Aldatılan eşin büyüklüğü

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan derman86
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
ASLIHAN' Alıntı:
Flamingo ile aynı fikirdeyim...
Anlayış manlayış hikaye.....SEVGİ bu
Ben katılmıyorum
Nişanlımı çok seviyorum sevgimi anlatacak kelimeler bulamıyorum ne ona olan hasretimi ne de sevgimi anlatabilirim ama o bana böyle bişey yapacak olsun...asla affetmem hatta gittiği için şükredirim böyle bi insanla daha fazla yaşamadığım için.....
crt' Alıntı:
Bunun adı hoşgörü mü ,vefa borcu yoksa acizlik mi bilemem !
Ancak empati kurmaya çalışıyorumda ne bu kadın ne eşi ( Aşık Veysel yada kimse ) yaptığı (davranışı) yapamam.

Hikayeleri dinlerken fikir yürütmesi kolay.
Hele bir o hikayenin kahramanı olmayı deneyin bakalım bu kadar olgunluk göstertebilcekmisiniz?
Gereksiz baskıcı kuralları ve tabuları kaale alcak bir yapıda (gerikafalı  falan ) değilim.
Artı her platforumda  kadın haklarını savunurum ama benim anladığım namus anlayışı bu değil .
Dürüst olucak net davtranışlar sergileyeceksin.
Son söz ..
bu olayı etik bulmadım .
Yorumlara bakılırsa konudan etkilenenler çoğunlukta ancak kendi adıma konuşur isem etkilendiğim söylemnemez.
Katılmayabilirsiniz bu benim görüşümdür .
Ve Crt'ye de sonuna kadar katılıyorum.
 
Tesekkür ederim güzel kardesim , bu yaziyi bizimle paylastiginiz icin varolunuz..cok hüzünlenim .. nur icinde yatsin sairimiz ...
derman86' Alıntı:
Aldatılan eşin büyüklüğü


Anadolu’nun orta vilayetlerinden bir köyde, yavaş yavaş güneş batmaya hava kararmaya başlar. Karanlık iyice çöker köyün üzerine. Evlerden birinde bir kadın ve adam yatma hazırlığı yapmaktadır. Erken yatıp yarın sabaha, güneş ışığına erken uyanılacaktır.

Adam üzerini değiştirir, yatağına yönelir. Evin penceresinden; karanlık bahçeye vuran ışıkta ağaçların arasında bir gölge belirir. Kadın pencereden dışarı bakar ve gülümser. Kadının sevgilisi bahçededir. . . Tam sözleştikleri gibi, sözleştikleri saatte ve yerde adam onu beklemektedir.


Kadın kocasının uyumasından emin olunca, sessizce yataktan kalkar, üstünü giyer … Ve pencereden aşağıya atlar. Başka bir adam için, kadın kocasını terk eder. Koşarlar iki sevgili….. kaçıyorlar. Tarlaları , ovaları aşarlar…..Anadolu’da bir köy nasıl koşmasınlar ki. Arkalarından onları kovalayacak onca şey vardır. Namus belası, Töre cinayetleri, yoksulluk, cefa, korku. Arkalarında bunlar varken nasıl durabilirler. Köyden uzaklaştıklarına iyice emin olunca soluklanmak için dururlar. Kadın duraksamayı fırsat bilip nefes nefese der ki :

‘Evden çıktığımdan beri, ayakkabımın içinde bir şey var beni rahatsız ediyor’

Çıkartıp bakar ki….. ayakkabısının içinde bir tomar para!!!!! Kocası her şeyin farkında. Biliyor ki gidecek,

‘Beni terk edecek ama bunca yıl çorbasını içtim, çamaşırlarımı yıkadı, ütüledi. Bana emeği geçti’

YABAN ELDE MUHTAÇ OLMASIN DİYE ! ! ! O Yoksul köylü; bütün parasını; başka bir adam için kendisini terk eden karısının, giderek kendinden uzaklaşan adımlarını attığı ayakkabısının içine koydu. O güzel insanı, O onurlu davranışı sergileyen, O terk edilen adamı HEPİNİZ TANIYORSUNUZ ….. Çünkü O; Bir dizesinde bize yürekten seslendiği gibi Uzun ince bir yoldaydı ve gidiyordu gündüz gece …


2lia74jcn2.jpg

Evet O kişi Aşık Veysel di.


Sunay Akın’dan dinlediğim bu olağanüstü hikaye, okumayı sevenlerle paylaşılmak üzere gönderilmiştir.
(alıntı)
 
Geri
Üst