YETİM ÇOCUK

  • Konbuyu başlatan derman86
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Serbest Kürsü kategorisinde derman86 tarafından oluşturulan YETİM ÇOCUK başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 3,193 kez görüntülenmiş, 7 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Serbest Kürsü
Konu Başlığı YETİM ÇOCUK
Konbuyu başlatan derman86
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan bişileryapmaklazım
D

derman86

Kullanıcı
2 Eki 2007
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
YETİM ÇOCUK

o kadar talihsizdi ki… Daha doğmadan, babasını kaybetmiş, yetim kalmıştı. Bir bahar günü ağlayarak dünyaya gözlerini açtı. Ağlayışında sanki babasızlığın verdiği bir hüzün yatıyordu. Annesi oğlunun doğduğuna sevinememişti bile. Çünkü onunla tek başına ne yapacağını bilemiyordu. Ancak bir şey biliyordu ki, bu yetim çocuğun kendisinin yaşama kaynağı olduğuydu. Bir ay önce kocasını kaybettiğinde yapayalnız kalmıştı. Ama şimdi yüreğindeki acıyı bir nebze olsun dindiren oğlu, Metin gelmişti dünyaya.
Evet, oğluna Metin adını vermişti. Şu zalim ve acımasız dünyada, her türlü zorluğa, her türlü acıya katlanabilsin,dayanabilsin diye. Çünkü hayatın getirecekleri bilinmiyordu, beklenmedik zamanlarda beklenmedik şeyler insanın başına gelebiliyordu. Günler ayları, aylar yılları kovalıyordu. Metin için hayat gitgide zorlaşıyordu. Annesinin evlere gidip temizlik yaparak kazandığı para, geçimleri için yeterli olmuyordu. Annesi söylemese de Metin artık çalışması gerektiğinin farkındaydı. O küçük yüreğiyle bunu anlayabiliyordu. Çünkü artık okula başlamış ve okul masraflarını kendisi karşılamak istiyordu. Bir süre iş aradı ama ne iş yapabileceğini bilemiyordu. Bir gün, okuldan eve giderken kendisi kadar küçük ve tatlı bir simitçi çocukla karşılaştı. O anda aklına bir fikir gelmişti. Simitçi çocuğun yanına gi-
derek sohbet etmeye başladı. Simitçi çocuğa bu işte iyi para kazanıp kazanmadığını sordu. Simitçi çocuk da: “Okul masraflarımı karşılayacak kadar kazanıyorum.’’ dedi. Bu söz Metin’i umutlandırmıştı. Artık simit satarak okul masraflarını karşılayacak, annesinin yükünü hafifle-tecekti. Bu düşünce onu çok mutlu etmişti. Bu sohbet sırasında iki küçük yürek birbirlerine ısınmış, iyi birer dost olma yolunda ilk adımı atmışlardı. Metin Ali’den bu işte kendisine yardım etmesini istedi. Ali Metin’i de yanına alarak, anlaştığı fırının yolunu tuttu. Fırıncıya Metin’in de simit alarak satmak istediğini söyledi. Fırıncı da Metin’e belirli sayıda simit vererek akşama kadar payını getirmesini söyledi. İlk günlerde Metin zorluk çekiyordu ama za-manla işi kavradı. Hep birlikte oldukları için iyi vakit geçiriyorlar aralarındaki samimiyet de oldukça artıyordu. Sanki birer kardeş gibi olmuşlardı. Birbirlerinin her türlü sorunlarına yardım ediyorlardı. Yıllar su gibi akıp geçmişti. Metin ile Ali liseyi başarıyla bitirdiler ve üniversite sınavında aynı yerleri kazanarak beraberliklerini sürdürdüler. Metin doktor, Ali ise avukat olacaktı. Metin’in doktor olmak istemesindeki en büyük etken, babasını fakirlik yüzünden ameliyat olamadığı için kaybetmesiydi. Parası olmayanlara yardım etmek, can kurtarmak istiyordu. Üniversite yıllarında da bu iki dost için fakirlik hüküm sürüyordu. Üni-versiteyi okuyabilmeleri için yine çalışmaları gerekiyordu. Zaten çalışmaya alışmışlardı. Yü-reklerindeki başarı azmi onları destekliyor, önlerine çıkan engelleri bertaraf ediyordu. Bu arada iki dostun aileleri de onlarla gurur duyuyorlardı. Her ne kadar küçük yaşlarda hayatın zorluklarıyla karşılaşmış olsalar da bunlarla başa çıkmayı öğrenmişlerdi. Artık hiçbir şey eski-
si kadar zor değildi.
Ve büyük gün gelmişti. Bayramlarda içi içine sığmayan çocuklar gibi mutluluktan uçu-yorlar apayrı bir heyecan yaşıyorlardı. Fakat bundan sonra sorumlulukları daha da artacaktı, bunun da farkındaydılar. Çünkü sadece kendilerine ve ailelerine karşı değil, görevleri icabı tüm insanlara karşı sorumlu olacaklardı. Ki bu iki dostun görevlerini en iyi bir şekilde yerine getireceklerinden şüphe edilemezdi. Çünkü onlar sorumluluklarını bilen ve geldikleri yeri unutmayacak, kişilik sahibi insanlardı.

Bu bir azmin getirdiği başarının öyküsüydü. İnsanoğlu sorumluluklarını bildiği sürece ve istediği taktirde her türlü engeli aşarak başarıya ulaşabilecektir. Yani, AZİM = BAŞARI
 
A

ayben

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
teşekkürler derman paylaşım için gerçekten azmin sonu başarı oluyor her zaman yeterki insan kendini bu yokda adasın ve istesin hem de yürekten hiç olamdığı kadar çook...
 
K

Kristal

Kullanıcı
28 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
hedefi başarı olanın yolu açık olsun.Tanrı da onunladır her zaman...teşekkürler :)
 
Safari

Safari

Kullanıcı
7 Haz 2007
En iyi cevaplar
0
36
İstanbul
derman86' Alıntı:
Bu bir azmin getirdiği başarının öyküsüydü. İnsanoğlu sorumluluklarını bildiği sürece ve istediği taktirde her türlü engeli aşarak başarıya ulaşabilecektir. Yani, AZİM = BAŞARI
;)
 
S

sehla

Kullanıcı
5 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
insanoğlu yeter ki istesin. ama yürekten başaramayacağı şey yok. tşk
 
G

greta

Kullanıcı
9 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0

ne şimdi metinle ali kardeş diilmi
ama bu sanırım gece gece türk filmi seretmemle alakalıı :)
neyse hoş hikaye ;)
 
B

bişileryapmaklazım

Kullanıcı
14 Kas 2008
En iyi cevaplar
0
0
İzmir
:) teşekkürler paylaşım için
 
Üst