İngiltere'de yapılan bir araştırma duygusal zeka katsayısı (Emotional Intelligence = EQ) yüksek olan yöneticilerin iş hayatında daha başarılı olduğunu ortaya çıkardı. EQ'su yüksek yöneticiler, hem kendi yeteneklerinin sınırlarını biliyor, hem de birlikte çalıştığı kişilerin beklentilerine duyarlılıkla yaklaşarak, iş hayatında başarı ve mutluluğu yakalıyor.
İş hayatında en az zeka kadar, duygusal zekanın da büyük rol oynadığı ilk kez Amerikalı psikolog Daniel Goleman tarafından 1995 yılında yayınlanan kitabında ortaya atıldı. O günden bu yana bu kavram çok tartışıldı, bazı işyerleri eleman seçiminde adaylara duygusal zeka testi uygulamaya başladı.
Manchester Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Enstitüsü'nden Mark Slaski, İngiltere'de bir market zincirinde çalışan 224 yöneticiye EQ testi uyguladı. Yöneticilere, ikna kabiliyeti, bağımsızlık, strese tahammül sınırı, sosyal sorumluluk ve iyimserlikle ilgili sorular soruldu. Test sonucunda katılımcılar 100 EQ üzerinden değerlendirildi. Market yöneticilerinin ortalama EQ'su 98 çıktı.
EQ'nun randıman ve verimliliği artırdığını söyleyen Mark Slaski, bu konuda şu yorumu yaptı:
'EQ'su yüksek olan yönetici, çalışanlarına daha duyarlı davranıyor. Bu yöneticiler, çalışanlarını herkesin önünde onların kişiliğini rencide edecek, küçük düşürecek şeyler yapmaması gerektiğini biliyor. Yöneticilerin strese tahammül sınırı ve moral düzeylerine de baktık. Duygusal zekası yüksek olan kişiler, iş hayatında daha az stres ve üzüntü yaşıyor. Ayrıca daha az sağlık sorunları olduğunu söylüyorlar.'
Bugün birçok IQ'su yüksek olan kişinin, EQ'su yüksek yöneticilerin altında çalıştıkları bilinen bir gerçek. Çünkü zekaya sahip olmak kadar, zekaya sahip insanları doğru yönlendirecek ve kanalize edecek bir zekaya sahip olmak da aynı oranda değerli.
Sevgili okurlar, belki IQ'nuz yüksek olmayabilir. IQ'su yüksek biri gibi dahice keşifler ya da hesaplar yapamayabilirsiniz. Ama EQ'nuz yüksekse o dahice keşifleri yapacak bir ekibi kurmak ve yönetmek konusunda harikalar yaratacağınızın farkındasınız, değil mi?

İş hayatında en az zeka kadar, duygusal zekanın da büyük rol oynadığı ilk kez Amerikalı psikolog Daniel Goleman tarafından 1995 yılında yayınlanan kitabında ortaya atıldı. O günden bu yana bu kavram çok tartışıldı, bazı işyerleri eleman seçiminde adaylara duygusal zeka testi uygulamaya başladı.
Manchester Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Enstitüsü'nden Mark Slaski, İngiltere'de bir market zincirinde çalışan 224 yöneticiye EQ testi uyguladı. Yöneticilere, ikna kabiliyeti, bağımsızlık, strese tahammül sınırı, sosyal sorumluluk ve iyimserlikle ilgili sorular soruldu. Test sonucunda katılımcılar 100 EQ üzerinden değerlendirildi. Market yöneticilerinin ortalama EQ'su 98 çıktı.
EQ'nun randıman ve verimliliği artırdığını söyleyen Mark Slaski, bu konuda şu yorumu yaptı:
'EQ'su yüksek olan yönetici, çalışanlarına daha duyarlı davranıyor. Bu yöneticiler, çalışanlarını herkesin önünde onların kişiliğini rencide edecek, küçük düşürecek şeyler yapmaması gerektiğini biliyor. Yöneticilerin strese tahammül sınırı ve moral düzeylerine de baktık. Duygusal zekası yüksek olan kişiler, iş hayatında daha az stres ve üzüntü yaşıyor. Ayrıca daha az sağlık sorunları olduğunu söylüyorlar.'
Bugün birçok IQ'su yüksek olan kişinin, EQ'su yüksek yöneticilerin altında çalıştıkları bilinen bir gerçek. Çünkü zekaya sahip olmak kadar, zekaya sahip insanları doğru yönlendirecek ve kanalize edecek bir zekaya sahip olmak da aynı oranda değerli.
Sevgili okurlar, belki IQ'nuz yüksek olmayabilir. IQ'su yüksek biri gibi dahice keşifler ya da hesaplar yapamayabilirsiniz. Ama EQ'nuz yüksekse o dahice keşifleri yapacak bir ekibi kurmak ve yönetmek konusunda harikalar yaratacağınızın farkındasınız, değil mi?
