Miyase'nin Kuzuları/Üstün DÖKMEN

su perisi

Kullanıcı
Katılım
4 Ocak 2007
Puanları
0

100742_s.jpg


Hayvanlar Dünyasından İnsanlık Durumları ve Dersleri

Üstün Dökmen bu romanda birebir yaşadığımız ve yaşam boyu karşılaşacağımız toplumsal ve psikolojik açmazları, hayvanların gözünden ve dilinden mercek altına alıyor; ne denli verimli ve yaratıcı olduğunu bir kez daha gösteriyor.

Olan bitenin hayvanlar üzerinden okura aktarılması, yaz sabahlarında sisler içinde kalan ovalar gibi buğulu ve büyülü bir atmosfer yaratıyor. Romanın sonunda bu sis dağılacak, belki çiy taneleri gibi birkaç damla yaş kalacak gözlerimizde…​
 
Hımmmm fabl tarzı sanırım,sevdiğim bir yazar kendisi
Teşekkürler Superisi bilgilendirdiğin için...
 
Evet fabl tarzı kişisel gelişimde farklı bir çizgi sunmuş yazarımız...

Geç kaldın seni konuyu açtıgım gün bekliyordum (: Kişisel gelişimde Üstün DÖKMEN i sevdiğini biliyorum kitabı alırken inan sen geldin aklıma hemen aldığım gün paylaştım.. :)

Kitaptan bir söz ekleyeyim..

Aşk iki kişiliktir;ama eziyeti tek başına çekilir (Bilge baykuş huhucan ;)
 
Teşekkür ederim Peri,demek ben aklına geldim çok memnun oldum ama konuyu geç farkettim yokse dediğin gibi ilk gün yorum eklerdim.Bu arada söz çok doğru ve anlamlı geldi bana
 


Bir bölüm daha var kitap bölümünde başkasını paylaşmıştım burayada bunu paylaşabilirim sorun olmaz sanırım (:

(Yakında okuduğum kitapları siteye tek tek aktarıyormuşum  ;D )

Miyasenin annesi küysün hanım,babası kodacan beydi..
Kodacan bey sadık bir eş değildi,çok sayıda kadınla(yani koyunla)ilişkisi vardı ve sadagatsizliğinden rahatsızlık duyduyu için olsa gerek,bu konuda sık sık açıklama yapma ihtiyacı duyar,"Biz koç milleti böyleyiz;genlerimiz çok koyunla ilişkide bulunmaya itiyor bizi ne yapalım,hepimiz genlerimizin esiriyiz..
Yoksa ben koyun meraklısı değilim,"
derdi..Onun bu açıklamalarını duyan birliğin filozofu Huhucan bir keresinde şöyle demişti..

Genlerin ne olduğunu bilenler,kendilerini de bilebilirler...
Ahlak genlerin üstündedir...Genlerin arkasına saklananlar,saklambaç oynayan çoçuklara benzerler,eninde sonunda sobelenirler...

Hayvanları konuşturmuş Üstün bey,anlayana ne hacet ne güzel bir betimleme  ;)
 
Geri
Üst