MUTLULUĞUN SIRRI

yasinyarar

Kullanıcı
Katılım
6 Haz 2008
Puanları
0
MUTLULUĞUN SIRRI

Günün birinde bir tüccar oğlunu ,mutluluğun sırlarını öğrenmesi için , o zamanın en
bilge alimine gönderir. Tam kırk günlük bir yürüyüşten sonra, çölleri aşarak , bir
tepenin başında duran yaşlı alimin Sarayına varır.Genç adam bir tapınakla
karşılaşacağını sanmıştır ama o vardığı yer kalabalıkların girip çıktığı , küçük
bir orkestranın melodiler çaldığı, yörenin en zengin sofralarıyla donatılmış
masalar vardır.Alim herkesle teker teker ilgilenip konuşmaktadır, iki saatlik bir
bekleyişten sonra sıra genç adama gelir.Alim, gencin anlattıklarını dikkatlice
dinledikten sonra mutluluğun sırrını açıklamasına zamanının olmadığını söyler
ve bu esnada sarayı gezmesini ve iki saat sonra tekrar gelmesini söyler.Ama der:
-"Senden bir ricam var , lütfen sana vereceğim bu kaşıktaki yağı da dökmeden etrafı
gezmeni istiyorum" der. Genç adam tüm sarayı merdivenlerden inerek ve çıkarak
dolaşır ve iki saat sonra tekrar Alimin yanına gelir.
Alim: "Nasıl yemek odasındaki İran halısını, on sene zarfında yapılmış mükemmel
Parkı, kütüphanemdeki muhteşem perdeleri gördünmü " der.
Genç adam utanarak , göremediğini , bütün dikkatini kaşığa ve yağı dökmemeye
verdiğini söyler. Yaşlı Alim, ondan tekrar sarayını gezmesini ve bütün
güzelliklere dikkatlice bakmasını söyler.Genç tekrar elinde kaşıkla , bu defa etrafa
daha iyi bakarak sarayı gezer.Alimin yanına geldiğinde , bütün gördüklerini
bir bir anlatır.
Alim:"Kaşıkdaki yağa ne oldu" der.
Genç adam kaşığa baktığında , bütün yağın döküldüğünü görür.

Alim:"Sana bir nasihat vermem gerekirse".
Alim: "Mutluluğun sırrı, Dünyanın bütün güzelliklerine bakarken o kaşıktaki yağı
hiç unutmamakta ve dökmemekte gizlidir." der.......

 
bunu baska bir yerde de okumustum galiba kasıktaki yağdan kasıt  ALLAH c.c oluyor.
yoksa yanış mı anlamışım?
 
Güzel bi paylaşım teşekkürler,
bende kaşıktaki yağı-elimizdekilerin kıymetini bilmemiz,olanla yetinmemiz gerektiği-olarak  algıladım
 
paylaşım için teşekkürler Yasin...
yaşamın tadını çıkarırken yüreğinizdeki gülümseme hiç kaybolmasın...
 
Eski zamanların birinde bir adam hayatın anlamının ne olduğunu kendi kendine sormaya başlamış.

Bulduğu hiçbir cevap ona yeterli gelmemiş ve başkalarına sormaya karar vermiş... Ama aldığı cevaplar da ona yetmemiş. Fakat mutlaka bir cevabı olmalı diyormuş.. Ve dolaşıp herkese bunu sormaya karar vermiş... Köy, kasaba, ülke dolaşmış bu arada zaman da durmuyor tabi ki.

Tam umudunu yitirmişken bir köyde konuştuğu insanlar ona - "Şu karşıki dağları görüyor musun, orada yaşlı bir bilge yaşar istersen ona git belki o sana aradığın cevabı verebilir. " demişler.

Çok zorlu bir yolculuk sonunda Bilgenin yaşadığı eve ulaşmış adam. Kapıdan içeri girmiş ve bilgeye #8220;Hayatın anlamının ne olduğunu" sormuş ...

Bilge sana bunun cevabını söylerim ama önce bir sınavdan geçmen gerekiyor demiş...

Adam kabul etmiş... Bilge bir çay kaşığı vermiş adamın eline ve içine de silme bir şekilde zeytinyağ doldurmuş. Şimdi çık ve bahçede bir tur at tekrar buraya gel... Yalnız dikkat et kaşıktaki zeytinyağ eksilmesin, eğer bir damla eksilirse kaybedersin..

Adam gözü çay kaşığında bahçeyi turlayıp gelmiş. Bilge bakmış evet demiş kaşıkta yağ eksilmemiş, peki bahçe nasıldı(!)

Adam şaşkın... Ama demiş ben kaşıktan başka bir yere bakmadım ki... Şimdi tekrar bahçeyi dolaşıyorsun kaşık yine elinde olacak ama bahçeyi inceleyip gel, demiş Bilge... Adam tekrar bahçeye çıkmış gördüğü güzellikler büyülemiş muhteşem bir bahçedeymiş çünkü... Geri geldiğinde bilge, adama bahçe nasıldı diye sormuş... Adam gördüğü güzellikler karşısında büyülendiğini anlatmış..

Bilge gülümsemiş, ama kaşıkta hiç yağ kalmamış demiş ve eklemiş

-Hayat senin bakışınla anlam kazanır ya sadece bir noktayı görürsün hayatın akıp gider sen farkına varmazsın...Ya da görebileceğin tüm güzelliklerin tam ortasında hayatı yaşarsın akıp giden zamanın anlam kazanır...

Görebileceğin tüm güzelliklerin tam ortasında hayatı sana sunanla yasarsın akıp giden zamanın ancak o zaman anlam kazanır bence...
 
Geri
Üst