Yeni arkadaşlık trendi... Tüket, at!

  • Konbuyu başlatan özlem1980
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Serbest Kürsü kategorisinde özlem1980 tarafından oluşturulan Yeni arkadaşlık trendi... Tüket, at! başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 2,098 kez görüntülenmiş, 6 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Serbest Kürsü
Konu Başlığı Yeni arkadaşlık trendi... Tüket, at!
Konbuyu başlatan özlem1980
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan spiritualsigns
Ö

özlem1980

Kullanıcı
25 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
Yeni arkadaşlık trendi... Tüket, at!
Bir tüketim nesnesi olarak arkadaş!..
Son trend bu!
Arkadaş oluyorsun; hızla yiyip bitiriyorsun onu; sonra posasını bir kenara bırakıp gidiyorsun...
Uzaktan bakınca tablo muazzam bir tanışma, hatta barışma, anlaşma, hemen çok yakınlaşma ve arkadaşlık furyası şeklinde görünüyor.
Fakat yakından bakınca görüntü değişiyor: bu resmen bir "büyük tıkınma" hali! Birbirini hızla sömürüp, tüketip bitirme şehveti!
Şöyle oluyor...
İlginç ya da ilginç olduğu varsayılan kişiler seçiliyor.
İlginç sözcüğü burada o kişinin "iyi bir hikâyesi ve bolca dedikodu malzemesi var" anlamına geliyor.
Derhal o kişiyle yakınlık, dahası "kankalık" ilişkisi kuruluyor. Piyasa yapılıyor. Hatta bu yolla "güç ilişkileri ağı" oluşturulduğu havası veriliyor.
Sonra...
E... Hangi kimlik, hangi kişilik, hangi ruh, hangi beden uzun süre dayanır bu tüketim şehvetine!

***

Öyle bir hayat yaşıyoruz ki...
"Katı olan her şey eninde sonunda buharlaşıyor!"
İlişkiler ise sıvı gibi akışkan.
Adamım, çok sevdiğim düşünür ve toplumbilimci Zygmunt Bauman bu kaygan zeminde arkadaşlığın eskisinden daha önem kazandığını iddia eder.
Madem hayatta pek çok şey bir trenin penceresinden akıp geçen görüntüler kadar hızla görünüp kaybolmaktadır...
Hiç değilse arkadaşlarımız hep yanı başımızda durmalıdır!
Madem onca plana, projeye rağmen yarın neler olacağını bir türlü tam olarak kestiremediğimiz kararsız bir dünyamız var. Madem patronların iki dudağı kariyerimiz...
Madem en kalabalık ortamlarda bile yalnızlığımız yakamıza yapışıveriyor.
O halde en azından arkadaşlarımız kararlı ve samimi olmalı, varlıkları bugünden yarına uzanmalı...

***

Ama madalyonun bir de öteki yüzü yok mu?
Durmadan değişen koşullar ve bitmek tükenmek bilmeyen koşuşturma halindeki hayatlarımız öyle uzun vadeli ve sağlam karakterli arkadaşlıklar kurmaya pek elverişli değil.
Bilmem o yüzden mi?
Bazılarımız arkadaşlık denen eşsiz ilişki ve duyguyu tüketim şehvetinin pençelerine teslim etmek üzereler.
Yukarıda da anlattım işte!
Çok yakınımdaki insanlara bakıyorum.
Sanki bir kapıları var.
Arkadaşlık kapısı...
Hep açık!
Ne güzel, diyorsunuz bakınca, nasıl sıcak bir tutum, nasıl candan bir yaklaşım!
Ama kısa sürede anlıyorsunuz ki...
Kapıdan içeri girenin haddi hesabı yok!
İçerisi çok eğlenceli! Tamam da...
Kapıya çöp diye bırakılan ortak anıların, mahrem paylaşımların da haddi hesabı yok!
Ben bunu anlamıyorum.
Anlayamıyorum!

Haşmet Babaoğlu

 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Bence yaşsal durumlar var ortada. Mesela ergenlik dönemindekiler hiç tüketmiyorlar, aksine bir kaç kişiye bağımlı yaşıyorlar. Onlar olmadan tuvalete bile gitmeyecekler neredeyse.

Bizim yaşımızdakiler, 22-30 arası diyelim, hızlı tüketen bu grup bence. Üniversite bittikten sonra iş hayatı, evlilik öncesi falan derken arkadaşlara zaman ayrılmıyor, iş, para telaşına düşülüyor ve devamlı arkadaş değişiyor, genel anlamda diyelim herkesi katmayalım.
Ve en sonunda, yani ben öyle oldum, iki kişi var kendime dost diyebileceğim; teyzem ve kuzenim.. Bu iki insan dışındaki insanlarla çok yakınlaşamıyorum, sadece hayat geçiyor diyebilirim. Zamanı çok keyifli geçiriyorum onlarla evet ama kendimi anlatmıyorum.
 
E

ebruliyn

Kullanıcı
29 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
en kalabalık ortamlarda bile yalnızlığımız yakamıza yapışıveriyor.
Durum bu...İnsanlar artık dostluk kuramadığı için paylaşımları sınırlı kalıyor,bu yüzden toplum olarak psikologlara,evlilik danışmanlarına ihtiyacımız arttı
 
H

Harun

Kullanıcı
29 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
36
İstanbul
leftinthedark.wordpress.com
Ben de çok arkadaşlık ilişkisi kurmak istemiyorum açıkcası. Çünkü onlara ayıracak yeterince zamanım yok. Geçiştirmelik dostluklarada karşıyım. Bir kaç tane dostum var. Arada bir buluşuruz. :) Diğerlerini de yolda falan görürsem öyle konuşurum. Ama arkadaşmı arkadaş işte. Nolsun yani sabah akşam onlamı yatıp kalkayım. Herkesin kendi hayatı var. Bence insanlar artık arkadaşlarından çok kendilerine zaman ayırmayı öğrendiler. Böylesi daha bi güzel.
 
H

harariye

Kullanıcı
22 Eki 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
bi sürü arkadşım var ama dostlarım sayılı..
dost dediğinle kaldığın yerden devam edebiliyorsun zaman ayıramamayı kaldırabiliyor dostlar..
zaten öyleleri kalıcı oluyor sadece.. ;)
 
Ö

özlem1980

Kullanıcı
25 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
Çalışma hayatı okul hayatı derken hayatımıza bir çok insan girip çıksada yazıdada dediği gibi yarına aktardıklarımızın sayısı biri geçmiyor yada o bir tane bile olmuyor. Bu biraz hayat şartlarının yoğunluğundan artık kimsenin kimseye vakit ayırmaya fırsatının olmamasından birazda sanırım her şeyi çok çabuk tüketen bir toplum yolunda hızla ilerlememizden kaynaklı. İnsanların karşılarındakinden çok çabuk sıkılmaya başlıor bir müddet sonra yeni insanları hayatına katma ihtiyacı hissederken eskilere vakit kalmıyor gibi...
 
S

spiritualsigns

Kullanıcı
20 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
İzmir
en yeni dostluklarım aşağı yukarı 19 yıllık... ve hayatıma sabitlediklerimden vazgeçmem mümkün değil... az ama öz... ahiretlik tanımına uygun... hayatıma hep özel insanları aldım... o ayrımı yapabildiğim için mutluyum... zaman dışında tükettiğim pek bir şeyim yok...
 
Üst