Yiğitarslan'ın Kaleminden

  • Konbuyu başlatan yigitarslan
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Özgün Kalemler kategorisinde yigitarslan tarafından oluşturulan Yiğitarslan'ın Kaleminden başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 20,175 kez görüntülenmiş, 82 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Özgün Kalemler
Konu Başlığı Yiğitarslan'ın Kaleminden
Konbuyu başlatan yigitarslan
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan yigitarslan
Y

yigitarslan

Kullanıcı
9 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
saklanıyoruz
evet anahtar kelime bu
lütfen bu söylediklerim devlet kayıtlarına geçsin

hani okuyanlar bilir
öğretmen sözlüye kaldıracaktır
ve siz hiç çalışmamışsınızdır
ve hoca görmesin diye sıraya iyice yapışırsınız
hani elinizden gelse sırayla en yakın ilişkiye girmeye bile hazırsınızdır
ama szi ne yaparsanız yapın
hoca sizi görüyordur
hatta eskisinden daha fazla net şekilde

işte bizde saklanıyoruz bu kadar açık ve seçik
neyden mi saklanıyoruz

onurumuzdan saklanıyoruz
omurgasız inşalara kiremit döşeyerek
utancımızdan saklanıyoruz
iki fahişenin kollarında gününü gün ederek

aslında neden bu yazıyorsun diyenler olacaktır
çünkü onuruma dokunan şeyler var
ne mesela diyenler olacaktır
elbet bir cevabım var

bildiğiniz üzere çok muhterem programlarımız var
dest-i izdivaç
varmısın yokmusun
yemekteyiz
esra ceyhan hazretleri ve cabası

dest i izdivaç
yahu eskiden evlilik kurumunun bir önemi vardı
ya evlenmek bu ya
11 aylık değil ki bu sektir sektir vur gol olsun

progarmı bir kere izleyen biri olarak izleyen bilir
olaylar şöyle gelişiyor

şimdi bayan erkeğe talip
erkekle konuşuyor
erkek şöyle bir bakıyor süzüyor
sonra cevabını veriyor
elektrik almadım
sunucu hemen araya giriyor
bayana teselli veriyor
adaylar çağıralım mı diyor senin için
bayan pişkin pişkin çağırın e.... hanım

kadının amacı belli kendini kakalamak
bu ahmet olmuş mehmet olmuş farketmiyor

yahu bizi bu kadar utanmaz yapan ne
omurgasız yapan ne...


varmısın yokmusun
türkiyenin en çok kazandıran yarışması
gerçi dokuz aydır parasını alamayan varmış
neyse mevzu bu değil

programda nedense bir sevgi patlaması var
ilk katılan yarışmacının bile ilk sözü
ya ben yeni katıldım ama sizleri çok sevdim

neyse asıl anlatmak istediğim
bu yarışmanın nasıl emeği yok saydığı üzerine
sen yıllarca niye öğretmenlik yapasın
gir varmısın yokmusun a
kazan 50 yıllık maaşını
sen niye profesörlük yapıp bilime hizmet ediyorsun ki
gir varmısın yokmusun a
şansın varsa kazanırsın 20 yıllık maaaşını

birde bu program da dikkat ettiğim birşey daha var ki

şimdi abimizin biri verieln teklifi kabul ediyor
mesela 81 bin
ama kutusuna bakınca
150 bin var
abi nasıl da kıvranıyor
ulan görende sanacak ki
çok çalıştı da alın teri var
gerçi büyük ihtimalle kalça bölgesinde bayağı bir terleme vardır
neyse neyi hakettinde neye üzülüyorsun

yazıyı çok uzatmadan keseyim
sorun şu ki insanlarımızda değişim var
bende tabiki sütten çıkma akkaşık değilim
ama bu insanları bu programlarda görünce ben utanıyorum onlar adına
insanları bu kadar onurlarına darbe vuran başka daha ne olabilir ki
özel dedğimiz herşey genele gayet açık seçik bir şekilde sunuluyor
bilemiyorum derdimi anlatabildim mi
bunları yazarken kendimi çok sıktım
çünkü içimden geöen kelimeler çok daha farklıydı
küfür edesim vardı
ama kurallar işte


anlamsız olduysa affola

arslan
 
H

Harun

Kullanıcı
29 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
36
İstanbul
leftinthedark.wordpress.com
Aynı konu geçenlerde bizim ofiste öğle yemeğinde açılmıştı. Arkadaşlarımla uzun uzun tartıştık konuştuk.

Arkadaşım " ya bu varmısın yokmusun,yemekteyiz, yok evlilik programı bilmem ne kim izliyor bunları çok saçma programlar" dedi. Bende kendisine ben izliyorum sen izlemek zorunda değilsin, istemiyorsan izlemeyebilirsin dedim.

Benim de televizyon kanalım olsa ve maaş verdiğim insanlar olsa ve benim asıl amacım millete birşeyler öğretmekten çok para kazanmak ise, halk neyi izliyorsa onu koyarım televizyona. Şimdi sokağa çıksan sorsa televizyonda ne izliyorsunuz diye 10 kişiden 6 - 7 si, " belgeselleri çok seviyorum, haberleri izliyorum, faydalı programları sağlık programlarını izliyorum" diyecektir.

Şu an televizyonda eğer uydu yayını kullanıyorsanız Türksat uydusunda yaklaşık 150 tane kanal var. Kimisinde filmler var, kimisinde sabahtan akşama kadar spor, kimisinde karadeniz yöresi bilmem ne bilmem ne. Herkese hitap eden yüzbinlerce program var. Eğer sen vaktini tv başında harcıyorsan bunlardan birini seçip izleyebilirsin. Kimse bize zorla evlilik programı ya da yarışmaları izletmiyor. Zaten çok televizyon izleyen bir adam değilim. Anca maçları ya da beğendiğim programları izlerim. He aradığını televizyonda bulamadın mı o zaman kapat arkadaşım hiç izleme aç interneti gir bir sürü faydalı site var. Daha sonra zaten burdan muhabbet internete kaydı. İnternetin zararları, zararları vs vs. Ya seni zorlamı o siteye sokuyolar. Girmek zorunda değilsin. Sana bir sürü seçenek sunuluyor sen en zararlısına giriyosun sonra da şikayet ediyosun. Daha sonra trafik kurallarına girdikki o konuyu hiç açmıyım zaten konumuzla alakası da yok :).

Ama ordan bir örnek vereceğim. Örneğin yurtdışında bir yerde hatırlamıyorum şimdi, fırtına mı depremmi ne öyle birşey olacak işte, insanlar şehri terkediyordu fena bir trafik vardı ama emniyet şeridi boştu. Neden kimse girmiyorda bizde giriyordu diye sorarsan. Orda emniyet şeridini kullanan adam kendini aptal olarak hissediyor. Yani kimse oraya girmezsen sen girdiğinde aşağılık piskolojisi seni ele geçiriyor ve yapmamalıyım diyorsun. Bir toplumda herkesin eğilimi neyse genelde diğer bireylerde ona uyuyor. Bizde emniyet şeridini kullanmadın mı ya herkes giriyor ben salakmıyım diyerek sende kullanıyorsun. İşte aradaki mantalite farkı bu.


Özetleyecek olursam , bunların hepsi arz talep meselesi efendim. Şimdi bizim ülkemizde herkes tenis maçı izliyor olsa, hepimiz tenis manyağı olsak, televizyonlar da tenis maçı gösterir. Kendimizi birazcık karşımızdakinin yerine koyalım. Benim tv kanalım olsa halka ne yararlı olur diye düşünüp onları göstermem. Ne izleniyor ve bana çok para kazandırıyorsa onu izletirim. Saygılar.
 
morkiz

morkiz

Kullanıcı
10 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
0
güzel yazılar...gerçek bunlar yani,başka bişe değil  :) aramızda kalsın bizimkiler içerde var mısın yok musun izliyorlar  :ahah
 
Y

yigitarslan

Kullanıcı
9 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
kapısının anahtar aralığından olup biteni izlemeye çalışıyordu.Cesareti yoktu,müdahale edemezdi yaşananlara,çok korkmuştu.Kalp çarpıntılarının sesi kulağında çınlıyordu adeta,elleriyle kalbine bastırdı sıkı sıkı tuttu,çünkü kalbinin sesini dışardakilerde duyabilir, onada zarar verebilirlerdi.düşüncelerin esiriydi şu an
ama bir yandan da düşünmek istemiyordu,çünkü düşünmek onun konsantrasyonunu bozuyordu.Şu an izlediği bir olay vardı ve ona konsantre olmalıydı,rolüne konsantre olan oyuncu misali

bir an bir gölgenin kapıya yaklaştığını hissetti,yoksa seyirci rolünden çıkıp oyunun içine mi girecekti,belkide başrol oyuncusu olarak

bir an irkildi,olağanca sessizliğiyle hazırol vaziyetini aldı.bir iki kapı gıcırtısı ve delicesine atan bir kalp odaya hakimdi şu an
kapının kolunu bir el tuttu.gerçi daha sesi gelmedi fakat görüntü kayboldu
günlük güneşlik hava geceye hapsoldu.sanki sinemadaki filmin bitmesi gibi yada bir annenin ufak kızına yada oğluna hadi artık uyu diyip ışıklarını kapatması gibi

işte sesde gelmeye başladı.müthiş bir çeviklikle kapının arkasına geçti,olağanca sessizliğini koruyarak

ağzını kapattı,elleriyle iyice örttü üstünü dudaklarının,tek bir nefes bile çıkmamalıydı boşuna,belki son nefesleriydi,idareli kullanmalıydı...

yırtık bir ayakkabı gördü önce,çöpe atılacak kadar eski
düşündü benim ayakkabılarım yeni ve en pahalısından ...

sonra diğer ayak,gövde ve baş, işte insan tamamlanmıştı.elinde bir fener vardı gövdenin,karanlıktan korktuğu için aslında sevinmişti.karanlık onun ebedi düşmanı gibiydi.belki onun sonunu getirecek kişi yani katili ise şu an en gerekli kişi...

Allah kahretsin uyuşan ayağına hakim olamadı,sessizliği delip geçti bir ses
ve gövde ona doğru dönmeye başladı.o an düşündü,hayatından geçenleri düşündü ,sonra hak verdi,hayatım bir anda bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti diyenlere...

sus işareti yaptı gövde,sakın ses çıkarma dedi
zaten konuşacak hali yoktu,kelimelerin hepsi sanki bir hapishaneye tıkılmış ve müebbet hapse mahkum olmuşlardı...

kapıyı kapattı gövde ve ışığı açtı
üstünde yırtık bir kazak vardı,sert bakışlıydı,kaşları her daim çatıktı.acaba hiç gülmüşmüdür diye düşündü
ama onun aslında aklına takılan yırtık kazak ve delik ayakkabıydı,kendi hayatlarına hiç benzemiyordu...

gövde
- sana zarar vermeyeceğim dedi.sakın bağırayım deme,ben burdan çıkıp gideceğim ve sende beni unutacaksın tamam mı dedi

cevap verecek hali yoktu,zaten bütün kelimelerde hapisteydi.başını salladı sadece,titrek bakışlarıyla...

gövde dediğini yaptı,yavaş adımlarla dışarı çıktı,arkadaşlarıyla konuşup evden çıkmaya başladılar,ama kapıyı açık unutmuştu gövde
artık izleyiciden çok oyunun içindeydi yada artık kapı aralığından seyretmeyecekti bu filmi
şimdi herşey daha netti,korku içindeki annesini gördü ilkönce,duvara sinmiş cenin halini almış annesini,o kudretli otoriter anne ne hale gelmişti.Yanına gitmek istedi ama gövdeler telaşlanıp ona birşey yapabilirlerdi.sakinliğini korumalıydı.zaten gövdelerde çıkıp gitmek üzereydiler

evet tamam işte biri gitti,onunda delik bir ayakkabısı vardı aynı diğerinin gibi
evet işte 2.side gitti,onunda delik bir ayakkabısı vardı aynı 1.si gibi
evet işte sonuncusuda gitti,onunda delik bir ayakkabısı vardı,aynı 2.si gibi

o geceden hatırladığı buydu hale nin
üç çift delik ayakkabı...

hangi hayatta yaşıyordu,insanlar arası bu farklılıkların sebebi ne?
ben neden yeni ayakkabılar giyerken,neden onlar delik ayakkabılara mahkumlar,ben sımsıcak odamda uyurken,onlar gecenin bu soğuğunda başkasının,benim sımsıcak evimde ne aramaktalar

düşünüyordu hale,bu soruların bir cevabı olmalıydı
zaten soru varsa ortada,cevaplar bulunurdu her zaman,bunu babası söylemişti ona...

başlığında hayat kelimesi bulunan bütün kitapları açmaya başladı
bu hayat neydi,öğrenmeliydi bir şekilde
yok hayır bu kitaplarda çözülecek bir mesele değil annesine sormalıydı

-anne hayat nedir?

- nerden çıktı kızım şimdi bu soru

hale nin annesi necla hanım,otoriter evine ve çevresine hakim bir bayandı.otoriter olmasından olacak ki çocuğu hariç kimseye güldüğünü yada şefkat gösterdiğini gören olmamıştır,kocasıda dahil
necla hanım fizik olarak da güzel bir bayandı.omuzlarına gelen saçları vardı.gözleri renkliydi,bakımlıydı...

-nerden çıktığının ne önemi var,ben sadece soruma cevap istiyorum

-kimin hayatı hale?

-senin,benim,bizim,onun,bunun,şunun herkesin farklı bir hayatımı var anne,hiçbir ortak noktamız yok mu?

-var olmaz olur mu,ama benim işim başımdan aşkın sonra konuşalım

çare yoktu kitaplardan başka
önüne ilk gelen kitabı karıştırdı.ilk sayfasında şöyle yazıyordu.hayatta en önemli şeyler, zaman,mekan ve olaydır.eğer bunlarda doğru tecihlerde bulunabilirsek
belki kazandığımız şeyler,kaybettiklerimizden daha fazla olabilir
birde dipnot yazmıştı yazar
hayatta sahip olamadığın hiçbirşeyi kaybedemezsin

bir başka kitabi daha açtı hale,onun ilk sayfasında ise şöyle diyordu
hayatta herkes için ama herkes için aşağı yukarı aynı şeyler yazılır
mesele bu yazılan senoryoda noktalama işaretlerini değiştirmektir
virgülleri oynatabilmektir,bir kelime kaydırabilmektir
oku baban gibi,eşşek olma
oku,baban gibi eşşek olma misali...

ve her değişik kitapta farklı hayat yorumları

hale düşündü ve anladı,tariflere sıkıştırılan birşey hayat olamaz
çünkü hayat süreklidir ve değişkendir...

bir hırsızlık vakası,kimbilir düşünmesi engellenecek,otomatiğe bağlanacak bir hayatı,sorgulanabilir bir hayata kavuşturdu

hale son açtığı kitabin başında uykuya dalmıştı...


not:kardeşimin ödevi için yazdığım bir yazı paylaşayım dedim:)
 
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
Harun o kadar güzel açıklamış ki,bize söyleyecek bir şey bırakmamış..

teknolojinin hızla ilerlemesi ve insanların bagımlı hale gelmesi-getirilmesi için bir çok program yapıyorlar..İnsanların cahillikleri  aynen devam ediyor,tvde herkes kendi çıkarına yönelik programlar yapıyor ve türk milletide izliyor-izlettiriyorlar..
Geçen dijitürk reklamında o kadar açık şekilde yapmışlar ki,insanların sürekli tv izlemesi için izlemedikleri zaman hastalandıklarını ve tedavi için elde kumanda tv karşısında izlemelerri gerektigini gösteriyorlar...
Sizinde belirttiğiniz gibi Türk aile kurumuna sayğı kalmadı,o yarışmalarda olsun programlarda olsun etige aykırı ve Türk ailesine aykırı yayınlar izlenmesin desemde,arz-talep olmasa amipden hızlı şekilde nasıl çogalabilirler...
Ben şahsen evimde izletmiyorum-izlemiyorum....
gerekirse tv kapatıp açmıyorum...
Komsuya gitmeye bile sıkılıyorum,orda izlediklerini gördüp birde keyifle anlatıklarında beynime kan çıkmasından...


Profilinizde bayan işareti var ama bu yazı bir erkegin kaleminden çıkmış gibi... :)

 
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
yigitarslan' Alıntı:
sormayın
hemen değiştirdim
:)
;)


Her iki yazıyıda keyifle okudum,tabi ilk yazdıgınızı daha bir keyifle birazda iç burkularak:(

Kardeşinin dersini yapan biri:) Benim dersimi yapan bir abim olmadı çünkü ben evin en büyük çoçuguydum...

Bundan sonraki derslerinizde başarılar dilerim...Pardon kardeşinizin dersinde diyecekdim  ;D
 
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
Bu gün net bana işkence gibi,bir sayfadan digerine geçmek ölümden beter...Bu gün daha eklemez iseniz sevinip çıkışa basayım :)
 
Ö

özlem1980

Kullanıcı
25 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
hale düşündü ve anladı,tariflere sıkıştırılan birşey hayat olamaz
çünkü hayat süreklidir ve değişkendir...


güzeldi teşekkürler :)
 
Y

yigitarslan

Kullanıcı
9 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Su Perisi' Alıntı:
Bu gün net bana işkence gibi,bir sayfadan digerine geçmek ölümden beter...Bu gün daha eklemez iseniz sevinip çıkışa basayım :)
dediğim gibi pc nize bir baktırmanızda fayda var
cümle arasında geçen övücü sözler içinde teşekkürler:)
 
Y

yigitarslan

Kullanıcı
9 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Özlem' Alıntı:
hale düşündü ve anladı,tariflere sıkıştırılan birşey hayat olamaz
çünkü hayat süreklidir ve değişkendir...


güzeldi teşekkürler :)
ben teşekkür ederim
:)
 
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
yigitarslan' Alıntı:
Su Perisi' Alıntı:
Bu gün net bana işkence gibi,bir sayfadan digerine geçmek ölümden beter...Bu gün daha eklemez iseniz sevinip çıkışa basayım :)
dediğim gibi pc nize bir baktırmanızda fayda var
cümle arasında geçen övücü sözler içinde teşekkürler:)
Özel bakımı geçen hafta yaptıgım için oldu sanırım bu sorunlar  ::)
Bir daha özen göstermek gerek... :)
 
Y

yigitarslan

Kullanıcı
9 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
bir de şiir ekleyelim bakalım
:)

gerçi pek iyi değil ama:)

SUS

sus

sus lütfen

bugün sadece susalım

kelimeleri atalım gitsin uçurumdan
bugün bizimle uğraşmasın haylazlar,
bırak bugün bize uğramasın, bitanem ,aşkım
seni seviyorumlar
sus,
bugün gözlerimizde hapis kalalım
hatta hakim ben olayım
kendimi idam cezasından yargılayayım

susalım birleşşsin yüreklerimiz ellerimizde
hadi gel bugün okyonusları aşalım
yüzmeyi bilmesekte

 
Y

yigitarslan

Kullanıcı
9 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
bir şiir daha gelsin
:)

not:aslında not lar hep yazı bitince yazılır ama farklıyım ya :D
neyse sizden ricam beğenseniz de beğenmesiniz de iyi veya kötü yorumlarınızı eleştirilerinizi beklerim:)

KUŞ

hani bir kuş vardır uzaklarda
ah keşke benim olsaydı diye
durmadan iç geçirdiğiniz,
ama olmayacağını bildiğiniz,
ama buna rağmen sevdiğiniz
bembeyaz
en ufak bir lekeye asla yer yok
tertemiz
bir annenin sütü gibi
yüce, kutsanmış

hele bir uçuşu var ki
sanırsınız gökyüzü onun için inşa edilen
rengarenk bir kubbe,
onsuz bir gökyüzünü,
ne en kalpsiz bir insan müsveddesi,
ne ağırlığından bilmem kaç kat yük taşıyan karınca,
ne de aşkına yenik düşen
bilmem ne krallığının prensesi
hiç kimse, ama hiç kimse hayal bile edemiyor
zaten hayallerde kabuslara yer yoktur

Karşınıza çıktığı olacaktır elbet
Ama siz bunu olsa olsa
Rüyadır diye geçiştireceksiniz ve bilmem kaç yıl sonra
Anılarınızı tazelerken, gerçekle hayali karıştıran kalbinize kızıp
mutsuzluk kervanına katılmak için, o pis trene ağlaya ağlaya bineceksiniz
 
şahide

şahide

Kullanıcı
17 Eki 2008
En iyi cevaplar
0
0
Denizli
Burdaki kuş neyi kasdediyor hayallerimizi mi? Pek anlayamadım da...
 
Y

yigitarslan

Kullanıcı
9 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
burdaki kuş
şöyle izah edeyim
hani insan hep aradığı birşey vardır
bu benim için bir insan olabilir
tanımadığımız ama karşılaşmayı umduğumuz aşık olacağımız kişi olabilir

yada sizin hedefiniz olabilir mi

bu kuş herşey olabilir
hayalimizde yaşattığımız ne varsa bu kuş ta odur:)

teşekkürler soru için
:)
 
Üst