Çocuklukta Saklıydı Mutluluk

prenses35

Kullanıcı
Katılım
23 Ağu 2008
Puanları
36
Konum
İzmir
Çoçukken yarın neler oynayabiliriz diye düşünürdük,şimdi ise yarın bize hayat hangi oyunu oynayacak diye düşünüyoruz...

çoçukken körebe'lerimiz vardı bizim,gözümüz her bağlandığında karşımızda duranları yakalama heyacanımız,
sonra belli belirsiz yerden gelen dokunuşlar ve sesler ''ali beni yakalayamaz''
Oysa hayatta yakalayamadığımız ne çok şey var...

Çoçukken yakalayamadıklarımıza güler gecerdik.Şimdi ise yakalanamayan herşeyin ardından bazen sessizce
bazen hıçkırıklarla ağlıyoruz.

Büyüdükçe hayatın ne kadar zorlu olduğunu,büyüdükçe hataların ne kadar telafisiz olduğunu,
her gecen günün biraz daha acı olduğunu,ögreniyoruz...

Saklambaçlarımız vardı bizim,dün gibi aklımda,sanki bugün yine ''yeşim aysel anıl yasin bekir esma ali''
akşam olacak gelecekler ve tekrar oynayacağız.Aysel sayacak önce ''haksızlık bu hep bana saydırıyorsunuz''diyerek kızacak.

Anıl ''senin hayatın saymakla gecer''diyecek ve hep bir ağızdan güleceğiz sanki...

Şimdilerde ise hayatımız gecen acı günleri saymakla geciyor.Oysa çoçukluğumda duymuştum bu sözüde gülmüştüm.

Hayat işte güldüğün söze bazen ağlatabiliyor.

Çoçukluğumuzda idi mutluluğumuz,heyacanlarımız,korkularımız.

Küçükken karanlıktan çok korkardık her çoçuk gibi,ozamandan bu zamana değişmeyen tek şey karanlıkta ağlamalarımız.
Küçükken korkudan,büyükken kimse görmesin diye...


alıntı.
 
Küçükken karanlıktan çok korkardık her çoçuk gibi,ozamandan bu zamana değişmeyen tek şey karanlıkta ağlamalarımız.
Küçükken korkudan,büyükken kimse görmesin diye...
Ne güzelde demiş her ki yazdıysa...
Paylaşım için teşekürler ;)
 
prenses35' Alıntı:
Çoçukken yakalayamadıklarımıza güler gecerdik.Şimdi ise yakalanamayan herşeyin ardından bazen sessizce bazen hıçkırıklarla ağlıyoruz.

alıntı.

çocukluk gerçekten de güzel di ama hayatın her döneminin ayrı bir güzelliği var.
 
Ben tesekkür ederim okuduğunuz için.yasamın her dönemi güzel elbette ama cocukluk dönemi gibisi yok bence :) çocukken üzerimizde sorumluluklar,cekemeyeceğimiz yükler yoktu işte maalesef zamanla büyüdükce yasanması gereken ne varsa her seyi zamanı gelince yasıyoruz.
 
Peh. Hakikaten ha korkardık karanlıktan ama daha bi mutluyduk.
Mutlu, küçük korkaklardık.

Artık küçülemeyeceğimize göre. Saklandığı yerde kaldı vesselam.
Gece gece ne diye girdim ben bu konuya şimdi bilmiyorumki.


 
Yolun sonunda denizi görebildiğim taş evimizin tahta kapısından ayağımdaki naylon terliklerin çıkardığı seslere aldırmaksızın elimdeki rüzgar gülüyle yolun sonundaki maviliğe doğru koşmaktı....

Üzerimden hiç çıkarmadığım mayom ve askılı çiçek desenli elbisemin akşam saatlerine kadar kah ıslanması kah tuzla karışık kuruması demekti... birde bahçemizdeki tulumbadan çıkan suyla sardunyalarımızı sulamak... avluyu çalı supurgesiyle süpürdükten sonra tulumba suyuyla sulayıp akşam yemeğine hazırlamaktı ... Ilık akşam imbatlarıydı mutluluk... Dedemle babaannemin gelmesi demekti... 35 yaşında vefat eden halamın makyaj çantasını gizlice kurcalayıp yüzümüzü gözümüzü boyamak demekti...

sokakta futbol-yakartop oynayıp ekmek arası peynirle karın doyurmaktı... Anneannemin İzmirden getirdiği yürüyen bebeği hiç dokunmadan saklamak demekti... Bayramlık için terziye gitmek... en canlı renklere sahip cafcaflı elbiseler ayakkabılar çantaların sana ait olduğunu bilerek sabaha kadar uyuyamamaktı...

Mahalledeki birkaç tv den birinin bizde olması demekti... her akşam komşu ve çocuklarıyla geçirilen keyifli zamanlardı...

tarlada çalışan işçilerimizle tütün ve pamuk toplayıp onlarla aynı sofrada ilginç sohbetlerine tanık olmaktı....

uykudan önceden hemen sonra yatağa koşmak, misafirliğe gittiğimiz evlerde uslu durup ikram edilenlerin hepsini bitirmemek demekti... avluda ip atlamak saklambaç oynamak, yaz günleri gün batımında bahçeden domates biber toplayıp salataya yardım etmek, karpuzu kuyu suyuyla dolan minik havuzumuza atıp soğumasını beklemek demekti...

ve binmelere doyamadığım ip salıncağımdı....

ve bir sürü şeydi çocukluk...
Birde dizlerimdeki , kollarımda ve anlımdaki yere izleri anlatır en güzel çocukluğumu.. mutluluğumu  :)

Bunalır daha önce yazdım sanırım ama bu konudada paylaşmak istedim :)
 
çocuk olmak çok güzel ve çocuksu mutluluğu içimizde yaşatmak çok önemli.tesekkürler nil paylasımın için.
 
prenses35' Alıntı:
Çoçukken yarın neler oynayabiliriz diye düşünürdük,şimdi ise yarın bize hayat hangi oyunu oynayacak diye düşünüyoruz...

çoçukken körebe'lerimiz vardı bizim,gözümüz her bağlandığında karşımızda duranları yakalama heyacanımız,
sonra belli belirsiz yerden gelen dokunuşlar ve sesler ''ali beni yakalayamaz''
Oysa hayatta yakalayamadığımız ne çok şey var...

Çoçukken yakalayamadıklarımıza güler gecerdik.Şimdi ise yakalanamayan herşeyin ardından bazen sessizce
bazen hıçkırıklarla ağlıyoruz.

Büyüdükçe hayatın ne kadar zorlu olduğunu,büyüdükçe hataların ne kadar telafisiz olduğunu,
her gecen günün biraz daha acı olduğunu,ögreniyoruz...

Saklambaçlarımız vardı bizim,dün gibi aklımda,sanki bugün yine ''yeşim aysel anıl yasin bekir esma ali''
akşam olacak gelecekler ve tekrar oynayacağız.Aysel sayacak önce ''haksızlık bu hep bana saydırıyorsunuz''diyerek kızacak.

Anıl ''senin hayatın saymakla gecer''diyecek ve hep bir ağızdan güleceğiz sanki...

Şimdilerde ise hayatımız gecen acı günleri saymakla geciyor.Oysa çoçukluğumda duymuştum bu sözüde gülmüştüm.

Hayat işte güldüğün söze bazen ağlatabiliyor.

Çoçukluğumuzda idi mutluluğumuz,heyacanlarımız,korkularımız.

Küçükken karanlıktan çok korkardık her çoçuk gibi,ozamandan bu zamana değişmeyen tek şey karanlıkta ağlamalarımız.
Küçükken korkudan,büyükken kimse görmesin diye...


alıntı.

bir bir her kelimeye katılıyorum eskidendii çok eskideenn :-\
 
Geri
Üst