BİLİM GÖZÜYLE AŞK

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Gozde
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

Gozde

Kullanıcı
Katılım
9 Ocak 2008
Puanları
0
Konum
Lüleburgaz
asksr9.jpg

Aşk, beynin muhakeme bölümünü etkisizleştiriyor

Aşkın, beyinde muhakeme yeteneğini çalıştıran bölümü etkisiz hale getirdiği, beyindeki kimyasallardan serotoninin aşıklarda ve saplantılı kişilik bozukluğu olanlarda aynı seviyede olduğu belirlendi.

İnsanoğlunun en güçlü ve coşkulu ruh hallerinden olan aşkın nörolojik temellerini araştıran nörologlar, bu sevgi ve arzunun yoğunluğunu ölçtüler. Londra Üniversitesi Nörobiyoloji profesörlerinden Semir Zeki, fonksiyonel MRI kullarak yaptığı araştırmada, 17 kişiye önce sevdiği kişinin, ardından da arkadaşlarının fotoğrafları gösterilerek, serebral kan akışları izlendi. Araştırmada insana müthiş mutluluk ve haz veren aşkın, kişilerdeki ''muhakeme yeteneğini yitirdiği'' ve ''saplantılı kişilik bozukluğuna'' neden olduğu ortaya çıktı.

Araştırmaya göre, aşk, beyinde güven, inanç, haz duyma ve ödüllendirme fonksiyonlarını etkinleştiriyor. Aşık olanlarda oksitosin ve vazopressin maddeleri fazla salgılanıyor ve bu da karşıdaki kişiye olan bağlılığı artırıyor. Aşk, insan beyninde muhakeme ve yargılama yapan bölümleri de etkisiz hale getiriyor. Aşık olan kişiler, sevdiklerine karşı muhakeme yeteneğini kaybediyor. ''Aşıkken tamamen kör oluyor'' ve aşık olunan kişinin olumsuzlukları beynin bu bölgelerinin çalışmaması nedeniyle
görülemiyor.Beynin 'zihin teorisi' olarak adlandırılan ve başkalarıyla farklılıklarını ortaya koyan mekanizması da aşık olunca devreden çıkıyor.

Aşk bir yandan kişiye huzur ve güven verirken, diğer yandan ayaklarını yerden kesiyor. Beyindeki 'medial insula' bölümü aşkla aktive oluyor. Agresif davranışlarla ilgili bu bölüm aşık kişilerde çalışıyor ve anlaşmazlıkların üstesinden gelmeye yarıyor. Sinir hücreleri arasında hedeflere uygun bağlantıları etkileyen uyarı maddelerinden sinir büyüme faktörü de (NGF) aşkın süresini biçiyor. Ellerin terlemesine ve heyecanın yükselmesine de neden olan NGF değeri tutkulu aşkın ilk zamanlarında yükseliyor. Araştırmada insanın doğası itibarıyla bu tutkuyu sürdüremediği ortaya çıkıyor ve arzunun şiddetiyle doğru orantılı artan NGF değeri en fazla 3 yıl sonra azalıyor.

Araştırmayı yapan Prof. Dr. Semir Zeki, AA muhabirine aşık olan kişilerde 'özgür iradenin' yok olduğunu vurgulayarak, zengin kızın fakir gence aşık olabildiğini belirtti. Zeki, şöyle konuştu:

''Böylesi durumlarda anne-babalar, arkadaşlar olarak biz rasyonel şekilde muamele etmeye çalışıyoruz. Bu durumda nasihat vermek çok saçma ve vakit kaybı. Bu duruma tahammül etmek gerek. Aşk rasyonel olmadığı için böylesi bir durumda bizim tepkimiz de rasyonellik dışı oluyor. Aşk bir hastalık ama tedavi etmeye gerek yok. Hayatınız boyu devam etmesini istediğiniz bir hastalık. Arzu edilen bir felaket.''

Kadınların, aşkta erkeklere göre daha itinalı ve çok daha verici olduğunu belirten Zeki, erkeklerin 'karşılıksız alma ve sürekli tüketme' derdinde olduğunu savundu. Zeki, kadınların aşkının daha uzun sürdüğünü, ancak vazgeçtikten sonra da daha kolay unuttuklarını söyledi.


 
  aşk...tarihe,müziğe,sanata,resme,görselliğe hatta bilime bile hükmedebilen tek gerçek..iyi ki varsın aşk...
 
lilaslmn' Alıntı:
   aşk...tarihe,müziğe,sanata,resme,görselliğe hatta bilime bile hükmedebilen tek gerçek..iyi ki varsın aşk...

Hadi bea aşk eger var ise (ki bana göre yok) sadece insana hükmeder insanlara bile değil yaf.
Helede tek gerçek? varsayımlar ne zamandan beri gerçek anlamını tasımaya basladıki :D

Nese fazla yazmayayım ama inanın bana yukarıda yazılan kadar değil / gerçek? hiç değil
 
Aşk sadece ucuz romanlarda sonu güzel biten türk filmlerinde vardır.onun dışında aşk yoktur.
Aragon un dedigi gibi "MUTLU ASK YOKTUR....."

diyelimki aşk var o zaman neden cinsel tatminlikten sonra o ilk heyecanı insanlar yaşayamıyor.
demekki AŞK =CİNSELLİK
 
Aşk var veya yok.
Aşığım veya değilim.
Aşk'ın bilimsel açıklaması budur, sosyal açıklaması şudur, biyolojik açıklaması odur... Kimin umurunda...
Güzel duygular yaşadıktan sonra, bazıları adını "aşk" koymuş, bazıları "sevgi" demiş, bazıları "hiç" demiş, "yalan" demiş, kimin umurunda...
Sevdikten sonra, sevildikten sonra, mutlu olduktan sonra, isterse adı olmasın, isterse tanımı olmasın, hatta bilimsel gerçek bile olmasın... Kimin umurunda...
O duygu; hissedilsin veya hissedildiği zannedilsin, yaşansın veya yaşandığı zannedilsin, o an'ı seviyorsan, var olduğuna inanıyorsan, gerisi hikaye...
 
Bülent' Alıntı:
Aşk var veya yok.
Aşığım veya değilim.
Aşk'ın bilimsel açıklaması budur, sosyal açıklaması şudur, biyolojik açıklaması odur... Kimin umurunda...
Güzel duygular yaşadıktan sonra, bazıları adını "aşk" koymuş, bazıları "sevgi" demiş, bazıları "hiç" demiş, "yalan" demiş, kimin umurunda...
Sevdikten sonra, sevildikten sonra, mutlu olduktan sonra, isterse adı olmasın, isterse tanımı olmasın, hatta bilimsel gerçek bile olmasın... Kimin umurunda...
O duygu; hissedilsin veya hissedildiği zannedilsin, yaşansın veya yaşandığı zannedilsin, o an'ı seviyorsan, var olduğuna inanıyorsan, gerisi hikaye...



Süper anlatmışşsın. ;)
Tşkler Gözde ;)
 
Bülent' Alıntı:
Aşk var veya yok.
Aşığım veya değilim.
Aşk'ın bilimsel açıklaması budur, sosyal açıklaması şudur, biyolojik açıklaması odur... Kimin umurunda...
Güzel duygular yaşadıktan sonra, bazıları adını "aşk" koymuş, bazıları "sevgi" demiş, bazıları "hiç" demiş, "yalan" demiş, kimin umurunda...
Sevdikten sonra, sevildikten sonra, mutlu olduktan sonra, isterse adı olmasın, isterse tanımı olmasın, hatta bilimsel gerçek bile olmasın... Kimin umurunda...
O duygu; hissedilsin veya hissedildiği zannedilsin, yaşansın veya yaşandığı zannedilsin, o an'ı seviyorsan, var olduğuna inanıyorsan, gerisi hikaye...

Bülent bendende bir tebrik sana :)
Ne güzel döktürmüşsün eline diline  emeğine  sağlık :D
 
Cσ∂єx' Alıntı:
Bülent Bey süper-diniz.
Alkışlamak geçti içimden ;)
:alkis
Teşekkür ederim.
Duygusal bir anıma denk geldi...
O sizin süperliğiniz, bu arada...  ;)

SUNFLOWERS' Alıntı:
Bülent bendende bir tebrik sana :)
Ne güzel döktürmüşsün eline diline  emeğine  sağlık :D
Teşekkürler Ayşe.  :)
Sağol.
 
Aşk yapılan bir araştırmaya göre, üreme organlarının kalpten fazlaca kan talep etmesi sonucu kalpte oluşan basınçmış.
Alın size bilimsel açıklama  ::)
 
Geri
Üst