ANKSİYETE NEDİR ?

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Araştırma Sonuçları kategorisinde ayben tarafından oluşturulan ANKSİYETE NEDİR ? başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 5,736 kez görüntülenmiş, 18 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Araştırma Sonuçları
Konu Başlığı ANKSİYETE NEDİR ?
Konbuyu başlatan ayben
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan re-Member
A

ayben

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
              Anksiyete, ruh sağlığı alanında çalışanlar tarafından çok sık kullanılan bir terim olmasına karşın, halk arasında  depresyon kadar yaygın bir kullanım alanı bulamamış, daha doğrusu halk arasında günlük kullanıma girememiş bir terimdir. Oysa hepimiz için çok tanıdık çok bildik bir duygudur. Anksiyete (bunaltı),  tehlike ya da tehlike olasılığı karşısında yaşanan bir duygudur ve günlük dilde endişe, korku, gerginlik, daralma, huzursuzluk, kaygı, sıkıntı, bunaltı, tedirginlik olarak ifade ettiğimiz duyguları karşılamak için kullanılır. Herkes yaşamında bir çok kez çeşitli boyutlarda anksiyete yaşamaktadır. Anksiyete çoğu zaman her hangi bir hastalık belirtisi olmaksızın yaşamın olağan bir parçası olarak yaşanır. Ancak kimi zaman da bedensel ya da psikiyatrik bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkabilmektedir. Tiroid bezinin bazı hastalıklarında anksiyete belirtileri çok sık görülür. Diğer yandan psikiyatride anksiyete bozuklukları olarak adlandırılan hastalıkların temel belirtisi olması yanında özellikle depresyon olmak üzere diğer psikiyatrik hastalıklarda da çok sık görülebilmektedir. Başka bir deyişle kişinin yaşadığı anksiyete tamamen olağan bir duygulanma olma yanında bir bedensel ya da psikiyatrik hastalık belirtisi olabilmektedir.


              Normalde anksiyete uyum sağlayıcı bir işlev görür. Kişiyi içten ya da dıştan gelen tehditlere karşı önlem alması konusunda uyarır. Süre ya da şiddet olarak aşırı olması, kişinin yaşamını olumsuz yönde etkilemeye başlaması (mesleki ya da sosyal performansın düşmesi) anksiyetenin tedaviyi gerektiren (patolojik) boyut aldığını düşündürmelidir. Evde kalan annesine bir şey olacağı korkusu ile çocuğun okula gitmek istememesi, kişinin köpeğin yarattığı korku nedeniyle o caddeden geçmeyip yolunu değiştirmesi, işe giden kocasının başına her an bir şey gelebileceği endişesi ile kadının bütün gününü huzursuz bir şekilde geçirmesi örnek olarak sayılabilir.


              Anksiyeteli kişi kendisini endişeli, gergin, tedirgin, korku içinde, kaygılı, patlayacak gibi hisseder; her an kötü bir şey olacakmış ya da kötü bir haber alacakmış gibi geldiğini belirtir. Huzursuzdur, yerinde duramaz, oturduğu yerde sürekli hareket halindedir, elleriyle parmaklarıyla oynar, elbiselerini çekiştirir. Seslerden aşırı irkilir. Sabırsızdır, çabuk kızar, çabuk parlar. Konuşmaları titrektir. Ellerinde titreme, yüzünde kızarma ya da solgunluk, terleme vardır. Genel olarak dikkatini bir konuda toplamakta güçlük çeker. Olası bir tehlike için sürekli tetikte gibidir.


              Anksiyeteli kişilerin çoğunda yukarıda sayılan anksiyete işaretlerinin  yanında bedensel yakınmalar da bulunur. Bunlar arasında  çarpıntı, ağız kuruluğu, yüzde solukluk ya da kızarma, terleme, titreme, göz bebeğinin büyümesi, sık işeme, nefes darlığı, boğazda düğümlenme, uyuşma/karıncalanma, kaslarda gerginlik, kılların dikleşmesi vardır.


              Anksiyete işaretleri hem normal  hem tedaviyi gerektiren (patolojik) anksiyetede görülebilmektedir. Normal anksiyetede bu belirtiler daha az sayıda ve şiddette görülür.  Ancak kişinin yaşam kalitesini bozan her türlü anksiyetenin tedavisi için psikiyatri uzmanlarına başvurulması gerekmektedir. Anksiyete, insanların düşünce, tutum ve davranışını etkileyerek yaşadığı güçlüklerle başetme gücünü etkilemektedir. Şiddetli anksiyete insanın dünyayı, yaşamı daha karamsar ve kötümser yorumlamasına neden olabilir.



Erol Özmen

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi

Psikiyatri AD Öğretim Üyesi
 
A

alparslan

Kullanıcı
2 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
bu site gerçekten yarralı
yeni birşey öğrendim sayelerinde
paylaşım için sağol
;)
 
N

Neşe Demirhan

Kullanıcı
28 Tem 2007
En iyi cevaplar
0
0
KAYSERİ
Bu güzel açıklayıcı bilgi için teşekkür ederim.Gerçekten toplumda yaşanan bu sosyal olgunun tıbbi adını ve ayrıntılı açıklamasını okumak çok faydalı oldu.Herkese selamlar.
 
S

Samira

Kullanıcı
14 Ara 2007
En iyi cevaplar
0
0
canım bilgi için çok tşk ederim... ;) :)
 
A

ayben

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
Canım bazen de insan kendi kendinin doktoru olmayı öğrenmeli bence ;)
 
G

Gozde

Kullanıcı
9 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Lüleburgaz
orası öyle tabi fakat bazen insan konuşmak istiyor kendini hiç tanımayan eleştirmeyecek ne olursa olsun sadece dinleyecek kişilerle konusmak anlayışını başına kakmayacak kişilerle konusmak kendi kendimize yetemediğimiz zamanlarda ki insanız muhakkkat öle zamanlarımız oluyor o zamanlarda dinlemeleri için en azından ;)

 
L

lostcontrol

Kullanıcı
24 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
Aslında bu konularda biraz tembeliz..Karşılaştığım insanların çoğu ruhsal rahatsızlıklarını,olaylar karşısındaki tepkilerini, korkularını, cinsel sorunlarını vb...Araştırmıyor.Bunların altında yatan nedenlerin çoğu aslında hepimizin çocukluğunda yatıyor.Ve inanıyorum ki herkes kendi kendinin psikoloğu olabilir.Sadece yapmamız gereken kitabın ilk sayfasını açıp yaşanılan o anın aslında bugünümüzü etkilememesini sağlayabilmek...Artık bugüne ve yarına bakabilmek! Panik atak, depresyon, sizofren terimlerinin altına saklanmayı bırakmak.Herkese bu konuda inanıyorum :)
 
A

ayben

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
.gözde.' Alıntı:
orası öyle tabi fakat bazen insan konuşmak istiyor kendini hiç tanımayan eleştirmeyecek ne olursa olsun sadece dinleyecek kişilerle konusmak anlayışını başına kakmayacak kişilerle konusmak kendi kendimize yetemediğimiz zamanlarda ki insanız muhakkkat öle zamanlarımız oluyor o zamanlarda dinlemeleri için en azından ;)

İnsan bazen profesyonel bir yardıma ihtiyaç duyabilir. Haklısın ama bazen çok sevdiğin birisi kim olursa olsun, sırlarını payşaştığın derdini dinleyen ayrıca bunun yanında sana tüm samimiyetiyle sevgisini veren birisi olsa ki dediğim gibi kim olduğu hiç önemli değil o zaman seni üzen, sıkan bu ufak dertlerden kurtulmana bir yardımı dokunacaktır :)
 
H

Harun

Kullanıcı
29 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
leftinthedark.wordpress.com
Bu konuda bende birşeyler yazmak istiyorum. Bu garip hastalığa yaklaşık 3 ay önce tutuldum.Evet tam bir hastalık.Daha öncekilere hiç benzemiyor.İnsanın bu gibi hastalıklara yakalanma nedeni ise yaşadığı derin üzüntüler , endişeler , korkular, gelecek kaygısı.

Benim başıma gelme nedeni ise sanırım üzüntü ve bir takım fiziksel hastalıkların bir araya gelmesi.
Ayrıca panik atak da tetikleyebilir.Bu hastalık bir başladımı 5-6 ay da anca düzeliyormuş araştırmalarıma göre.Ayrıca toplumda oldukça yaygın bir hastalık olmasına rağmen kimse kendisinin bu hastalığa yakalandığını anlayamıyor.

Benim ilk başta halsizlik ve iştahsızlık vardı. Dahiliyeye gittim kan testi falan yaptırdım hiç bişey çıkmadı. Sonra hemen psikiyatriye gittim. Şikayetlerimi anlattım. Şu an bir ilaç kullanıyorum ama tam olarak geçmiş değil. Eğer aşağıdaki belirtiler sizde de varsa hiç durmayın derim.

Durup dururken ortaya çıkan;

- Başınızın herhangi bir yerinde sürekli devam eden uyuşma
- Baş dönmesi hissi ama aslında başınız dönmüyor.
- Sanki yüksek bir yerden düşüyormuşsunuz hissi
- Aniden yüzü ve vücudu sıcak basması.
- Kusacak gibi hissetme, mide bulantısı.
- Hiçbirşey yapmak istememe
- iştahsızlık, sürekli uyuma isteği
- Ayaklarda güçsüzlük hissi.Özellikle dizden aşağıda
- Kalp çarpıntısı.Kalp krizi geçireceğim sanmak. Panik
- Nefes darlığı. Kalabalık yerlerde fazla duramamak.Endişeye kapılmak

Tedavisi için yapmanız gereken ise;

- antidepresan ilaçları
- psikolojik destek
- mümkünse bulunulan ortamdan bir süre uzaklaşmak.Ne bileyim bi tatile gitmek
- Eğer hala tedirginseniz gidip bütün doktorlara gözükmek.Test yaptırmak.
- Düzenli uyku.
- Gereksiz sinirlenmekten üzülmekten kaçınmak.Herşeye kafayı takmamak.



 
B

Bülent

Kullanıcı
23 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Harun, geçmiş olsun.
Açıklamaların için de teşekkürler.
 
R

re-Member

Kullanıcı
16 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
tanımda da belirtildiği gibi aslında bir çok insanın karşılaştığı fakat tanımlandıramadığı bir sorun...

bu arada çok geçmiş olsun maxMESA sıkıntılarından , üzüntülerinden kurtulman  dileğimle...
 
I

ibrahim58

Kullanıcı
9 Ara 2007
En iyi cevaplar
0
0
Sivas
Bir sene önce başladı bende çevremdeki insanlar ilaçların bağımlılık yaptığını ve devamlı kullanmam gerektiği için pisikoloğa gitmemi önerdiler.
Ama ben gittim tedavi gördüm. İlaçları düzenli olarak  kullandım. Düzeldim ve ilaç kullanmıyorum. bu durumdaki arkadaşların hiç çekinmeden biran önce tedaviye başlamalarını diliyorum.

HAYAT HERŞEYE RAĞMEN ÇOK GÜZEL
 
R

re-Member

Kullanıcı
16 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
::) sizede çok geçmiş olsun 

ya aslında benim fikrimce bu tarz sorunlar bir çok insanda mevcut ama sıkıntıları üzerimize işlemediğimiz sürece sorunları kalıcılık boyutundan kurtarmanın kolay olabileceğini düşünüyorum ya da böyle büyük bir yanılgı içindeyim...ama bunu kendimdende biliyorum..hem psikolojik ve hem de bedensel problemler olarak belirtileri zaman zaman bende yer etmekte ama dediğim gibi sorunlar görmezden gelinip,üzerimde yer etmeden bir şekilde çözebiliyorum..yada kendi çapımda sorunlarla yüzleşmekten korkup durumu öer bas edip kendimi yanılgıya sürükleyip kandırıyorum... :-\
 
Üst