POZİTİF ENERJİ VE SEVGİ İÇİN ...

  • Konbuyu başlatan EPİSTOMO_SOL
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kişisel Gelişim Yazıları kategorisinde EPİSTOMO_SOL tarafından oluşturulan POZİTİF ENERJİ VE SEVGİ İÇİN ... başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 12,392 kez görüntülenmiş, 32 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kişisel Gelişim Yazıları
Konu Başlığı POZİTİF ENERJİ VE SEVGİ İÇİN ...
Konbuyu başlatan EPİSTOMO_SOL
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan EPİSTOMO_SOL
E

EPİSTOMO_SOL

Kullanıcı
9 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
POZİTİF ENERJİ VE SEVGİ İÇİN ....

      Hayata pozitif bakmak, olaylara olumlu yaklaşmak,zor şartlar altındayken bile gülebilmek, gülümsemek. Bunların ne kadar önemli olduğunun artık hepimiz farkındayız…gülümsemek :) Ama sadece bilmek yetmiyor; uygulamaya gelince nedense gülümsemeyi başaranların sayısı  azalıyor. Oysaki ben bunu,yani olumlu (pozitif)düşünmeyi, kendimizi sevmeyi ve enerjimizi hep pozitife yönlendirmeyi yaşam içinde bir ders olarak çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Hatta öyle bir ders olmali ki hayatımızda tıpkı bir gölge gibi iç içe olmalıyız pozitif düşünceyle. Eğer sık sık tekrar yaparsak; daha çok aklımıza getirip,yoğun bir şekilde hayatımıza ,yaşantımıza sokarsak, gün gelip o az sayıdaki insanlar sınıfına katılacağımızdan hiç kuşkumuz olmasın.

      Bizler  enerjimizi ne kadar pozitif tutarsak,ne kadar istikrarlı olursak  düşüncelerimizde o ölçüde kendi adımıza tüm iyilikleri,güzellikleri,başarıları,artıları bize  çağıracaktır.

        İyi düşünen iyi şeylerle karşılaşır !
        Hayatımızdan olumsuzluğu kaldırıp atmalıyız, negatif düşünceye sahip endişeli insanları hayatımızdan çıkarmalıyız, onları boş yere yanımızda taşımamak hatta yakınımızda bile bulundurmamalıyız, bize de negatif enerji yansıtmalarına izin vermemeliyiz.

      Hastaysak eğer, "iyileşeceğim" diye içimizden geçirmeli; "her geçen gün çok daha iyi olacağım" diye düşünmeliyiz. "Neden hastalandım, acaba sonunda daha kötü şeylerde mi beni bekliyor?" tarzındaki olumsuz düşüncelerden, endişelerden bir an önce kurtulmalıyız.Olumsuz düşünce beraberinde tüm olumsuzluklarıda getirecektir.

    Sabah uyandığımızda, gözlerimizi açtığımızda sağlıklıysak ve nefes alabiliyorsak buna şükretmesini bilmeliyiz; neşeyle kalkmalı yatağımızdan, aynada kendimize gülümsemeliyiz ve kendimize “ben kendimi seviyorum” demeliyiz. İçimizden "bugün harika bir gün olacak" diye geçirmek, öyle niyet etmeliyiz ki  güne inançlarınızla ciddi  oranda pozitif duyguları katabilelim. Size nasılsınız diyenlere sadece"iyiyim"demek yerine "mükemmelim,kendimi  muhteşem enerjik hissediyorum" diyebilmek ne kadar güzeldir, öyle değil mi?

    Öncelikle yapmamız gereken kendimizi pozitif enerjinin gücüyle buluşturmak, kendi duygu ve düşüncelerimizi, hayat enerjimizi bu güçle olabildiğince doldurmak, yoğurmak  olmalı. Bunu başarmanın, daha çok hayat enerjisi üretmenin en kolay yolu ise daha çok sevmekten geçiyor. Sınırsız, karşılıksız,serbestce  alabildiğine sevmek ve sevilmek….
O halde hiç durmadan yüklemeye başlayalım ruhumuza, duygularımıza sevgiyi var gücüyle….  Sevginin itici gücüyle çevremize, yakınlarımıza, sevdiklerimize daha faydalı, daha verimli olabilir, aynı enerjiyi onlara da yansıtabiliriz böylece.Ve etrafımızdaki  insanlarda bizim yüksek orandaki  pozitif sevgi gücümüzden otomatik şekilde faydalanacaktır.

    Tam tersine kendimizi doyurmadan sürekli vermek, adeta kendimiz için değil de etrafımızdaki kişiler için yaşamak, kendimizden çok onları düşünmek; kendimizle ilgili şeyleri hep ikinci üçüncü planlara atmak ertelemek sağlıklı bir davranış şekli değildir.Bu  bizi sevgiden mahrum ,güçsüz,inançsız ve başarısızlığa iter .

    Üstelik fedakarlıklar, cömertlikle karıştırmamalı. Bu şekli hayat tarzı olarak benimseyen bir kişi; bilinçli ya da bilinçsiz kendi içindeki bir takım eksiklikleri başkalarının ihtiyacını karşılayarak gidermeye çalışır. İçindeki yetersizlik duygusunu bu vericilikle kapatmak ister adeta. Ama bir süre sonra, verici olduğu için hep el üstünde tutan kişiler tarafından istenmez hale gelir. Çünkü etrafındaki kişilerin ona olan saygısı kaybolmuştur. Çünkü bir insana saygı duyabilmek için, o kişinin kendisine değer verdiğini, kendisini sevdiğini görmeniz, hissetmeniz gerekir. Bir insanın ilgi alanı, hayalleri, arzuları ölçüsünde değeri katlanarak artar, saygıyı her daim muhafaza eder.

    Oysaki sürekli veren kişiler bu özelliklerden yoksundur ve kaybetmeyede mahkumdur bir şekilde . Bunu düzeltmenin en iyi yolu ise düşünceleri doğru şeylere aktarmaktır; şikayet edilen şeylerden olabildiğince uzak durmaktır. Çünkü düşünceler o olumsuzluklarla ne kadar meşgul olursa ,olumsuzluk olumsuzluğa davetiye çıkaracaktır,içinden çıkılamayacak bir durum haline gelecektir..

    Daha anlamlı bir hayatı yakalamak, güzellikleri, mutlulukları yaşayabilmek  için önce kendi iç gücümüzü keşfetmeye çalışalım, kendi ruhumuzu yeni  doğan bir bebek gibi büyütüp ,beslemeyi deneyelim.

    Kabuğumuzdan çıkıp kendimizle barışabildiğimiz anda pasiflikten çıkıp hayatın içinde aktif olarak rol almaya başladığımızı şaşırarak göreceğiz ve bu  bizi  olabildiğince motive edecek ,pozitif güce sahip olmamızı sağlayacaktır..

    Sorunlarla problemlerle yüzleşmek artık çok daha kolaylaşacaktır. Çünkü varlığımızı her şeyiyle kabul edip bunu kendi içimizde benimsemeyi başaracağız ve beklide başardık  :)

    Böylesi bir tutum içinde olmak, karşımızdaki kişilerin bizim hakkımızdaki düşüncelerini de değiştirir. Yani bizim pozitif enerjimiz, olumlu düşüncelerimiz, kendimizi sevmemiz hem birey olarak bize yarar sağlar, hem de çevremizdekilerin bize olumlu yaklaşmalarını destekler. Her iki yönden de mutluluk ve haz verici  bir değişimdir bu.

    Şimdi sıra etrafımızda, sevdiklerimizde. Kendi pozitif enerjimizi onlarla paylaşma anında.
Unutmayalım ki ;bir insan eğer kendini sevmezse kendine önem vermezse bunların hiçbirini başaramaz; başkalarını sevemez, onları yeterince önemseyemez,değer veremez. Önce kendimizi sevmeli, eğitmeli, iç dünyamızı keşfedip tüm yaratıcı yönlerimizi ortaya çıkarmalıyız.

    Kabul ediyorum,çokta kolay değildir bunu başarmak, ama hayat rüzgarına kendimizi tamamen bırakmak; bizi nereye savurursa hiç mücadele etmeden o yöne gitmek de hayat felsefemiz olmamalıdır,rüzgarın bizi  nereye savuracağını  bilmiyoruz ki!! ne dersiniz haksız mıyım?

    Pozitif enerjinin gücünü önemseyen; önce kendisi sonrada etrafındakileri bu enerji ile buluşturandır…
Bir an için gözlerinizi kapatıp hayatlarında var olan tüm güzel şeyler adına şükredip tebessüm edin,içinizdeki o güzel sevginin, o sevgiyle güçlenecek enerjinin fakına varın yeter. Gerisi kendiliğinden gelecektir nasıl olsa…

Kurak bir toprak çiçek açabilir mi? Sizce…
Evet açar, eğer istenirse, gerçekten yürekten istenirse, sevgiyle beslenirse açar. Sevgi hem kendimiz hem de sevdiklerimiz için en güzel hayat ilacıdır. Bırakın içinizde güneş  doğsun her  sabah ve sevgiyle büyüsün yüreğiniz…

Pozitif enerjiyle ve sevgiyle kalın diyorum. ;)



Kişisel Gelişim Uzm.
S.SEZER
 
M

MeDyC

Kullanıcı
2 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
Gaziantep
Hımmm...

müsadenle "Pozitif olmak durum ve şartlara göre değişir..." diye ekleme yapmak istiyorum...

10 dk önce telefon geldi...

ailem trafik kazası geçirmiş. babam ve annem ölmüş kardeşim ise yoğun bakımda...
böyle bir durumda pozitif olup
"Hayata pozitif bakmak, olaylara olumlu yaklaşmak,zor şartlar altındayken bile gülebilmek, gülümsemek."
için bir reçete sunabilirmisin?
 
M

Mustang

Kullanıcı
28 Ara 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
mustang-serpil.blogspot.com
Emeğine sağlık çok güzel bir paylaşımdı .Hayata olumsuz tarafından bakıp kötü anlar yaşamaktansa iyi tarafından bakıp güzel anlar biriktirmeyi yeğlerim.
Birde insanlara pozitif ol diyince neden bukadar olumsuz olmayı isterler bir türlü anlayamam.
Acaba biz millet olarak acıdan zevk mi alıyoruz.
 
E

EPİSTOMO_SOL

Kullanıcı
9 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
MeDyC 'ın  SORUSU İÇİN CEVAP  :)


MeDyC' Alıntı:
Hımmm...

müsadenle "Pozitif olmak durum ve şartlara göre değişir..." diye ekleme yapmak istiyorum...

10 dk önce telefon geldi...

ailem trafik kazası geçirmiş. babam ve annem ölmüş kardeşim ise yoğun bakımda...
böyle bir durumda pozitif olup
"Hayata pozitif bakmak, olaylara olumlu yaklaşmak,zor şartlar altındayken bile gülebilmek, gülümsemek."
için bir reçete sunabilirmisin?


Karşılaşacağınız olaylar nötrdür. Onları pozitif veya negatif yapan bizim verdiğimiz tepkilerdir.
Başımıza gelen olaylara verdiğimiz tepkilerle geleceğimizi şekillendiririz. Karşılaşılan olaylar  kaderimizdir ve nötrdür. Verdiğimiz tepkiler kendi irademizdendir.
Goruyorsunuz ya sorun hicbir zaman cevrede değil hayatımızdaki olaylarda da değil sorun bizim o olaylara verdiğimiz anlamlarda. Bizim  onları nasıl yorumladığımızda. Bugun kim oldugumuzu ve yarın kim olacagımızı biçimlendiren bu.

Aynı babanın evlatlarından biri, babanın vefatından dolayı içkiye başlarken, bir diğeri
Aynı sebepten içkiyi bırakabilir.


BİR BABA İKİ OĞUL

Amerika’da uyuşturucu kaçakçısı ve kullanıcısı bir babanın iki oğlundan biri, yine uyuşturucu kaçakçılığı yapar ve yasadışı bir yaşam sürerken diğer oğlu ülkenin en büyük şirketlerinden birinde genel müdürlük görevini yürütmektedir. Bu durumun incelenmesine karar verilmiş, bu amaçla ilk görüşme baba ile yapılmıstır.. Baba hapishanede ziyaret edilmiş ve iki oğluna farklı davranıp davranmadığı sorulmuştur. Bunun üerine adam sinirlenmiş
-Siz ne demek istiyorsunuz? Ben bu haldeyken nasıl böyle sorular sorabiliyorsunuz? Ben hiç evlatlarım arasında ayırım yapar mıyım? Tabi ki ikisiyle de ilgilenmedim, demiştir.
Bunun üzerine yasa dışı yaşam süren evladıyla görüşülmüş ve şu cevabı vermiştir:
-Böyle bir babadan nasıl başka bir evlat olunabilir ki?

Bunu üzerine GM’da genel müdür olan diğer evlat ziyaret edilmiş ve o da şaşırtıcı bir biçim de aynı cevabı vermiştir.

-Böyle bir babadan nasıl başka bir evlat olunabilir ki?

İnanırsan baban seni uyuşturucu müptelası ve kaçakçı yapar,
İnanırsan baban seni amerikanın en önemli şirketlerinden birine genel müdür yapar.

"YANİ EN YAKININIDA YİTİRSEN (allah gecinden versin ) İNANIRSAN HAYAT SENİN İÇİN BİTER ,YADA İNANIRSAN HAYATA TAVRINI KOYAR VE O EN YAKININ OLMADANDA YAŞAMAYA VE GÜLÜMSEMEYE DEVAM EDERSİN .. BU SENİN İNANCIN  OLUR . OLAYLAR NÖTRDÜR ,OLAYLAR KARŞISINDA POZİTİF YADA NEGATİF..... TERCİH KİŞİNİN DİR"
 
M

MeDyC

Kullanıcı
2 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
Gaziantep
EPİSTOMO_SOL' Alıntı:
MeDyC 'ın  SORUSU İÇİN CEVAP  :)


MeDyC' Alıntı:
"Pozitif olmak durum ve şartlara göre değişir..."
"YANİ EN YAKININIDA YİTİRSEN (allah gecinden versin ) İNANIRSAN HAYAT SENİN İÇİN BİTER ,YADA İNANIRSAN HAYATA TAVRINI KOYAR VE O EN YAKININ OLMADANDA YAŞAMAYA VE GÜLÜMSEMEYE DEVAM EDERSİN .. BU SENİN İNANCIN  OLUR . OLAYLAR NÖTRDÜR ,OLAYLAR KARŞISINDA POZİTİF YADA NEGATİF..... TERCİH KİŞİNİN DİR"

Olaylar nötr'se
Önceki mesajımda örneklediğim kaza olayını ne şekilde pozitif yâda negatif yaparım?

Yani diyelim ki babam öldü diye içki içmeye başlarsam bu negatif, abim içmeyi bırakırsa pozitif mi oluyor? Bunların olması ailemin ölmüş olma gerçeğini değiştirir mi? gerçekliğin üzerini olmamış gibi çevreme sırıtarak kapatabilir miyim?

İyi ve güzel bir yazı ama eksiklikleri var. O eksiklikleri gidermeye çalışıyorum tabi bu benim görüşüm.

" Hayata pozitif bakmak, olaylara olumlu yaklaşmak, zor şartlar altındayken bile gülebilmek, gülümsemek. Bunların ne kadar önemli olduğunun artık hepimiz farkındayız…" diye başlayan bir yazı okuyorum yukarda ve devam ediyor

Anlatmaya çalıştığım şu olumlu yâda olumsuz her şeye gülerek gülümseyerek bakmak yani o olayın üzerini kendimizi avutarak kandırıp kapatmak yerine gerçekçi olmak daha iyi değildi...
Olanları olduğu gibi kabullenmek veya bu vizyonla bakabilmek zor değildir diye tahmin ediyorum. Yani pozitif olmak olaya iyi yönden bakmak değildir bence sağlam olmaktır. Hayatın pozitiflik negatiflik ile bir alakası yoktur kişinin kendisiyle alakalıdır bu tür yazılarla kişiliklerin doğallığını polyanna sentezleriyle bozulması saçma bence...
Kişiliği agresif bir yapıya sahip olan bir insan her olaya sinirli bakabilir ama pozitif yâda negatif olduğunu göstermez. Kişinin kendi seçimi olduğu doğrudur.

"olumsuz olan her olaya da ha Haag ben pozitifim hahaaaaa" diyecek bir insan bu güne kadar tanımadım...

Pozitif veya negatif olmanın sınırları var.


Bakalım pozitif olabilecek misin?

İyi bir adamsın. Güzel bir işin var iyide kazanıyorsun, güzel bir eşin iki tane dünya tatlısı çocuğun var.
Yolda yürüyorsun bir takımadamlar seni yakalıyor arabaya bindiriyor. Issız bir ormanda cinsel istismara uğruyorsun ve bu sende dönüşü olmayan fiziki hasarlara yol açıyor.

Böyle bir durumda pozitif olarak hiç bir şey olmamış gibi gülümseyerek devam mı edeceksin? Sabah karşına çıkan ilk kişiye günaydın bile diyeme bileceğini düşünmüyorum.


Daha dramatik hale getireyim
Ya karının seni terk etmesi çocukların yaşamış olduğun olayın etkisiyle oluşan psikolojik durum ve bunun için işinde meydana gelen dikkatsizliklerden dolayı işten atılman.

Kısaca hayatının kaymasıyla gelişen olaylar topluluğuna pozitif bak pozitif bak, pozitif bak, gülümseyin diye bir diretme gibi sokulan bu ve bunun gibi polyanna sentezlemesi fikirleri bilinçaltına yerleştirmek ne kadar doğru...


En basitinden
Gazada ölen insanlara, katledilen o kadar çocuğa pozitif bakıp gülümseyerek hayatına devam etmekle bu katliamı olmamış gibi bakarak yaşamak arasında ne fark var!!!!

Gerçekçi olun biraz...
Olmuş olaya olmamış gibi bakmak yerine kabullenmek. Çözüm üretmek tekrarını engellemek gibi seçenekler varken gözümü yumup haa haha hihii hihihii demek… benim işim değil.

Kişinin kendi seçimiyse pozitif olmak. Olun pozitif olun diye diretmek yerine. gelişen işsizliğe,  yapılan ve yapılacak olan savaşlara, açlığa ve bunun gibi dünya üzerindeki birçok gerçeğe çözüm bulmaya çalışın dense daha mantıklı olacak. Hem o zaman pozitif olmaya ihtiyaç olmaz hayatın kendisi pozitif olur... Otomatik olarak gülümser insanlar haksızmıyım?.
 
E

EPİSTOMO_SOL

Kullanıcı
9 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
MeDyC yorumların için öncelikli olarak teşekkür ederim  ....

şunu  unutmamak gerekir beynimiz bir filtreleme sistemine sahiptir ve biz bu  filtrelerden silmeler ,kıyaslamalar ve genellemeler yaparak işimize geleni alır ,işimize gelenleri siler atarız .

baktığında sözlerinide yanlış bir durum görmüyorum oldukça mantıklı  yorumlar ve hakda veriyorum elbette ... yanlız şu  bir gerçek ; hayat yaşam yada karşılaştığımız her şeyden bahsetmiyorum yazımda.... eğer dikkat etmissen ,insanlara olan güvenden ,sabah uyandığındaki ruh hallerinden , sevgiden ,saygıdan , kurak bir toprağın bile sevgiyle nasıl yeşereceğinden vs vs vs .....bahsediyorum  .. bu  kesinlikle pollyannacılık  değil , bambaşka bir bakış  açısı  ve pollyannacılık  yapaylık bana göre .

filistinde gazzede yititrdiklerimizin karşısında "hadi gülümseyin " demiyorum elbette .
vatanımın aç kalan yavruları varken " siz keyfinize bakın yiyin için" de demiyorum .
ve daha binlerce acı örnek....


En yakınınızın ölümünün  örneğini vermemdeki neden ise " kabullenmek " gerçeği değiştirmeyeceği gibi " kabullenmemek de " hayat boyu depresyon içerisinde olma nedenimiz olacaktır. bu sebeple diyorum ki ; yapabilecek başka bişey  var mı sizce?  ahlanıp vahlanıp  ağlayıp  sızlayıp  hayatı  dahadamı  çıkmaza sokalım !!!!!. silkelenmek harekete geçmek ne olursa olsun yelkenleri suya indirmemek  bahsettiğim .

o  yüzden hayat boyu "gülümseyebil " diyorum .

"HAYATTAN BEKLENTİLERİNİZİ MİNİMUM ,KENDİNİZDEN BEKLENTİLERİNİZİ MAKSİMUM TUTUN " pozitif ,olumlu yada mutlu bir hayat için ; kendinde süreç başlamalı kişinin....

secret daki gibi " aç pencereyi gökyüzüne bak ,pozitif enerji salgıla ve mutlu ol " bu değil kasdettiğim .
 
G

GulsahToptas

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
gulsaht.blogcu.com
Nedense, pozitiflik ve gülümsemek deyince akla hemen "polyannacılık" ve hemen karşı görüşler geliyor.
Oysaki yazıda da bahsedilen ve bir çok yerde de paylaşılan bir söz vardır;
" Tanrım bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirme, değiştiremeyeceğim şeyleri de kabullenme gücü ver" diye.
Bazı durumlar vardır ne yaparsak yapalım değiştiremeyiz,çünkü geriye, geçmişe dönme lüksümüz yok, verilen örnekte ki gibi " babamızı yada yaknımızı kaybetmek"
ve konuyu başlatan arkadaşımıza katılıyorum, ölüm gerçeğini değiştiremeyiz ama olmuş olan bir duruma tepkimizi ve geleceğe dönük tepkimiz bizim elimizde,
hayat bir gerçek ve gerçekleri görerek, hayatı kendimize yaşanabilir ve mutlu kılmak bizim elimizde.
 
M

MeDyC

Kullanıcı
2 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
Gaziantep
"Nedense, pozitiflik ve gülümsemek deyince akla hemen "polyannacılık" ve hemen karşı görüşler geliyor." demişsin

aklıma geldiğinden değil bunun da bir gerçek olduğunu biliyorum. sizin anlattığınız şekliyle

pozitiflik = polyannacılık

Ben dediklerinize yanlış demiyorum elbetteki iyimser olacaksın ama geçmişten günümüze kadar hangi iyimser düşünce ile neyi değiştirmişiz sadece kendimize yaşanılabilir bir dünya hale getiriyioruz. öyle bir hale geldik ki nerdeyse başımıza gelen herşeyi kabullenir olduk. İnsanlar aç evet aç ama buda dunyanın gerçeği biz hayatımıza devam edelim yada devam ettirmek için pozitif bakalım gibi teranelerle insanlara sorumsuzluk, vurdum duymazlık ve tembellik misyonunu yüklemek günden güne robotlaşan yaşamlara daha da robot olun demekten başka bir şey değil gibi geliyor.

Gülşah' Alıntı:
"Bazı durumlar vardır ne yaparsak yapalım değiştiremeyiz,çünkü geriye, geçmişe dönme lüksümüz yok"
Evet geçmişi değiştiremeyiz ama geçmişte olanlaran ders alıp gelecekte açlığı bertaraf etmek için farkında olun bunun için çalışmalar yapın ama bunu yaparken de sakın ha "hayata pozitif bakıp sırf kendimiz için hayatı yaşanabilir hale getirin" demeyin. çünkü birçok insan bunu bu şekilde değilde farklı şekilde alıgılıyor.

gerçeklik                               iyimser düşünce       
insanlar aç                          =      en azından nefes alıyorlar.
kolum koptu                        =      olsun en azından diğer kolum yerinde

gibi siz daha iyimser düşüncenin ne olduğunu bilmeyen çok insan var. ben ne demek istediğini anlamıyor değilim ama bu kadar olumsuz olay için ahlanıp vahlanmak gayet doğal bir durum değilmi?

bazı durumları değiştiremeyiz ama geleceği değiştirmek kimin elinde sorarım.

unutmayın herşeyden önce insanız. size göre elbette iyi güzel pozitif şeylere ihtiyacımız var. ama bunu pozitif bakarak üzerini örtmek yerine değil. gerçekten pozitif düşünceleri eyleme getirerek yapmak daha doğru...

yazdıkların gerçekten bir çoğuna göre güzel şeyler ama eksik yönleri var

emeğinizden dolayı teşekkür ediyor ve düşüncelerinize saygı duyuyorum.
 
G

GulsahToptas

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
gulsaht.blogcu.com
Bende düşüncelerinize saygı duyuyorum, dedikleinize katılıyorum ama okuduğunuz her yoruma aynı şeyi yazmışsınız ve konuyu açan üyede bende sizin söylediklerinizden farklı bir şey demiyoruz ki,
evet hayata pozitif bakalım ama bunu hem çevremizede yansıtalım hem hayatımıza
yansıtalım.
evet insanız ve her şeyn başımıza gelebileceğini kabul etmeliyiz. bazı olaylara biz sebep oluruz bazende başımıza gelir önemli oan düştükten sonra tekrar ayağa kalkmaktır.
 
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
EPİSTOMO_SOL' Alıntı:
Sabah uyandığımızda, gözlerimizi açtığımızda sağlıklıysak ve nefes alabiliyorsak buna şükretmesini bilmeliyiz; neşeyle kalkmalı yatağımızdan, aynada kendimize gülümsemeliyiz ve kendimize “ben kendimi seviyorum” demeliyiz.
Sabah uyanalım bu dediklerinizi yapalım :d Adımız çıksın narsiste oh ne güzel.
Aynada kendime sırıtıcam, yarı şizofren bir şekilde.
Ha unutmadan bir 2 de tokat atammı kendime lan kerata sen şirin şeysin böyle diye  :d Bu durum sizi bir zaman sonra "Yabancılaştırır" topluma,doğaya insanlara olaylara vs vs vs, öyle bir hale gelirsinizki, sizi yansıtan her durumda manyak olabiliteniz artar.
Bana göre tabi.

EPİSTOMO_SOL' Alıntı:
İçimizden "bugün harika bir gün olacak" diye geçirmek, öyle niyet etmeliyiz ki  güne inançlarınızla ciddi  oranda pozitif duyguları katabilelim. Size nasılsınız diyenlere sadece"iyiyim"demek yerine "mükemmelim,kendimi  muhteşem enerjik hissediyorum" diyebilmek ne kadar güzeldir, öyle değil mi?
Yani, burası için ayrıca bol bol paragraf kullanmam gerekirdfe kısaca yazıcam.
Niyetle olsaydı bu işler, şu an buraya değil, angelina juy'e yazıyor olurdum :d
Alt kısım içinse bana nasılsınız diyenlere iyiyim demicem, mükemmelim dicem mühteşemim dicem, bu ne yav kendimi kandırmam yetmio birde karşımdakilerimi kandırayım ?
Yalanmı söyle diyorsunuz  ? insanları yalana teşvik ediceksiniz, sonrada bu negatif yönlendirmeyi pozitivizme baglıcaksınız.
Ne iş anlamadım.
Hep derim, lahanayı severimde turşusunu değil :d

Neyse...

Konu her zamanki gibi,eleştirilesi bir konu.
Destan yazsam boş, duvara kuşa böceğe ağaca gülün, sabahları kalkıp kendinize sırıtın, lem ben ne şirin bir primatım diye.
Size nasılsınız diyen,başka primatlarada,muhteşemim harikayım deyin.
Sanki olucakmışsınız gibi, olursanız ne ala, ama olmaz iseniz, vay halinize.

Teşekkür ederim.
 
E

EPİSTOMO_SOL

Kullanıcı
9 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
KORSAN ARKADAŞIMA CEVAP : )

"biz kendimiz için inandığımız kadarız başkalarına yaptığımız kadarız ." ne ekersen onu biçersin kısacası ... ve hatta "neye inanrsan o senin gerçeğin olur , ama inandığın şey gerçek değildir " demek istiyorum ...

inanmazsan ... ama kendin inanmazsan asla gülemezsin , asla pozitif olamazssın , asla başaramzsın , asla enerjini çoğaltamazsın ... kimseye zorla pzoitif sulara yelken açın denmiyor buradaki makalede . herkezin kendi zihin haritası vardır ve ona göre yaklaşımlarda bulunur . eminim bu  makaleyle bir çok arkadasım "farkındalık " yaşayıp  içselleşerek kendilerinde pozitif bir inanç geliştirdiler bile .. yoksa zorla güzellik olur mu ? ne yani "negatif enerji ve sevgi "başlığı  altında bir yazı mı yazmalıydım yoksa ...

ortada bir pasta var katkı maddesi ,boyası  kimyasal maddesi olmayan oldukça gerçek bir pasta isteyen içinden alır dilimini ,istemeyen almaz ... bu  kişinin kendisinin elinde .

Aynı hastalıga sahıp iki hasta dusunelim!

Aynı doktora gıderler aynı ılacları alırlar ve aynı yonetmlerle tedavi edilirler.
Birisi kısa surede iyileşirken otekınin tedavisi aylarca surdugu halde ıyıleşemez .
bazı ınsanlar zıhınlerınde "tum belalar beni bulur omrum hastalıkla gecti zaten ben sansızım "gibi olumsuz inanclara sahiptir, bazı ınsanlar ıse ben bu hastalıgı yenebilirim, kısa surede ıyıleşip ayaga kalkıcam ,hiç bir kuvvet iyileşmemi engelleyemez ,başaracağım gıbı olumlu cumlelere sahıptır.
Cunku neye ınanırlarsa gerçeklerı o olmustur.
Insanlar kendı zıhınlerınde cenneti veya cehennemi yaratabilirler.
Bu acıdan bakıldıgında posıtıf dusunce ve olumlu bakıs acısı cok onemlıdır.


TEŞEKKÜR EDERİM .....

 
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
Ay, şairane sözler sinsilesi.
"Ne kersen onu biçersin" "biz kendimiz için inandığımız kadarız başkalarına yaptığımız kadarız " "neye inanrsan o senin gerçeğin olur "
Vs vs vs.

Kendime inanmazsam, asla gülmem ? nerden biliyorsunuz ?  Aksine bu gerçekçiliğime ragmen yüzümden gülücük eksik olmaz ::d
Ama kendi kendime gülme o ayrı konu, duvara felanda gülmem yani.
Asla pozitif olamam ve asla başaramam ? Dayanak ?
Bunları yazarken dayandıgınız ne  ? insan psikolojisimi ? toplummu ? bu kesin yargı ne için ?

Bu yazıda kimseye zorla pozitif sulara yelken açın denmiyor, evet bunun farkındayım.
Zaten zorlada olsa öyle bir yere yelken açıcak bir korsan değilim vesselam.

Aynı hastalığa sahip 2 kişi mevzuna hiç girmim.
Tıp, açıklasın, ne bilim tedaviye cevap veren bünye vardır vermeyen bünye vardır, sırıtarak kanseri yenen birine denk gelmedim.
Kemotorapiye ne gerek varki o zaman.
Hatta muzu enlemesine yiyebilicek kadar gülen insanların olmadık rahatsızlıklarının ne denli uzun sürdüğüne denk geldim.
Yani bu pozitivizmi taçlandırmak için örnek olamaz.

İnsanları, prototip varlıklar haline sokuyor bazı yazılar, sanırsın androitiz, neye güleceğimize yada ağlayacagımıza başkaları karar veriyor.
Açık ve net, tepkisizleştiriyor bu ve gibi makaleler insanları.
Evet bir zorlama yok belki ama bu amaca hizmet etmiyor değil.

Ya nasıl anlatsam bilemiyorumki, çok yazdım anlattım ama nafile oldu :d
Aslında o denli önemlide değil.
Keza ben bu ve gibi konulardaki kesin bir dil ile insanların yönlendirilmesine karşıyım.

Sizde yorumunuzda aynı dili kullanmışsınız, öyle olursa bunu yapamazsınız, olmazsa şunu başaramazsınız gibi, bana ters bu gibi lugatlar.
Ben daha ortada anlatımları severim, irdelerim yazarım vs vs vs.
Size yda bu ve gibi yazıları savunan yada destekleyenlere, fazlaca bir sözüm yok sadece nerden biliyorsunuz dcem.
Ama elinizde şairane çok söz var, atarsınız bir kaçını,altında alkış kıyamet.
Teşekkürler, bravo, harika söz vs vs vs.
Daha öncede duydum, okudum, hemen hemen çogunu cevapladım.
Ben gerçek, yorumlardan hoşlanırım, şairane sözlerden değil.

Teşekkür ederim cevabınız için.
 
M

MeDyC

Kullanıcı
2 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
Gaziantep
II. Dünya Savaşı, 1939-45  Adolf hitler döneminde bir yahudiye

"hayata pozitif bakmayı teklif etseydiniz ne olurdu acaba?"

basit bir tabir o yahudinin sizi bir kaşık suda boğma telafuzunun gerçekleşmesi ki

"Almanya’nın 2. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmasıyla ve 12 yıl süren Hitler iktidarının ardından Hitler, Nazi Partisi ve Nazizmin sonuçları tüm dünyada kötü kabul edildi."

ama o kadar yahudide sabun oldu.... eminim yahudilerde olaya savaşa pozitif bakıp hayatlarının devamlılığını sağlıyorlardı.....
 
E

EPİSTOMO_SOL

Kullanıcı
9 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
teşekkürler arkadaşlar  :) vakit ayırmışsınız !!!!
 
M

Mustang

Kullanıcı
28 Ara 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
mustang-serpil.blogspot.com
Bu yazıya verilen cevapları dikkatle okudum kimi pozitif düşünmek için çaba harcarken kimide onların tezini çürütmek için çaba harcıyor .
Kimse sizi illaki pozitif olun diye zorlamıyor öneride bulunuyor.
Ben size kendimden örnek vereyim bundan üç yıl önce hiç anlaşamamıza rağmen kayınvalidemle birlikte yaşamaya başladık.yıllardır zaten hiç anlaşamadık ve onunla ilgili tek iyi anım bile yok .Ben önce geçmişe sünger çekerek olaya başladım, bir iki ay sesiz geçti ancak huylu huyundan vazgeçmedi.Kadını mutlu etmek imkansız ne yaparsanız yapın bir kusur buluyor.Benim sorunlarım başladı kendimi  köşeye sıkışmış gibi hissettim.Benim içimde geçmişin fırtınalarıda kopmaya başladı ve antidepresanlara başladım .
Canım kızım bu ara bana bilgisayar kullanmayı öğretti ve kendimle yolculuğum başladı.Ben zaten bildiğim dediğim ancak uygulamadığım bir çok olayı denemeye başladım kendimi sevmeyi öğrendim ve kendimin farkına vardım.Ben olayların etkisinden kurtulmak için kaçış olarak uyumayı tercih ederim yani kafamı yastığıma gömerim.
Artık kafamı yastığıma gömüyorum.
Sorun ayı şekilde devam ediyor ancak benben iki yıldır yönümü başka yer çevirdiğim için bana etkis çok az oluyor.Ben mutlu olunca eşim ve çocuklarımda mutlu oluyorlar.Bizlerle konuşan herkesde bizim huzurumuzdan faydalanıyor en azından kimseyi huzursuz etmiyoruz.
İlk zamanlardaki gibi devam etmiş olsaydım şu anda her halde huni ile dolaşıyor olacaktım.
Bunları anlatıyorum çüki hayatı nasıl  bakarsanız öyle görürsünüz.
Kendinize yapacağınız en büyük kötülükolumsuz düşünceler içinde kıvranmaktır.
Herkes Gazzedeki savaştan bahsediyor oraya bizlerin birey olarak yapabileceğimiz bir şey yok ancak bizler ülkemize bakalım .Dün bir konuşmada 6 milyon kadınımızın okuma yazma bilmediğini öğrendim gelin bununla savaşalım.Bizim ülkemizde hatta oturduğumuz mahallede aç insanlar var onlara yardım edelim .
Bunlara gelince kimse bir şey söylemez.Bizler kendi sorunlarımızı çözersek sosyal konularada el atmaya başlarız.
Ben geçen seneye kadar mecbur olmadıkça dışarı bile çıkmayan bir insan haline gelmiştim .Bu sorunlarımı aşmamda en büyük yardımcı olumlu düşümem oldu .Hiçde sitede dendiği gibi polyanacılık yapmadım kendimle uğraştım emek verdim.Ben 45 yaşında biri olarak kendimden vazgeçmedim ancak gençlerin kendinden bu denli vazgeçmesi bana  biraz kolaycılık gibi geliyor.
 
Üst