Yatırım Çocuklar, Robotik Anneler!

  • Konbuyu başlatan dideM
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Araştırma Sonuçları kategorisinde dideM tarafından oluşturulan Yatırım Çocuklar, Robotik Anneler! başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 2,318 kez görüntülenmiş, 3 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Araştırma Sonuçları
Konu Başlığı Yatırım Çocuklar, Robotik Anneler!
Konbuyu başlatan dideM
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan Harun
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul

Çocuk kavramına yönelik fikirlerde şaşırtıcı değişimler var. Kariyerinde üst noktalarda olan kadınların annelik kavramındaki yeni bakış açıları dikkat çekiyor. Özellikle genç ve üst düzey kadınlar arasında  kabul görmüş bu  bakış açısını  Araştırmacı  Nurhan Keeler ortaya çıkarmış. Keeler’e göre bu kadınlar çocuklarının Einstein ya da Beethoven gibi süper kişiler olması için aşırı çaba  harcıyorlar.

60 dolayında üst sınıf ailenin evinde "etnografik" gözleme dayalı bir araştırma gerçekleştirmiş Nurhan Keeler.  Kendini aşırı derecede aşan bir  anne tipolojisi  ortaya çıkmış bu araştırmada. Çocuk gelişimi ile ilgili her şeyi iştahla tüketen bu kadınlar, beynin kıvrımlarına  varana  kadar bebek fizyolojisi hakkında bilgi sahibiler. Çocukla ilgili herşeyi tüm ayrıntılarına kadar öğreniyorlar.  Sürekli  herşeyin “entellektüel" bir açıklamaını yaparken görülen bu anneler hakkında daha fazla bilgiyi  Nurhan Keeler'den aldık..   

Menajer, robotik ya da proje anneleri anneliği nasıl yaşıyor?

İş ortamlarında ‘Plan’lar  hazırlanır biliyorsunuz. Çocuk ta öyle bir şey bu anneler için. Karı – koca çocuğu bir “proje” olarak görüyorlar.  Doğmadan önce her şey plan dahilinde hazırlanıyor. Çocuk doğar doğmaz robotik bir plan yapılıyor. Beslenmesi  tamamen  hesaplı kitaplı.  Özellikle de o sınıftakiler çok ‘milimetrik’ besleniyor.. ‘Şundan şu kadar gram, bundan bu kadar gram’ diye! Dakikası dakikasına her şey.  Saat kaçta ne yiyecek, ne içecek belli.  Bu çocuklara bakıcılar bakıyor tabii. Ama Anne işteyken her şeyi yönlendiriyor.

Bütün bunları bakıcılara mı dikte ettiriyorlar?

Evet. Dikkatimizi çeken şey ‘bakıcı günlükleri’ oldu. Hemen her  bakıcı kadın günlük tutuyordu... Aile bakıcıdan bir iş olarak bunu istemiş. Çocuk kaçta uyudu,  kaçta kalktı. Kakasını yaptı mı, ne renk yaptı?  Ne yedi, ağladı mı, ağlamadı  mı? Bütün bunlar milim milim yazılıyor. Bu arada aileyle sohbet ediyoruz. Herşeye mükemmelliyetçi  yaklaşıyorlar. Eğitimde ve her alanda.. Çok önceden eğitim planlanıyor, çocuğun gelişimine ait her şey  hesaplanıyor. Bütün gün için ayrı listeler hazırlanıyor . Çok milimetrik, hesaplı kitaplı bir hayat. Bunun nedenleri tabii  psikolojik  de olabiliyor. Yani günümüzde biliyorsunuz hayat modernleştikçe insanlar arası sevginin dozunda da  azalmalar oldu. Ama çocuk,  o karşılıkla sevgiyi alabileceğiniz ve verebileceğiniz tek varlık! 

Kamera var mı bu evlerde?

Bu evlerin 3’te birinde kamera vardı..  Her an, her saniye  izleme merakı.  Hatta  şöyle bir manzara gördük:  Üst düzeyden bir aile idi  yine ama kadın çalışmıyordu. Bahçeli, güzel bir  evdi. Biz bahçede sohbet ediyorduk.  Bakıcı ile çocuk evde odalarına idiler. . Bahçeye de bir TV koymuşlar. Odaya video bağlantısı yapmışlar. Bu TV ile çocuğun odasını oradan izliyorlardı. Yani bunlar çok fazla. Varsın bugün de o çocuk portakal suyunu içmesin. ‘Robotik’  bir yaklaşım. Bundan kurtuluş yok izledikçe kusur bulursunuz. Anne  bir ‘menajer’ gibi sürekli  çocuğu izliyor.

Bu ebeveynlerinde  başka  neler gözlemlediniz? 

Her şey  milimetrik. Çocuk çok fazla hayatın merkezine alınıyor.  Ve  hayatın tek anlamı olarak o görülüyor .Eskiden anne babalar için  bu kadar hayatın merkezinde değildi. Şimdi  ebeveynler hayatlarında sanki başka hiçbir şey yokmuş gibi davranıyorlar. Bütün hayatın anlamını onda  buluyorlar. Bütün anlamsızlıkları onda çözüyorlar. Bu nedenle başlıyor onu ‘proje’ olarak ele almaya. Yemeği, geleceği, şusuydu, busuydu... Her şeyi ile milimetrik ilgilenmeye adayor kendini... Şimdi ‘bilimsel’ bir yaklaşım söz konusu. Aşırı bir mantık var. Artık duygular bile matematiksel ifade ediliyor

Duygular?

Herşeyde uzmanlarla iç içe bir hayatları var.  Herşeyi doktora sorma olayı var bir kere.. Çocuk az konuşuyor hemen doktor  aranıyor.  ‘Şurasında kırmızı bir şey çıktı, nedir’  gibi... Bunları tecrübelilere değil de sürekli  pedagoğa ya da doktora soruyor. Çünkü görümüzde ister anne  ister çocuk olsun herşeyi, duyguları bile matematiksel açıklama eğilimi var.

Röportaj: Ayla Önder
www.mynet.com
 
H

Harun

Kullanıcı
29 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
36
İstanbul
leftinthedark.wordpress.com
Böyle büyümediğim için şanslımıyım değilmiyim bilemedim.

Annem bırakırdı bizi, biz kendimiz büyürdük. Hastalanınca bakardı tabi ama, o bilirdi nolacağını.  :)


Kakasını yaptı mı, ne renk yaptı?  Ne yedi, ağladı mı, ağlamadı  mı?
;D Yok artık.

Ben çocukken arkadaşımın annesi de biraz böyleydi.

-Osmaaaaan gel su iç diye bağırırdı.

Çocuk susayınca gitmeyecek sanki ;D


Herkesin olaya bakış açısı farklı tabi ama benim çocuğum olursa,böyle davranmam herhalde. Annesi de davranmaz.  :)

Ben niye yorumladım ki ya bu konuyu, babaları ilgilendirmiyor sanırım  ;D ;D

 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Ben niye yorumladım ki ya bu konuyu, babaları ilgilendirmiyor sanırım 
;D ;D ;D
Niye ilgilendirmesin canım! Çocuğun böyle büyümesine bir tek anne karar vermiyor herhalde:))
 
Üst