Kendine güvenmeyenler ve suçluluk duyanlar kıskançlık yapıyor!?

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kişisel Gelişim Yazıları kategorisinde dideM tarafından oluşturulan Kendine güvenmeyenler ve suçluluk duyanlar kıskançlık yapıyor!? başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 9,215 kez görüntülenmiş, 25 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kişisel Gelişim Yazıları
Konu Başlığı Kendine güvenmeyenler ve suçluluk duyanlar kıskançlık yapıyor!?
Konbuyu başlatan dideM
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan noxin
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Kıskançlık, hele de ikili ilişkilerde yaşanan kıskançlık, insanın hayatını bir anda yaşanmaz hale getirebilir. Kıskançlığı yaşayan kişi, çevresindekilere ne kadar rahatsızlık verdiğinin farkına varmadan ve aslında bunu pek de umursamadan yaşar bu duygu fırtınasını.


Ve ne yazık ki, kıskançlıkla süren ilişkiler pek uzun ömürlü olmaz. Bu nedenle uzmanlar kıskançlık krizlerine girenlerin mutlaka tedavi olması gerektiğini belirtiyorlar. Bu hafta  kıskançlık üzerine, İÜ Cerrahpaşa TF Psikiyatri AD Duygu durum Bozuklukları Birimi Başkanı
Yeni Symposium Dergisi Editörü Prof. Dr. M. Kerem Doksat  ile konuştuk…

Kıskançlık onu yaşayanın patolojik durumunu mu gösterir?

-Bunu her duruma ve vakaya göre farklı cevaplandırabilirim. Gerçekçi sebepleri olan birisinin kıskançlığıyla, akıl hastası bir kişinin marazi kıskançlığını aynı kefeye koyamayız. Gene de, aşırıya kaçan ve kişinin işlevselliğini, ilişkilerini bozan her türlü kıskançlık marazidir, yâni hastalıklıdır.

Kıskanç insanlar nasıl bir psikolojik yapıya sâhiptir? Özellikle bir psikiyatrik sorun buna yol acar mı?

-Temelde özgüvenleri düşük olan, bu kendine güvensizliği muhataplarına yansıtarak, onlara güvenemeyip kıskanan bir yapı söz konusudur. Tabii bunlar bilinçli süreçler değil. Özetle: Kendine güvenememe veya kendisinin suçluluk hissi  bunun muhatabına yansıtılması (projeksiyon)
Onun sadakatsizliğinden şüphelenme…

Kıskançlık tedavi edilebilir mi?

-Paranoid, narsisistik ve hudutta kişilik bozukluklarındaki kıskançlık genellikle tedaviye dirençlidir; böyle kişiler tedaviyi de kolay kolay kabul etmezler. Kıskançlık paranoyası (yeni adıyla sadakatsizlik tipi hezeyanlı bozukluk) ise tedaviye nispeten daha çok iyi cevap verir. Şizofrenlerdeki marazi kıskançlık daha kolay kontrol altına alınır.

Kendine güvensizlik tek başına kıskançlık için neden oluşturabilir mi?

-Evet!

Sanılanın aksine kıskanç insanlar kendini beğenmiş midir?

-Narsisistler ve hudut vakalar için evet… Diğerlerinde her vakıa ayrı ele alınmalıdır.

Kıskanan insan özellikle eşini kıskananlar aldatmaya daha mı yatkındır?

-Genellikle evet! Çelişkili gibi gözüküyorsa da, yukarıdaki izah anlaşılır durumda… Senelerce kocasını en yakın aile dostlarının kocasıyla aldatan kırklı yaşlardaki güzel ve bakımlı bir hanım hastam, kocasının bir Rus fâhişeyle bir kerelik ücretli kaçamağını yakaladıktan sonra adama dünyayı zindan etmişti…

Kıskançlık ne kadar sürede tedavi edilebilir.

-Teşhise ve altta yatan kişilik patolojisine göre değişir. Krize yönelik birkaç psikoterapi seansı da, hayat boyu ilâç kullanmak da gerekebilir.


Füsun Saka fusunsaka@gmail.com
 
K

Kristal

Kullanıcı
28 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
Kıskançlık insan hayatını kabusa çeviren bir hastalıktır.Hiçbir şeyden memnun olamama,tatminsizlik,hırs..... :(
Kıskançlığın azı çoğu olmaz kanatindeyim.

Güzel bir konuya değinmişsin Didem,teşekkürler.
 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Kıskançlığın, kişinin kendisini yansıttığını düşünüyorum ben. Kendi içindekileri karşı tarafı suçlayarak, kıskanarak atıyor.
Ben teşekkür ederim..
 
K

kackarlar08

Kullanıcı
3 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
kıskançlık olmassa hayatın hiç bir heyecanı olmaz diye düşünüyorum
eğer bir aşk varsa ortada eğer kıskanlık yoksa o aşk değildir didem sağol paylaştığın içn güzel bir
 
C

cooldeath

Kullanıcı
20 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
0
Antalya
bende katılıyorum kendini tanıyan ve bazı olayları yapmaya meyili olan insanların beyinleri karşısındaki kişininde kendi gibi olduğunu düşünmeleri !bide küçücük bir düşünceyle bile başlasa beyin çok daha büyük kurgular yaratabilir ve zor hayat yaşayan ve yaşatan insan olur ; :-\kıskançlarrr
 
C

cooldeath

Kullanıcı
20 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
0
Antalya
Kristal' Alıntı:
Kıskançlık insan hayatını kabusa çeviren bir hastalıktır.Hiçbir şeyden memnun olamama,tatminsizlik,hırs..... :(
Kıskançlığın azı çoğu olmaz kanatindeyim.

Güzel bir konuya değinmişsin Didem,teşekkürler.
memnunıyetsizlik hırs tatmınsızlıkbenim kanıma göre  kıskançlık duygusunu tetiklemez ben yanlış mı anladım veya düşünüyorum acaba!
 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Bunlar karşı taraftan beklentilerin değil. Kişinin kendisi, yapı olarak memnuniyetsiz..vs. ise..
 
C

cooldeath

Kullanıcı
20 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
0
Antalya
o zaman bence kıskancak kadar bağımlı olmaz ınsan çabuk sıkılır
 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Kıskançlık zaten çoğu insanda bağımlı olmaktan kaynaklanmıyorki! Bir nevi ego tatmini diyebilirim. Sevmese de kıskanabiliyor, sadece onun olmalı, ona bakmalı, başka kimseyle konuşmamalı..vs. Bunları düşünenler azımsanmayacak kadar çok..
 
C

cooldeath

Kullanıcı
20 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
0
Antalya
hmm ben bunu insanı pasifize edip kontol altına almak olarak düşünürdüm ama sanırım aynı nokta isimleri farklı! ???
 
G

Gozde

Kullanıcı
9 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Lüleburgaz
bende kıskanç bir insanım benimkisi kendine güvensizlikten kaynaklanıyor.Yani kendime güvenim yok...kendimi tanıyan bir insan olduğumdan biliyorum ve bu güven sorunumu aşamıyorum  :(
 
C

cooldeath

Kullanıcı
20 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
0
Antalya
.gözde.' Alıntı:
bende kıskanç bir insanım benimkisi kendine güvensizlikten kaynaklanıyor.Yani kendime güvenim yok...kendimi tanıyan bir insan olduğumdan biliyorum ve bu güven sorunumu aşamıyorum  :(
eğer sorunları net analiz edebiliyorsan içinde aslında aşmışsındır!şu an sadece alışkanlığını aşmak biraz zorlar insanı!
 
G

Gozde

Kullanıcı
9 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Lüleburgaz
cooldeath' Alıntı:
.gözde.' Alıntı:
bende kıskanç bir insanım benimkisi kendine güvensizlikten kaynaklanıyor.Yani kendime güvenim yok...kendimi tanıyan bir insan olduğumdan biliyorum ve bu güven sorunumu aşamıyorum  :(
eğer sorunları net analiz edebiliyorsan içinde aslında aşmışsındır!şu an sadece alışkanlığını aşmak biraz zorlar insanı!
ve alışkanlıklardan kurtulmak dünyadaki en zor şey 
 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Alışkanlıktan ziyade çevrene çok dikkat etmemeye çalış, herşeyi görmemeye çalış ve de asla kendini kimseyle kıyaslama.. Bu çok detaylı bir konu aslında, çünkü neyi ne kadar yaşadığın önemli.
 
K

kamuran

Kullanıcı
24 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Hayatta ve işimde gördüklerimle benzer şekilde düşünmeye başlamıştım. Yanılmadığımı bu yazı ile daha iyi anlıyorum. Teşekkürler! :)
Aslında bu şekilde davranan insanların bunun nedenini kendileri de anlayıp kabul ettiklerinde daha olumlu düşünüp çözüme varabileceklerini düşünüyorum. Yani önce kendine güven eksikliği ve suçluluk duygusu yaşadığını fark ettiğinde çözüm için hazır olacaktır.
 
G

GulsahToptas

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
gulsaht.blogcu.com
Kendine güvensizlik nasıl yenilir?


Beş adımda özgüven kazanma taktikleri


Özgüveni yüksek insanlar girdikleri her ortamda fark edilirler. Bakışları, duruşları, beden dilleri hayata karşı güçlü duruşlarını yansıtır.

Ve bu ayrıcalıklarıyla karşılaştıkları her olumsuzluğun üstesinden daha kolay gelirler.

Seninle dergisinin eylül sayısında yer alan stratejilerle siz de özgüveninizi geliştirebilirsiniz.

Güzel bir uykudan sonra, sabah kalkıp ilk iş olarak banyoya yöneldiniz. Aynanın karşısında "Ne kadar kötü görünüyorum" diye düşünüp, daha günün ilk saatlerinde moralinizi sıfıra indirdiniz. Ayrıca içinizdeki ses, sürekli başarısız olduğunuzu, kötü göründüğünüzü söyleyip duruyor. Oysa kimse size bu konularda en küçük bir eleştiri dahi yapmadı. Ama nedense bir türlü kendinize güven duyamıyorsunuz. Çocukluktan itibaren baş göstermeye başlayan bu özgüven eksikliği ileride başarısızlıklara neden oluyor. Oysa özgüven duygusu doğuştan kazanılan bir şey değil, özgüven öğrenilir! Size beş adımda özgüven kazanma taktiklerini gösterelim...

1- İçimizdeki dırdırcı: Herhalde yine bir şeyleri yanlış yaptım

Hayatta her şey her zaman istediğimiz gibi olmuyor. Bazen inişler ve çıkışlar yaşamak doğal. Ama nedense, iniş durumlarında hep kendimizi suçlu hissederiz. Bu konuda yalnız değiliz! Çünkü özgüven eksikliği yaşayan kişiler, yaşanan sorunlar karşısında sürekli olarak kendilerini suçlu görürler.

Özgüveninizi kazanın: Her şeyden sorumlu değilim ben

Kötü giden her şeyin sorumlusunun siz olmadığınızı aklınıza iyice yerleştirmeniz gerekiyor. Peşin fikirli olmayın! Bir olumsuzluk karşısında, hemen tüm sorumluluğu omuzlarınıza yükleyeceğinize, öncelikle şöyle bir düşünün: "Bu durum karşısında benim rolüm ne?"

2- İçimizdeki dırdırcı: Yine bir sürü şeyi kaçırıyorsun

Sürekli bir şeyleri kaçıracağımızı zannedip, kafamızı olumsuz düşüncelerle meşgul ederiz. Tabii bu durum, hayatımızın tamamen stres içinde geçmesine neden olur.

Özgüveninizi kazanın: Sadece ilgimi çeken şeyleri yapacağım

İnsanların söylediklerini "harfiyen" yerine getirmek zorunda değilsiniz. Hayat sizin! Bu hayata istediğiniz gibi yön vermek için de vaktiniz var. Hiçbir şey için aceleci davranmayın. Kararlarınızı sakin düşünerek alın.

3- İçimizdeki dırdırcı: Başkaları her konuda benden daha iyi

Başarmak, ne kadar da güzel bir duygudur. İnsanın kendisini mutlu hissetmesini sağlar. Fakat özgüveni eksik kişiler, başardıklarıyla mutlu olmayı başaramazlar! Örneğin; arkadaşınız terfi ettiğinizi duyuyor ve sizi tebrik ediyor. Siz ise şöyle diyorsunuz, "O kadar da önemli bir olay değil. Herkes terfi edebilir."

Özgüveninizi kazanın: Ben iyiyim

İnsana özgüven kazandıran davranışlardan belki de en önemlisi, sabah kalkıp aynanın önüne geçtiğimizde kendimizden memnun olmamızdır. Ayrıca başkalarından aldığınız övgülere de dikkat edin. Başkaları sizden iyi değil!

4- İçimizdeki dırdırcı: Başkalarının fikirlerini de sormam gerekiyor

Kendi fikirlerimiz nedense hiçbir zaman önemli değildir. Sık sık "Çevremdeki diğer insanlar bu konuda ne der" diye düşünürüz. Başkalarının fikrini almak güzel ama bu konuda çok da fazla bağımlı olmamalısınız.

Özgüveninizi kazanın: İçgüdülerim beni yarı yolda bırakmaz

Kendi içgüdülerinize güvenmelisiniz. Eğer siz bir kıyafeti kendinize yakıştırıyor ve onu giymek istiyorsanız, giyin. Diğerlerinin ne düşüneceğini umursamayın.

5- İçimizdeki dırdırcı: Mutlaka kötü bir şey olacak

Bu tamamen beynimizde kurduğumuz, saçma bir düşünce. Diğerlerine göre olumsuz olan bir şeyi yapmamız, bunun ardından mutlaka kötü bir şeyler yaşayacağımız anlamına gelmiyor.

Özgüveninizi kazanın: Her şey olacağına varır

İyi düşünce, beraberinde her zaman iyi şeyler getirir. Bir şeye ’başaracağınıza inanarak’ başlıyorsanız, onun üzerinde daha fazla çaba sarf edeceğiniz için başarılı olabilme şansınız daha yüksek. Hayatta insanın karşısına her zaman sürprizler çıkabilir. Önemli olan şunu aklınıza getirmeniz: "Bu tür durumlar her zaman başıma gelebilir. Sonuçta bundan önce bir sürü sorunu halletmiştim. Bunu da halledebilirim." n

Özgüvenin temeli çocuklukta atılır

Psikolog Elvin Aydın (Acıbadem Kozyatağı Hastanesi)

Özgüven, kişinin çocukluğunda edindiği kendi içgüven temeliyle ilgili. Burada ebeveynin rolü büyük olduğu gibi, çocuğun da kendisine söylenenleri ya da yapılan davranışları nasıl yorumladığı büyük önem taşır. Bu konuda anne ve babaların üzerinde büyük sorumluluk olmasına rağmen, bazen çocuğun da kendi benliği, kendisine söylenenleri olduğundan daha olumsuz anlamasına ve kaydetmesine sebep olabilir. Böylelikle içselleştirilen yargılayıcı, sürekli eleştiren anne ve/veya baba, ileride kişinin kendisine karşı aşırı katı olmasına ve özgüveninin oluşmamasına sebep olabilir. Yapılacak şey, psikoterapinin güvenli ve yargılanmadan varolunabilen ortamında, kişiyi geçmişte yaşadıkları ve bu yaşadıklarını aslında ne şekilde yorumlamış olduğuyla yüzleştirmek. Bu şekilde bireylerin özgüveni artar ve bireyler attığı adımı bilen kişiler haline gelirler.

Neden özgüvensizliğimiz var?

Hayatta başarılı olmak için kendimize güven duymamız şart. Bu bizim aynı zamanda sosyalleşmemizin de anahtarı. Timaş Yayınevi’nden çıkan "Ansiklopedik Eğitim ve Psikoloji Rehberi" kitabının yazarı Ömer Baldık, özgüven eksikliğine neden olan durumları sekiz bölümde incelemiş.

1- Utangaçlık: Ne zaman birisi bize baksa, kendimizi hemen huzursuz hissederiz. Yoğun ilgi ve dikkat, insanın cesaretini kırabilir. Bu da bizde "Ya başarısız olursam" gibi korkular yaratır.

2- Kendini beğenmek: Kendine güvenle, kendini beğenmek sürekli birbirine karıştırılır. Oysa ikisinin arasında büyük fark var. Güven, insanın her durumda kendisine inanabileceğini bilmesidir. Kendini beğenmede ise, aslında özgüvenimiz eksik olsa da, çevremize özgüveni yüksek biri gibi gözükürüz.

3- Başarısızlık korkusu: Her insan başarılı olmak ister. Fakat sürekli ’başaramayacağım’ gibi bir duygunun içine hapsolursak, gerçekten de hiçbir zaman başarılı olamayız.

4- Alaya alınma korkusu: Hepimizin başına ara sıra gülünç durumlar gelebilir. Bu, herkesin bizi alaya alacağı anlamına gelmez. Önemli olan, gülüp geçebilmektir.

5- İncitilme korkusu: İçimizde çoğu zaman incitilme korkusu taşırız. Fakat bu düşünceyle, özgüven duygunuzu yitirirsiniz. İnsanların sizi kırmasından korkuyorsanız, bu sorununuzun üstesinden gelmelisiniz.

6- Reddedilme korkusu: "Onunla konuşmaktan korkuyorum. Çünkü benimle arkadaş olmayabilir" tarzındaki düşünceler, bizim içe kapanık bir hal almamıza neden olur. Başarılı ilişkiler içine giremeyiz.

7- Onaylanmama korkusu: Yaptığımız şeylerin toplum tarafından onaylanmaması gibi korkular yaşayabiliriz. Doğal olarak bu durum da özgüven eksikliğine neden olur.

8- İstenmeyen sonuçlarla karşılaşma korkusu: Bu korku yüzünden birçoğumuz riskli işlere bir türlü giremeyiz. Böyle bir duygu, özgüven eksikliği ve psikolojik sorun yaratır.

Yazar : Deniz Vargeloğlu

 
C

catzilla

Kullanıcı
19 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Türkiye
En nefret ettiğim ve tahammül edemeyeceğim bir şey varsa oda kesinlikle kıskançlıktır.
kıskanç insan çok tehlikelidir! her sözünden, her davranışından farklı bir anlam çıkarır. her türlü iftiraya maruz bırakabilir. bu tarz insanları büyük bir tehlike olarak görüyorum ve açıkcası çekiniyorum. ne kıskanırım nede abartılı bir şekilde kıskanılmaktan hoşlanırım... hani, benden uzak allaha yakın olsun dediğim insanlar, işte bu kıskanç insanlardır. 

Paylaşımın için teşekkürler didem ;)
 
Ö

özlem1980

Kullanıcı
25 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
catzilla' Alıntı:
En nefret ettiğim ve tahammül edemeyeceğim bir şey varsa oda kesinlikle kıskançlıktır.
kıskanç insan çok tehlikelidir! her sözünden, her davranışından farklı bir anlam çıkarır. her türlü iftiraya maruz bırakabilir. bu tarz insanları büyük bir tehlike olarak görüyorum ve açıkcası çekiniyorum. ne kıskanırım nede abartılı bir şekilde kıskanılmaktan hoşlanırım... hani, benden uzak allaha yakın olsun dediğim insanlar, işte bu kıskanç insanlardır. 

Paylaşımın için teşekkürler didem ;)
aynen
 
Ö

ölüdeniz

Kullanıcı
2 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
uzay boşluğu
Bazen kıskançlık iyidir diye düşünüyom.eğer eşiniz,veya sizi seven arkadaşınız sizi kıskanıyorsa bu aslın da doğal ve sizi ne kadar çok sevdiğinin göstergesidir.eğer sizi kıskanmıyorsa aşk veya sevginin olduğundan şüphe edebilirsiniz.ben aşırı kıskançlık,ve anlamadan etmeden verilen tepkilere (kıskançlıklara) karşıyım.Ve ayrıca herkes bi şeyler yazar çizer.bana göre bunu yenme diye bişey yoktur.yetişmiş olduğunuz ortam çok önemlidir.Teşekkürler
















 
Üst