KELEBEGIN ASKI

  • Konbuyu başlatan Ferhatbaris
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Serbest Kürsü kategorisinde Ferhatbaris tarafından oluşturulan KELEBEGIN ASKI başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 8,347 kez görüntülenmiş, 49 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Serbest Kürsü
Konu Başlığı KELEBEGIN ASKI
Konbuyu başlatan Ferhatbaris
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan Bülent
F

Ferhatbaris

Kullanıcı
27 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Los Angeles
Kelebegin Aski

Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında, küçük bir tırtıl gözlerini
hayata açmış. Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış.
Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde,
kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış.
Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin sonunda da,
rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış.
Minik kelebek, uçabiliyor olmanın da verdiği mutlulukla uçmaya
başlamış. Dağlar tepeler aşmış, ormanın her yerini dolaşmış.
Derken bir vadiye gelmiş. Rengarenk çiçeklerin bulunduğu bir vadiye.
Etrafına şaşkın şaşkın bakarken, vadinin öbür ucunda bir papatya
görmüş. Bir anda afallamış. Ne düşüneceğini, ne yapacağını
bilememiş. içinden "Ne muhteşem bir çiçek" diye geçirmiş.
Ve vakit kaybetmeden yüzlerce renkli, hoş kokulu çiçeğin
üzerinden geçip doğruca onun yanında almış soluğu.
"Merhaba" demiş papatyaya, "sizi uzaktan gördüm ve yanınıza
gelmek istedim.". Nazlı papatya şöyle bir bakmış konuğuna ve
"Merhaba" demiş, "ben de yalnızlıktan sıkılmıştım zaten."
Ve konuşmaya başlamışlar. Kelebek ona hayat hikayesini,
nerede dünyaya geldiğini, geçtiği ormanı, tepeleri anlatmış.
Papatya da ona kendinden bahsetmiş. Birbirlerinden gerçekten
hoşlanmışlar. Kelebek bütün zamanını papatyayla geçirmiş.
Gece olunca beraber yıldızları ve ateş böceklerinin danslarını
seyretmişler. Gündüz olunca kelebek, kanatlarıyla papatyayı
güneşin yakıcı ışınlarından korumuş. Minik kelebek papatyayı çok
sevmiş. O kadar çok sevmiş ki, bir türlü onun yanından ayrılamamış.
Papatyanın da onu sevip sevmediğini merak ediyormuş. Ama cesaret
edip de bunu papatyaya söyleyememiş bir türlü. Onu kırmaktan,
incitmekten, bu yüzden kaybetmekten korkmuş. Papatya da
kelebeği çok sevmiş ama o da bir türlü söyleyememiş sevgisini.
Duygularının karşılığının olmayacağından, bu yüzden kelebeği
kaybedeceğinden korkmuş. Böylece iki sevgili yan yana
ama sevgilerini paylaşmadan sürekli sohbet etmişler.
Böylece saatler saatleri kovalamış. Günler geçip de, kelebek
artık zamanı kalmadığını, gücünün tükendiğini anlayınca, papatyaya
dönmüş ve; "Üzgünüm ama senden ayrılmam gerekecek" demiş.
Papatya buna bir anlam verememiş. "Neden" demiş. "Yoksa
benim yanımda mutsuz musun?". "Hayır" demiş kelebek. "Bilakis,
sen benim hayatıma anlam kattın. Fakat biz kelebeklerin ömrü
sadece üç gündür. Ve ben de ömrümü tamamladım. Artık
kelebeklerin hiç ölmediği bir yere gitmeliyim."
Papatya bu duruma çok üzülmüş ama yapacak bir şey yokmuş zaten.
Kelebek artık hiç gücünün kalmadığını, daha fazla tutunamayacağını
fark ettiğinde, son bir gayretle papatyaya "Sevi seviyorum"
diyebilmiş ancak. Papatya donakalmış. Sadece "Bende..."
diyebilmiş kelebeğin arkasından. Ardından da gözyaşlarına boğulmuş.
İçinden "Keşke onun da beni sevdiğini bilseydim.
Keşke onu sevdiğimi söyleyebilseydim." diye geçirmiş.
Papatya, sevdiğinin onu sevdiğini bilmeden geçirdiği günlerin
acısına dayanamamış. Bir süre sonra yaprakları önce solmuş,
sonra da dökülmeye başlamış.
Her düşen yaprakta papatya, "seviyormuş" diye geçirmiş içinden.
İşte o günden beri, bunu bilen aşıklar,
sevgililerine soramadıklarını hep papatyalara sormuş:
"Seviyor mu, sevmiyor mu?"...
 
G

greenhome

Kullanıcı
6 Haz 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
papatya falı çok yapmıştım ama anlamını bilmiyordum çok güzelmiş ellerine sağlık yapan herkesin cevabı seviyor çıksın :D sevgiler hep karşılıklı olsun
 
K

Kardelen

Kullanıcı
2 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
paylaşım için tşklr emeğine sağlık  ;)aminn greenhome :)
 
P

prenses_o6

Kullanıcı
5 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
çok güzelmiş gerçekten ya bende yapardım bi zamanlar seviyor,,sevmiyor  diye  papatyalar  helak olurdu o ayrı :)
 
N

niobe

Kullanıcı
14 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
ankara
kıyamam ya içim burkuldu paylaşım için tşk :'(
 
K

Kristal

Kullanıcı
28 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
Demek papatya falının anlamı bundanmış.
 
S

sude19811981

Kullanıcı
17 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
                  PAPATYA VE KELEBEK
Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında, küçük bir tırtıl gözlerini

hayata açmış. Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış.
Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde,
kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış.
Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin sonunda da,
rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış.

Minik kelebek, uçabiliyor olmanın da verdiği mutlulukla uçmaya
başlamış. Dağlar tepeler aşmış, ormanın her yerini dolaşmış.
Derken bir vadiye gelmiş. Rengarenk çiçeklerin bulunduğu bir vadiye.
Etrafına şaşkın şaşkın bakarken, vadinin öbür ucunda bir papatya
görmüş. Bir anda afallamış. Ne düşüneceğini, ne yapacağını
bilememiş. içinden "Ne muhteşem bir çiçek" diye geçirmiş.
Ve vakit kaybetmeden yüzlerce renkli, hoş kokulu çiçeğin
üzerinden geçip doğruca onun yanında almış soluğu.

"Merhaba" demiş papatyaya, "sizi uzaktan gördüm ve yanınıza
gelmek istedim.". Nazlı papatya şöyle bir bakmış konuğuna ve
"Merhaba" demiş, "ben de yalnızlıktan sıkılmıştım zaten."
Ve konuşmaya başlamışlar. Kelebek ona hayat hikayesini,
nerede dünyaya geldiğini, geçtiği ormanı, tepeleri anlatmış.

Papatya da ona kendinden bahsetmiş. Birbirlerinden gerçekten
hoşlanmışlar. Kelebek bütün zamanını papatyayla geçirmiş.
Gece olunca beraber yıldızları ve ateş böceklerinin danslarını
seyretmişler. Gündüz olunca kelebek, kanatlarıyla papatyayı
güneşin yakıcı ışınlarından korumuş. Minik kelebek papatyayı çok
sevmiş. O kadar çok sevmiş ki, bir türlü onun yanından ayrılamamış.
Papatyanın da onu sevip sevmediğini merak ediyormuş. Ama cesaret
edip de bunu papatyaya söyleyememiş bir türlü. Onu kırmaktan,
incitmekten, bu yüzden kaybetmekten korkmuş. Papatya da
kelebeği çok sevmiş ama o da bir türlü söyleyememiş sevgisini.
Duygularının karşılığının olmayacağından, bu yüzden kelebeği
kaybedeceğinden korkmuş. Böylece iki sevgili yan yana
ama sevgilerini paylaşmadan sürekli sohbet etmişler.

Böylece saatler saatleri kovalamış. Günler geçip de, kelebek
artık zamanı kalmadığını, gücünün tükendiğini anlayınca, papatyaya
dönmüş ve; "Üzgünüm ama senden ayrılmam gerekecek" demiş.
Papatya buna bir anlam verememiş. "Neden" demiş. "Yoksa
benim yanımda mutsuz musun?". "Hayır" demiş kelebek. "Bilakis,
sen benim hayatıma anlam kattın. Fakat biz kelebeklerin ömrü
sadece üç gündür. Ve ben de ömrümü tamamladım. Artık
kelebeklerin hiç ölmediği bir yere gitmeliyim."

Papatya bu duruma çok üzülmüş ama yapacak bir şey yokmuş zaten.
Kelebek artık hiç gücünün kalmadığını, daha fazla tutunamayacağını
fark ettiğinde, son bir gayretle papatyaya "Sevi seviyorum"
diyebilmiş ancak. Papatya donakalmış. Sadece "Bende..."
diyebilmiş kelebeğin arkasından. Ardından da gözyaşlarına boğulmuş.

İçinden "Keşke onun da beni sevdiğini bilseydim.
Keşke onu sevdiğimi söyleyebilseydim." diye geçirmiş.
Papatya, sevdiğinin onu sevdiğini bilmeden geçirdiği günlerin
acısına dayanamamış. Bir süre sonra yaprakları önce solmuş,
sonra da dökülmeye başlamış.
Her düşen yaprakta papatya, "seviyormuş" diye geçirmiş içinden.

İşte o günden beri, bunu bilen aşıklar,
sevgililerine soramadıklarını hep papatyalara sormuş:
"Seviyor mu, sevmiyor mu?"...


 
Yazarı Bilinmiyor
 
B

bıldırcın

Kullanıcı
4 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
ankara
İlginç ilk defa duydum..
Filmlerde olur hep
Birbirini sevdiğini bilmeden geçen zamanlar
Seven insan bence cesur olmalı
Haykırmalı sevdiğinin yüzüne
Seni Seviyorum diye..
Teşekkürler Sudecim ;)
 
K

Kristal

Kullanıcı
28 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
Papatya falınının sırrı buymyş demek. :eek:
Teşekkürler. :)
 
B

Bülent

Kullanıcı
23 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Teşekkürler Sude.  :)
 
S

senarist081

Kullanıcı
30 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Duzce
Hep merak etmişimdir zaten şu seviyor,sevmiyor pozisyonunu demek buymuş..Bilgilendirme için teşekkürler bu arada.. ;)
 
S

sude19811981

Kullanıcı
17 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
RİCA EDERİM ARKADAŞLAR. :)
 
S

sude19811981

Kullanıcı
17 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
BENDE OKUYUNCA ŞAŞIRDIM ???
 
C

camel

Kullanıcı
2 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
sayın sude haım yazmış oldugunuz yazılar hoş ve güzel bir okadarda ilgi çekici oldugunu söylemeliyim sizden ricamız şu yazılara ayırdıgınız vaktin 10/1 ni iş yerinize ayırsanız çok daha iyi olacagını düşünüyoruz.. göstermiş oldugunuz ilgi ve alakaya şimdiden teşekür eder saygılarımızı sunarızzzzzzzzzzzzzz :ciglik :nabiz
 
C

camel

Kullanıcı
2 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
umarım yukarıdaki yazıyı dikkatlice okur ve iş yaşantınızda uygularsınız sayın sude hanım
 
S

SUNFLOWERS

Kullanıcı
5 Mar 2008
En iyi cevaplar
0
0
camel' Alıntı:
sayın sude haım yazmış oldugunuz yazılar hoş ve güzel bir okadarda ilgi çekici oldugunu söylemeliyim sizden ricamız şu yazılara ayırdıgınız vaktin 10/1 ni iş yerinize ayırsanız çok daha iyi olacagını düşünüyoruz.. göstermiş oldugunuz ilgi ve alakaya şimdiden teşekür eder saygılarımızı sunarızzzzzzzzzzzzzz :ciglik :nabiz
Sude senin şef burda galiba!!!! ;D ;D
 
S

sude19811981

Kullanıcı
17 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
CAMEL İŞ YERİNDE UĞRAŞTIĞIN YETİYOR ZATEN BİR DE SİTEDE UĞRAŞMA BENİMLE YA.SEN NAPIYORSUN BEYEFENDİ MAÇ İZLEMEKTEN OYUN OYNAMAKTAN  İNTERNETİN BAŞINDA.YA DA FİLM İZLEMEKTEN.
BEN EN AZINDAN HEM İŞİMİ YAPIYORUM.HEM DERS ÇALIŞIYORUM.HEM DE GÜZEL ARKADAŞLARLA SOHBET EDİYORUM  :mad:
 
Üst