hiç bir şeyi,verilen hiç bir sözü unutmuyorlar.


 
C

crnkcclr

Kullanıcı
25 Ara 2007
En iyi cevaplar
0
0
susmak... suskunluğunu paylaşabildiğin kadardır...
sustuklarını duymadan biliyorsa karşında ki yürekler
susulmalıdır...
bazen bir bakıştaki suskunluk bir yaşama bedel olur....
 
Üst