BİR DOST...

  • Konbuyu başlatan eftelya
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Edebiyat kategorisinde eftelya tarafından oluşturulan BİR DOST... başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 7,815 kez görüntülenmiş, 22 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Edebiyat
Konu Başlığı BİR DOST...
Konbuyu başlatan eftelya
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan Safari
E

eftelya

Kullanıcı
20 Nis 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
Bir Dost


Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın...
'Nereden çıktın bu vakitte' dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; gözünün dilini bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı...
Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin.
İhtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin.
Kucaklamalı seni güvenli kolları, dalları bitkin başına omuz, yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı...
En mahrem sırlarını verebilmeli, en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz...
Onca dalkavuk arasında bir tek o, sözünü eğip bükmeden söylemeli, yanlış anlaşılmayacağını bilmeli.
Alkışlandığında değil sadece, asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli.
Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli ve sen öyle güvenmelisin ki ona, övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin.
Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi...
Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş..
Gözbebekleri bulutlandığında, yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin.
Ve sen ağladığında onun gözlerinden gelmeli yaş...
Yıllarca aynı ip üstünde çalışmış, cesaretle ihanet arasında gidip gelen bir salıncağın sınavında birbiriyle kaynaşmış iki trapezci gibi güvenle kenetlenmeli elleri...
'Parkurun bütün zorluklarına rağmen dostluğumuzu koruyabildik, acıları birlikte göğüsleyebildik ya;
yenildik sayılmayız' diyebilmeli...
Issızlığın, yalnızlığın en koyulaştığı anda, küçücük bir kağıda yazdığımız kısa ama ümit var bir yazıyı
yüreğe benzer bir taşa bağlayıp birbirimizin camından içeri atabilmeliyiz:
'Bunu da aşacağız! İmza: Bir dost!...'

can DÜNDAR
 
S

smyye

Kullanıcı
1 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
çok güzeldi.. teşekkürler  eftelya... :)
 
S

smyye

Kullanıcı
1 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
ben böyle bir eşimin olmasını isterdimmm.......
 
S

smyye

Kullanıcı
1 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
niye bu kadar derinden ahhh çektin ya.dertliyiz galiba.
 
O

okyanusya

Kullanıcı
3 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
hemde nasıl hiç hayatıma yukarda yazanların 1/4 ünü barındıran biri çıkmadı.çok şansızım bu konuda :'(
 
S

smyye

Kullanıcı
1 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
çıkar inş. birgün.ağlama öle hemen.çıkmamış olması çıkmayacağı anlamına gelmezz değilmi??
 
O

okyanusya

Kullanıcı
3 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
tabi doğru.
bazen düşünüyorumda belki çıkmaması benim için şanstır.
o karşıma çıkana kadar bende yarım kalan işlerimi tamamlıyorum....
 
B

busra_53

Kullanıcı
1 Tem 2007
En iyi cevaplar
0
0
keşke herkesin karşısına böyle bir dost çıksaa :(
 
B

busra_53

Kullanıcı
1 Tem 2007
En iyi cevaplar
0
0
inş o kişileri geç olmadan farkedebiliriz :(
 
L

Lier22

Kullanıcı
19 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
tr
Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın...

'Nereden çıktın bu vakitte' dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; gözünün dilini bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı...

Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. İhtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin.

Kucaklamalı seni güvenli kolları, dalları bitkin başına omuz, yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı...

En mahrem sırlarını verebilmeli, en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz...

Onca dalkavuk arasında bir tek o, sözünü eğip bükmeden söylemeli, yanlış anlaşılmayacağını bilmeli.

Alkışlandığında değil sadece, asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli. Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli ve sen öyle güvenmelisin ki ona, övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin.

Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi... Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş..

Gözbebekleri bulutlandığında, yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin. Ve sen ağladığında onun gözlerinden gelmeli yaş...

Yıllarca aynı ip üstünde çalışmış, cesaretle ihanet arasında gidip gelen bir salıncağın sınavında birbiriyle kaynaşmış iki trapezci gibi güvenle kenetlenmeli elleri...

'Parkurun bütün zorluklarına rağmen dostluğumuzu koruyabildik, acıları birlikte göğüsleyebildik ya; yenildik sayılmayız' diyebilmeli...

Issızlığın, yalnızlığın en koyulaştığı anda, küçücük bir kağıda yazdığımız kısa ama ümit var bir yazıyı yüreğe benzer bir taşa bağlayıp birbirimizin camından içeri atabilmeliyiz:

'Bunu da aşacağız!
 
H

hacer

Kullanıcı
18 Eki 2007
En iyi cevaplar
0
0
kocaeli
:'( :'( :'( :'( :'( :'( :'( :'( :'( :'( :'( :'( :'( :'( bu yazılar benim içimdeki yarayaı deşip çok canımı yaktı  çok arkadaşım var ama dost ? o dost yer yüzünde varmı ??? ben var olduğuna pek inanmıyorum.  artı bir büyüğümüzün dediği gibi dost aramıyorum dost olmaya gayret ediyorum inşaallah :'( :'( :'( :'( :'( :'( :'( :'( :'(
 
H

hacer

Kullanıcı
18 Eki 2007
En iyi cevaplar
0
0
kocaeli
son cümle farklı bi anlam taşıyo düzeltiyorum artı değil artık
 
Üst