--->ŞİBUMİ<--- Strateji oyunu GO (Trevanıan)

  • Konbuyu başlatan su perisi
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kitap Önerileri kategorisinde su perisi tarafından oluşturulan --->ŞİBUMİ<--- Strateji oyunu GO (Trevanıan) başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 6,413 kez görüntülenmiş, 12 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kitap Önerileri
Konu Başlığı --->ŞİBUMİ<--- Strateji oyunu GO (Trevanıan)
Konbuyu başlatan su perisi
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan su perisi
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0

ŞİBUMİ







Go tahtası (Strateji oyunu GO)

Go tahtasının yüzeyi ızgara biçimindedir, yatay ve dikey on dokuzar çizgiden oluşur. Bu çizgilere Japonca'da "yol" (dö) adı verilir (bu Çince im Taoculuk'taki ana kavramlardan birini belirten Tao imiyle aynı olmakla birlikte anlam açısından bu felsefe kavramıyla bir ilişkisi yoktur). Çizgilerin kesiştiği 361 noktaysa "yol", "rota", ya da "patika" (ro) olarak bilinir. Bu iki imin birleşmesinden oluşan "döro" sözcüğü Çince ve Japonca da "yol", "cadde", "sokak" gibi anlamlara gelir. Merkezdeki nokta dışında kalan 360 nokta, eski Çin takviminde bir yılı oluşturan 360 güne karşılık gelir. Merkezdeki 361. noktaya ise "kutup", "son nokta", "uç nokta", "zirve", "doruk", "yükseklik", "meridyen", "alt", ve "en alt nokta" gibi anlamları olan "kyoku" adı verilmiştir. Bu nokta çoğunlukla bir Taocu kavram olan "nihai dorusk" adıyla tanınır. Bu nokta hem batı hem de doğuda astronomi ve astroloji açısından önemli bir yer taşıyan Kutup Yıldızı'nı simgeler ve Çin mitolojisinde "Yaratılışın Doğduğu Nokta" olarak bilinir. Tüm fenomenlerin bu noktadan kaynaklandığına inanılır. Bu düşüncenin her şeyin "bir"den başladığını kabul eden Taocu felsefeden geldiği düşünülmektedir.




Şibumi'nin oyun planı...

Fuseki-Oyunun açılış bölümüdür,üzerinden oynatılan tahtanın tümü gözönğne alınır...

Sabaki-Güç bir durumdan çabuk ve esnek bir manevra ile kurtulma çabasıdır...

Seki-Nötr bir durum olup taraflardan hiç birinin avantajı yoktur...

Uttegae-Bir özveri hamlesidir..Rizikoludur...

Shicho-Hızlı bir saldırıdır...

Tsuru no Sugomori-Taşların kendi yuvalarına çekilmesi-dir...Rakip taşların zarif bir manevrayla ele geçirilmesi demektir...






             Trevanian'ın ünlü romanı Şibumi, gizemli, modası geçmeyecek şaşırtıcı bir roman ve şaşırtıcı bir kahramandan söz ediyor.
İnanılmaz ölçüde karışık ve özgün bir roman kahramanı Nicholai Hel. Yarı Rus, yarı alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Şangay'da doğmuş, bir Japon generali tarafından Go oyunu öğrenmiş. Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşuyor. Plastik kartla ya da kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürebilecek ustalıkları da edinmiş. Üstün düzeydeki yakın algılama yani DDA (Duyular Dışı Algılama) yeteneği yüzünden fotoğrafı bile çekilemeyen bu profesyonel terörist avcısı, terörist, korkusuz mağaracı, yenilmez savaşçı ve gerçek filozof, günün birinde emekli olarak yaşadığı şatosundan çıkıyor; amansız ve acımaz bir serüvene katılıyo...Sonra neler mi oluyor? Pek çok şey... Gizemli dünyaları sevenlerin satırların ardındaki gizemli derinliği fark edip büyülenmemesi pek mümkün değil...



Go oyunu ve adını taşıyan Şibumi Japon yaşam felsefesi, öğretmeni ile olan sohbetleri, çok sevdiği kiraz ağaçları ve bir yaşam sanatı olarak Şibumi'yi günlük yaşamında uygulamaya çalışması romana özgünlük katıyor. Şibumi'nin ne anlama geldiğini roman kahramanlarımız sayfa 84'te şöyle anlatıyor;
"...herhalde belirsiz bir anlamda, üstelik yanlış olarak kullanıyorum. Ya da bana öyle geliyor. Anlatılmayacak bir niteliği tarif etme çabası. Bildiğin gibi şibumi, sıradan, olağan görünümlerin altında yatan gizli üstünlükleri anlatır. Şöyle düşün; O kadar doğru bir söz ki, cesaretle söylenmesine gerek yok. O kadar dokunaklı bir olay ki, güzel olmasına gerek yok. O kadar gerçek ki, sahici olmasına gerek yok. Şibumi demek, bilgiden çok anlayış demek. İfade dolu bir sessizlik demek. Kendini kanıtlama gereği duymayan bir alçak gönüllülük demek. Sanatta Şibumi zarif bir basitliği ifade eder. Buna sabi denir. Felsefeyse kendini wabi olarak gösterir. Büyük bir ruhsal rahatlıktır ama pasiflik değildir. Bir insanın kişiliğindeyse...nasıl söylemeli... Hakimiyet peşinde olmayan otorite mi? Onun gibi bir şey..."


Nicholai'nin hayal dünyası bir anda Şibumi kavramıyla doluvermişti. Başka hiçbir ideal onu bu derece etkilememişti ömründe.
"İnsan Şibumi'yi nasıl elde eder, efendim?"
"İnsan Şibumi'yi elde etmez. Ancak onu...keşfeder. Bunu yapabilecek pek az sayıda üstün nitelikli insan vardır. Dostum Otake-san gibi."
"Yani insan Şibum'i düzeyine gelmek için çok şey mi öğrenmeli?"
"Daha çok, bilgilerden geçip basitliğe varmak gerek."


O andan başlayarak Nicholai'nin hayattaki en büyük amacı, Şibumi düzeyinde bir insan olmaktı. Son derece sakin bir kişilik. Bu alan ona açıktı. Kökenleri, eğitimi ve ruhsal yapısı nedeniyle diğer birçok meslek ve alan ona kapalı olduğu halde, bu açıktı. Şibumi'ye varmaya çalışırken hiç göze gözükmeden gelişecek, zorba kalabalığın dikkatini ve öfkesini çekmeyecekti.


Kişikava-san çalışma masasının altından küçük bir tahta kutu çıkardı. Kutu bir beze sarılıydı. Bunu Nicholai2nin eline verdi. "Bir veda armağanı. Küçük bir şey." Nicholai başını eğerek armağanı kabul etti, paketi avuçlarının içinde şefkatle tuttu. Şükranını yetersiz kelimelerle ifade etmeye kalkışmadı. Bu onun Şibumi yolunda ilk denemesiydi. Birlikte geçirdikleri bu son gecenin geç saatlerine kadar Şibumi'nin ne demek olduğu, ya da ne demek olabileceği konusunda konuştular ama aslında temelde birbirlerini anlamıyorlardı. Generale göre Şibumi bir teslim oluştu. Nicholai'nin gözünde ise bir tür kuvveti. Her ikisi de kendi kuşaklarının kölesiydiler.


Teslim oluşla güce sahip olmanın aynı anlama geldiğini anlayabilmek adı ne olursa olsun, bilgiden, tüm detaylardan sonra elde edilen bir varoluş biçimini gerektirir ki, sözcüklerle ifadesi asla mümkün değildir. Sessiz-sözsüz, iddiasız, teslim olmuş ama teslimiyeti gücü getiren bir hal bu. Anla anlayabilirsen, uygula uygulayabilirsen...


Kaynak: http://astroaktuel4.sitemynet.com/go.htm


 
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
Hani vardır ya kitaplıgınız gözdesi,bir daha okunası bir kitap,her baktıgınızda içinize işleyen heyecanı..İşte bu benim gözde romanım....
İnanılmaz ölçüde karışık,bir o kadar heyecanlı,felsefe ve edebiyatın iç içe uyumunu yakalayacagınız,okurken elinizden düşüremezken japonların o en ünlü oyununun (go) içinde kendinizi bulacagını,doğu ve batının sentezi harika bir roman..
Tavsiye ederim,okuyan arkadaşalrımız varsa görüşlerini de almak isterim.. :)
 
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
Gülşah,bir kitap dostu olarak bu romanı mutlaka  okumanı isterim... :)
 
G

GulsahToptas

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
gulsaht.blogcu.com
su perisi' Alıntı:
Gülşah,bir kitap dostu olarak bu romanı mutlaka  okumanı isterim... :)
Tavsiyen üzerine, notumu alıyorum ve kitapçıya gittiğimde öncelikle göz atıp, bir kaç sayfa okuyacağım.
Kim bilir belki de kitabı satın alarak çıkmış olurum.  :)
Teşekkür ederim.
 
Ö

özlem1980

Kullanıcı
25 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
Merak ettim bak şimdi kitapçıya gidince bir bakınayım bari...
Gerçi evdekiler bitmeden kitap almama kararı almış olsamda.
 
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
Gülşah' Alıntı:
su perisi' Alıntı:
Gülşah,bir kitap dostu olarak bu romanı mutlaka  okumanı isterim... :)
Tavsiyen üzerine, notumu alıyorum ve kitapçıya gittiğimde öncelikle göz atıp, bir kaç sayfa okuyacağım.
Kim bilir belki de kitabı satın alarak çıkmış olurum.  :)
Teşekkür ederim.
İlk sayfalarından okursan eğer,cıa ve diger örgüt baglantılarını anlatış tarzından sıkılıp vazgeçebilirsin ama olaylar cıa den başlıyor...
Bende üzülüyordum,o kadar çok kitap dostları olan bir sitede Şibumi yi tanıyan okuyan yokmuş diye..
Bakalım başka tanıdıklarda çıkacakmı..

MAYKIL2041' Alıntı:
Bambaşka bir kitap "Şibumi"..
O yüzden dirya kütüphanemin gözdesi :)

Özlem' Alıntı:
Merak ettim bak şimdi kitapçıya gidince bir bakınayım bari...
Gerçi evdekiler bitmeden kitap almama kararı almış olsamda.
Benim en kötü huyum,evdeki kitapalrımı bitirmeden kitapçıma her gittigimde en az 2 kitapla çıkışımdır..Napım,kitapalrın cazibesine ve  al benisine kendimi kaptırıp almadan duramıyorum...
Çok kitap okusamda yeni çıkanlara yetişemiyorum...
Demek daha çok okumam gerekecek ama onada hem çalış,hem evde annelik görevi geceleri uykumdan feragat edierek zaman buluyorum...

Yazarımzı hakkında biraz bilgi vermek istiyorum..Bir çok okuru  bilir gizemini,ismini bile bilmeyenler,hatta öldügünden bile haberdar olup mezarının yerinin bile gizli oldugunu bilmeyen okurları vardır...
Siz bu yazarla  tanışmadan öncer onun  hakkındaki gizi bilmenizi isterim... :)
 
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0


"Şibumi -Trevanian

Olağan görünüm altında yatan gizli üstünlük...
O kadar doğru bir söz ki, cesaretle söylenmesine gerek yok...
O kadar dokunaklı bir olay ki, güzel olmasına gerek yok...
O kadar gerçek ki, sahici olmasına gerek yok...
Bilgiden çok anlayış...
İfade dolu bir sessizlik...
Kendini kanıtlama gereği duymayan alçakgönüllülük...
Zarif bir basitlik...
Büyük bir ruhsal rahatlık ama pasiflik değil...
Hakimiyet peşinde olmayan otorite...
Elde edilemeyen ancak keşfedilen...
Bilgilerden geçip basitliğe varmış...

Yukarıdaki cümlelerin hepsi bir kelimeyi tanımlıyor. Daha doğrusu tanımlamaya çabalıyor. ‘ŞİBUMİ’..

Türkçesi nezaket, zarafet, sadelik anlamına gelen Japonca kelime. Şibumi (shibumi), felsefe olarak her şeyin üstüne çıkıp mükemmel basitliğe ermek anlamında kullanılabilir.

Yarı Rus yarı Alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Shangay’da doğmuş. Bir Japon generali tarafından büyütülmüş. Bir bilgeden de go oyunu dersleri almış. Bask dili dahil yedi dili, ana dili gibi konuşuyor. Normal dizayn edilmiş bir çalışma odasında Nicholai Hell için yaklaşık iki yüz yirmi adet öldürücü silah bulunmaktadır. Üstün düzeyde yakın algılama yeteneği sayesinde yakından fotoğrafı bile çekilemeyen, profesyonel terörist avcısı, terörcü, mağaracı, gerçek bir filozof. Ha bir de 4. dereceden seks ustası..

Bu da kim diyeceksiniz. Kendisi Şibumi’ye erişme yolunda ilerleyen roman kahramanı NİCHOLAİ HELL (NİKKO).

VE GİZEMLİ YAZARIMIZ.
Rodney William Whitaker, namı diğer Trevanian'ın gömüldüğü yer ailesinin isteği üzerine gizli tutuldu

Trevanian olarak tanınan ve uzun yıllar boyunca gerçek kimliği bilinmeyen yazar Dr. Rodney William Whitaker'ın gömüldüğü yer ailesinin isteği doğrultusunda gizli tutuldu. 14 Aralık'ta İngiltere'de yaşamını yitiren yazar 74 yaşındaydı.

Edebi yaşamı boyunca ‘Trevanian’ takma adını kullanan ve okurlarınca merak konusu olan Whitaker, 1931’de New York'ta doğdu. Yazar, kariyeri boyunca Nicholas Seare ve Benat Le Cagot gibi takma isimler de kullandı. 1949 - 1953 arasında Kore Savaşı sırasında Amerikan Donanması'nda görev yapan yazar, doktorasını Northwestern Üniversitesi'nde tamamladı ve yazıyla uğraşmadan önce Texas Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü'nün başkanlığını yürüttü.

Pek çok bestseller yazan Whitaker'ın, The Eiger Sanctionı, Türkçede İnfazcı adıyla yayımlandı. Kitap, 1975'te sinemaya uyarlandı ve başrolde Clint Eastwood oynadı.

İlk söyleşi 1979'da 

Trevanian, gerçek kimliğini yıllarca gizli tuttu. Yayınevlerinin, kitaplarının promosyonu için çalışmalara katılması ya da kendisiyle söyleşi yapılması yönündeki önerilerini sürekli olarak geri çevirdi. Yazarla yapılan ilk basılı söyleşi, 10 Haziran 1979 tarihli New York Times gazetesinde Carol Lawson imzasıyla yayımlandı.

Trevanian'ın bir dönem bir diğer ünlü yazarın, Robert Ludlum'un takma adı olduğu sanıldı. Whitaker, bu konuyla ilgili olarak, Onun kim olduğunu bile bilmiyorum. 20. yüzyıl yazarlarından Proust dışında pek kimseyi okumuyorum demişti.

Yazarın gerçek kimliğiyle bir gazetede boy göstermesi ise ilk kez 31 Ağustos 1980 tarihli Toronto Star gazetesinde gerçekleşti. Hakkındaki en kapsamlı bilgi 10 Ağustos 1998'de Publishers Weekly için yapılan online söyleşide yer aldı. Trevanian, geri dönüş romanı olarak nitelenen Incident At Twenty - Mileın promosyonu için yapılan bu söyleşide kariyeri, yazma metotları ve yayın dünyasından neden 15 yıl uzak kaldığına dair açıklamalarda bulunmuştu.

Trevanian'ın Büyük Bunalım döneminde ve 2. Dünya Savaşı'nda yaşadığı büyüme sancılarını konu alan son romanı The Crazyladies of Pearl Street, Haziran 2005'te yayımlanmıştı.

Yazarın ajansından Michael V. Carlisle, Trevanian'ın ABD'nin aşırı kapitalist politikalarından duyduğu rahatsızlığı ve bu görüşünü çalışmalarına yansıttığını belirterek, yazarı Ahlak anlayışı çok kuvvetli bir insan olarak nitelendirdi. Son yıllarda yaşamını Fransa'nın Bask bölgesinde ve İngiltere'deki West Country'de sürdüren Whitaker, 40 yıllık eşi Diane Brandon, çocukları Lane, Christian, Alexandra ve Tomasin ile yaşıyordu.

KİTAPLARI: 
Kendi adı (Rodney Whitaker)’la;
‘The Language of Film’

Trevanian takma adıyla;
The Eiger Sanction (1972)
The Loo Sanction (1973)
The Main (1976)
Shibumi (1979)
The Summer of Katya (1983)
Incident at Twenty-Mile (1998)
Hot Night in The City (2000)
The Crazyladies of Pearl Street (2005)

Nicholas Seare takma adıyla;
1339 ... or So: An Apology for A Pedlar (1975)
Rude Tales and Glorious (1983)

TÜRKÇEDEKİ ESERLERİ

Kentte Sıcak Gece
Ölüm Dansı
Kasaba
Hesaplaşma
Katya'nın Yazı
Yirminci Mil
Şibumi "



 

 
G

GulsahToptas

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
gulsaht.blogcu.com
Çok teşekkürler bilgilendirme için Superisi  :)
Bir arkadaşım, yazarın tam bir hayranıydı ve tüm kitaplarını okumuştu. Ben henüz okumayanlardanın ama paylaşımlarından sonra kitaplığıma ekleyeceğim, okuduktan sonrada paylaşcağım. :)
 
M

mavidünya

Kullanıcı
11 Ağu 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
bende çok merak ettim. en kısa zamanda bir göz atayım. ama okunmayı bekleyen 3 kitabım var sırada  :-\
 
H

hatice keser

Kullanıcı
15 Eki 2008
En iyi cevaplar
0
0
kayseri
bende yeni duydum bu kitabı bi arkadaş sayesinde.elimdekiler bitince alıcam bu kitabı.paylaşanlarada ayrıca teşekkürler...
 
H

hatice keser

Kullanıcı
15 Eki 2008
En iyi cevaplar
0
0
kayseri
bende yeni duydum bu kitabı bi arkadaş sayesinde.elimdekiler bitince alıcam bu kitabı.paylaşanlarada ayrıca teşekkürler...
 
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
Beğeneceğini umuyor ve yorumlarını bekliyor olacağım  :)
 
Üst