DUYGULARIN DÜNYASI...

  • Konbuyu başlatan payro
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Serbest Kürsü kategorisinde payro tarafından oluşturulan DUYGULARIN DÜNYASI... başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 2,023 kez görüntülenmiş, 2 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Serbest Kürsü
Konu Başlığı DUYGULARIN DÜNYASI...
Konbuyu başlatan payro
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan bişileryapmaklazım
P

payro

Kullanıcı
23 Eyl 2006
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
www.ismailpeker.ozelsayfam.com
Fiziksel olarak 5 tane duyu organımız dışında bizi en çok etkileyen hatta hayatımızı değiştiren duygu ve düşünce diye isimlendirdiğimiz elle tutulup gözle görünmeyen bazen sevda , bazen nefret şeklinde tecelli eden, kendi ölçülerinde değerlendirip inanan veya inanmayan bir özelliğimizden bahsetmek istiyorum. Hayatımızı etkiliyor çünkü, beyinde cereyan eden yargı sonucu insan nasıl bir yaşam sürdüreceğine, seveceğine veya nefret edeceğine karar veriyor. Ancak ondan sonra insan kendine ve çevresine karşı bir tutum içerisine giriyor. Fakat yaratılış itibariyle insan iyiliklere ve güzelliklere meyildir. Onu zamanla değiştiren çevre şartları ve yaşağıdı olaylardır. Sağlıklı bir şekilde çevreden etkilenmiş insanda sevgi ve hoşgörü ağır basar. Burada inanç dünyamızın bize kazandırdığı manevi değerler içerisinde en önemlisi Aşk’tır.
Aşkı düz mantık kurallarıyla izah etmek veya anlatmaya çalışmak mümkün deyildir ama yinede sevmesini bilenlere çok aşırı sevgi diye izah ettiğimizde üç aşşağı beş yukarı ancak ne olduğunu tahmin edebilir. Seven insan bir sır koymak şartıyla sevdiği insan uğruna belirli şeylerden vazgeçebilir. Aşık olan için bir sır yoktur. Aşk için dünyada vazgeçilemeyecek hiç bir şey yoktur ve bunun az önce belirtiğimiz gibi mantığıda yoktur. Bilmeyen için saçma ve aptalca, bilen için ise gayet normaldir aşık insanın hali. Bilen için bir resim, bir tablo veya bir tarihi eser aşk derecesinde bir kıymete sahiptir. Bilmeyen için ise meydana getirilirken harcanan zaman ve malzeme kadar kıymeti vardır. Ondaki ruh ve sanatı herkez anlayamaz. Pırlanta dünyada en kıymetli taşlardan biridir, onun kıymeti sadece parlaklığından ibaret değıldir. Ama parlaklığı yanında çok az bulunur olması ve de ayrıca ona şekil veren ustanın maharetindendir.
Sevdada öyledir. Sevilen çok kıymetlidir. Ondan daha kıymetli olanıda aşktır, aşık olunan sevgilidir. Çünkü bu ulvi duygular da dünyada herkeste mevcut deyildir. Sevgi nadir insanlarda vardır, aşk ise çok az insanın ulaşabildiği bir sırdır. Aşk sevgilide yok olmak, sevgili uğruna yanmaktır. Ama o yangın ateşi külsüz dumansızdır onu gözle görmek mümkün değildir.
Bildiklerim yaşadığım sürece edindiğim tecrübelerden ibarettir. Bu bilgiler ışığında sevda şehvetle birlikte başlar kara sevda olur şehvet unutulur. Aşk derecesine gelince, cisim tamamen unutulur o zaman gözden öte gönül görür her şeyi ve onda bütünleşir. Sevgilinin şeklinde şemalide var olan cismin dışında kendine has şekillenir. Ama bunu her insan kaldırabilirmi buna dayanabilirmi? Onu bulan dayanır. Çünkü yaratılmışlar içerisinde en dayanıklı varlık insandır. Onu yaratan kaldıramayacağı bir yükü zaten vermemiştir değilmi.!!

Saygılarımla;
 
F

FADİME TASTAN

Kullanıcı
8 Mar 2007
En iyi cevaplar
0
0
Kocaeli
Aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur.
                                                      Antoine Bret
 
B

bişileryapmaklazım

Kullanıcı
14 Kas 2008
En iyi cevaplar
0
0
İzmir
payro paylaşımın için teşekkürler çok güzel yazılmış eline sağlık :)
 
Üst