ANI YAŞAMAK YADA YAŞAMAMAK..!!

  • Konbuyu başlatan payro
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kişisel Gelişim Yazıları kategorisinde payro tarafından oluşturulan ANI YAŞAMAK YADA YAŞAMAMAK..!! başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 2,542 kez görüntülenmiş, 3 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kişisel Gelişim Yazıları
Konu Başlığı ANI YAŞAMAK YADA YAŞAMAMAK..!!
Konbuyu başlatan payro
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan spiritualsigns
P

payro

Kullanıcı
23 Eyl 2006
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
www.ismailpeker.ozelsayfam.com
”An”ı yaşamamak!

”Şimdi”yi ıskalamak!

İlkokul mezunu ama zeka seviyesi çok yüksek, eşini evinin direği görmüş ama onunla bütün olmayı yakalayamamış, dolayısı ile biricik yavrusu, tek erkek evladı ”çocuğu” olmanın çok ötesinde, bilinç dışın bir yerlerinde ”erkeği” olarak da görmüş; isteri krizleri ile yuğrulan bir annenin eseri olarak benim de ”nörotik” bir karakter yapısı aşmam mümkün olmadı.

Buna; Balkan Savaşı’nda 6 aylık iken yitirdiği babasın ardında, kendisini hiçbir geliri olmayan ve dahi hayatı ona adayan bir annenin eline teslim etmekten başka çaresi olmayan babamın beni şekillendirme katsayısı eklenince hayatı hep korku, hep endişe, hep beklenti ile yaşayan bir insan olarak da çıktım ortaya.
Nörotik ve endişe dolu!


Nörotik ve hep endişe dolu insanlar ne yaparlar?
Herşeyden önce ”an”ı yaşamazlar!
Benim şimdi yaptığım gibi ya geçmişe takılır kalır, ya yarın hesabı kurarlar.
Kah ”acaba dün şu şöyle olmasaydı daha mı iyi olurdu?” diye sorarlar.
Kah, ”acaba yarın ne olacak?”, diye endişelenirler.
Dünü yaşar, yarı yaşar ama bir türlü bugünü yaşamazlar.
Bir türlü ”bugün pazar, bugün ne davam, ne karım, sadece ben varım” diyemezler.
Hep ”an”ın içinde yaşar ama tıpkı deryayı bilmeyen balıklar gibi ”an”ı bilmezler.
Dünü ve yarı yaşamaktan bir türlü sıra ”şimdi”ye gelmez!


Halbuki, insan ”zaman”dan kopabilse, kendini zamansızlığın sihrine kaptırabilse, ”an”ın muazzam hafifliği içinde kendisi de kuş gibi olacaktır.
Endişeleri, korkuları, umutsuzluğu içinden silebilse; zamanın dışına çıkmak onu mekanın da dışına çıkaracaktır.
Beklentileri de silebilse, zaten beklenenin hiç gelmediğini veya beklenenin hep yanında olduğunu veya beklenenin beklenmeyenden hiçbir farkı olmadığı öğrenecektir.
Adına ”hayat” denen; arka sokağı olmayan son durak veya başlangıca kapı açan ilk durakta beklerken ezilip, büzülmeyecektir.


”Anı yaşamak” hesap ederek idrak etmek yerine ”an”a kendini teslim ederek idrak etmek ise ben ikincisinin varlığı fark ettim ama bir türlü yaşayamadım.
Hep ya geç vardım, ya da çok erkenden oradaydım.
Kendimi hiç teslim edemedim, hiç bırakamadım.
Hala da, üç aşağı beş yukarı oradayım.


Hayat ”an”ların toplamından, ”şimdi”nin sürekliliğinden ibaret.
O halde, ”an”ı yaşayamazsanız, hayatı da ıskalamış oluyorsunuz.
Geriye endişe küpü, nörotik bir varlık kalıyor.
Siz de, ha babam, endişe küpü mizacızı çeşitli zeka oyunları ile sis perdesi arkasına gömmeye çalışıyorsunuz.
Bu sefer de daha beter ”an”dan kopuyorsunuz.


Zaman, mekan ve yer çekiminden sıyrılmış ”an”ın hep içinde yaşayıp, onun çok az tadına varabilmek ıskaladıklarımın en başında gelir.
Keşke ”an” içine gark olup eriyebilseydim!
Kaynak : hürriyet.com.tr 


Saygılarımla;
 
F

firstmoontr

Kullanıcı
25 Şub 2007
En iyi cevaplar
0
0
sakarya
Teşekkürler payro. Çok güzel yazılar yazıyorsun. her anın tadına varmamız dileğiyle İyi günler
 
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
Iskalayalım bahalım.
An'ı yaşıcaksak, bunca gelecek üzerine kurgu ne diye anlamadım.
Şunu yapın, bunu yapın, şöle davranın, böle davranın, gibi an'ı bunlarla doldurup aynı zamanda nasıl anlatmak istenilen gibi yaşanması gerektiğini düşünürüz anlamış değilim.
 
S

spiritualsigns

Kullanıcı
20 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
İzmir
An karmaşık bir kavram... zamanı oluşturan unsur ama ben bu unsuru iyi kullanamayanlardanım....
 
Üst