Nun Masalları..

su perisi

Kullanıcı
Katılım
4 Ocak 2007
Puanları
0
33896.jpg


Masal gemisi, nihayet İstanbul Boğazı'ndan, son padişahla son şehzadesini alarak uzaklaştı. Hiçbir şey kalmadı geriye. Bir büyük boşluk kaldı geriye. Bir de bütün bunları, bulutların ufuk üzerinde koştuğu güz akşamları, kıyıya iyice yanaşan masal gemilerinin gölgelerine bakarak ve dahi o gölgeleri kendisi gibi görebilecek başkalarının varlığını da vehmederek dalgalara söyleyen öykücü.

Nun Masalları / Nazan Bekiroğlu
 
Nun Masalları / Nazan Bekiroğlu



Ya sen hattat?

O kadar içimdeki ülkeden gelme olduğun halde bana fazla değil, sadece bulutların esrarını söyleyecek güçte bile hiç olmadın. Oysa içimdeki âlemin bütün unsurlarını ödünç aldığım o asıl ülke hakkında benden fazla bir şey bilmeni istedim hep. Bu yüzden değil mi arka arkaya hep seni yazdım ve sen beni hiç bırakmadın. Bu vefa ne kadar çok şey vad ediyordu. Seni o ülkenin bir parçası zannediyordum. İçimde o kadar güzeldin. Birlikte ne yolculuklara çıkıyorduk. Oysa bir düşünsene, bir düşünsene sen ve ben hiçbir şeyiz. Bu yüzden seni terk ediyorum hattat. Seni terk ediyorum. Sebepsiz, sonuçsuz hatta akıl dışı bir terk ediş olacak bu. Bu terki evvela ben yazacağım.

....yarama bin bir kez tuz bastığın için hattat, seni terk edeceğim. Terk edecek başka kimsem olmadığı için, seni yalnız seni terk edeceğim.

...ben sana padişahlar hazırladım, sen bana cariyeler sundun. Yeter.

...benden razı ol hattat seni terk etmeyeyim. Belki günlerden beri, belki bir -iki anın derinliğinde sadece, önünde oturduğum şu masa başında verdiğim sözü tutmayayım, müsaade etme mani ol bana…

...Anlat hattat "yağmurun karşılıklı yağdığını" anlat...

...ve öyle bir an gelsin ki varlarla yetinmeyerek artık, yoklukları seçelim. Aynalarda görünmez olalım. Şimdi hattat, bana aşkını söylemelisin...



 
Geri
Üst