hurma...

  • Konbuyu başlatan eftelya
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Serbest Kürsü kategorisinde eftelya tarafından oluşturulan hurma... başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 1,966 kez görüntülenmiş, 3 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Serbest Kürsü
Konu Başlığı hurma...
Konbuyu başlatan eftelya
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan sehla
E

eftelya

Kullanıcı
20 Nis 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
Bir zamanlar uzak ülkelerden birisinde küçük bir okul vardı ve burada çocuklar yaşlı bir öğretmenden ahlâk, dilbilgisi, matematik vs. gibi dersleri öğreniyorlardı. Ancak, öğretmen öylesine sert ve disiplinliydi ki, öğrencilerin hepsinin ondan ödü kopuyordu. Hele de yaramazlık yapmışlarsa...
Öğrenciler ders çalışırken, öğretmen bir yandan onlan gözetler, bir yandan da bir şeyler alıştırırdı. Etüd salonundaki dolabından küçük bir sepet çıkarır ve büyük bir iştahla sepetten aldığı şeyleri atıştınrdı. Bu arada çocukları sık sık büyük bir ciddiyetle uyarırdı:
"Bu büyüklerin yiyebileceği bir şey. Çocuklar yerlerse zehirlenip ölebilirler."
Çocuklar bu sözlerle daha da meraklanırlar, ama öğretmenlerinin ne yediğini bir türlü keşfedemezlerdi.
Derken, bir gün öğretmenin bir işi çıktı ve şehre gitti. Giderken de çocuklara sıkı sıkı tembihledi: "Ben yokken dersinizi güzelce çalışın ve sakın yaramazlık yapmayın."
Karşı konulmaz merak duygusuna kapılan birkaç yaşı büyük öğrenci, öğretmenin dolabına bakıp, zehirli olduğu iddia edilen o gizli yiyeceğin ne olduğunu anlamaya karar verdi. Dolabı açtıklarında, hasır sepetin içinde kurutulmuş hurmalar olduğunu gördüler. Öğretmenin, sadece büyüklere mahsus olan bu yiyecekleri ilaç olarak kullandığını düşündüler. Sonra ilk defa gördükleri bu şeyi tatmaya karar verdiler.
Sırrı keşfeden ve böyle lezzetli yiyecekleri bulan çocuklar bunların kime ait olduğunu hepten unutup meyvelerin ağız suyu akıtan cazibesine mağlup oldular. Önce dolaptan sepeti çıkardılar, sonra cesaretli olanları birer ikişer tane hurmayı şapur şupur yemeye başladı. Çok geçmeden bütün öğrenciler harekete geçti ve bir anda sepette bir tane bile hurma kalmadı.
Ziyafet sona erince, çocukların aklı başına geldi ve ne yaptıklarını fark ettiler. İçlerini büyük bir kaygı kapladı: "Döndüğünde öğretmenimize ne diyeceğiz?" diye kara kara düşündüler.
Bari fazla sert olmayan bir ceza alalım diye, hocalarının kabul edebileceği bir takım mazeretler bulmak için beyinlerini zorladılar. Çocuklardan genelde sessiz olan birisi bir fikir attı ortaya. Öğretmenin içine mürekkep koyduğu çok değerli taş hokkayı masadan alıp yere attı. İkiye bölünen hokkanın içindeki siyah mürekkebi öğretmenin sandalyesinin her tarafına döktü. Sonra da öğretmenin masasını tepetaklak edip herkese yere yatmalarını ve her taraflarını battaniyeyle örtmelerini söyledi.
ikindi vakti öğretmen şehirden döndü. Etüd salonunun kapısını açıp da odadaki darmadağınıklığı görünce ne diyeceğini şaşırdı. Her tarafa saçılmış mürekkep, tersine dönmüş masa, örtülere bürünmüş ve sersem sersem bakan öğrenciler. Manzaradan hayrete düşen öğretmen bağırdı: "Neler oluyor burada? Ne oldu anlatın hemen!" Kurnaz öğrenci yavaşça ayağa kalktı ve yüzünde korkunç bir acıyla şöyle dedi:
"Hocam, teneffüste oyun oynarken kazayla masanızı devirdik, hokkanızı kırdık. Ne yapacağımızı bilemedik. Sonunda hepimiz bu affedilmez yaramazlığımız için ölmeye karar verdik. Ve sepeti çıkarıp içindekilerden yedik. Şimdi zehrin etkisini göstermesini bekliyoruz. Çok, çok üzgünüz hocam."
Derin ve uzun bir nefes alan hoca tek kelime etmeden dışarı çıktı ve: "Hımmm" dedi kendi kendisine. "Bizim çocuklar büyüyorlar galiba!"

alıntı
 
S

semazen

Kullanıcı
19 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
teşekkürler eftalya...
 
K

Kristal

Kullanıcı
28 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
Öğrencinin hayal gücü epeyce genişmiş. :)
teşekkürler ;)
 
S

sehla

Kullanıcı
5 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
zekice ne diyebilirim ki öğrencilik yıllarım geldi aklıma çok güzeldi teşekkürler  :D
öğretmenin paylaşmak istememesi de onaylanacak nitelik de değil
 
Üst