Son nefesine kadar aşktan ümidini kesmeyenlere…

  • Konbuyu başlatan Codex
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kişisel Gelişim Yazıları kategorisinde Codex tarafından oluşturulan Son nefesine kadar aşktan ümidini kesmeyenlere… başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 8,071 kez görüntülenmiş, 27 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kişisel Gelişim Yazıları
Konu Başlığı Son nefesine kadar aşktan ümidini kesmeyenlere…
Konbuyu başlatan Codex
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan korsan
Codex

Codex

Özgür Şahin
Site Kurucusu
14 May 2006
En iyi cevaplar
0
48
Çanakkale
www.kendinigelistir.com

Dün bir ilki gerçekleştirdim. Hediye fuarının içinde bir konferans verdim. Konusu ise “Hediye seçiminde duyguların önemi” idi. Bu tür bir seminer bugüne kadar hiç yapılmadı. Hediye seçiminin de konferansı mı olur diyeceksiniz. Böyle bir konferans vermemi istedir. Ben de verdim. Benim için de bir ilkti. Ama harika oldu. Son hazırlıklar yapılırken halk da yerini aldı. O arada bir hanım geldi yanıma;

- Konferansı siz mi vereceksiniz? Dedi.
- Evet dedim.
- Benim hediye konusunda yaşadığım zorluklar var. Bir türlü hediye seçiminde başarılı olamıyorum. Şimdi fuara geldim ama nasıl hediye alacağım diye düşünüyordum. Tam o anda konferansı anons ettiler ve hemen geldim.
- Konferanstan sonra inanıyorum rahatlayacaksınız dedim.
Gerçekten konferans bitti bayan tekrar geldi.
- Şimdi anladım ve rahatladım teşekkür ederim dedi. Oysa ki ben şöyle hediye seçin diye yol göstermedim. Sadece duyguları ile yüzleşmelerini sağladım. Onlara aşkı ve sevgiyi anlattım.

Bugün size biraz aşkın önemi hakkında görüşlerimi yazmak istiyorum. Ben hayatımda 3 kere aşık oldum. Aşkın ne demek olduğunu biliyorum. Ama beni etkileyen iki tane haber var. Bu haberleri okuyunca benim anladığım aşkın bile yetersiz olduğunu anladım.

21.12.2006 tarihinde Hürriyet Gazetesinde bir habere gözüm takıldı. Haber şöyleydi;
Geçirdiği kas hastalığı nedeniyle 9 yıldır solunum cihazına bağlı olarak yaşayan İtalyan şairin “ötanazi yapılması” için verdiği mücadele devam ediyor. Şair Piergiorgio Welby (60) “Hayat bir kadının sizi sevmesidir, saçlarınızın arasından esen rüzgar, yüzünüze vuran güneş, bir arkadaşınız ile çakır keyif olmaktır. Hayat, aynı zamanda bir kadının sizi terk etmesi, yağmurlu bir gün ve bir arkadaşın ihanetidir de. Melankolik ya da manik depressif  değilim. Ölüm fikri bana korkunç geliyor. Ancak benim için geride kalan, artık hayat değildir.”

Bu haberi okuyunca çok etkilendim. Bir insan ölüm döşeğinde hayatı sorgularken yaşadıklarından çıkardığı sonucu söyler. O noktada artık yalan, riya, menfaat yoktur. Kimseden bir beklentisi yoktur. Yaşam ile ölüm arasındaki son noktadır. Ne hissediyorsa onu söylediğine inanıyorum. Hayatta aşk yoksa bundan sonra yaşamamın anlamı yok diyor. Bunu söyleyen 60 yaşında bir şair. Şair olması neden önemli, çünkü duygularını en iyi şekilde aktarabilmesi. 2 gün sonra Hürriyet aynı haberin devamını verdi. Yasalar gereği ötanazi hakkını veremediğini açıklayan yargıç ancak hastanın tedaviyi reddetme hakkı olduğunu ifade etti.  Doktoru hastanın tedaviyi reddetmesi üzerine solunum cihazını kapattı ve İtalyan şair öldü.

Temmuz 2006 da gazetelerde şöyle bir haber yayınlandı;
“Çağımızın tartışmasız en büyük yazarlarından biri olan Gabriel Garcia Marquez yakalandığı lenf bezi kanseri nedeniyle sağlık durumu kötüleşmiş ve inzivaya çekilme kararı almış, yakın dostlarına bir veda mektubu göndermiş.”

Size mektubun tamamını yazamayacağım ama bir bölümünü almak istiyorum:

“Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı, aşk içinde yaşardım. Erkeklere yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanır. “

İki tane duygularını en iyi ifade edebilen kişi ölüm kalım savaşının içinde bile hayatının anlamının en önemli noktası olarak aşkı görüyor. Şunları daha çok yeseydim, daha güzel giysiler alsaydım demiyor. Sadece sevgiye doymadım diyor. Bu çok önemli bir itiraf bence.

Yaşımız kaç olursa olsun yüreğimizden aşık olmak isteğimizi ve aşkı yaşama istediğimizi çıkarttığımız zaman gerçek ölüm bu oluyor demekki. Bedenin yaşamasından daha önemli ruhun ölmesi.

Tanrı hepimize 2 tane el vermiş tokalaşmak için, 2 tane ayak vermiş yürümek için, 2 tane kulak vermiş duymak için, 2 tane göz vermiş görmek için ama bir tane kalp vermiş. Neden mi? Diğerini gidip bulmamız için.

Gerçek aşk yalnızlıktan kurtulmak için sığınma değil, ekonomik şartlardan doğan sığınma değil. Hiçbir menfaat düşünmeden birini sevmektir. Can Yücel bir şiirinde şöyle diyor:

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
Ya canım ellerini tutmak isterse….
Mevlana da aşk ile maddi değerleri kıyaslamış ve;

ALTIN NE OLUYOR,
CAN NE OLUYOR,
İNCİ, MERCAN DA NEDİR?
BİR SEVGİYE HARCANMADIKTAN,
BİR GÜZELE FEDA EDİLMEDİKTEN SONRA.
Son nefesine kadar aşktan ümidini kesmeyenlere duyurulur  ;)

Sevgiler
http://www.kendinigelistir.com
Tülay Bilin
 
E

esranur

Kullanıcı
19 Mar 2007
En iyi cevaplar
0
0
cok güseldii.. :'(


Tanrı hepimize 2 tane el vermiş tokalaşmak için, 2 tane ayak vermiş yürümek için, 2 tane kulak vermiş duymak için, 2 tane göz vermiş görmek için ama bir tane kalp vermiş. Neden mi? Diğerini gidip bulmamız için. :-X



 
Y

yaratici_idea

Kullanıcı
17 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
'Gerçek aşk yalnızlıktan kurtulmak için sığınma değil, ekonomik şartlardan doğan sığınma değil. Hiçbir menfaat düşünmeden birini sevmektir.'

teşekkürler.
 
D

diloş

Kullanıcı
8 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
harika bir yazı özgür sağol.... aşkın önemini ne güzel anlatmış, gerçekten insanın kalbinin öbür yarısını bulması ve bir ömür boyu ayrılmamaları bu hayatta bulunacak en değerli şey olsa gerek :)
 
O

okyanusya

Kullanıcı
3 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
İçimden " seni seviyoruuuummmmm" diye bağırmak geldi  :)
Teşekkürler Özgür ...
 
S

semazen

Kullanıcı
19 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Sadece sevgiye doymadım diyor

Tanrı hepimize 2 tane el vermiş tokalaşmak için, 2 tane ayak vermiş yürümek için, 2 tane kulak vermiş duymak için, 2 tane göz vermiş görmek için ama bir tane kalp vermiş. Neden mi? Diğerini gidip bulmamız için.


teşekkürler harika bir yazı özgür bey..
 
K

kamuran

Kullanıcı
24 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Teşekkürler! :)
Herkese diğerini bulma ümidini, bulabilmeyi ve bulunca da kaybetmemeyi diliyorum  ;)
 
kardelen5_9

kardelen5_9

Kullanıcı
9 Tem 2007
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
çok güzelll bir yazıııı..
çok teşekkür ederim codex.......eyyy aşşşkkk....
 
B

berrak

Kullanıcı
28 Tem 2007
En iyi cevaplar
0
0
pembe...
yazıyı ana sayfada okumuştum çok beğenmiştim burdada görünce yorum eklemek ve teşekkür etmek istedim gerçekten güzel bir paylaşım...

Tanrı hepimize 2 tane el vermiş tokalaşmak için, 2 tane ayak vermiş yürümek için, 2 tane kulak vermiş duymak için, 2 tane göz vermiş görmek için ama bir tane kalp vermiş. Neden mi? Diğerini gidip bulmamız için.
 
K

Kristal

Kullanıcı
28 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
Yaşımız kaç olursa olsun yüreğimizden aşık olmak isteğimizi ve aşkı yaşama istediğimizi çıkarttığımız zaman gerçek ölüm bu oluyor demekki. Bedenin yaşamasından daha önemli ruhun ölmesi.
Neden illaki aşk deyince sevgili gelir aklımıza. :)
Bir tv programında orta yaşta bir bayan 2006 yılında hayatının en büyük aşkıyla tanıştığını söyledi :)
Kim miymiş?
Torunu :)

Gerçek aşk yalnızlıktan kurtulmak için sığınma değil, ekonomik şartlardan doğan sığınma değil. Hiçbir menfaat düşünmeden birini sevmektir.
Sadece sevmek için, sevmek.
teşekkürler codex :)
 
Y

yigitce

Kullanıcı
23 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
yigitce2007.spaces.live.com
ALTIN NE OLUYOR,
CAN NE OLUYOR,
İNCİ, MERCAN DA NEDİR?
BİR SEVGİYE HARCANMADIKTAN,
BİR GÜZELE FEDA EDİLMEDİKTEN SONRA.


tesekkürler paylasim icin...
 
C

catzilla

Kullanıcı
19 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Türkiye
gerçek aşkın, kalben, ruhen, fikren, zikren vs. her anlamda anlaşabileceğimiz. yarım elma gibi bütünleşebileceğimiz " ruh eşi " derler ya hani  :)))
işte, o kişinin bu dünyada yaşadığına inanamıyorum bir türlü...
öyle biri yokmuş gibime geliyor.... ::) varsa da öyle biriyle hiç karşılaşmadım ben :)
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
catzilla' Alıntı:
gerçek aşkın, kalben, ruhen, fikren, zikren vs. her anlamda anlaşabileceğimiz. yarım elma gibi bütünleşebileceğimiz " ruh eşi " derler ya hani  :)))
işte, o kişinin bu dünyada yaşadığına inanamıyorum bir türlü...
öyle biri yokmuş gibime geliyor.... ::) varsa da öyle biriyle hiç karşılaşmadım ben :)
Eşin duymasın aman... gibi saçmasapan bir geyiğe asla girmeden;
Öyle birisi var. Ama zamansız karşılaşılan çoğunlukla.
Hani derler ya;
Ya sen geç kaldın
ya ben sana çok erkendim...
gibi sözler. :'(
 
C

catzilla

Kullanıcı
19 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Türkiye
eşim duysa nolcek..  :D
bende onun ruh eşi değilimdir muhakkak... ::)
eşim çok iyi bir insan zeynep abla,
hani derler ya bundan iyisi yoktur diye, öyle biri...
onsuz kendimi düşünemiyorum ama anlatmak istediğim başka bişeydi.

 
G

GulsahToptas

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
gulsaht.blogcu.com
Ben ruh eşime rastladım ve var Catzilla.

Yada ben buna inanmak istiyorum ama sanki o benim diğer cinsim gibi.

Aslında farklılıklarımız çok,yada hedef alanlarımız farklı ama çıktıımız yol amaç aynı.

Şanslıyım sanırım ;D
 
Üst