MOBBİNG( işde psikolojik şiddet) yaşıyormusunuz?

  • Konbuyu başlatan Codex
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde İş Dünyası Yazıları kategorisinde Codex tarafından oluşturulan MOBBİNG( işde psikolojik şiddet) yaşıyormusunuz? başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 4,480 kez görüntülenmiş, 8 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı İş Dünyası Yazıları
Konu Başlığı MOBBİNG( işde psikolojik şiddet) yaşıyormusunuz?
Konbuyu başlatan Codex
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan cantuuu
Codex

Codex

Özgür Şahin
Site Kurucusu
14 May 2006
En iyi cevaplar
0
48
Çanakkale
www.kendinigelistir.com
Hepinizin bir kac kez başına gelmiştir: Tüm iyi niyetli çalışmanıza rağmen, üstünüz işi beğenmemiştir, ya da çalışma arkadaşlarızla anlaşmazlığa düşmüşsünüzdür. Yüzünüze söylenen aşırı eleştiri dolu sözcükleri inanamayarak dinlemiş ve kendinizi ifade edemeden, doğru sözcükleri bulamadan kendi kendinizle kalmışsızdır. Olayı kafanızda evirmiş çevirmiş, filmi defalarca oynatarak size yapılan haksızlığı veya hakareti içten içe kınamış, karşızdaki kişiye yeni ve cesur cevaplar üretmiş, hatta zihninizde onu işten bile attırmışsızdır. Yine de, işinizi korumak isteğinizden, yükselme olasılıklarızı tehlikeye sokma korkunuzdan, gelecek endişenizden ya da yalnızca cesaretsizlik ve kırgınlıktan ötürü hiçbir şey yapamadan, herşeyi sineye çekmişsinizdir. Kopardığız duygu fırtınaları zaman içinde diner belki, ama böyle bir olay derin izler yaratır. Yenilgi duygusu, öfke, intikam isteği, bu kişiye ya da kişilere duyduğunuz güvensizlik gibi pek çok duygu sisteminizi yeni davranışlara yönlendirir. Çalışma ortamı artık biraz daha zordur. Şimdi, yaşadığız olayın bir kereye mahsus olmadığı ve sıklıkla sürdüğünü düşünün. İşinizin hakkı vermenize ve tüm çabanıza rağmen, yaptığız hiçbir işin takdir edilmediğini, sürekli aşağılandığızı, aşırı iş yükü yığıldıktan sonra yetiştiremediğiniz için hakarete uğradığızı, normalde katıldığız toplantılara alınmayıp ”unutulduğunuzu”, yetkilerinizin alındığı, alaycı bakışlara ya da iğneleyici sözlere maruz kaldığızı ve çaresizce dayanmak zorunda olduğunuzu hayal edin. Eğer sinirleriniz çelikten yapılmadıysa, ya da işten ayrılmayı göze alamıyorsanız, duygusal ve bedensel acı çekerek her gün zarar görmek hayatızın bir parçası haline gelecektir. Kaygıyla, yitirmiş olduğunuz özgüven ile, ağrılarla, nefes alma güçlüğüyle, yüksek tansiyonla, depresyon ile yaşamaya alışmak zorundasızdır artık. Üstelik yalnız değilsiniz, tüm sektörleri temsil eden gruplar üzerinde yapılan araştırmalar çalışanların yaklaşık %3’ünün bu tür davranışlara maruz kaldığı gösteriyor: İsveç’te yılda 154.000(1), Almanya’da 800.000 (2) kişi işyerindeki duygusal taciz yüzünden ciddi şekilde hastalanıyor. A.B.D.’de ise bu rakamın yılda 4 milyon kişi olduğu tahmin ediliyor. (3) Bunlar çeteleşme ve akbabalık ile ilgili rakamlar, bireysel zorbalık ile ilgili araştırmalar ise şöyle: İngiltere’de 1996’da Institute of Personnel and Development (IPD) tarafından yapılan araştırmaya göre her 8 çalışandan biri (3 milyon kişi) son beş yılda işyerinde zorbalığa maruz kalmış. (12%)
ABD’de Gary Namie başkanlığında yapılan araştırmaya göre her 6 çalışandan biri 18 ay boyunca zorbalık ve tacize maruz kalıyor. (%16) İspanyol University of Alcal de Henares tarafından Avrupa Birliği bazında yapılan araştırmaya göre ise, bu oran %15. Bu yazın amacı, işyerindeki stres etmenlerinden fazla dikkat çekmeyen birine ışık tutmak. Dikkat çekmiyor, çünkü hepimiz böyle şeylerin iş ortamın ayrılmaz bir ögesi olduğuna, ”normal” olduğuna inanıyoruz. İşyerindeki zorbaca davranışlar hakkında fikrini sorduğum yönetim danışmanı bir arkadaşım, ”Ne yani, insan yönetmek eziyet etmek değil midir zaten?” diye şakayla karşıladı. Ona katılan bir başka danışman arkadaşım, ”Haydi canım, bunlar yabancıların hikayeleri, Türkiye’de böyle bir şey yok!” deyip konuyu değiştirdi. siz bu tür olaylarla karşılaştızmı yada etrafızdakiler...?
 
Codex

Codex

Özgür Şahin
Site Kurucusu
14 May 2006
En iyi cevaplar
0
48
Çanakkale
www.kendinigelistir.com
Western Washington Üniversitesi profesörlerinden Sosyal Prikolog Gary

Namie, Ph.D., 1998 den bu yana is yerindeki tacize karsı çalısmalarıyla tanıyor. ”The work Place Bullying and Trauma Enstitute” kurucusu olanNami’ye göre is gücü devir oranın maliyeti çok yüksek: bir zorba ile karsı karsıya kalan çalısanların %82 si isyerinden ayrılıyor. Bunların %34’ü saglıgı bozuldugu için, %44 ’ü ise kurulusun performans degerlendirme sisteminin kolayca kendilerini ”yetersiz” etiketiyle kurban edecek sekilde düzenlenmesi yüzünden.

*****dıkkat edın*****

Bence asıl sorunda burada, çünkü ayrılan çalısanın, daha dogrusu tacize ugrayıpta

ayrılmak sorunda kalan çalısanın özellikleri çok önemli, çünkü zorbaların hedef seçtigi kisilerin ortak özellikleri,”çok iyi” olmaları

·        İsinde çok iyi hatta mükemmel yapan,

·        İliskileri olumlu ve çevresindekilerce sevilen

·        Çalısma ilkeleri ve degerleri saglam, vbunlardan ödünn vermeyen

·        Dürüts ve güvenilir, Kurulusa sadık

·        Bagımsız ve yaratıcı,


Zorbanın yetenklerinden üstün olan

Kisiler ayrılmak zorunda kalıyorlar. Ve maliyeti artıranda bu bilgi birikimi ve

yüksek verim oluyor. Diger yandan bu kisilerin birkaç ortak özelligi daha var.

Duyarlı, hassas, yardımcı çalıskan, idealist
Kendini sürekli gelistiren, basarılı, azimli, zeki
İsyerinin menfaatini ve ismini öne alan, kendi basarısından söz etmeye gerek duymayan
Bilgisini cömertce paylasan
Yüksek bir ”onur ” duygusu yasayan
Haksızlıga dayanamayan, ama kendi hakları ararken sessiz kalan,
Mükemmelliyetçi oldugu için, her konuda önce kendisini sroumlu tutan
Suçlandıgı anda suçlu olmasa bile kolayca af dileyen,
”hayır ”demekte zorlanan,
öfkesini ifade etmek yerine içine atan,
yüksek stres altında çalısmayı sürdürebilen
kendi degerini bilmeyen yada sgrekli daha iyi olması gerektigini düsünen,
çalısan, zorbanın çekimine karsı koyamadıgı hedef oluyor; çünkü bu kisi çogunlukla onun koltugunu tehdit ediyor,yetersizliklerini ortaya çıkarıyor, sistemi sorguluyor.”
 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
”hayır ”demekte zorlanan,
kendi degerini bilmeyen yada sgrekli daha iyi olması gerektigini düsünen,
Haksızlıga dayanamayan, ama kendi hakları ararken sessiz kalan,


İyi insan yapısı bunlar. Ama maalesefki iş yaşamında daha çok bu tipler değil, "kandıran" tipler üstlerce daha çok seviliyor ve tutuluyor.
Şikayet etmeyi sevmeyen, başkaları hakkında konuşmayan değil de şikayete gidenler sanki işyerini sahipleniyormuş gibi algılanıyor.

Umarım gören birileri vardır bu insanları..!

Teşekkürler Özgür, önemli bilgilerdi.
 
D

dileklerperisi

Kullanıcı
8 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Şimdi, yaşadığız olayın bir kereye mahsus olmadığı ve sıklıkla sürdüğünü düşünün. İşinizin hakkı vermenize ve tüm çabanıza rağmen, yaptığız hiçbir işin takdir edilmediğini, sürekli aşağılandığızı, aşırı iş yükü yığıldıktan sonra yetiştiremediğiniz için hakarete uğradığızı, normalde katıldığız toplantılara alınmayıp ”unutulduğunuzu”, yetkilerinizin alındığı, alaycı bakışlara ya da iğneleyici sözlere maruz kaldığızı ve çaresizce dayanmak zorunda olduğunuzu hayal edin.


:mad: Hayır hayal edemiyorum kabus gibi geliyor.
Bu güçlükleri çeken iyi insanları üstünün üstü görür inşallah.
 
J

Jazira

Kullanıcı
6 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Çok şükür şuana kadar çalıştıgım ortamlarda ne taciz nede başka bişi ile karşılaşmadım....
Ama bayan olmak helede çalışan bayan olmak çok zor sadece iş mevzusunda değil genel olarak..

Bazen yutmak zorunda kalıyoruz doğruları daha farklı boyutlara gelmesin diye ama yutmak sessiz kalmak ne yazık ki deva olmuyor aksıne işlerin iyice çığrından çıkmasına açık kapı bırakmak oluyor..

İş dunyası çok farklı
Bu zorluklara rağmen yinede çalışma hevesimi kaybetmiş değilim ...
Umarım kaybedecek bir sebepte olmaz
 
F

fatmailtus

Kullanıcı
17 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
0
İZMİR
Teşekkürler Özgür bey.
Her çalışma ortamında bir çok kez oluyor bu tür şeyler. Ama siz kendinizden ödün vermediğiniz sürece birşey yapamıyorlar. 10. köyde kıymetiniz biliniyor. 11 yıldır çalışma hayatındayım beş aydır da 10. köydeyim. Darısı başınıza. ;)

MELEKLER SİZİNLE OLSUN
 
Ö

özlem1980

Kullanıcı
25 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
ben karşılaşmadım ama yıldırma plitikası uygulanılan bazı iş arkadaşlarımın durumuna üzülerekde şahit oldum bir şekilde amirin sana gıcık oldumu takıyor başlıyor seninle uğraşmaya bir başkasının yaptığı büyük hatalar göze gözükmezken takılan kişinin her yaptığı batıyor ihtiyacı olan çalışmaya devam etmeye çalışsada hem verim düşüyor hemde ilk fırsatta işten ayrılacağı için deneyimli bir eleman kaybedilmiş oluyor ama malesef iş yerlerinde yöneticiler herzaman objektif olamıyorlar
 
C

cantuuu

Kullanıcı
19 Mar 2011
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Psikolojik boyutuna bende yaşadım, hep derim tüm kötü olayları üstüme çekerim....

Üniversitede iken staj dönemim de X şehrinde Y belediyesinde bulunduğum birimde tek kadın bendim:)

O kadar kendi düzenlerine  alışmışlar ki bayan tuvaleti bile yoktu o derece yani...

İşim gereği sahada bulunmam gerekiyordu ki şehre yabancıydım insanlar beni o şekilde görünce bakışları ve  bana karşı davranışları değişiyordu. İçimden çok dua ettim her ne kadar güçlü görünmeye çalışsam da bir yanım korkuyordu, ama belli etmedim. Bu da benim için farklı bir deneyim oldu.
 
Üst