kahvekeyfi'nin Kaleminden..

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan dideM
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

dideM

Kullanıcı
Katılım
5 Eyl 2007
Puanları
0
Konum
İstanbul
Sayfa @kahvekeyfi rumuzlu üyemizin isteği doğrultusunda açılmıştır.

Keyifli paylaşımlar dilerim.
 
Gülen gözlerin

Cama her yağmur damlası vurduğunda benim de canım acıyordu çünkü sen de ağlıyordun bulutlarla birlikte… Öyle üzülmüştüm ki…

Her bir damla gözyaşında seni üzenlere çok kızmıştım. Belli ki paramparça olmuştu yüreğin …

Ekim rüzgarları esiyordu yağmur amansızca yağıyordu. Sürekli karalıyordun defterini sanırım senin günlüğündü bu defter..canın yanmıştı güzel kız ve ben hiç birşey yapamıyordum .

Hikayeni bilmiyordum ama öyle masumdun ki.. gözlerin nemliyken gözlerinin içi gülüyordu.bir çiçek gibiydin; sarı saçların bir çiçeğin ki gibi güzel, yeşil kazağın yaprakları, kahverengi eteğin toprağındı adeta…

Mekan çok hoştu ama senin hıçkırıkların canımı acıtmaya devam ediyordu.kahveni bile içmemiştin soğumuştu. Tesadüftür ki ben de kahve ısmarlamıştım. Çünkü buraya her geldiğimde kahve içerdim.

Bana hikayeni anlatmasan da gözyaşını silmeyi  çok istiyordum. Bir merhaba demek istedim sana sarı çiçeğim… Acaba bana kızarmıydın !? saat 13:00 e geliyordu işe de gitmem gerekiyordu mesai saatim de gelmişti ama seni bırakamazdım ,seni incitmekten korkuyordum.1 saattir ağlıyordun sarı çiçeğimi kim koparmıştı!?

Sana aşık olmuştum ağlayan gözlerinde bile ışıltı vardı. Sönmüştü belki o anda; ama biliyordum ve inanıyordum ki  o ışığı ben tekrar yakabilecektim…
Peşin sıra düşünceler aldı beni…
Artık gidiyordun hesabı istedin garsondan , bir şeyler yapmalıydım .. tüm cesaretimi toplayıp yanına geldim .

-merhaba dedim sesim ürkek…

Sen de bir an şaşırmıştın öyle zor duruyordun ki ayakta öyle de iradeliydin ki.. masaya tutundun güçlükle seni tutmak istedim yanlış anlarsın diye sana dokunamadım bile…
Bir adım attın öyle nazlı bir bebektin ki gözümde…

Bir kez daha merhaba dedim sen bana gülümseyerek gözlerin nemli merhaba dedin…

Aman Allah’ım bu ne güzel bir sesti … Çiçeğin dili bu kadar mı güzeldi!? Ne oldu diye soramadan sen bana acılarımı bu masada bıraktım dedin…adınıza sevindim diyebildim.. ve artık ağlamayacağım dedin…

Sonra çıktın çay bahçesinden ben de senin arkandan geliyordum …ama tek kelime etmemiştik. Sadece yürüyorduk sahil boyunca …uzun uzun kızkulesine baktın ….

Denizin yalnız kızına gitmek istiyorum dedin …
Ben öyle sevinmiştim ki sen benden bişeyler istiyor gibiydin…

Ben tek şartla dedim .. Bir daha ağlamayın gülen yüzünüz solmasın sarı çiçek dedim…

Yüzündeki tebessüm ömre bedeldi …

Ne olursa olsun sizi kimsenin üzmesine izin vermeyin ayrıca Kızkulesi sizinle artık yalnız kalmayacak … Kalbinizde de sizi çok ama çok sevecek biri elbette olacaktır diyebildim…

Elinde karaladığın defteri denize atarken; Artık gözyaşıyla ıslanmış Günah
Defterimi kapattım…dedin…
ŞİMDİ YOLLARIMIZ BİRLEŞTİ… İYİ Kİ O GÜN O ÇAY BAHÇESİNDEYDİK .. İYİ Kİ O GÜN KARŞIMA ÇIKTIN SARI ÇİÇEĞİM…
Hâlâ NEDENİNİ BİLMİYORUM VE BİLMEK DE İSTEMİYORUM..
ÇÜNKÜ SENİ ÜZENLER İÇİN SANA ACILARINI HATIRLATIP GÖZYAŞI DÖKMENİ İSTEMEM..
TEK BİLDİĞİM ŞU Kİ SEN ÇOK DEĞERLİSİN SARI ÇİÇEĞİM …
GÜLEN YÜZÜN SOLMASIN..
BEN SENİN GÜLEN GÖZLERİNE AŞIK OLDUM….
 
KahveKeyfi: )
Aşk üzerine yazılmış duygusal güzel bir yazıydı..
Ben de çok istiyorum ama böyle duygusal yazamıyorum illa ki sert oluyor o kadar da dikkat ediyorum  ama yine de alınıyor birileri..
Defteri denize atma konusuna girmeyeyim(:("Deniz"  ile  ilgili düşüncelerim hakkında daha öncede konuşmuştuk )
 Şiir yazıyormusun ? Eğer yine paylaşırsan okuruz.
Teşekkürler canım: )
 
ben teşekkür ederim ablacığım şiirlerim de yakında burada olur :)

crt' Alıntı:
KahveKeyfi: )
Aşk üzerine yazılmış duygusal güzel bir yazıydı..
Ben de çok istiyorum ama böyle duygusal yazamıyorum illa ki sert oluyor o kadar da dikkat ediyorum  ama yine de alınıyor birileri..
Defteri denize atma konusuna girmeyeyim(:("Deniz"  ile  ilgili düşüncelerim hakkında daha öncede konuşmuştuk )
  Şiir yazıyormusun ? Eğer yine paylaşırsan okuruz.
Teşekkürler canım: )
 
Özellikle şiir okumayı çok seviyorum..
Bi'gün Ortaköy'de denizi izkerken (ilham gelirse şayet) memleket üzerine  bir şiir yazcam.
Artık kahveyide sen ısmarlarsın dimi canım?
Fırsatlarıda çok iyi değerlendiririm ..
Bu konuda siyasetçiler elime su dökemez hane(:

Bir zamanlar yazmıştım  
"Gözlerini süzersin meydanlarda gezersin
Nutukları atarsın
Halkım dersin işçim dersin way dersin........."

diye devam eder..


 
tabi ki crt istediğin kahve olsun :) çok da zevkli olur :)


crt' Alıntı:
Özellikle şiir okumayı çok seviyorum..
Bi'gün Ortaköy'de denizi izkerken (ilham gelirse şayet) memleket üzerine  bir şiir yazcam.
Artık kahveyide sen ısmarlarsın dimi canım?
Fırsatlarıda çok iyi değerlendiririm ..
Bu konuda siyasetçiler elime su dökemez hane(:

Bir zamanlar yazmıştım 
"Gözlerini süzersin meydanlarda gezersin
Nutukları atarsın
Halkım dersin işçim dersin way dersin........."

diye devam eder..
 
Zaman aleyhimize işliyor...
Kim bilir kaç basamak daha var
Başucumda korkular ; takılıp kaldım anlamsızca tükenmeyen sorgulara ..

Gecenin ışıkları yerini gün ışığına bırakırken günaydınlar gecenin sessizliğinde kaybolur  ...

Gel-gitler , basamaklar , korkular , heyecanlar , umutlar , sevinçler ....
O kadar çok şey var ki
yaşanmış ve yaşanacak

Kim bilir kaş basamak daha var
Merdiven birer basamak çıkarken sonlanacakmış gibi ...
Son ?
Yeniden bir merdiven çıkıyor önüme  oysa ki ..
Basamak bir , iki , üç ...
Sayı saymak mı hayır asla...
Asla bir hesaplaşma değil ...
Takılıp kaldım anlamsız sorgulara
Kibrit çakacaktım karanlığa
Korkuların başucunda iken kadınım diyecektin bana...

kadının isem adamım
yaşanmışlıkların izi kalmış bak okunmayan romanımdaki gibi sende ...

Okunmayan roman her mevsim farklı yazılır okunmayacağını bile bile...
Günler ayları , aylar yılları kovalar ..

Romanım yazılmış ama okunmayan satırlarında hep sen vardın adamım
Gerçekleşecek hayallerim vardı kadınım derdin hep ...
Bir fotoğrafın izi idi anlamın mantığın aklın köşesindeki sevdanda...

Siyah beyaz derdin hep ;ben ise renkli ..
Renkli işte bu dünya hep senin elinde derdim ben de...
Hani hep iki zıt kutup çekişir ya işte öyle bizimki de adamım ...
boya kalemleri kullanma derdin her defasında ...aynı çekişme ama tatlı...

Ben siyah beyazı şöyle tanımladım adamım her şey aynı gitmez adamım ...
Çünkü benim dünyam başka adamım
Her ne kadar sen bana desen de senin kabuğun yok
Benim kabuğum sevdanın kovuğunda...
benim DÜNYAM ÇINARIN KOVUĞUNDA...
TIPKI SENİN ANLAMINDAKİ MANTIĞINDAKİ AKLINDAKİ SEVDANA GİZLENMİŞ FOTOĞRAF KARESİNDE...

Ulu ÇINARIN KOVUĞUNDA OTURAN GÜLÜŞÜNÜ GAMZESİNDE GİZLEYEN KADININ....
Çınarın yeşil kahverengi  tonları vardır baharlarda...
Her mevsim değişir işte bak tıpkı benim dünyamın renkli olması gibi ....
 
Dobra bir yazı olmuş.Tebrikler...
Çok  güzelmiş... :)
Kalemine,yüreğine sağlık.. :)
 
bu yazım yerel bir gazetede küçük bi değişiklik yapılarak yayınlanmış...çok mutlu oldum... :D
 
Adını verde bakayım yahu.Merak ettim hangi gazete.Okuyacam o yazıyı.Ama gazeteden. :)
 
İş Hayatında Beş Dakika...

Hayat hepimizin mücadelesini verdiğimiz bir unsurdur. Hayatın ta kendisidir insan! İş,aile,arkadaş,okul vs vs hayat içinde hayat yaşar insan!
Hiç düşündünüz mü?!
İş hayatında evraklar arasında boğuşurken,çalan telefonlara bakarken veya dışarıdaki koşuşturmacalarınız arasında sevdiklerinize ne kadar zaman ayırıyorsunuz? Sevdiğiniz olması şart değil ya hoş sanal-reel paylaşımda bile karşınızdaki önce insandır...
Benim çok yoğun bir iş hayatım da oldu; lakin sizleri de yargılamıyorum yaşadığınız iş hayatınızdak süreçten ötürü..
Başınızı kaldırdığınızda acaba kim var yanınızda hiç düşündünüz mü? Çok mu yoğunsunuz ?!
Telefon iki dakika,e-posta iki dakika,kapı zili iki dakika... İki dakika diyorum çünkü yazmak ve yollamak, gitmek ve zili çalmaktır.Neden iş bahanesi olur anlamam ;hayatınızı işten hariç birilerine, bir hayata adamak bu kadar mı zor?!
Aslında teknoloji iyi değil ; telefon,e-posta derken bir tuş kadar yakın olan sevgiyi,saygıyı; hasreti,vuslatı unutuyorsunuz.. Bir o kadar da güzel iş hayatınızın beş dakikasını çalın ve dost,sevgili,eş,anne-baba,kardeş vs her ne ise arayıp sormak istediğiniz ulaştırın sevgi ve saygınızı...
Belki iki dakika yetmeyecek ... Beş dakika bile kafi gelecektir. Belki gitmek isteyeceksiniz yanına beş dakika kahve keyfi yapacaksınız ; lakin değer veriyorsanız lakin iş hayatından başka bir hayat olduğuna inanıyorsanız durmayın sadece beş dakika ayırın..
Hatırlamak ve hatırlanmak için beş dakika iş hayatınızdan çalmaya değmez mi?!
Beş dakika çok ise iki dakikaya ne dersiniz?!

 
bu aralar hiç yazasım yok ;lakin yazacak içimi dökecek o kadar çok şey var ki hayatta :) :(
 
Geri
Üst