biz izin vermezsek...

  • Konbuyu başlatan glsn_
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kişisel Gelişim Yazıları kategorisinde glsn_ tarafından oluşturulan biz izin vermezsek... başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 4,983 kez görüntülenmiş, 16 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kişisel Gelişim Yazıları
Konu Başlığı biz izin vermezsek...
Konbuyu başlatan glsn_
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan efsane_18
G

glsn_

Kullanıcı
4 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
BAŞKALARI ANCAK İZİN VERDİĞİMİZİ YAPABİLİR
Biz izin vermezsek, olağanüstü koşullar hariç, kimse ezemez bizi.
Biz paspas olmayı kabul etmezsek, kimse çiğneyemez bizi ayaklarının altında.
Biz izin vermezsek , ancak bir kez gelip keyfimizi bozabilir dostlarımızın yanında, bir densiz.
Biz izin vermezsek , hayatı anlamayan biri babamız bile olsa gelip hayat dersi veremez bize.
Biz izin vermezsek, kimse karşımıza geçip de sorgulayamaz hayat tarzımızı.
Her şeyi göze alarak izin vermezsek, kimse gelip yerleşemez hayatlarımızın merkezine.
Biz izin vermezsek , en sevdiğimiz insan bile olsa, onurumuzla oynayamaz.
Biz izin vermezsek, kimse alay edemez kişiliğimizle.
Biz izin vermezsek , kimse gelip parasıyla satın almaya kalkamaz bizi ve de alamaz.
Biz izin vermezsek, palavracının birini saatlerce dinlemek zorunda kalmayız.
Biz izin vermezsek, kimse hayatımızı nasıl ve nerede yaşamamız gerektiği konusunda direktif veremez.
Biz izin vermezsek, kimse fikir yürütemez dostlarımızın kimler olacağı hakkında.
Biz izin vermezsek, kimse gelip tartışamaz bizimle gönül ilişkilerimizi.
Biz izin vermezsek, kimse bizim yerimize karar veremez hangi mesleği seçeceğimize.
Biz izin vermezsek, saldıramazlar özgürlük ve yalnızlığımıza.
Biz izin vermezsek, kimseler engelleyemez kendimizi geliştirmemizi.
Biz izin vermezsek, kimse gelip sorgulayamaz hayat ve insan ilişkilerine bakışımızı.
Biz izin vermezsek, kimse gelip alamaz bizden düşlerimizi.
biz izin vermezsek, kimse gelip alamaz değer verdiğimiz bir şeyi elimizden.
Bedelinin çok ağır olacağını daha baştan bileceği için ona göre davranacaktır çünkü.
Velhasıl, biz izin vermezsek, kimseler çalamaz bizden hayatlarımızı.

Bedelini ödemek ve cesaretle karşılarında dik durursak eğer. :) :)


 
Safari

Safari

Kullanıcı
7 Haz 2007
En iyi cevaplar
0
36
İstanbul
babamız anamız ilgilenmezse doğruyu göstermek için çalışmazsa kim çalışabilir ki ve biz izin verirmiyiz kİ başkalarına?
yanlış mı düşünüyorum.
 
G

glsn_

Kullanıcı
4 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
Safari' Alıntı:
babamız anamız ilgilenmezse doğruyu göstermek için çalışmazsa kim çalışabilir ki ve biz izin verirmiyiz kİ başkalarına?
yanlış mı düşünüyorum.
tabiki doğru bi düşünce..babamın düşüncelerinin yeri her zaman bende ayrıdır..
 
E

ebru_61

Kullanıcı
29 Nis 2007
En iyi cevaplar
0
0
trabzon
bılemıyorum ama ızın ıstemıyorlar kalbımızı kırmak ıcın yada bız ızın ıstemıyoruz tabı secerken hayat tarzımızı ama kendı cevremızın zaten belırlı olan bır yasantısı oldugundan cıkamıyoruz dısına dıye dusunuyorum
 
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
glsn_' Alıntı:
Biz izin vermezsek , hayatı anlamayan biri babamız bile olsa gelip hayat dersi veremez bize.
Helal olsun bu saatlerde bu söz bana çok iyi geldi.
Sonsuz teşekkürler.
Vesselam bende izin vermeyenlerdenim ne mutlu bana

 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Valla ne yalan söyleyeyim, yazı okununca göze hoş geliyorda, bu satırlar sanki biraz... nasıl diyeyim, "delikanlı yasaları" diyeyim haydi yumuşatarak.
Kimiz biz?
Herşeyin en doğrusunu mu yapıyoruz?
Hiç mi yanlışımız yok?

Bu yazı olsa olsa yaşamın kendi çevresinde döndüğünü sanan bencil bir kişi tarafından ele alınmış. Araya bir kaç istenmeyecek şeyde sıkıştırılmış, ve olmuş bir "delikanlının el kitabı"!

Ben bir yerde bir yanlış yapıyorsam, ve bu yanlışı "kesin doğru" kabul ediyorsam, hatta "en doğru benim yaptıklarım, benim davranışlarım" diye düşünüp, gözlerim kör, kulaklarım sağır, bu yanlışa devam ediyorsam, beni uyaran kişi benim dostumdur!
Gözlerimin açılması için "beni kırsada" dostumdur.
Hiç kimse, gerekmedikçe bir diğerinin yaşamına müdahele etmez.
Elbette bunu yapanlar vardır, benim söz ettiğim farklı, bu ayırımı yapabilecek olan kişi yaşamına müdahele edilen kişidir.
Eğer benim yanlışlarımı bana gösteren kişi, kendisine inancımı defalarca dile getirdiğim, ve sırlarımı paylaşabildiğim, kısaca "dost" olarak gördüğüm, saydığım, bildiğim kişiyse, ve bir hatam varsa, gelsin kafama vursun, canımı alsın!
Delikanlılıksa benim anladığım delikanlılık bu işte!
Öyle, "ben istemezsem..." değil hayat benim bakışımdan.
Elbette "benim istemediğim" durumlar olacaktır, o zaman ben bu sözü şöyle yazıyorum yeniden;
"Ben istemezsem, her türlü tartışma ve savunma haklarım bende saklı kalmak koşuluyla, yaşamıma müdahele ederek, bana göremediğim bazı hatalarımı söyleyen kişiler beni kıramaz, çünkü tartışırım. Ben yalnız değilim. Dostlarım var. Sevdiğimi, güvendiğimi defalarca söylediğim kişilerim var. Ve müdahele bu kişilerden geliyorsa, onlarla kendi doğrularımı ve onların göstermeye çalıştığı doğruları tartışırım, eğer ben dostsam kırılmam, kaçmam."

Ve bazılarımız, "ben istemezsem babam (!) bile bana hayat dersi veremez" diye ahkam keserken, acaba farkındamı kendilerinin sürekli birilerine "ders verme" durumuna girdiklerinin?

Ama bu kadar katı düşüncede olan kişiler, sadece kendi "doğrularını" doğru kabul etme bencilliğinde oldukları için, kendi söyledikleri hep doğru, başkalarının ki genelde yanlış olduğu için, bunun farkında olamazlar ki...

Ben yaşamın dostlarla paylaşıldığında çok daha verimli olacağına inanlardanım.
Gözlerimin kör olduğu durumlarda, "dost" dediğim kişi gözlerimi "artık" açabilmek için kafama vurmak zorunda kalmışsa, kendisine sadece teşekkür etmek düşer bana. Beni silkelediği için!

Ben sıradan standart bir insanım, doğrularım ve yanlışlarımla. Elbet bazı konularda diğerlerinden daha donanımlıyım, bazı konularda ise cahilim. Ne diyoruz, yaşam sürekli bir şeyler öğreten bir okul bize. Ve bu okulda, hatalarımı görerek bana yardımcı olmaya çalışan öğretmenlerime önce tezimi anlatırım, ve bu tezde düzeltilebilecek yanlışlarımı bana söyleyen, deneyimine inandığım öğretmenimin söylediklerine kulak vererek, daha doğruyu bulmaya çalışırım. Ve bazen öğretmen ben olurum, bazen en saf öğrenci.
Kısaca, "ben istemezsem" diyebilmek için, "en doğru" insan olduğumuzu kabul etmemiz gerekir, "en doğrumuyuz?" peki?

Ben isterim, haklarımı gözardı etmeden, "babamın" ara sıra bana hayat dersi vermesini.
Çünkü tek doğru benim doğrum değil hiç bir zaman.
Ve hiç bir zaman bu bencilliğe düşmeyeceğim.




 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
maxMESA' Alıntı:
İzin vermemek için önce bizden izin istenmesi lazım. Ordaki maddeleri yapanlar da pek izin istemezler  :)
İzin vermemek için, gerçekten "mükemmel" olmalıyız, mükemmelmiyiz? :)
 
H

Harun

Kullanıcı
29 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
36
İstanbul
leftinthedark.wordpress.com
Zynep' Alıntı:
maxMESA' Alıntı:
İzin vermemek için önce bizden izin istenmesi lazım. Ordaki maddeleri yapanlar da pek izin istemezler  :)
İzin vermemek için, gerçekten "mükemmel" olmalıyız, mükemmelmiyiz? :)
Diyelim ki mükemmeliz. Zamanın geçmesine izin vermeyebilirmiyiz. :)

Bizi dünyaya getirirken izin istediler mi ?

Arkadaşın yazısında

"Biz izin vermezsek, kimse bizim yerimize karar veremez hangi mesleği seçeceğimize."

bölümü var. En basiti bu. Doktor olmak istiyosun diyelim. Kimseden izin istemeden olabilirler mi ?

 
H

hanedeyim

Kullanıcı
11 Eyl 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Zynep' Alıntı:
Valla ne yalan söyleyeyim, yazı okununca göze hoş geliyorda, bu satırlar sanki biraz... nasıl diyeyim, "delikanlı yasaları" diyeyim haydi yumuşatarak.
Kimiz biz?
Herşeyin en doğrusunu mu yapıyoruz?
Hiç mi yanlışımız yok?

Bu yazı olsa olsa yaşamın kendi çevresinde döndüğünü sanan bencil bir kişi tarafından ele alınmış. Araya bir kaç istenmeyecek şeyde sıkıştırılmış, ve olmuş bir "delikanlının el kitabı"!

Ben bir yerde bir yanlış yapıyorsam, ve bu yanlışı "kesin doğru" kabul ediyorsam, hatta "en doğru benim yaptıklarım, benim davranışlarım" diye düşünüp, gözlerim kör, kulaklarım sağır, bu yanlışa devam ediyorsam, beni uyaran kişi benim dostumdur!
Gözlerimin açılması için "beni kırsada" dostumdur.
Hiç kimse, gerekmedikçe bir diğerinin yaşamına müdahele etmez.
Elbette bunu yapanlar vardır, benim söz ettiğim farklı, bu ayırımı yapabilecek olan kişi yaşamına müdahele edilen kişidir.
Eğer benim yanlışlarımı bana gösteren kişi, kendisine inancımı defalarca dile getirdiğim, ve sırlarımı paylaşabildiğim, kısaca "dost" olarak gördüğüm, saydığım, bildiğim kişiyse, ve bir hatam varsa, gelsin kafama vursun, canımı alsın!
Delikanlılıksa benim anladığım delikanlılık bu işte!
Öyle, "ben istemezsem..." değil hayat benim bakışımdan.
Elbette "benim istemediğim" durumlar olacaktır, o zaman ben bu sözü şöyle yazıyorum yeniden;
"Ben istemezsem, her türlü tartışma ve savunma haklarım bende saklı kalmak koşuluyla, yaşamıma müdahele ederek, bana göremediğim bazı hatalarımı söyleyen kişiler beni kıramaz, çünkü tartışırım. Ben yalnız değilim. Dostlarım var. Sevdiğimi, güvendiğimi defalarca söylediğim kişilerim var. Ve müdahele bu kişilerden geliyorsa, onlarla kendi doğrularımı ve onların göstermeye çalıştığı doğruları tartışırım, eğer ben dostsam kırılmam, kaçmam."

Ve bazılarımız, "ben istemezsem babam (!) bile bana hayat dersi veremez" diye ahkam keserken, acaba farkındamı kendilerinin sürekli birilerine "ders verme" durumuna girdiklerinin?

Ama bu kadar katı düşüncede olan kişiler, sadece kendi "doğrularını" doğru kabul etme bencilliğinde oldukları için, kendi söyledikleri hep doğru, başkalarının ki genelde yanlış olduğu için, bunun farkında olamazlar ki...

Ben yaşamın dostlarla paylaşıldığında çok daha verimli olacağına inanlardanım.
Gözlerimin kör olduğu durumlarda, "dost" dediğim kişi gözlerimi "artık" açabilmek için kafama vurmak zorunda kalmışsa, kendisine sadece teşekkür etmek düşer bana. Beni silkelediği için!

Ben sıradan standart bir insanım, doğrularım ve yanlışlarımla. Elbet bazı konularda diğerlerinden daha donanımlıyım, bazı konularda ise cahilim. Ne diyoruz, yaşam sürekli bir şeyler öğreten bir okul bize. Ve bu okulda, hatalarımı görerek bana yardımcı olmaya çalışan öğretmenlerime önce tezimi anlatırım, ve bu tezde düzeltilebilecek yanlışlarımı bana söyleyen, deneyimine inandığım öğretmenimin söylediklerine kulak vererek, daha doğruyu bulmaya çalışırım. Ve bazen öğretmen ben olurum, bazen en saf öğrenci.
Kısaca, "ben istemezsem" diyebilmek için, "en doğru" insan olduğumuzu kabul etmemiz gerekir, "en doğrumuyuz?" peki?

Ben isterim, haklarımı gözardı etmeden, "babamın" ara sıra bana hayat dersi vermesini.
Çünkü tek doğru benim doğrum değil hiç bir zaman.
Ve hiç bir zaman bu bencilliğe düşmeyeceğim.
teşekkürler güzel yorum ;)
 
H

hanedeyim

Kullanıcı
11 Eyl 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Kim mutlu edebilir seni sen hazır değilsen
Kim yıkar, yıpratır seni sen izin vermezsen
Kim sever seni sen kendini sevmezsen
Her şey sende başlar,sende biter.
 
H

hanedeyim

Kullanıcı
11 Eyl 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
insanların bana benim izin verdiğim şekilde davrandıklarını öğrendim  özdemir asaf
insanlar benim izin verdiğim şekilde bana davranabilirler ama dostlarımın beni eleştirmesinede yanlışlarımı ortaya koymasınada herzaman açığım :)
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Benim yorumuma gelebilecek şu itiraza hazırım bu arada; burada "hayatı anlamayan babam bile olsa..." denmiş, yani hayatı anlamayan biri bana hayat dersi veremez anlamında.
Burada bile o kadar büyük bir bencillik var ki?
Bu hayatı bir tek ben anlarım, benden başkası anlamaz... gibi bir ifade.
Oysa, herkesin birbirinden öğreneceği, birbirini tamamlayacağı konular yok mu?
Yok valla, kaç kere okursam okuyayım ben bu yazıyı yazanın gerçekten "çok bilmiş" hayatı her anlamıyla çözmüş, bay/bayan mükemmel olduğunu söyleyebilirim ki, benim için böyle bir insan henüz yok.
Dedim ya, çok benmerkezci görmemek lazım kendimizi.
 
E

efsane_18

Kullanıcı
12 Ara 2007
En iyi cevaplar
0
0
Giresun
herseyi omuzlarında tasıcak bi insak yog heralde dünyada izin vermek gerek arada üzülmek gerek aglamak ,sevinmek ,arada sucları baskasına yıkarak vicdanı rahaltlamak...hayatın gerceklerı bunlr yaw sorgulamayın artık su dünyayı sevmeyi deneyın hep şikayet sikayet nereye kadar..

Nefsinizin efendsı olun yeter...
 
Üst