teknik bilgi --okuyun bilginiz olsun---

  • Konbuyu başlatan egeli_muh
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde İş Dünyası Yazıları kategorisinde egeli_muh tarafından oluşturulan teknik bilgi --okuyun bilginiz olsun--- başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 5,852 kez görüntülenmiş, 9 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı İş Dünyası Yazıları
Konu Başlığı teknik bilgi --okuyun bilginiz olsun---
Konbuyu başlatan egeli_muh
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan erdkncl
E

egeli_muh

Kullanıcı
12 Tem 2008
En iyi cevaplar
0
0
İzmir
BİNALARIN DEPREMDE HASAR GÖRMELERİNİ KOLAYLAŞTIRAN NEDENLER

1. Bina yapılırken yeraltı suyunu alacak drenajın iyi yapılmaması.

Drenajın iyi yapılmaması sonucunda iyi izole edilmemiş temeller taşıyıcı özelliklerini yitirirler deprem sırasında binalar ya zemin kattan aşağı çökerek veya daha çok su almış temelin bulunduğu kısımlardan yana yatarak yapıda hasarlar oluşturur. Ayrıca neme maruz kalmış temellerdeki donatılar ile devamlılığı sağlayan temelden yapının en üst katında bulunan kolonlarına doğru devam eden donatılar da korozyona maruz kalır( Ve sonrasını tahmin etmek bile istemiyorum.)



2. Bina temeli yakınında yapılan fosseptiklerin temele su bırakması. Birinci nedenler ile aynı sonuçlar oluşur. ( Ayrıca kokusu da cabası!!!!!!!)



3. Dökülen betonlarda vibratörün kullanılmaması ve dolayısıyla gerekli beton sıkıştırmasının yapılmaması.

Betona gerekli vibrasyon yapılmazsa agregalar dibe doğru çöker, beton şerbeti üstte kalır. Betonun aderansı için uygun homojenlik sağlanamaz. Bu hatanın yapılması sonucunda betonda kuş yuvaları denilen boşluklar oluşur. Bu boşluklar sonucunda donatılar açık kısımlardan hava alarak korozyona maruz kalır. Ayrıca deprem sırasında gelen yüklerde betonun aşırı boşluk bulunan kısımlarında ani kırılmalar oluşur.




4. Taşıyıcı perdelerin köşelerinde perde uç bölgesinin yapılmaması

Bunun için 2007 TDY’nin ‘ BÖLÜM 7 - BETONARME BİNALAR İÇİN DEPREME DAYANIKLI TASARIM KURALLARI ‘ kısmına bakın. Orda önemi daha net anlatılıyor.




5. Kiriş ve kolon demirlerinin ekleme kısımlarının kısa tutulması.

Yapıda taşıyıcı sistemlerde yük aktarımını sağlayan elemanlar kirişlerdir. Yapıyı ayakta tutan ve güvenli bir şekilde yapının taşımasını sağlayan elemanlar da kolonlar, perdeler ve temellerdir. Yapıda en üstte bulunan kattan en altta bulunan kata kadar üzerlerinde bulunan yüklerin aktarımında öncelikli olarak kirişler gelen yükleri kolonlara dağıtır, kolonlar da bu yükleri temele güvenli bir şekilde aktarımını sağlar. Kiriş ve kolon demirlerinin ekleme kısımlarının kısa tutulması sonucunda kolon-kiriş birlikte hareket edemez ve deprem sırasında birleşim bölgelerinde ani kırılmalar oluşur.




6. Betonun işçiliğini kolaylaştırmak için fazla su kullanılması.

Betonun yapımında önemli olan değer su/çimento oranıdır. Suyun fazla katılması sonucunda betonun içindeki daneler arasında tam kenetlenme sağlanamaz ve mukavemet düşer.




7. Zemin emniyet gerilmesinin ezbere seçilerek projenin yapılması.

Yapıdan gelen yüklerin zemine aktarımını sağlayan eleman temeldir. Projelendirme aşamasında yapının yapılacağı alanın tekrarlı etüdünü yapmadan, eski bilinen değerler ile temel seçimini yapılması, öncelikli olarak yapım sırasında veya zamanla, büyük sorunlar oluşturur.




8. Kolon ve kiriş birleşim bölgelerinde etriye sıklaştırmasının yapılmaması.

Bunun onucunda kolonlar ve kirişler, eksenel basınç ve çekme etkilerine karşı dayanıksızlaşır, depren sırasında düşey donatılar akarak burkulur. Eğer beton kalitesi de düşükse ani kırılmalar oluşarak, insan hayatını tehlikeye atacak durumlar meydana gelir.




9. Beton dökülmeden önce kiriş ve kolon diplerinin tozlu, kirli ve talaşlı bırakılması.

Bunun sonucunda aderans iyi sağlanamaz. Taşıyıcı elemanların birlikte çalışma uyumu bozulabilir.




10. Özellikle yaz aylarında beton döküldükten sonra betonun yeterli miktarda ve sürede sulanmaması ve dolayısıyla rötre çatlaklarının oluşması.

Yaş beton akışkan halden katı hale geçerken (Rötre sırasında) malzeme özelliği gereği etrafa belirli oranlarda ısıyayar. Bizim amacımız betonun içi tok, dış yüzeyi kuru olmasını sağlamaktır. Yaz aylarında hava sıcaklığının aşırı artması nedeniyle rötrenin sırasında, hava sıcaklığının da etkisi ile betonda aşırı kurmalar oluşur ve beton yüzeyinde rötre çatlakları oluşur. Eğer beton döktüğümüz bu kısım kurtarılacak gibi ise yapı özelliklerini iyileştiren kimyasallar ile kapatılması gerekir, ama kurtarılamayacak hale gelmiş ise bu kısım kırılıp tekrar yapılmalıdır.




11. Duvar, kolon ve kirişlerdeki işçilik hatalarını örtmek için kalın bir sıva tabakasının oluşturulması.

Eğer işçilik hatasından dolayı kolon ve kirişler taşıyıcılık özelliğini kaybetmişler ise, bu elemanların kırılıp tekrar yapılması yapı sağlığı için gereklidir. Ama taşıyıcılık özelliğini kaybetmiş olup ufak hatalar oluşmuşsa, (Örneğin kalıbın sökülmesinde bazen beton yüzeyinde hafif boşluklar çizilmeler oluşabilmektedir.) bunları kapatmak için sıva kalınlığı uygun kalınlıkta olmalıdır. Sıvanın kalınlığı arttırılmış ise statik hesaplamalarda taşıyıcı nitelik kazanır. Eğer statik anlamda taşıyıcı olarak hesaplamalara katılmazsa, yapıya ekstra yük gelir ve bu yapıyı hantallaştırır.




12. Kiriş olmayan döşemelere taşıyıcı veya bölücü duvarların örülmesi.

Bu durumda döşemenin çalışma prensibi bozulur. Gelen yüklere karşı döşemelerin taşıyıcı veya bölücü duvarlar ile birleşim bölgelerinde burulmalar oluşur.




13. Midyeli ve mıcırsız deniz kumunun kullanılması. Betonda mıcır ve donatılar betonarme yapının taşıyıcılık niteliğini simgeler.

Kum ise aradaki boşlukları doldurmaya yardımcı olarak betonarme elemanın kendi içindeki elemanların (Donatılar ve kalın daneli agregalar.) aderansını arttırmaktır. Betonda, içinde kavkı (Midye, yosun, …vb.) maddelerinin bulunduğu kumun kullanılması, rötresini tamamlamış betonda boşluklar oluşturur. Oluşan boşluklar hem donatının korozyonuna, hem de betonarme yapının taşıyıcılık özelliğinin azalmasını sağlar. Ayrıca deniz kumunun iyi yıkanmadan ve temizlenmeden kullanılması kimyasal çökelmeler oluşturur, ( MgCl oluşumu) ve bu da izin verilmemesi gereken bir durumdur.




14. Çok sulu ve deniz kumuyla dökülen betonun paslanmayı hızlandırması.

Bir önceki maddede açıklanmıştı.




15. Binaların çatısından gelen suların temele akması.

Temelin su alması, temelde rutubet yaparak zamanla donatılar zarar görecek hale getirerek, temel taşıyıcılık özelliğini kaybetmesine sebep olur. Ayrıca binanın dıştan görünüşünde, zemin katta yosunlanmalar meydana getirir. Uygun önlemler alınmazsa, zamanla yapıda hasarlar oluşur.




16. Kolon ve kiriş etriye bindirme paylarının kısa tutulması ve bağ tellerinin kısa kesilmesi.

Bunun için 2007 TDY’nin ‘ BÖLÜM 7 - BETONARME BİNALAR İÇİN DEPREME DAYANIKLI TASARIM KURALLARI ‘ kısmına bakın. Orda önemi daha net anlatılıyor.




17. Yapılmış olan binaların yanlarına yapılacak olan binaların hafriyatlarının temel altına kadar inmesi ve gerekli önlemlerin (iksa yapımı) alınmaması.

Bu durumda mevcut olan binanın yanında yeni yapılacak olan bina için yapılan kazı çalışmasında gereken önlemler alınmazsa, mevcut binanın temelleri olumsuz etkilenir, bunun yanında kendi ağırlığından dolayı da diğer taşıyıcı sistemler de zarar görür. Sistem lagül hale gelebilir. Ayrıca etrafta bina olmasa bile toprak kayması da oluşabilir. Eğer temel kotunda çalışan işçiler varsa can güvenlikleri tehlikeye girebilir.




18. Yapılmış olan ya da yapılması gerekli olan kiriş ve kolonların iptal edilmesi.

2007 TDY’nde Yükseklik Boyunca Düzensizlikler ( B1,B2 ve B3 Tipi Düzensizlikler) başlığında adı altında açıklanmıştır. Kesinlikle istenilmeyen durumdur. Çok sakıncalıdır. Genelde araba,mobilya,... vb. galeri niteliği olan mağazalarda eşyaların konulmasında kolonlar ve kirişler zorluk oluşturduğu için bilinçsiz mağaza sahipleri kolonları ve kirişleri keserek yapının taşıyıcı sisteminde ağır hasarlar meydana getirir. 1997 Depremi’nde Avcılar’ da yıkılan binaların hemen hemen hepsinde, yıkılma sebebi budur.




19. Kirişsiz balkonların üzerine duvar örülerek içeri alınması.

Kirişsiz balkonlarda balkon zeminine duvar örerek veya üzerine gereksiz ağırlıklar koyarak (Genelde balkonları erzaklık, alet deposu, büyük dolaplar, …vb. ) balkonun duvarla birleşim bölgesinden burkularak kırılmalara sebep olur.




20. Mevcut binaların bodrum ve zemin katlarının sürekli olarak sulu bırakılması.

Birinci ve on beşinci maddelerde açıklanan sonuçlara benzer sonuçlar oluşur.




21. Bodrum veya zemin katlarda kolon ve kirişlerin kırılarak hatta demirlerinin kesilerek tesisat borularının geçirilmesi veya asılması.

On sekizinci maddedeki gibi 2007 TDY’nde Yükseklik Boyunca Düzensizlikler ( B1,B2 ve B3 Tipi Düzensizlikler) başlığında adı altında açıklanmıştır. Kesinlikle istenilmeyen durumdur. Çok sakıncalıdır. On sekizinci maddede açıklanan sonuçlara benzer sonuçlar oluşur.





NOT: Maddeler İMO' nun yayınladığı konu başlıklarından alınmıştır. Açılamalar bitirme çalışmama(bana değil, aldığım arkadaşa) ait.

 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Çok teşekkürler, çok yararlı bilgiler.
Bizler ev alırken ya da tutarken, genellikle salonun manzarasına, mutfak ve banya taşlarının rengine dikkat ettiğimizden ve eve eklenmiş her extra kullanım objesine (klima, kartonpiyer, vs) hayran kalıverdiğimizden atlarız binanın depreme dayanıklılığı konusunu.
Kaldı ki, her an büyük bir depremin endişesini taşıyan bizler, bu tarz konuları okuyup bilinçlensek ve ev alırken ya da kiralarken bu özelliklerine göre karar versek, pek çok müteahhiti dürüst çalışmaya teşvik ederiz!
Depremlerde çöken hasar gören binalarda müteahhitleri, mühendisleri suçlarız ama kendimize, "ben neyi sorguladım ki bu evi alırken?" diye sormayı aklımıza bile getirmeyiz.
İlginç bir tesadüf, 2 gün önce yeni bir ev tuttum, ve deprem konusunda duyarlı olduğum için, emlakçıyı biraz terlettim.:)
Başlangıçta benim için "amma titiz, amma detaycı, amma... " ile başlayan ne kadar şikayet dolu sözcük varsa kullanmıştır eminim.:) Ancak, evleri gezerken ilişkimiz daha samimi bir hal aldığında beni anladı ve takdir bile etti. Hatta ayrılırken, "bundan sonra daire gezdirirken öncelikli olarak depreme dayanıklılık konusunda müşterileri tatmin etme yoluna gidersem daha iyi sonuçlar alırım..." gibilerinden bir şeyler söyledi. :) Yapar yapmaz... artık ben orasını bilemem ama dediğim gibi önemli olan tüketici bilinci.
Dayanıksız tüketim maddesi alırken nasıl kullanma tarihlerine bakıyorsak, yaşamımızın tehdit altında olduğu bu çok önemli konudada titiz davranmalıyız.
 
E

egeli_muh

Kullanıcı
12 Tem 2008
En iyi cevaplar
0
0
İzmir
zeynep öncelikle seni kutluyorum. Çünkü artık herşeyin görsellik olduğu, tekniğin ,yapım şartlarının bir "hiç" durumunda kaldığı-ki biz sükse meraklısı insanlar yaptık- ortamda en azından çevresindeki insanlara ders vererek bir şeyler anlatma uğraşı verdiği için..emlakçı yla yaşadığın diyalog ilgimi çekti. keşke (herkes yapamaz ama) büyük bir çoğunluğumuz bunu yapsak yapılan evler,daireler mutlaka müşteri memnuniyeti gerektirdiği için depreme dayanıklı yapılır. yani biz müteahhitlerden sadece katonpiyer, saten alçı, btm kaplama, lamine istersek bir gün-ALLAH muhafaza- o aldığımız evler bizim sonumuz olabilir.bundan böyle en azından alacağımız evlerde satıcıdan sadece deprem raporu istenilirse kısmi de olsa güvenli bir yaşam ortamı oluşturulabilir..
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Yalnız burada benim hep çelişkide kaldığım bir nokta var, bunu bizzat yaşayıp gördüğüm için burada sana sorayım egeli.
Büyük depremden sonra yerle bir olan Yalova'da, bugün gerçekten sağlam binalar yaptığını çok iyi bildiğimiz Türkiye'nin yüz akı inşaat şirketlerinden birinin, fay hattı nedeniyle çöken binalarından insanlar kurtarılamadı.
Neden mi?
Sıkı dur!
Demirler o kadar sık örülmüştü ki, bu demirleri açabilmek mümkün olmadı kurtarma ekiplerince!
 
E

egeli_muh

Kullanıcı
12 Tem 2008
En iyi cevaplar
0
0
İzmir
zeynep
öncelikle şunu söyleyelim.inşaatta fazla demir( biz ona inşaat çeliği diyoruz) koymakta , "yapım sağlam olsun, fazlaca çimento dolayısı ile beton koy mühendis bey" demekle de büyük bir yanlış yapıyoruz. nedeni ise şu; fazlaca demir koyduğumuz zaman bu arada normal değerden az beton koyarsak fazla olan çelik az hacimli olan betonla yeterince sarılamayacak ve aderans(bağlanma,bütünleşme) olmayacak ve dayanım kazanmayacaktır. tam tersini düşünelim; fazlaca beton koyup daha az çelik koyarsak bu kez yapımız kırılgan bir yapı olacaktır. çünkü çelik esnek, beton kırılgandır. dolayısı ile fazla olan beton miktarı kırılgan yapıya sahip olduğu için yapımız kolayca yıkılmaya elverişli hale gelecektir. mühendislikte bu iki durumdan da kaçınılır. esas olan beraber çalışmasını sağlayacak oranı bulmaktır. yapılan hesaplarda bu doğrultuda yapılmaktadır.
senin soruna gelince;
İnşaat Mühendisliğinde fazlaca demir nerelerde konulur? fazlaca çelik radye temel dediğimiz çok katlı binaların temellerinde , ve fazla bodrum seviyesi olan yapaı analarında, yeraltı su seviyesi düşük olan kotlarda ve temeli homojen olmayan toprak katmanına sahip yoğuşabilen temellerde kullanılır.Yalova daki binalarda ise hem temellerde hemde nırmal katlarda fazla çelik kullanılması emniyeti sağlamak açısındandır ki bu hesapla çıkar bize göre fazla gelmesi teknik manada fazla anlamına gelmez. eğer -senin belirttiğin gibi- fazlaca demir kullanılmasaydı belkide -buda yüksek ihtimalle-bina kolaonlardan kırılacak ve katlar döşeme dediğimiz kat seviyelerinden birbirine eklenerek an alt kat seviyesinde bir de bakmşız ki 5. kat yol kenarında...
işte bunları önlemek için hesaplar doğrultusunda fazlaca zannettiğimiz çelikler konulur. bunlar emniyeti sağlamak depremde emniyetli bölgede kalmayı sağlamak içindir...
inşallah faydalı olmuştur...
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Çok teşekkür ederim.
Gerçekten bu sektörle hiç ilgisi olmayanın bile anlayabileceği net bir dille anlattığın için. Yani binaların yapımında asla hata yok, zaten bu düşünülemez sözettiğim şirket için en azından, tamamen toprak durumuna göre hesaplanmış ve doğru yapılmış. Sonuçta deprem sürekli olmayan bir doğal afet ama daha olası tehlikeler hesaplanmış.
 
E

egeli_muh

Kullanıcı
12 Tem 2008
En iyi cevaplar
0
0
İzmir
eevet aynen öyle. çok ii anlamışsın. aferinnnn ::) ::) ::) ::)
 
M

muraturkom

Kullanıcı
12 Mar 2009
En iyi cevaplar
0
0
17 ağustos depreminden sonra yapılan binaları tercih etmenizi öneririm.Çünkü bina hesaplarındaki kabul edilen risk katsayıları yasal anlamda "uygulama mecburiyeti olan maddelerdir bunlar" en az 5 kat daha fazladır.

inş.tekn.öğrt. murat urkom
 
F

Flamingo

Kullanıcı
31 Ağu 2008
En iyi cevaplar
0
0
İzmir
Yararlı bilgilerdi, teşekkürler.
Tabi benim ne işime yarar, orası tartışılır  ;D
Yine de lazım olabilir, belli olmaz...  :)
 
E

erdkncl

Kullanıcı
17 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
Sakarya
paylaşım için teşekkürler,sakarya merkezde ikamet etmekteyim birinci dereceden deprem bölgesi ve depremi görmüş biri olarak ev konusunda dahada dikkatli olacağım kesin..
 
Üst