...Peki Sİz Bir Gümüş Bastona Sahip Olsaydınız.. ???

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kişisel Gelişim Yazıları kategorisinde M tarafından oluşturulan ...Peki Sİz Bir Gümüş Bastona Sahip Olsaydınız.. ??? başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 1,895 kez görüntülenmiş, 1 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kişisel Gelişim Yazıları
Konu Başlığı ...Peki Sİz Bir Gümüş Bastona Sahip Olsaydınız.. ???
Konbuyu başlatan M
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan mavidünya
M

M

Kullanıcı
31 Tem 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Tam hayallerimin prensi  Ricky Martin ile çılgınlar gibi dans ediyordum ki,annemin bağırmasıyla uyandım.Gördüğümün rüya olduğuna mı yoksa okula geç kaldığıma mı yanayım diye düşünürken,formalarımı üstüme giymekle uğraşıyordum.servisi kaçırdığım için kızgın olan annemin yanağına bir öpücük kondurduktan sonra,evden koşarcasına ayrıldım. tam da gününde geç kalmıştım. İlk saat Neriman hocanın dersiydi.


Yine azarlayacak diye düşünüyordum ki sağ bacağıma bir acı saplandı. Yürümeye gittikçe zor bir hal alıyordu. İlk önce kramp zannettim ama değildi. Bu daha çok büyük bir acıydı. Yere yığıldım. Benim gibi geç kalan iki öğrenci hemen yanıma gelip kollarıma girdiler. Yavaş yavaş sancım geçiyordu. Bu arada bayağı geç kalmıştım. Nihayet arkadaşların yardımıyla okula ulaşabildim.


Sınıftan içeriye girdiğimde Neriman hoca o ilginç gözlüklerinin üstünden büyük bir kızgınlıkla bana bakarken, yine işi muzipliğe vurup gülümseyerek geç kağıdımı uzattım ve yerime oturdum. Zamanın çabucak geçmesini istiyordum. Çünkü okul çıkısında basketbol antrenmanım vardı.

Ve en sonunda üstüme takım formalarımı giyip koçun karsısında çıkabilmiştim. Haftaya bizi zorlu bir maç bekliyordu. Bu nedenle de çalışmalar çok sıkıydı. Ama ben çok mutluydum. İleride ünlü bir basketçi olmak ve Efes Pilsen de oynamak istiyordum. Bu uğurda da yapamayacağım şey yok tu.


Top bana geldi, potaya zıplamak için bir hamlede bulundum ki bir den o anlatılması zor bir sancı yine bacağıma giriverdi. Yere yuvarlandım acıdan kıvranıyordum ki kendimden geçmişim.
Gözlerimi açtığımda kendimi hastanenin yatağında buluverdim.  Başucumda annem ve antrenörüm vardı. Odaya doktorum geldi. Sıcacık bir gülümsemeyle "geçmiş olsun" dedi. Ayak ucumda duran kağıtlara bir şeyler yazdıktan sonra gitti.
O gün hastaneden çıkacağımı zannediyordum ama sandığım gibi olmadı. On gün boyunca hastanede kaldım. Bir sürü testten sonra kontrolden geçiyordum. Bana kimse bir şey söylemiyordu. Endiseleniyordum.  En sonunda doktorum gerekli açıklamayı bana ve aileme yaptı.

"SAG BACAGIM KESİLECEKTİ "

Bunu duyduğumda beynimden vurulmuşa döndüm. Hayallerim, umutlarım, planlarım hepsı bir anda yok oluvermıstı. Babamın "ALLAH IM" demesi, annemin ise sadece hıçkırıklarını duydum. Doktorum bana teselli verecek tüm sözleri sarf ediyordu ama nafile! Uzun sure melankolik bir dönem yasadım.

Babam pes etmedi beni alanında en iyi olan birçok doktora gösterdi. Doktorların büyük bir kısmı çarenin Amerika olduğu konusunda hem fikirdi. Olabilecek en kısa zamanda babam ve ben Amerika’ya uçtuk. Annem vize sorunu yüzünden Türkiye’de kaldı.


Orada bir sürü testten, kontrolden geçtikten sonra profesörler tek çarenin bacağımı kesmek olduğunu kanısına vardılar ve iki gün sonraya gün aldılar ilk defa babamın bu kadar çaresiz olduğunu gördüm. Tanıdığım ne kadar insan varsa telefonla bana büyük bir destek verdiler ama ne yaparsam yapayım gerçek teselliyi bulamıyordum.


İki gün çabucak geçti. Ameliyatıma yarım saat kala annem aradı. Merhaba tatlım nasılsın? Dedi. Gayet stresli bir ses tonuyla "nasıl olabilir ki yarım saat sonra bacağım kesilecek" dedim. O ise gayet sevimli ,insanın içini rahatlatacak bir ses tonuyla "GÜMÜŞ BİR BASTONLA NE KADAR KARİZMATİK BİRİ OLABİLECEGİNİ HİÇ DÜŞÜNDÜN MÜ ?" dedi.

Söyleyecek hiçbir söz bulamadım. Beynimde şimşekler çaktı o an.  Evet bu hastalık basıma gelmişti ve ben savaşmalıydım. Olayın iyi yönlerini düşünmeli. Tek bacakla yasamak zorunda da kalsam umudumu yitirmemeli, planlarımı gerçekleştirmeliydim.
Bu gün bacağım kesileli tam üç yıl oluyor Efes pilsen de olmasa bile sakatlara ait bir basket takımında oynuyorum. Liseyi bitirdim, su an Boğaz içi Üniversitesi Genetik bölümünde okuyorum. Beni seven bir erkek arkadaşım var. Ve bu erkek eminim ki hayat arkadaşım olacak. Ailem de durumuma çoktan alıştı.


BURCU EVSEN
HER SEYDEN ÖNEMLİSİ ARTIK GÜMÜŞ BASTONUMLA ÇOK KARİZMATİK BİRİ OLDUĞUMU BİLİYORUM
 
Üst