Eşşeklikten kurtulma..

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan crt
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

crt

Kullanıcı
Katılım
11 Eyl 2009
Puanları
38
Konum
İstanbul






***********************

224732_200485953324138_182403788465688_485927_44846_n.jpg


Eşşeklikten kurtulma..
Köyün yaşlı semercisi Bekir usta ölmüştü.Tüm eşekler köy meydanında toplandılar, tepindiler oynamaya başladılar.Yaşlı hasta bir eşek duvar dibinde düşünüyordu.Ona geldiler:
-“Haberin yok herhalde,semercimiz öldü”dediler.
-“Ne olmuş öldüyse?”
-“Artık sırtımız yara bere olmayacak,özgür olacağız”
-“Nasıl bir özgürlükmüş bu!”
-“Semerci olmayınca artık sırtımıza semer yapılmayacak, kırda bayırda istediğimiz gibi dolaşacağız…”
-Yaşlı eşek gülmüş:
-“Şaşarım aklınıza”demiş.
-“Bugün sevinçle tepineceğinize,aslında yas tutmalısınız. Bekir Usta iyi kötü sırtımızın ölçüsünü biliyor, bizi rahatsız etmeyecek semerler yapmaya çalışıyordu. Yarın bir acemi semerci getirirler,sırtınız yaradan kurtulmaz. İyisi mi siz semerciden değil, eşeklikten kurtulmanın yolunu arayın. Eşek kaldıkça, sırtınıza bir semer yapan bulunur.”
 
Hani bir söz vardırya ...
Sırtımda semer oldukça insanım diyemem.
Yangınlar alevinden geçip de gelen dost unutmaki insansın sen.!
 
:) doğru..

"Hakk' ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine teslim ol.
Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın.
"Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir" diye endişe etme.
Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?"

Halimize şükretmek gerek,daha kötü durumlarda olanları düşünerek..




 
Parayla  insanları köle yaparım gerekirse altından semer takarım diyenlere ve buna izin verenlere yorum yapmayacağım .!
Ama şu Elif Şafak konusuna takıldım(:
'Aşk' adlı kitabını herkes okududa bir ben  ısrarla okumadım(: (“Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir” diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?)

 
asukaki' Alıntı:
"Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir" diye endişe etme.
Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?"
ELif şafak mıydı ??
Evet,Elif Şafak.kitabındaki 40 kuraldan birisi :)

Crt bence okumalısın,pişman olmazsın.bende çok popüler olmuş kitapları okumakta tereddüt ederim ama ben beğendim.
Ancak okuyarak bir fikir sahibi olabiliriz,önyargılı olmamalıyız değil mi  ;)
 
Prenses teşekkür ediyorum canım .Mutlaka güzeldir ..
Elif ŞAfak'ın 'Aşk' romanını
Dan Brawn'ın 'Da Vincinin Şifresi' kitabını aldığım halde okumadım ...Okumayacağımda.
Hatta hiç unutamıyorum  D. Brawn'ın bu kitabı yüzünden banlandım (:
 
Crt Elif Şafak okumuyor musun sana inanmıyorum hemen al oku "mahremi" kesinlikle öneririm. "aşk" seni biraz sıkar senin düşüncelerini bildiğimden diyorum :)
 
Eşeklikten kurtulunmaz. Çünkü eşek,hayvan değildir. İsmi,o hayvana sonradan yakıştırılmıştır.
Ben eşşeğim ..Eşşek !
 
Aklıma gelmişken,bir ara bizim buralarda millet eşek at etine alışmıştı,hakiki et yiyince karınları ağrıyordu,bu nebiçim sucuk diyorlardı :)
 
Mesut
Arkadaşlarla beraber sende mi afiyetle yedin yoksa ?(:
O eşekleri kesen sıfatsızlara diyecek söz kalmadı .Neyse yurdum insanı zaten işini bilir(:
 
Bir ara da bizim sanayi de bir pideci dükkan açtıktan kısa süre sonra ,sanayideki kediler kaybolmuştu.. pideler fena değildi ama bilemiyorum.
Neyse. Eşeğin gözleri güzeldir,eti de .. Ama yenmez.
O eti kesip satanlara rahmetli kemal sunalın o ünlü malum lafını diyorum...
 
Mesut ya çok fenasın ..
Artık pidede yitemeyeceğiz .Bari kaşarlı olsun (:
 
Tabii eşşeklikten kurtulmakta var(: Nasıl olur demeyin okuyun lütfen

Dağda
özgürce yaşayan bir inek, bir beygir, bi...r eşek, dağılıp insanların
arasına... karışarak ne yaptıklarını öğrenmeye ve beş yıl sonra
buluşmaya karar verdiler. Her biri başka yöne yola çıktılar.

Beş yıl sonra buluşma yerine önce inek ile beygir geldi.

Ikisi de perişan bir halde, zayıflamış, dişleri dökülmüş, kamburları çıkmış, adeta çökmüşlerdi.

Beygir sordu: “Nedir bu halin inek?..”

Inek iç çekerek anlattı:

“Bu
insanlar merhametsiz. Beni durmadan birbirlerine sattılar. Alan sütümü
sağdı. Bir inek daha varmış, onu yanıma koyup çifte koştular, aç
bıraktılar. Canımı zor kurtardım be kardeş…”

Sonra beygir anlattı:

“Benim
de ağzıma bir demir parçası geçirdiler, ağzımı açamadım. Üzerime
bindiler. O indi öbürü bindi, o indi öbürü bindi… Binmedikleri zamanlar
zincire vurdular… Belim çöküp de onları taşıyamaz bir hale geldiğimde
arkama kocaman bir araba bağladılar, bu sefer birçoğunu birden taşımaya
başladım. Ben onları taşıdıkça kırbaçladılar. Canımı zor kurtardım yav
inek kardeş…”

*

Ve uzaktan eşek gözüktü.

Eşek; ıslık çala çala, taşlara tekme ata ata geldi. Mutluydu.

Şişmanlamıştı, tüyleri parlıyordu, gözlerinin içi gülüyordu, üzerinde lacivert takımlar vardı.

Inek ile beygir, “Nedir bu halin, neler oldu” diye merakla sordular, eşek anlattı:

“Bir
memlekete vardım, birisi bağırdıkça insanlar onu alkışlıyordu. Ben de
yüksekçe bir yere çıkıp bağırdım. Benim bağırmamı bilirsiniz, duyan
benim yanıma koştu, duyan koştu. Onlar geldikçe ben daha çok bağırdım…”

“Sonra?..”

“Sonra beni başkan seçtiler…”

“Yani sen başkan mı oldun?..”

“Evet…
Bir şey yapmama gerek kalmıyordu, ben bağırdıkça onlar ‘Memleket
seninle gurur duyuyor’ diye alkışladılar. Yiyecek birçok şey vardı. Ben
ise yedim ve bağırdım, yedim ve bağırdım…”

“Pekiii… Senin eşek olduğunu anlamadılar mı?…”

Eşek yanıtladı: “Valla yarısı anladı ama diğer yarısına anlatamadılar…
 
Farkı farkedebilmektir önemli olan...Gurur işine hiiç girmeyelim...Megolomanlık gibi  olcak ama şu an sadece kendimle gurur duyuyorum(:
 
Geri
Üst