Tembellikten Kurtulmak için 7 Çözüm Yolu

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kişisel Gelişim Yazıları kategorisinde Codex tarafından oluşturulan Tembellikten Kurtulmak için 7 Çözüm Yolu başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 103 kez görüntülenmiş, 0 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kişisel Gelişim Yazıları
Konu Başlığı Tembellikten Kurtulmak için 7 Çözüm Yolu
Konbuyu başlatan Codex
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan Codex
Codex

Codex

Özgür Şahin
Site Kurucusu
14 May 2006
En iyi cevaplar
0
48
Çanakkale
www.kendinigelistir.com
Tembellik ile ilgili güzel bir anlatım var. Şöyledir : Çocuk kanepede uzanan babasına sorar: “Baba biz insanlar neden bu kadar tembeliz?”. Babanın cevabı ise pek bir manidardır: “Aman oğlum boşver bir ara anlatırım” :))

Kendinize bir sürü söz veriyorsunuz, onlarca maddelik bir yapılacaklar listesi yapıyorsunuz ama bir türlü içinizden harekete geçmek gelmiyor. O ilk adımı atsanız devamının geleceğini biliyorsunuz ama her nasıl oluyorsa olduğunuz yerde kalmayı tercih ediyorsunuz. Peki, neden o adımı bir türlü atamıyoruz. Önce bizi tembelliğe iten sebepleri bakalım ve sonrasında bunların üstesinden gelip nasıl harekete geçebileceğimizi konuşalım.

Neden tembellik yaparız?

1. Yapmak zorunda hissettiğimiz için

İnsanları tembelliğe sürükleyen en önemli sebeplerden biri “zorunda hissetme” halidir. Sevdiğimiz şeyleri yapmaya karşı içten bir motivasyonla harekete geçerken, zorunda olduğumuz şeylere karşı dıştan bir motivasyon bekleriz ve genelde o motivasyonu bulamadığımızda da olduğumuz yerde kalmayı tercih ederiz. Kimse her sabah saatlerce trafikle cebelleşip erkenden işe gitmeyi istemez ama zorunda olduğu için ister istemez o yataktan kalkar ve gider. Yapmak zorunda olduğumuz her şeye karşı bir tembellik hissederiz.

2. Yapacağımız çok fazla şey olduğu için

Bazen güne çok güzel başlarız ve sabahın ilk saatlerinde verimli bir şekilde çalışmamıza rağmen ilerleyen saatlerde kalan işler gözümüzde büyümeye başlar çünkü farkında olmadan yapabileceğimizden fazla işi kendimize yüklemişizdir. O yüzden kafamızın yoğun olması ve her şeyin gözümüzde büyümesi ister istemez bizi pes etme veya vazgeçme noktasına getirebilir.

3. Gerçekçi olmayan hedefler koyduğumuz için

Dinlediğimiz şeylerden, okuduğumuz şeylerden veya izlediğimiz videolardan sonra kendimizi aşırı motive hissederiz. Anlık olarak hissettiğimiz o motivasyonla birlikte gerçekçi olmayan hedefleri sıralamaya başlarız. Son zamanlarda sosyal medyanın da etkisiyle birlikte kendimizi başkalarıyla kıyaslama eğilimimiz de arttı. O yüzden başkası yapıyorsa bende yapabilirim mantığından hareketle, kendimizi çok zorlayıcı şartlar altına sokup üstesinden gelemediğimiz hedeflerin altında ezilmeye başlıyoruz. Doğal olarak da bir süre sonra demotive olup koyduğumuz hedeflere karşı tembellik gösteriyoruz.

Tembelliğin elbette çok daha farklı sebepleri var özellikle kişilik faktörünü de işin içine kattığımızda bu sebepler daha da çeşitlenecektir. Ancak yapılan birçok araştırma ve deney sonucuna göre yukarıda bahsettiğim 3 sebep daha ön plana çıkıyor.

Tembelliği ortadan kaldırmak için atmamız gereken adımları olabildiğince kendi hayatımdan örnekler vererek aktarmaya çalışacağım ama öncesinde şunu de belirtmek istiyorum ki tembellik aslında bir kişilik özelliği değildir, tembellik sadeece bazı sebeplerin sonucudur. O yüzden kendinizi tembel olarak tanımlamak yerine sizi tembelliğe iten sebepleri tanımlamaya çalışın. Bir şeyin nedenini bilirseniz çözümünü de bulabilirsiniz. O zaman gelin yukarıda sıraladığımız sebeplerden hareketle tembellikten kurtulmamızı sağlayacak çözümleri konuşalım.

Tembellikten Nasıl Kurtulabiliriz?

1. Konfor alanınızın dışına çıkın

Zorlanmıyorsanız gelişmiyorsunuz demektir. Konfor alanında kaldığınız sürece sizi harekete geçirecek sebepleri de minimize etmiş olursunuz ancak çizdiğiniz o alanın dışına çıktığınızda mücadele de başlar ve ister istemez harekete geçersiniz. 2008 yılında Türkiye yarışları için yüzme antrenörüm 1500 metre yarışına katılmamı istediğinde başta reddetmiştim çünkü ben sprint (kısa mesafe ama hızlı performans) yarışçısıydım. O zamana kadar genelde 50 ve 100 metre yarışlarında boy göstermiştim o yüzden 1500 metre fazla ürkütücü gelmişti. Ancak bir süre sonra bunu denemek istediğimi ve konfor alanımın dışına çıkmam gerektiğini hissettim. 1 ay boyunca antremanlarımda 5–6 kilometrelik programlar uyguladım. Ve yarış günü geldiğinde konfor alanının dışına çıkmanın ne kadar yerinde bir karar olduğunu gördüm çünkü Türkiye 2.’si olmuştum.

Demem o ki tembellikle cebelleşmek yerine hemen konfor alanınızın dışına çıkın ve sizi orada bekleyen fırsatları kucaklayın. Emin olun kendinizdeki gelişimi gördüğünüzde her şeye değdiğini de görmüş olacaksınız.

2. Yapılacaklar listenizi hazırlayın

Birçok yazımda gününüzü planlamanızı ve mümkünse günüzü yapılacaklar listesi halinde takip etmenizi önermiştim. Bu önerimi bu kez tembellikten kurtulmanız için yinelemek istiyorum. Her zaman motive bir şekilde hissetmemiz mümkün değil bazı zamanlar kendimizi salmak isteriz. Bu çok normal bir şey, yapmalısınız da. Ancak elinizde bir yol haritası yoksa kendinizi saldığınızda toparlanmanız da zor olacaktır çünkü genelde biz insanlar nereden başlayacağımızı bilemediğimiz için çoğu zaman harekete geçmeyiz. İşte yapılacaklar listenizin olması size her zaman nereden başlamanız gerektiğini sessizce haykıracaktır. Her sabah uyandığımda yaptığım ilk şey o günümüzü kategorize edip maddeler haline bölmek oluyor. Genelde; iş, aile ve kişisel gelişim olarak günümü bölüyorum ve her bir başlığın altını günün gündemine göre maddeler halinde bölüyorum. Böylelikle gün bitmeden önce belli aralıklarla takip ettiğim bu liste ne zaman dağılsam veya tembellik gösterecek olsam beni harekete geçiriyor.

Özetle kalabalık bir listeye ihtiyacınız yok sadece size yol gösterecek ve nerede kalmıştım & nereden başlamalıyım sorularına her an yanıt verecek bir listeniz olsun.

3. Bir başkasına söz verin ve sözünüzde durun

Küçüklükten beri uyguladığım bu yöntem beni her zaman motive etmiştir. Kendime her ne kadar söz versem de bazen kontrol bende olduğu için ister istemez gevşeklik gösterebiliyorum. Ancak bir başkasına verdiğim söz konusunda yüksek derecede hassasiyet gösterdiğim için ne kadar yorgun veya dağılmış olursam olayım o sözü yerine getirmek için elimden geleni yaparım. Siz de tembellik göstermemek için size güvenen birine kendi adınıza söz verin ve ne zaman vazgeçecek olsanız o kişiye verdiğiniz sözü hatırlayın.

4. Neler kaybedeceğinizi düşünmeye çalışın

Bir arkadaşımın acı bir anısı bana tembellik konusunda iyi bir ders vermişti. Babaannesi yaşça büyük ve hasta olduğu için hastaneye kaldırılmıştı. Ömrünün son birkaç ayını hastanede geçirdiği için ailenin hastane ziyaretleri rutinleşmiş ve bir alışkanlık haline gelmişti. Arkadaşım da bir gün hastanenin kapısına kadar gidiyor ama oda kalabalık olduğu için yukarı çıkıp ziyaret etmeye üşeniyor ve o gün ziyaret etmekten vazgeçiyor. Ertesi gün ise arkadaşım şehir dışındayken babaannesinin vefat haberi geliyor ve arkadaşımı ilk defa bu kadar üzgün görmüştüm. En önemlisi de üzgün olduğu kadar pişmandı da çünkü bir gün önce babaannesini görme şansı varken, sırf tembellik gösterdiği için çok sevdiği insanı bir daha göremeden veda etmiş oldu.

Bu anıdan sonra, ailesinden uzakta yaşayan biri olarak gün içinde ne kadar yorgun olursam olayım tembellik göstermeyip istisnasız her gün ailemi aramaya başladım.

Maalesef tembellik gösterdiğimizde neleri kaçırdığımızı, neleri ıskaladığımızı oturup düşünmemiz gerekiyor. Hayatta bazen bir dakika bile her şeyi değiştirecek kadar uzun bir zaman dilimi olabiliyor. O yüzden bugün tembellik gösterdiğiniz şeyin karşılığında nasıl bir bedel ödediğinizi geç olmadan anlamaya çalışın.

5. Yeni alışkanlıklar edinmeye çalışın

Her ne kadar zor olsa da eski alışkanlıklarımızı yıkıp, yeni alışkanlıklar edinmemiz mümkündür. İnsan ortalama 40 günlük bir süre zarfında alışkanlıklarını büyük oranda değiştirebilir ve eski alışkanlıklarını geride bırakabilir. Yeni bir alışkanlık edinmeye başladığınız zihnen kendinizi daha motive hissedersiniz ve farkında olmadan kendi kendinize meydan okursunuz. Hayatınıza dahil ettiğiniz her bir yeni şey beyninizin daha farklı ve daha aktif çalışmasını sağlar. O yüzden kısa vadede olmasa da orta ve uzun vadede tembellikten kurtulmak için her zaman yaptığınız şeyi farklı yollardan yapmayı deneyin. Eve giderken farklı bir yolu tercih edin, daha çok sağ elinizle kullandığınız eşyaları sol elinizle kullanmaya çalışın, telefonunuzdaki uygulamaların yerini belli aralıklarla değiştirin, farklı müzikler dinleyin, notlarınızı Türkçe yazmak yerine farklı bir dilde yazmaya çalışın.

Yani demem o ki beyninizi arada hackleyin ve yukarıda bahsettiğim konfor alanınızın olabildiğince dışına çıkmaya çalışın.

6. Ve son olarak kendinizi ödüllendirin

Her emek, her çaba güzel bir takdiri hak eder. Tembellik göstermek yerine harekete geçip hedefinizin üzerine yürüdüğünüz için kendinizi ödüllendirmeyi ihmal etmeyin. Ödül mekanizmasını düzene oturttuğunuzda hedeflerinize daha sadık olmaya başlarsınız çünkü yaptığınız şeyi boşu boşuna yapmadığınızı ve en azından güzel bir ödülün sizi beklediğini bilmek bile yeterli olacaktır.

2012’de TÜBİTAK için hazırladığımız robot projesi için 6 ay boyunca çok yoğun bir şekilde çalışmamız gerekiyordu çünkü sıfırdan kodlama ve elektrik devresi yapmayı öğrenmemiz gerekiyordu. Eğer başarılı olup seçilirsek 1 haftalığına Antalya’ya gidip hem projemizi sunup hem de biraz tatil yapacağımızı bildiğimiz için elimizden gelenin fazlasını yapmıştık. 6 ayın sonunda projemiz başarılı olup Antalya’ya gittiğimizde ise o yorgunlukların her şeye değdiğini görmek ayrı bir mutluluktu.

O yüzden siz de ufak da olsa kendinizi ödüllendirmeye ihmal etmeyin. Bu demek değildir ki her şeyi bir ödül elde etmek için yapmalısınız. Aksine yaptığınız şey o kadar değerli bir şey olsun ki ödülün kendisi yarattığınız anlam olsun.

7. Bonus: Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak. (M. Kemal Atatürk)

Şu ana kadar boş boş oturmanın hiçbir zaman bir faydasını görmedim, göreni de duymadım. Bu dünyaya sadece oturmak için gelmediğimize göre tükettiğimiz kadar üretmeyi de alışkanlık haline getirmeliyiz. Osmanlı İmparatorluğu gibi bir enkazdan sonra sıfırdan Türkiye gibi örnek bir ülke inşa eden bir liderimiz ve onun yol gösterciliği varken bu kadar tembel olmayı kendimize yakıştırmamalıyız. Bizler mücadele etmenin ve pes etmemenin ne demek olduğunu tüm dünyaya ispatlamış bir neslin torunlarıyız. O yüzden ne yarın ne de bugün harekete geçin, her ne istiyorsanız onun için“ŞİMDİ” harekete geçin.
Tembellik göstermeyip yazıyı buraya kadar okuduysanız tavsiyelerimin yerini bulduğunu görmek beni mutlu etti:)

Kendinize iyi bakın, bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle..

Sevgiler.

Yazan ve Kaynak : Fatih Saruhan, Medium
 
Üst