Mersin

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Anlık Kareler (Fotoğraf Dünyası) kategorisinde simona tarafından oluşturulan Mersin başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 28,687 kez görüntülenmiş, 47 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Anlık Kareler (Fotoğraf Dünyası)
Konu Başlığı Mersin
Konbuyu başlatan simona
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan korsan
D

dileklerperisi

Kullanıcı
8 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Mersin'in görüntülerini görmeyi umut ediyordum ama resimler açılmadı.  :(
 
S

simona

Kullanıcı
1 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
Bende anlamadım niye olmadı...
bir suru resimler vardı.. :(
 
P

Paradoks

Kullanıcı
7 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İLK OKUL YILLARIMDA GİTMİSTİM HAYALDE OLSA HATIRLIYORUM AZ COKK... :) FOTOGRAF|LAR| İCİN TESEKKÜRLER. :)
 
O

okyanusya

Kullanıcı
3 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Mersinde birde  6 minareli cami var , bence görülmeye değer  ;)
Okulumun şehri seni seviyorum  :)
 
E

eftelya

Kullanıcı
20 Nis 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
güzel şehirmiş....inşallah görmmek nasip olur... :) :)
 
S

sehla

Kullanıcı
5 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
emeğinize sağlık arkadaşlar. inşallah gün gelir ziyaret ederiz.
 
C

CaspeR

Kullanıcı
27 Ara 2006
En iyi cevaplar
0
0
Mersin güzel memleket..  :)

Teşekkürler.
 
S

simona

Kullanıcı
1 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
Mersin Mersin Doğal Güzellikleri


Mağaraları

Eshab-ı Kehf ( Yedi Uyurlar Mağarası ) (Tarsus)

Mersin Tarsus ilçesinin kuzeybatısında, ilçe merkezine 14 km. uzaklıktaki Dedeler Köyü’nde Eshab-ı Kehf (Yedi Uyurlar) Mağarası bulunmaktadır. Yedi Uyurlar’ın öyküsü Anadolu’ya özgü olup, yedi gencin başından geçen mucizevî olaylar anlatılmaktadır. Bu olay Müslüman ve Hıristiyanlar tarafından da kutsal sayılmış, din kitaplarında ve tarihi kaynaklarda da yer almıştır.

Kehf sözcüğü Arapçada büyük mağara anlamındadır. Eshab-ı Kehf ise sözcük olarak mağara dostları anlamına gelmektedir.

Anadolu’da Eshab-ı Kehf’in bulunduğu başka mağaralar da vardır. Bunların başında Diyarbakır Lice ilçesinin 15 km. güneybatısında Derkam Köyü’nde, Efes’te, Elbistan ilçesi yakınlarındaki Afşin’de ve Eskişehir’deki mağaralar gelmektedir. Ayrıca Anadolu dışında İspanya’da; Kurtuba şehri civarında bulunan Cinanu'l verd'de, Şam civarında Belka'da da Eshab-ı Kehf mağaraları olduğu iddia edilmiştir. Ancak, gerçek Eshab-ı Kehf’in Tarsus’ta olduğu konusunda araştırmacıların çoğu birleşmiştir.

Kuran’ın 17.suresinde bu olay kıssa olarak anlatılmaktadır. Çok tanrılı inanışın gücünü yitirdiği dönemlerde bu gençler tek Tanrı’ya inandıklarından eziyet görmüş ve çareyi kaçmakta bulmuşlardır. Kendilerine karşı yapılan baskılara direnerek putperestliğe dönmeyi kabul etmemişlerdir. Bunun üzerine hükümdar Dakyanus’un huzuruna çıkarılmışlar, putperestliğe dönmedikleri takdirde öldürülecekleri söylenmiş ve bunun için de birkaç günlük süre verilmiştir. Gençler kraldan ve putperest toplumdan, onların sapkınlıklarından kaçarak bir mağaraya sığınmış ve 309 sene orada uyumuş ve sonra da uyanmışlardır. Ancak bu olayın nerede ve hangi devirde geçtiği konusunda bilimsel veri bulunmamaktadır.

Yemlihâ, Mekselinâ, Mislinâ, Mernuş, Debernuş, Şâzenuş, Kefeştatayyuş isimli gençler ve köpekleri Kıtmîr ile birlikte uyandıklarında aradan geçen sürenin farkında değillerdir. Acıktıklarından içlerinden birini yiyecek almak üzere şehre göndermişlerdir. Çarşıda 300 yıl önceki parayı vererek alış veriş eden gencin define bulduğu sanılmış ve tutuklanmıştır. Bundan sonra zamanın hükümdarı tarafından sorgulanmış ve başlarından geçenleri anlatmıştır. Bunun üzerine mağaraya gelenler içeride altı kişinin namaz kıldığını görmüşler ancak, gelenlerin mağaraya girmesiyle, Yedi Uyurlar’ın hepsi birden görünmez olmuştur. Mağarada yedi yavru kuşun bulunduğu kuş yuvasından başka bir şey yokmuş. Bu nedenle de mağara, halk arasında Yedi Uyurlar Mağarası olarak isimlendirilmiştir.

Tarsus’taki Eshab-ı Kehf Mağarası Müslümanlar ve Hıristiyanlar tarafından kutsal bir ziyaret yeri olarak kabul edilmiştir. Mağara, kayalar içerisine oyulmuş, içerisine 15-20 basamaklı bir merdivenle inilmektedir. Mağara 300 m2 büyüklüğünde ve 10 m. yüksekliğindedir. İçerisinde üç ayrı bölüm bulunmaktadır. Kayalık olan bölümlerden birindeki kaya kütlesi bir deveye benzetilmektedir.

Sultan Abdülaziz 1873 yılında bu mağaranın yanına bir cami ile üç şerefeli minare eklemiştir.


Astım (Dilek) Mağarası (Tarsus)

Mersin Tarsus ilçesinde jeolojik çöküntü alanının 300 m. güneybatısında Astım Mağarası bulunmaktadır. Mağaranın uzunluğu 200 m.’yi bulan galeri şeklindedir. İçerisinde değişik şekiller gösteren ve oldukça büyük boyutta sarkıt ve dikitler bulunmaktadır. Mağaranın sıcaklık ortalaması 15 Co olup, nem oranı da yaz aylarında % 85, kış aylarında ise % 95’e ulaşmaktadır.

Mağaranın astım hastalığına iyi geldiğine inanılmış, ayrıca içerisinde de dilek tutulması yaygın bir inançtır. Bu yüzden mağaraya astım hastaları ile dilek tutmak isteyenler ziyarete gelmektedir. Günümüzde mağaranın içerisine helezonik şekilde bir merdivenle inilmektedir. İçerisi yerel belediye tarafından aydınlatılmıştır.

Mağara dışındaki Roma dönemine ait büyük blok taşlardan yapılmış duvar kalıntıları o dönemde mağara çevresinde bir yerleşim olduğuna da işaret etmektedir.


Cennet Mağarası (Cennet Çöküğü) (Silifke)

Mersin Silifke ilçesine 23 km. uzaklıkta bulunan Cennet Mağarası ve Çukuru Narlıkuyu Köyü’ne 2 km. uzaklıktadır. Jeolojik nedenle meydana gelmiş olan bu çukur, III.Jeolojik Zamanın Miyosen Çağı’nda yer altı sularının kalker tabakaları içerisinde yapmış olduğu erozyon sonucunda üst tavanın çökmesi ile oluşmuştur. Bu çöküntü 135 m. derinlikte olup, içerisinde 275.00x125.00 m. ölçüsünde, elips şeklinde bir mağara bulunmaktadır. Bu mağaraya Roma döneminden kalma bir patika yol ile inilmektedir. Çöküntü alanına 452 basamaklı merdivenle inilmektedir. Kiliseden de 152 basamak ile mağaranın içerisine girilmektedir. Bu mağaranın bitiminde bir de akarsu bulunmaktadır. Mağara içerisinde bu yeraltı suyuna ait sesler duyulmaktadır. Antik Çağlarda bu mağaradan Cennet’e gidileceğine inanılmış ve ölenler buraya bırakılmıştır. Bu nedenle de mağaraya Cennet Mağarası ismi verilmiştir.

Deniz seviyesinden 150 m. yükseklikte olan bu mağaranın en derin noktası 15 m. yüksekliğe kadar inmektedir.

İlk Hıristiyanlık döneminde Hıristiyanların gizlendiği bu mağaranın önüne, dört satırlık kitabesinden öğrenildiğine göre V.yüzyılda Paulus isimli bir kişi tarafından Meryem Ana’nın anısına bir kilise yapılmıştır.


Cehennem Mağara ve Çukuru (Silifke)

Mersin Silifke ilçesine 23 km. uzaklıkta bulunan Cennet Mağarası ve Çukuru Narlıkuyu Köyü’ne 2 km. uzaklıkta, Cennet Mağarası’nın da 75 m. kuzeyindedir. Jeolojik nedenle meydana gelmiş olan bu çukur, III.Jeolojik Zamanın Miyosen Çağı’nda yer altı sularının kalker tabakaları içerisinde yapmış olduğu erozyon sonucunda üst tavanın çökmesi ile oluşmuştur.

Yunan Mitolojisine göre Tanrı Zeus 100 başlı canavar Typhon’u burada yenmiş, onu bir süre burada hapsetmiştir. Antik çağlarda günah işleyenlerin içerisine atıldığı bir yer olmasından ötürü de Cehennem Mağarası ve Çukuru olarak isimlendirilmiştir.

Cehennem Mağarası ve Çukuru’nın ağzı 50x75 m. ölçüsünde olup, derinliği 128 m.dir. Mağaranın kenarları içbükey şekilde olduğundan içerisine inmek çok güçtür. Dr.Jeolog Temuçin Aygen 22 Mayıs 1964’te bu mağara içerisine inmiştir. Mağaranın batı ucu 80, doğu ucu da 110 m. derinliğindedir.


Çukurpınar Mağarası (Anamur)

Mersin Anamur ilçesinin 46 km. uzağında bulunan Çukurpınar Mağarası, Taşeli platosundaki Çukurpınar Yaylası’ndadır. İlk defa 1990 yılında bulunan ve Türkiye’nin en büyük mağaralarından biri olduğu iddia edilen mağara, son araştırmalara göre 924 m.ye kadar inmektedir. Mağaracılar bu mağaranın dünyanın ikinci büyük mağarası durumunda olduğunu ileri sürmektedirler.


Mesire Yerleri

Tarsus Şelalesi (Tarsus)

Mersin Tarsus ilçesinin kuzeyinde Berdan (Kydnos) Çayı üzerindeki şelale, Berdan Nehri’nin 4-5 m. yükseklikten dökülmesi ile meydana gelmiştir. Şelalenin bulunduğu alan jeolojik olarak konalemera yapısına sahip olduğundan buradaki kayalar kolayca oyulmaktadır.

Roma döneminde şelalenin bulunduğu alan mezarlık olarak kullanılmıştır. Bu mezarlar nehrin zaman zaman alçalan suları sırasında ortaya çıkmış ve çoğu da tahrip olmuştur.

Tarsus Şelalesi’nin bulunduğu alan günümüzde mesire yeri niteliğinde olup, çevresinde bir takım tesisler bulunmaktadır.

Mersin’in 5 km. kuzeyindeki baraj alanı; Okaliptus Ormanı olan Karabucak; Erdemli’deki koruluk; Tarsus’a 28 km. uzaklıktaki Namrun (Çamlıyayla) yörenin başlıca mesire yerleridir. Ayrıca Anamur, Erdemli, Silifke yakınında Boğsak; Mersin’in 6 km. güneybatısındaki Neptun; Anamur’da Pulludere; Silifke’nin 10 km güneybatısındaki Susanoğlu da yöredeki doğal plajlardır.

 
S

simona

Kullanıcı
1 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
Mersin Mersin Mezar Anıtları ve Kabartmaları


Dört Ayaklı Anıt Mezar (Aydıncık)

Mersin Aydıncık ilçesinde Celenderis’te bulunan MS.II.-III.yüzyıllara tarihlendirilen anıt mezar, Uzuncaburç ve Öterkale’deki mezar anıtları geleneğini sürdürmektedir. Ayrıca bu tür anıtların benzerlerine Kuzey Afrika’da Tunus’ta, Suriye’de, Filistin’de ve Anadolu’nun bazı yerlerinde de rastlanmaktadır. Bunlar piramidal çatılı, kule tipi mezarlardır.

Aydıncık’taki dört ayaklı anıt mezar iki katlıdır. Roma dönemi özelliklerini taşımaktadır. Anıtın cephesinde her iki katta da yuvarlak sütunlar bulunmakta olup, alt kattaki sütunlar bir arşitravdan sonra ikinci katı taşımaktadır. İkinci kat sütunlarının üzerinde de üçgen bir alınlık vardır. Kesme taştan yapılmış olan anıtın cephe dışındaki duvarları sağırdır.




Korkusuz Kral Anıt Mezarı (Silifke)

Mersin Silifke ilçesi Susanoğlu yakınında Türkmenuşağı Köyü’nde bulunmaktadır. Burada Roma dönemine ait ev temelleri, sarnıç ve mezarlar bulunmaktadır. Köyün 2 km. doğusunda bir tepe üzerinde Korkusuz Kral Anıt Mezarı vardır.

MS.II.-III.yüzyıllarda yapılmış olan ve Mezgit Kale olarak isimlendirilen anıt mezar 7.80x7.80 m. ölçüsündedir. Cephe görünümünde korinth başlıklı sütunların taşıdığı konsollar ve alınlık iyi bir durumda günümüze gelebilmiştir.


Aziz Paul Kuyusu (Tarsus)

Mersin Tarsus ilçe merkezinde, Kızılmurat Mahallesi’nde, eski Tarsus evlerinin yoğun olarak bulunduğu bölgede, bir evin avlusundaki kuyunun St.Paulus Kuyusu olduğu söylenmektedir. Evin bahçesinde yapılan kurtarma kazıları sırasında bazı duvarlar ortaya çıkarılmıştır.

Günümüzde çevre düzenlemesi ve kamulaştırmanın yapıldığı yerdeki kuyunun ağız çapı 1.15 m.dir. Kuyu taşının silindirik biçimde olmasına karşılık kuyunun gövdesi kesme taşlardan kare biçiminde yapılmıştır. Derinliği 38 m. olan kuyunun suyu yaz ve kış aylarında eksilmemekte, aynı zamanda da içilebilmektedir.

Hıristiyanlarca kutsal sayılan bu kuyu yöreden Hacı olmak için Kudüs’e gidenlerin uğrak yeridir. Aynı zamanda kuyunun bulunduğu yerdeki evde St.Paulus’un doğduğuna inanılmıştır.


Donuktaş (Tarsus)

Mersin Tarsus ilçesi Tekke Mahallesi’nde bulunan Donuktaş Anıtı’nın bir Roma Mabedi olduğu sanılmaktadır.

Bu yapı dikdörtgen planlı iç içe bölümleri olan, 6.60 m. kalınlığında kesme taş duvarlı bir yapıdır. Yapı korinth üslubunda olup, doğu batı yönünde uzanmaktadır. Mabedin çevresinde 6x12’lik sütun dizisi bulunmaktadır. Üst örtüsü günümüze gelememiştir.

Prof.Dr.Nezahat Baydur’un yapmış olduğu kazı çalışmalarında 115.00x43.00 m. ölçüsünde ve 7.00 m. yüksekliğindeki bu yapının bir Roma Mabedi olduğu açıklık kazanmıştır. Bu yapıyı 1545 yılında yazdığı eserde Sefir Barbaro bir saray olarak nitelemiştir. Bunun yanı sıra Holanda’nın Tarsus Konsolosu Barker 1835’te yazmış olduğu Kilikya isimli eserinde Kral ailesine ait mezar olarak nitelemiştir. Bazı arkeoloji kitaplarında da bu yapıdan Jüpiter (Zeus) Mabedi olarak söz edilmiştir. Bazı kaynaklarda da V.yüzyılda kiliseye dönüştürüldüğü yazılıdır.


Adam Kayalar (Erdemli)

Mersin Erdemli ilçesinde, Hüseyinler Köyü yakınında Şeytan Deresi Vadisi’nin dik yamaçlarında kayalara oyulmuş bir takım kabartmalar bulunmaktadır.

MS.II.yüzyılda Roma dönemine tarihlenen bu kabartmalar dokuz niş içerisine alınmış olup, on bir erkek, dört kadın, iki çocuk ve bir dağ keçisi figürleri kayalara işlenmiştir. Aynı zamanda nişlerin alınlığına da bir Roma kartalı kabartma olarak yapılmıştır.

 
S

simona

Kullanıcı
1 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
Mersin'in konumu
Mersin'in konumu
Mersin Akdeniz bölgesinin Adana kısmında olup,
Akdeniz Bölgesi Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinden biridir. Anadolu’nun güneyinde Akdeniz kıyısı boyunca uzanır; genişliği 120-180 km arasında değişir. Batı ve k.batısında Ege Böl., kuzeyinde İç Anadolu Böl. , doğusunda G.Doğu Anadolu Böl. Güneyinde ise Akdeniz bulunur. G.doğudan Suriye ile komşudur. Yüzölçümü 110000 km2 dolayındadır; Türkiye toplam alanının yaklaşık %14’nü kaplar. Kıyı uzunluğu doğuda Suriye sınırından batıda Dalaman Çayına kadar 1542 Km’dir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Adana,
Adana Türkiye'nin güney bölgesinde 'Beyaz Altın' (Pamuk) ambarı ve en bereketli toprakları bağrında bulunduran bir il. Türkiye'nin yüzölçümü bakımından dokuzuncu, nüfus bakımından dördüncü büyük şehridir. Doğu Akdeniz bölgesinde; Kayseri, Kahramanmaraş, Gaziantep, Niğde, İçel (Mersin), Osmaniye ve Hatay illeri ile çevrilidir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Konya,
Konya Yüzölçümü bakımından Türkiye�nin en büyük ili. Konya, büyük kısmı İç Anadolu bölgesinde, küçük bir kısmı Akdeniz bölgesinde olup; Orta Anadolu Yaylası üzerinde Ankara, Niğde, Aksaray, İçel, Antalya, Isparta, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Karaman ile çevrilidir. 36°22' ve 39°08' kuzey paralelleri ile 31°14' ve 34°05' doğu meridyenleri arasında yer alır.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Niğde,
Niğde Türkiye'nin elma bahçesi (ambarı) olarak tanınan il. Niğde ili, İç Anadolu'nun Orta Kızılırmak bölümünde; Nevşehir, Kayseri, Adana, İçel (Mersin), Konya ve Aksaray illeri arasında yer alır. Trafik numarası 51'dir.
İsminin kökeni
Hititler devrinde Niğde bölgesi "Nakita" isimli bir yerleşme merkeziydi.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Antalya ve
Antalya Akdeniz sahilinde turizm bakımından çok gelişmiş bir il. Türkiye'nin muz ve portakal bahçesi olarak isimlendirilen Antalya; Akdeniz kıyısında, İçel (Mersin) Konya, Isparta, Burdur ve Muğla illeri ile çevrilidir. İl toprakları 36°06' ve 37°27' kuzey enlemleri ile 29°14' ve 32°27' doğu boylamları arasında yer alır. Üç tarafı yüksek dağlarla çevrilidir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Akdeniz ile çevrilidir. 32° 56’ ve 35°11’ doğu boylamları ile 37°26’ ve 36°01’ kuzey enlemleri arasında yer alır.
Akdeniz dünyanın en büyük iç denizidir. Kuzeyinde Avrupa, güneyinde Afrika, doğusunda Asya'nın yer alır. Çanakkale Boğazı ile Marmara Denizine buradan İstanbul Boğazı ile Karadeniz'e, Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusuna, Süveyş Kanalı ile Kızıldeniz'e, dolayısıyla Hind Okyanusuna bağlanır. Yüzölçümü 2.971.000 kilometrekaredir. Batıdan doğuya uzunluğu 3755 km, kuzeyden güneye genişliği 741 kilometredir. Düzgün bir derinliğe sahip olup, ortalama derinliği 1400 metredir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Türkiye’nin turfanda ürünler bahçesi ve Torosların eteklerinde bol güneşli, şirin bir bölgedir. Trafik numarası 33’tür.İlin merkezi olan Mersin, bu bölgede Adana gibi en fazla gelişen şehirlerden biridir.
Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, İran, Irak ve Suriye'dir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Portakal,
Portakal Familyası: Turunçgiller (Rutaceae). Türkiye'de yetiştiği yerler: Güney Anadolu ve Doğu Karadeniz (Rize çevresi).

Turunçgillerden bir meyve. Akdeniz çevresinde ve sıcaklık ortalaması 23° ila -3°C arasında olan yerlerde yetişen ağaçlardır. Bu ağaçların meyveleri portakal adını alır. Portakal meyveleri tam yuvarlak veya yumurta şeklindedir. Kabukları sarımsı turuncu renkte, hoş kokulu ve suyu mayhoş tatlıdır.

Portakal ağacı genellikle 2-3 m boyundadır. Verdiği meyve de 500-600
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
muz ve
Muz Familyası: Muzgiller (Musaceae). Türkiye'de yetiştiği yerler: Akdeniz bölgesi(Özellikle Anamur, Alanya). Tropik ve subtropik bölgelerde yetişen veya yetiştirilen, ağaca benzeyen, 2-3 m boyunda, mor çiçekler açan, meyveleri lezzetli ve nişastaca zengin olan otsu bitkiler. Bitkinin yalancı gövdeleri, yapraklar kaidelerinden meydana gelmiştir. Gençken kapalı ve kıvrık olan yapraklar açılınca uzarlar ve yırtılırlar. Çiçek durumları büyüktür. Taban kısmında dişi çiçekler, daha üstte erdişi
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
limonu meşhurdur. Akdeniz’in incisi olan İçel,
Limon Familyası: Sedefotugiller (Rutaceae). Türkiye'de yetiştiği yerler: Akdeniz bölgesi ve Doğu Karadeniz.

Mart-ekim ayları arasında beyazımsı-pembe renkli, güzel kokulu çiçekler açan, 3-5 m boylarında, kışın yapraklarını dökmeyen küçük boylu ağaçlar. Vatanı Çin olup, Akdeniz bölgesinde geniş çapta yetiştirilir. Onuncu yüzyılda Araplar tarafından Avrupa'ya getirilmiştir. Yaprakları oval, tüysüz, parlak yeşil renklidir. Çiçeklerin taç ve çanak yaprakları beşer parçalıdır. Meyveleri ova
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Torosların eteklerinde Akdeniz kıyı şeridinin üzerindedir. Torosların doruklarında kar eksilmezken kıyı sıcaktı
 
Üst