Aktif Öğrenme 1-2-3

  • Konbuyu başlatan mehmetd
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kişisel Gelişim Yazıları kategorisinde mehmetd tarafından oluşturulan Aktif Öğrenme 1-2-3 başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 6,710 kez görüntülenmiş, 12 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kişisel Gelişim Yazıları
Konu Başlığı Aktif Öğrenme 1-2-3
Konbuyu başlatan mehmetd
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan agokalper
M

mehmetd

Kullanıcı
23 Şub 2007
En iyi cevaplar
0
0
                       

AKTİF ÖĞRENME YAKLAŞIMI  Aktif öğrenme ”Etkin katılım ”ilkesine dayanan ve ülkemizde ”Ezbersiz Eğitim”, Etkileşimli Eğitim adlarıyla da tanımlanan bir yaklaşımdır.
  Öğrenme üzerinde yapılan çalışmalar, öğrenmenin bireysel bir iş olduğunu göstermektedir. Bireyin yeni bir davranışı öğrenebilmesi için yaşantı geçirmesi, yani çevresindeki uyarıcılar ile etkileşime girmesi, diğer bir anlatımla etkin olması gerekir. Hiç kimse bir başkası için öğrenmeyi gerçekleştiremez. Bu nedenle örenmenin başlangıcından sonuna kadar öğrenen kendi öğrenmesinden sorumluluk taşımak ve öğrenme sürecine aktif olarak katılmak durumundadır.
  Bir kısım kuramcıların öğrenmeyi uyarıcı ile davranım arasında bağ kurmak ya da doğrudan doğruya dıştan pekiştirme yoluyla elde edilen bir sonuç olarak görmelerine karşın; biliş kuramcıları öğrenmeyi bir iç süreç olarak algılamaktadırlar. Bu kuramcılara göre öğrenen, uyarıcıların pasif bir alıcısı değil, onların çözümleyicisi, bilgi ve davranışların aktif oluşturucusudur.
  Yapılan araştırmalarda elde edilen bütün sonuçlar öğrencilerin aktif olarak derse katıldığında daha iyi ve hızlı öğrendiğine, hatırladığı ve yaptığı işten zevk duyduğunu göstermektedir.
  Buna karşılık pasif ve derse karşı ilgisi olmayan öğrencilerin öğrendiklerini çabuk unuttukları, derste sıkıldıkları ve öğrenme için isteksiz oldukları görülmüştür.
1986’da Thomas Good’un önerdiği aktif öğretim (Active İnstruction) öğrencinin etkin katılımın yanı sıra etkili öğretmen sunumları , sorulara verilen etkili yanıtları da amaçlayan bir dizi öğretim yöntemlerini içerir.
  Aktif öğrenme yaklaşımı; öğrencileri pasif alıcılar değil, öğrenerek kendi yaşamları şekillendiren bireyler olarak görmektedir. Öğrenciler sıfta dinlemekten daha fazla şeyler yapmalıdırlar; okumalı, yazmalı, konuşmalı, tartışmalı, geniş yaşantıları ile bağlantılar kurmalı, edindiği bilgiyi günlük yaşamında uygulamalı ve problem çözmelidir.
  Öğretimde öğrenme ve öğretme diye iki etkinlik vardır: Bunlardan öğrenme öğrencinin, öğretme ise öğretmenin etkinliklerindendir. Öğrenme kavramın, öğretim kavramı içindeki yeri büyüktür. Öğretimde, öğretmenden daha çok öğrencinin kendi kendine öğrenmesi esastır. Öğrenme etkinliklerinde, öğrencinin ilgisi ve iradesi çok önemlidir. Öğrenciyi kendi kendisinin rehberi haline getirmek gereklidir. Bu bakımdan öğretmenin de iyi bir rehber olması gerekmektedir. Sonuç olarak öğretim, ekseninde öğrencinin yer aldığı öğretmen , amaç, konu, metot ve çevre öğelerinin karşılıklı ilişki ve etkileşimden oluşan karmaşık bir süreçtir.



alıntı
 
M

mehmetd

Kullanıcı
23 Şub 2007
En iyi cevaplar
0
0
                                     

ÖĞRETİM SÜRECİ


  Öğrenmenin en alt seviyesinde akılda tutma (belleme, ezberleme), en üst seviyesinde ise akıl yürütme , uygulama vardır. Öğrenmenin davranışsal tanımında belirtildiği gibi tam anlamıyla öğrenme , bireyin öğrendiği bilgi ve beceriyi uygulamaya dökebilmesidir. Öğrenme ancak öğrencilerin aktif katılımıyla gerçekleşebilir. Öğretmen dahil hiç kimse bireyin öğrenmesini sağlayamaz. Öğretmen yol gösterir, programa koyar, yardımcı olur ama öğrenme ancak bireyin kendisinin gerçekleştirebileceği zihinsel bir değişimdir. Bedensel bir büyüme gibi sadece beslenerek oluşmaz; emek gerektirir.
    Öğrenme zaten öğrencinin aktif olarak rol aldığı zihinsel bir işlem ise, ”Aktif öğrenme”  ne demektir? Aktif öğrenme, öğrenme psikolojisinde özel anlam taşıyacak şekilde algılanır hale gelmiştir ve genel olarak iki şekilde tanımlanır:
1- Aktif öğrenme, öğrencinin kendi öğrenme süreci hakkında söz sahibi olduğu bir öğrenme şeklidir.
2- Öğrencinin kendi bilişsel yetilerini zorlayarak yapılan öğrenme şeklidir.
            Bu iki tanım bir araya getirilecek olursa aktif öğrenmenin, yoğun olarak öğrencinin sorumluluğunda bir öğrenme şekli olduğu ortaya çıkar. Bir yandan öğrenme süreci ile ilgili kararlarla, diğer yandan da öğrencinin kendi istek ve gayretiyle, tüm bilişsel yetisinin seferber edilmesiyle ilgilidir. Bu anlamda öğrenci, öğretmenin görev ve sorumluluğunu da üstlenir.
            Aktif öğrenmede alınması gereken bazı kara ve sorumlulukların hepsi öğrenci tarafından üstlenilir. Daha alt seviyelerdeki aktif öğrenmede bu karar ve sorumluluklar, değişik ağırlıklarla öğrenci-öğretmen işbirliğiyle üstlenilir.
              Aktif öğrenmede öğrenci:
* Olası öğrenme hedef ve etkinlikleri araştırır,
* Kendine özel öğrenme hedeflerini seçer,
* Hangi hedefleri hangi nedenlerle seçtiğinin bilincindedir.
* Özgüveni vardır ve gerektiğinde özgüvenini geliştirir,
* Öğrenme etkinliklerinin seçimini ve programı yapar,
* Öğrenme güdüsü vardır veya bu güdüyü kendisi geliştirir,
* Bir konu üzerinde çalışmaya başlamak için kendine özel bir stratejisi vardır,
* Dikkatini toplar, eski öğrendiklerini hatırlar,
* Okur, dinler ve analiz yapar,
* Bilgiler arasında ilişki kurar, mümkünse şematik olarak gösterir,
* Öğrendiklerini yeni durumlara uygular, uygulama alanları araştırır,
* Öğrenip öğrenmediğini sürekli kontrol eder,
* Yeni öğrenme stratejilerini dener,
* Kavrayıp kavramadığı anlamak için öğrendiklerini çeşitli şekillerde ifade eder,
* Başarısızlık durumunda başarısızlık nedenlerini araştırır,
* Kendi performansı değerlendirir,
* Kendi performansı  hakkında geri-bildirim için dış kaynaklardan faydalanır,
* Öğrenmenin karşılığında kazancı düşünerek kendini güdüler,
* Dikkat ve enerjisini iyi yönetir, gerektiği yerde  çalışmaya ara vermesini bilir.
            Aktif öğrenmede olmazsa olmaz olan bireyin nasıl öğrendiğini bilmesi,  kendi bilişsel yeti ve mekanizması iyi tanıması, yani ”öğrenmeyi öğrenmiş” olmasıdır. Aktif öğrenmeyle veya öğrenmeyi öğrenmekle ilgili olarak Ann Brown tarafından ortaya atılmış metabiliş          ( metecognition) kuramıyla bireyin kendi bilişsel sürecini yönetmesi kastedilir. Bir öğrencinin bir derse hazırlanması için zamanı nasıl planlayacağı bilmesi, kendi ilerlemesini değerlendirmesi, seçtiği çalışma şekli ile erişeceği başarı düzeyini tahmin edebilmesi gibi kendi bilişsel yetisinin yöneticiliğini yapmasıdır. Metabiliş, aynı zamanda bireyin nasıl öğrendiğini bilmesi; neyi bilip neyi bilmediğinin farkında olması; hangi bilgiyi nerede ve ne zaman uygulamaya koyacağı bilmesi anlamında da kullanılır.     
.       



alıntı
 
M

mehmetd

Kullanıcı
23 Şub 2007
En iyi cevaplar
0
0
         
AKTİF ÖĞRENMEYE DUYULAN İHTİYAÇ

   Çağımız toplumlarında bilim ve teknoloji hızlı bir değişim ve gelişim içindedir. Toplumlar arasında sosyal ve kültürel etkileşim arttığından; herhangi bir alandaki yenilik hızla yayılmakta, tek bir topluma özgü bilgi; yerini toplumlar arası etkileşim ürünü halini almış bilgiye bırakmaktadır. Bu durum ise, bireylerin yaşadığı çevreye her yönüyle uyum sağlamaları için öğrenmeleri gereken davranış sayısı çoğaltmakta, aynı zamanda, o güne değin tartışmasız kabul gören bazı kavram, ilke ve uygulamalar bile değişikliğe uğrayabilmektedir. Bu bağlamda, bireylerin bilgiyi ezberlemelerinden çok, bilgiyi kullanma yolları öğrenmesi beklenmektedir.
   Günümüzde bilginin hacmi ve bilgiye ulaşma hızı çok üst düzeydedir. Öğrenciye dünyanın tüm  bilgisini öğretme imkanı ortadan kalkmıştır. Öte yandan, artık bilgi ışık hızında elimizin altına gelebildiğine göre, onu kafamıza doldurup kullanacağımız güne kadar taşımaya gerek kalmamıştır. Zaten bu bilgiler kitaplarda, İnternet sayfalarında, dergilerde en yeni ve en son biçimiyle  bulunmaktadır. Öte yandan, üzerimizde taşınabilecek hale gelen bilgisayar temelli araçlar, birkaç arama adımıyla bilgiyi öğretmek yerine, kişiyi bu bilgiyi nereden, nasıl bulabileceğini ve bunları kendi yaşamına nasıl uygulayabileceğini öğretmek durumundadır.
   Bilgi çağın bu özelliklerine ayak uydurma gereği duyan eğitim sistemlerinde, öğrenci merkezli aktif etkileşimli, problem çözmeye dayalı, seçmeli derslere yer veren öğrenme programları ortaya çıkmıştır. Bu sistemde öğrenciler bilgiyi hayata geçirme yolları ve yaşam boyu kendi kendine öğrenme becerilerini geliştirirler.
   Piaget ”etkin bir okul ancak, öğrencilerin, gerektiği için değil, kendileri istediği için çaba göstermelerini ve başkaları tarafından hazırlanan bilgiyi kabul etmek yerine kendi akılları kullanarak özgün çalışmalar yapmaları sağlayabilirse, zeka yasaların tümüne saygı göstermiş olur.”  der. Piaget ’e göre geleneksel eğitim ve eğitimcilerin görevleri çocukların zihinsel yapılarına uygun değildir, çocuğu sırlandırıcıdır. Öğretmen etkin, öğrenci edilgendir. Piaget’ e göre eğitim, çocuğun katılımla getirdiklerini bilişsel gelişimine uygun etkinliklerle desteklemelidir.
   Gelecek, her alanda değişim ve gelişimin sergileneceği bir yüzyıl olacaktır. Ülkemiz çocukların da erken yaştan itibaren bu değişim ve gelişime katılması sağlanmalıdır. Ezberci bir zihniyet yerine kendi kendine deneme yanılma yoluyla öğrenen çocuklar yetiştirebilmek için okul öncesinden başlanarak her eğitim kademesinde aktif öğrenme programına  geçilmelidir.


alıntı
 
M

mehmetd

Kullanıcı
23 Şub 2007
En iyi cevaplar
0
0
        AKTİF ÖĞRENMEDE ÖĞRETMENİN ROLÜ VE ÖZELLİKLERİ              Aktif öğrenme yaklaşımına göre aktif öğrenciyi, aktif öğrenci yetiştirmeyi bilen öğretmen yetiştirir. Bu iş, sıfta baba otoritesini yansıtan ve öğrenciyle dikey iletişimi benimseyen ve bu role uygun düşen düz anlatım, yazdırma ve ezberletmeyi bir öğretim yöntemi olarak kullanmakla olmaz. Öğretme durumlarında öğretmenin başlıca görevleri, hedef davranışlara ve o davranışın kazandırılacağı öğrenciye çevreyi hazırlama-düzenleme-ayarlama ve böylece öğrenciyle çevresi arasında gerekli etkileşimi sağlamalıdır.    Öğretmenliğin iki yönü vardır: Bilim ve Sanat yönü. Öğretmenin alanında uzman olması ve araştırıcı bir kimliğe sahip olması ve ölçme-değerlendirme, bilim yönüne girmektedir. Öğretmenliğin sanat yönü eğitim amaçlarından öğrenciyi haberdar ederek, bu amaçlara öğrenciyi götürücü yolları ve usulleri bilmesi ve başarıyla uygulamasıdır. Böyle bir öğretmen rolü, sıfta arkadaş rolünü oynayan, öğrenciyle yatay iletişimi benimseyen ve bu role uygun düşen aktif öğretim yöntemlerini uygulamakla gerçekleşir.    Aktif öğrenmede öğretmen, öğrenciye bilgi aktarmaz. Öğrencilerde ilgi uyandırmaya, güdülemeye, yönlendirmeye, açıklamaya önem verir. Eğitim ortamı hazırlar, öğrenmeyi kolaylaştırıcı yönlendirmeler ve bilgi danışmanlığı, eğitim yönlendiriciliği yapar. Öğretmenin görevi öğrenmeyi öğretmek, yol göstermektir. Öğrenciyi düşünmeye, araştırmaya, öğrenmeye, edindiği bilgileri kullanmaya yöneltmektir.    Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütün öğretmenlere uymaları için çaba gösterdiği ”İlkokul Programı” nda, öğretmenden beklenen davranışları sıralamaktadır. Bunlar arasında özellikle şu hususlara dikkat etmelidir:

1-Çocuklara dostça davranılmalı ve onlarla teker teker ilgilenmelidir.

2-Sıf içi çalışmaları öğrencilerle birlikte planlamalı, onların ilgi ve isteklerini göz önüne almalıdır.

3-Her çocuğun değişik ilgi, ihtiyaç ve yeteneklerini karşılayacak imkanlar
hazırlamalıdır.
4-Grup çalışmaları örgütlemeli ve grup raporların sıfta tartışılması sağlamalıdır.

5-Konu seçiminde, araştırma ve yapmada öğrenci ilgi ve isteklerine yer vermelidir.
6-Problemleri saptama ve çözmede öğrencilerin bilgi ve geçmiş
yaşantılarından faydalanmalıdır.
7-Sıfta sadece belirli çocuklar üzerinde durmamalı, her çocuğun derse aktif katılımı sağlamalıdır. 
          Ancak bunlar genellikle bir temenni olarak kalmakta, öğretmenlerin hizmet öncesi eğitiminde bu hususlara özen gösterilmediği gibi, hizmet içinde öğretmenlerin bu hususlara özen gösterip göstermedikleri de pek araştırılmamaktadır. Aktif öğrenmede öğretmenler, sıf içi iletişimi başlatmak ve sağlıklı sürdürmekle görevlidir.          Öğretmen sıfın her yanı ve sıftaki araç-gereçleri yerinde ve doğru olarak kullanabilmeli; giyimi, sesi, göz hareketleri ve beden dilinin diğer unsurları olumlu bir şekilde kullanarak sıfta öğrencilerin derse katılımı sağlamalıdır.          Etkin bir öğretim için öğretmenin sıf atmosferinde bütün iletişimlere açık olması gerekmektedir. Öğretmen-öğretmen, öğretmen-öğrenci etkileşimi yanında öğrenci-öğrenci etkileşimine de imkan hazırlamalıdır. Örneğin, grup tartışmaları, örnek olay incelemeleri, problem çözme gibi yöntemlerini uygulayan öğretmen, öğrencilerinin kendi aralarında konuşmalarında, birbirlerinden etkilenmelerine ve birbirinden bir şeyler öğrenmelerine yardımcı olmaktadır.  Öğretmenle bu iletişim ve etkileşiminin aktif öğrenme için önemini bilmeli ve sıf düzenini, kullanılacak yöntemleri, araç-gereçleri bu iletişimi sağlayacak şekilde düzenlemelidir.    İyi öğretmen özelliklerini araştırmaya yönelik birçok çalışmada da, öğrencileriyle iyi diyalog kuran, onların sorunlarıyla ilgilenen ve onları çözmeye çalışan, öğretimi öğrenci ile birlikte götürmek isteyen, öğrencilerin aktif katılımı sağlayan öğretmen tipinin öğrenciler tarafından en çok istenen öğretmen olduğu ortaya çıkmaktadır




alıntı
 
E

etki84

Kullanıcı
10 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
uşak
keşke bütün öğretim görevlileri bunu uygulayabilse...üni öğrencisiyim fakat hala ezbere yönelik eğitim veriliyor bize... teşekkürler...
 
M

mehmetd

Kullanıcı
23 Şub 2007
En iyi cevaplar
0
0
ben de size teşekkür ederim.
başarı dileklerimle.
 
O

ozlem71

Kullanıcı
3 Mar 2007
En iyi cevaplar
0
0
adana
MEHMET BEY BU AKTARIMINIZ İÇİN ÖNCELİKLE TEŞEKKÜR ETMEK İSTİYORUM.BİLİYORSUNUZ İLKÖĞRETİM MÜFREDATI DEÄžİŞTİ.BU ANLATILANLARA UYGUN OLARAK ÖĞRENCİ MERKEZLİ DERS YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ.ÇALIŞIYORUZ DİYORUM ÇÜNKÜ DERS ARAÇ VE GEREÇLERİ KONUSUNDA SIKINTI ÇEKİYORUZ.BİLGİSAYARLA EĞİTİM LABARATUVAR GEZİLER İÇİN PARA ETKİNLİKLER İÇİN PARA VE ARAÇ KONUSUNDA SIKINTILIYIZ.MÜFREDATTAKİ PERFORMANS ÖDEVLERİ VE PROJELERİ  YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ.EN AZINDAN ÖĞRENCİLERİ ARAŞTIRMAYA YÖNELTİYORUZ
 
O

ozlem71

Kullanıcı
3 Mar 2007
En iyi cevaplar
0
0
adana
PEKİ SİZCE EĞİTİMDE BAŞARI ELDE EDEBİLMEK İÇİN SADECE ÖĞRETMEN FAKTÖRÜ MÜ ÖNEMLİ??TEŞEKKÜR EDERİM
 
M

mehmetd

Kullanıcı
23 Şub 2007
En iyi cevaplar
0
0
çok memnun oldum özlem hanım;
ülkenin, milletin ve bütün insanlığın sizin gibi başarılı,meslek aşkı olan güzel insanlara ihtiyacı var.
yolunuz açık olsun
başarılar dilerim.
 
O

ozlem71

Kullanıcı
3 Mar 2007
En iyi cevaplar
0
0
adana
teşekkür ederim.gerçekten  mesleğimi çok seviyorum.elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.sizin yazmış olduğunuz bir yazıdaki mevlananın sözü çok hoşuma gitti.karınca süleymanlık dilerse hor görme himmetine bak.ve herkesin büyüklüğü  gayretiyle orantılıdır.
 
A

agokalper

Kullanıcı
9 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
İzmir
çok eğitici bir yazı paylaşımın için tşk.ler ;)
 
Üst