Kaplumbağa Terbiyecisi -Emre Caner

su perisi

Kullanıcı
Katılım
4 Ocak 2007
Puanları
0


Tablo bittiğinde Osman Hamdi başyapıtına baktığını hemen anladı. Sonuçtan hayli memnundu. Ama resmi görenler tabloda ne anlatıldığını anlamakta zorlanmışlardı. Birbirlerine kaplumbağa terbiyecisi diye eski bir mesleğin olup olmadığını soruyorlardı. En okumuş yazmışlar bile böyle bir meslekten söz edildiğini hiç duymamışlardı. Nerede çalışırlardı bu adamlar? Sirklerde mi? Yoksa saray bahçesinde mi? Kimse bilmiyordu. Osman Hamdi de hayatı boyunca kimsenin bilmediği meslekler yapmıştı. Ressam olmuştu en başta. Sonra müze müdürü. Bir arkeolog. Ardından da güzel sanatlar akademisi müdürü. Onun kaplumbağa terbiyecisinden bir farkı yoktu aslında!

Kaplumbağa Terbiyecisi, -Osman Hamdi Bey'in Romanı- çok çalışmış ve bu topraklara aydınlama düşüncesinin tohumlarını serpmiş bir adamın hayatını son derece açık ve akıcı bir dille anlatıyor.


 

Osman Hamdi Bey’in "Kaplumbağa Terbiyecisi" adlı ünlü tablosunu herkes bilir.
Tablo hakkında sanat eleştirmenleri dair bir çok kişi eleştirel bir taplo olduğunu ve siyasettem tut Osmanlıya kadar farklı eleştirilerde bulunmuşlardır..
Bir taplo çok şey ifade edebilir,o anki ruh halinin yansımasıdır yahut Ressamın anlatmak isteyip anlatamadığı kelimelerin resmedilişidir...
Taplo neyi ifade edip etmediğine  dair son noktayı altaki açıklamaya göre koyuyoruz:)



"Kaplumbağa Terbiyecisi’nin asıl öyküsü şöyle: Osman Hamdi Bey, 1869’da babasına Bağdat’tan yazdığı mektubunda, “Bana yollamış olduğunuz Tour du Monde’u okudum” der. ‘Devr-i Âlem’ veya ‘Dünya Turu’ olarak tercüme edilebilecek bu eser, dönemin en gözde seyahat dergisidir. Ciltte yer alan bir İsviçre diplomatının Japonya üzerine makalesinin ilk sayfasında yer alan gravürde bir ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ resmedilmiştir. Japon L’Crepon adlı bir illüstratör tarafından çizilip yayımlanan resmin yanında ise şu bilgi yer alıyor: "Kaplumbağa terbiyecisi kendi şarkılarıyla madeni bir davulun ritminden başka bir şey kullanmaz. Öğrencileri ise tek sıra halinde yürür, çeşitli hareketlerde bulunur, sonunda da insan yardımı olmadan, en irileri en küçüklere köprü oluşturarak alçak bir masaya çıkarlar; ardından da kendiliklerinden üç veya dört öbek oluştururlar, sanki birisi bağadan tepsileri üst üste yığmış gibi".
 
Su Perisi : )
Oldukça merak ettiğim güzel bir konuyu aktifleştirmişsin. Teşekkürler..
Ressam Osman Hamdi 'nin ünlü tablosu ("Kaplumbağa Terbiyecisi") oldukça dikkatimi çeken bir konuydu..
(Tabloda osmanlıdaki sabır anlayışının resmedildiği,   osmanlı'da batılılaşma ya da modernleşme sürecinde yapıldığından değişimle ilgili iletiler verilmek istendiği söylenmekte )
Kaplumbağayı terbiye etmek ..Kimin aklına gelir gerçekten ilginç : (
 
Geri
Üst