ŞİRKETLERE DELİ TEKLİF

  • Konbuyu başlatan Aliye
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde İş Dünyası Yazıları kategorisinde Aliye tarafından oluşturulan ŞİRKETLERE DELİ TEKLİF başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 5,619 kez görüntülenmiş, 3 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı İş Dünyası Yazıları
Konu Başlığı ŞİRKETLERE DELİ TEKLİF
Konbuyu başlatan Aliye
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan Aliye
A

Aliye

Kullanıcı
18 Mar 2007
En iyi cevaplar
0
0
Bursa
Bu teklifi aklı başında olan hiçbir yönetici reddedemez.

Kar etmek istiyorsun, üç şeye ihtiyacın var doğal olarak.

1 – Yeni Projeler
2 – Kalifiye İşgücü
3 – Yeni Pazarlar

Yeni projeler
Proje üretmelerini beklediğin adamların var. Hatta sen tuttun AR-GE diye muhteşem bir departman bile kurdun. Bazen AR-GE’ye iniyorsun, çılgınlar gibi çalışıyor çocuklar. Hani bir de aykırı insanlar aldın ki daha farklı şeyler üretsinler, aykırı şeyler... Odanın dağıklığı ve yerde duran kağıt uçak ilgini çekti. ”Bu ne?” dedin. ”Efendim biz AR-GE’yiz, biz dağık çalışırız! Einstein da öyleydi rahmetli.” Sesini çıkarmıyorsun. Ben de çıkarmazdım. Sonra bu senin Einstein’lar grubundan büyük ve yeni projeler bekliyorsun; ama yeni proje getiren yok! Hatta en son geçen hafta önüne getirilen o proje de çok sıradandı tıpkı geçen haftakiler gibi. Kızdın ama yine ses çıkarmadın. Sonra baktın olmuyor, yine her zaman olduğu gibi kendin proje üretmeye başladın ve yine başardın.

Danışmanlık hizmeti verdiğimiz bir dünya devinin genel müdürü itiraf etmişti: ”Bütün yenilikler Yönetim Kurulu Başkanı’ndan geliyor.” Adama sorduk: ”Peki AR-GE niye var?” Cevap verdi: ”AR-GE Yönetim Kurulu Başkanın dinamosu. Onlar bişey üretmeyince o da kızıp onların inadına buluş yapıyor sonra da onları aşağılıyor.”


Kalifiye İşgücü
İnsan kaynakları diye bir departman kurdun; ama bu departman da personel alıp çıkarmaktan başka hiçbir işe yaramıyor. Yüz binlerce dolar para verip eğitimler aldın; ama personelde tık yok! (Tıka takılanlar takılmasın, takılanlar da burayı tıklasın...) Eğitimden kısa bir zaman sonra, personel yine eski tas eski hamam. Hatta bazen kulak misafiri oluyorsun, eğitimciyle dalga geçiyorlar. Sonra insan kaynakları müdürünü çağırıp soruyorsun ”Neden böyle?” cevap veriyor: ”Efendim milletimiz eğitime karşı önyargılı. Kimse eğitimlere katılmak istemiyor, çoğu salak efendim; ama alan alıyor. Vizyon meselesi.” Sonra sen diyorsun ki: ”Madem vizyon meselesi, e o zaman vizyon geliştirebilecek bir hoca bulun?” O da diyor ki: ”Biz de tam bunu düşünüyorduk efendim. Gerçekten iyi fikir!” Sen de bunu daha önce nasıl düşünmediklerinin şaşkınlığıyla soruyorsun: ”İyi fikir ha, iyi fikir?” Neyse uzatmayalım sonra ’Vizyoncu Hoca’ geliyor, Bakıyorsun ki hocanın da vizyonu yok!

Yeni Pazarlar
Yeni Pazar bulmak elbette ki kolay değildir. Ürünü farklılaştırman yada apayrı bir kitleyi mevcut ürüne bağımlı hale getirmen gerekiyor. Somut fikirler arıyorsun yine! Yok öyle bir şey. Aksine bir de ’lazım’ diye bir kelime bulmuş hödüğün biri. Her cümlenin sonuna onu atıyor ilgili ilgisiz personel. ”Şöyle yapmamız lazım, böyle yapmamız lazım…”



Kar etmek, büyümek, dev olmak, en olmak için ihtiyacın olan bu üç şeyin hepsini insanlarla yapmak zorunda olduğunun da bilincindesin. Ve bu durum seni deli ediyor. Saçmalamaya başlıyorsun: ”İnsanlarla uğraşmaktan daha zor bir iş yok!” diyorsun. Hatta bazen aklına insanlarla uğraşmamak için bir çiftlik satın almak bile geliyor. ”Her şeyi satıp gideceğim buralardan!” diyorsun samimi arkadaşlarına. Buna sen de inanmıyorsun; ama hesap et ki bunu bile düşünecek kadar çok sinirleniyorsun bazen.

Evet sen de ben de biliyoruz ki kurtuluş yok! İnsanlarla uğraşacaksın ve kar edeceksin. Senin aklı başında, farklı düşünebilen, vizyon sahibi insanlara ihtiyacın var. Yani biliyorsun! Akşama kadar chat yapıp sevgilisine mesaj gönderen, boyuna bulmaca çözen, dedikodu yapan bir grup saçma insanla aynı ortamda aynı havayı soluduğunu.

Peki sen şirket sahibi yada yöneticisi olarak bunları düşünürken, niye başkaları da senin gibi düşünmüyor dersin? Neden senin kadar sahiplenmiyorlar işi. Çünkü o işin kendi işleri olduğuna inanmıyorlar. Hani hep duyarız ya! ”Kendi işimi kurmak istiyorum.” Bu ne demek ya? ”Bu senin işin değil mi?” Evet kabul etmiyor adam o işin kendi işi olduğunu!

Hele bir düşün tüm çalışanların bir sabah senin gibi sahiplenerek işe geldiğini.

Hani bazen ”Bana benzeyen bir adamım olsaydı dünyayı fethederdim!” diyorsun ya. Eğer bunda samimiysen o zaman çiftliği unut!

Son Söz
Teklif satırların arasındaydı. Eğer aklına yatarsa ara konuşalım! Yatmazsa çiftlik konusunda da yardımcı oluruz?.

ERDAL DEMİRKIRAN
Dünyanın En Akıllı İnsanı




 
A

Aliye

Kullanıcı
18 Mar 2007
En iyi cevaplar
0
0
Bursa
Aliye' Alıntı:
Bu teklifi aklı başında olan hiçbir yönetici reddedemez.

Kar etmek istiyorsun, üç şeye ihtiyacın var doğal olarak.

1 – Yeni Projeler
2 – Kalifiye İşgücü
3 – Yeni Pazarlar

Yeni projeler
Proje üretmelerini beklediğin adamların var. Hatta sen tuttun AR-GE diye muhteşem bir departman bile kurdun. Bazen AR-GE’ye iniyorsun, çılgınlar gibi çalışıyor çocuklar. Hani bir de aykırı insanlar aldın ki daha farklı şeyler üretsinler, aykırı şeyler... Odanın dağıklığı ve yerde duran kağıt uçak ilgini çekti. ”Bu ne?” dedin. ”Efendim biz AR-GE’yiz, biz dağık çalışırız! Einstein da öyleydi rahmetli.” Sesini çıkarmıyorsun. Ben de çıkarmazdım. Sonra bu senin Einstein’lar grubundan büyük ve yeni projeler bekliyorsun; ama yeni proje getiren yok! Hatta en son geçen hafta önüne getirilen o proje de çok sıradandı tıpkı geçen haftakiler gibi. Kızdın ama yine ses çıkarmadın. Sonra baktın olmuyor, yine her zaman olduğu gibi kendin proje üretmeye başladın ve yine başardın.

Danışmanlık hizmeti verdiğimiz bir dünya devinin genel müdürü itiraf etmişti: ”Bütün yenilikler Yönetim Kurulu Başkanı’ndan geliyor.” Adama sorduk: ”Peki AR-GE niye var?” Cevap verdi: ”AR-GE Yönetim Kurulu Başkanın dinamosu. Onlar bişey üretmeyince o da kızıp onların inadına buluş yapıyor sonra da onları aşağılıyor.”


Kalifiye İşgücü
İnsan kaynakları diye bir departman kurdun; ama bu departman da personel alıp çıkarmaktan başka hiçbir işe yaramıyor. Yüz binlerce dolar para verip eğitimler aldın; ama personelde tık yok! (Tıka takılanlar takılmasın, takılanlar da burayı tıklasın...) Eğitimden kısa bir zaman sonra, personel yine eski tas eski hamam. Hatta bazen kulak misafiri oluyorsun, eğitimciyle dalga geçiyorlar. Sonra insan kaynakları müdürünü çağırıp soruyorsun ”Neden böyle?” cevap veriyor: ”Efendim milletimiz eğitime karşı önyargılı. Kimse eğitimlere katılmak istemiyor, çoğu salak efendim; ama alan alıyor. Vizyon meselesi.” Sonra sen diyorsun ki: ”Madem vizyon meselesi, e o zaman vizyon geliştirebilecek bir hoca bulun?” O da diyor ki: ”Biz de tam bunu düşünüyorduk efendim. Gerçekten iyi fikir!” Sen de bunu daha önce nasıl düşünmediklerinin şaşkınlığıyla soruyorsun: ”İyi fikir ha, iyi fikir?” Neyse uzatmayalım sonra ’Vizyoncu Hoca’ geliyor, Bakıyorsun ki hocanın da vizyonu yok!

Yeni Pazarlar
Yeni Pazar bulmak elbette ki kolay değildir. Ürünü farklılaştırman yada apayrı bir kitleyi mevcut ürüne bağımlı hale getirmen gerekiyor. Somut fikirler arıyorsun yine! Yok öyle bir şey. Aksine bir de ’lazım’ diye bir kelime bulmuş hödüğün biri. Her cümlenin sonuna onu atıyor ilgili ilgisiz personel. ”Şöyle yapmamız lazım, böyle yapmamız lazım…”



Kar etmek, büyümek, dev olmak, en olmak için ihtiyacın olan bu üç şeyin hepsini insanlarla yapmak zorunda olduğunun da bilincindesin. Ve bu durum seni deli ediyor. Saçmalamaya başlıyorsun: ”İnsanlarla uğraşmaktan daha zor bir iş yok!” diyorsun. Hatta bazen aklına insanlarla uğraşmamak için bir çiftlik satın almak bile geliyor. ”Her şeyi satıp gideceğim buralardan!” diyorsun samimi arkadaşlarına. Buna sen de inanmıyorsun; ama hesap et ki bunu bile düşünecek kadar çok sinirleniyorsun bazen.

Evet sen de ben de biliyoruz ki kurtuluş yok! İnsanlarla uğraşacaksın ve kar edeceksin. Senin aklı başında, farklı düşünebilen, vizyon sahibi insanlara ihtiyacın var. Yani biliyorsun! Akşama kadar chat yapıp sevgilisine mesaj gönderen, boyuna bulmaca çözen, dedikodu yapan bir grup saçma insanla aynı ortamda aynı havayı soluduğunu.

Peki sen şirket sahibi yada yöneticisi olarak bunları düşünürken, niye başkaları da senin gibi düşünmüyor dersin? Neden senin kadar sahiplenmiyorlar işi. Çünkü o işin kendi işleri olduğuna inanmıyorlar. Hani hep duyarız ya! ”Kendi işimi kurmak istiyorum.” Bu ne demek ya? ”Bu senin işin değil mi?” Evet kabul etmiyor adam o işin kendi işi olduğunu!

Hele bir düşün tüm çalışanların bir sabah senin gibi sahiplenerek işe geldiğini.

Hani bazen ”Bana benzeyen bir adamım olsaydı dünyayı fethederdim!” diyorsun ya. Eğer bunda samimiysen o zaman çiftliği unut!

Son Söz
Teklif satırların arasındaydı. Eğer aklına yatarsa ara konuşalım! Yatmazsa çiftlik konusunda da yardımcı oluruz?.

ERDAL DEMİRKIRAN
Dünyanın En Akıllı İnsanı
 
E

etki84

Kullanıcı
10 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
uşak
paylaşımın için teşkkürler aliye...
 
Üst