Parola ''869''

  • Konbuyu başlatan Kristal
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde İş Dünyası Yazıları kategorisinde Kristal tarafından oluşturulan Parola ''869'' başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 8,046 kez görüntülenmiş, 23 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı İş Dünyası Yazıları
Konu Başlığı Parola ''869''
Konbuyu başlatan Kristal
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan dideM
K

Kristal

Kullanıcı
28 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
PAROLA 869

TÜRK’ÜN ŞİFRESİ 869

TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU 869’DA

ANKARA TİCARET ODASI BAŞKANI SİNAN AYGÜN, TÜRKİYE EKONOMİSİNİN KURTULUŞUNUN 869 RAKAMINDA GİZLİ OLDUĞUNU SÖYLEDİ.

AYGÜN, VATANDAŞLARI BARKODU 869 İLE BAŞLAYAN YERLİ MALI ÜRÜNLERİ SATIN ALMAYA ÇAĞIRDI.

869’U AL, ÇOCUĞUN İŞSİZ KALMASIN

Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, yabancı markalı ürünlerin market raflarını istila ettiğini ve ithal ürün tüketimi nedeniyle Türkiye ekonomisinin çıkmaza girdiğini söyledi.

Aygün, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye ekonomisinin kurtuluş reçetelerinden birinin “869” rakamında gizli olduğunu bildirdi. Türkiye’nin uluslararası barkod numarasının “869” olduğunu belirten Aygün, vatandaşları ithal ürünler yerine barkodu “869” ile başlayan yerli malı ürünleri satın almaya çağırdı.

TÜRK’ÜN ŞİFRESİ 869

Ürün üzerinde “değişik kalınlıktaki dik çizgi ve boşluklardan oluşan” simgeye barkod denildiğini ve barkoduna bakarak bir ürünün hangi ülkeye ait olduğunun anlaşılabildiğini belirten Aygün, “Barkod, üzerinde bulunduğu ürünün nüfus cüzdanı gibidir” dedi.

Günümüzde savaşların topla tüfekle değil parayla yapıldığını vurgulayan Aygün, şunları kaydetti:

Türkiye ekonomisi bugün güçlü ekonomiler karşısında bağımsızlık savaşı veriyor. Bu savaşta parolamız 869’dur. Yani Türk’ün şifresi 869’dur. Savaşı kazanmak ve başı dik gezmek istiyorsak ülkemizin ürünlerine sahip çıkalım.”

Leh Kralı borç istediği zaman II. Murat’a “Verelim mi?” diye sorduklarını, II.Murat’ın da, “Borç verin. Bugün borç alan, yarın talimat alır” cevabını verdiğini hatırlatan Aygün, dünya ekonomisine bugün bu anlayışın hakim olduğunu söyledi.

IMF’den borç alan Türkiye’nin, bu para karşılığında IMF’nin istediği yasaları çıkarmaya zorlandığını da belirten Aygün, şöyle devam etti:

İthal ürünlere verdiğimiz her kuruş, ekonomimizi çıkmaz sokağa götürüyor, yerli sanayinin bacası tütmez oluyor. Gençlerimize istihdam yaratılamıyor. Yerlisi varken yabancı mal almak, kıt kaynaklarımızının dışarıya gitmesi ve yatırımların azalmasıdır. Azalan yatırım, çoğalan işsizliktir. İşsizliği kendi ellerimizle büyütmeyelim.”

Tüketim malı ithalatına giden her 6 bin 500 doların Türkiye’de bir kişiyi işsiz bıraktığına işaret eden Aygün, tüketicilere, “869’u al, çocuğun işsiz kalmasın” çağrısında bulundu.

Aygün, bütün dünyaya küreselleşmeyi tavsiye eden ABD’nin “Buy American” (Amerikan malı al) kampanyaları ile halkını yerli malı ürünler satın almaya teşvik ettiğini ve “Sıradan bir Amerikalı için ülkenin kaderini belirleme zamanı gelmiştir” çağrıları yaptığını hatırlattı.

Amerika’da yabancı ürün satın almanın, “milyonlarca yurttaşın işini elinden almak, yatırımları baltalamak ve ülkenin çöküşünü hazırlamak” olarak görüldüğünü anlatan Aygün, bu anlayışın Türkiye’de de yerleşmesi gerektiğini söyledi.

ABD’de kamu alımlarında da yerli malının tercih edildiğine dikkati çeken Aygün, 1933 tarihli “Amerikan Malları Satın Alma Yasası”nın halen yürürlükte olduğunu bildirdi. Aygün, Türkiye’de de kamu alımlarında yerli sanayi ürünlerinin tercih edilmesini ve ihale şartnamelerinden “ithal yoluyla temin edilecektir” ibarelerinin çıkarılmasını istedi.

ATO Başkanı, Atatürk’ün Yerli Mallar Sergisi’nin açılışında söylediği “Türkler! Türk malı alınız, Türk malı kullanınız; Türk parası Türk toprağında kalsın” sözlerini herkesin ilke edinmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
 
C

crnkcclr

Kullanıcı
25 Ara 2007
En iyi cevaplar
0
0
bu detaylı bilgiler için teşekkürler Kristal 
çok daha dikkatli ve duyarlı olmalıyız :) ki olacağım....
 
K

Kristal

Kullanıcı
28 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
Yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı. :)

 
B

bloodelf

Kullanıcı
23 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Bursa
teşekkürler kristal bu önemli bilgiyi öğrettiğin için
 
S

syn

Kullanıcı
12 Ara 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
''Yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı? '' Kanuni söylemişti sanırım bu sözü.Yıllarca bu sözü vurguladılar.
Serbest piyasa ekonomisine oldukça aykırı bir düşünme sistemi. İki ürünün kalitesi aynıysa kabulumdür sadece.
 
E

erdal_ergen

Kullanıcı
16 Ara 2007
En iyi cevaplar
0
0
mersin
Kesinlikle yerli malı diyorum ben de

Paylaşım için teşekkürler
 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Ne fark ediyorki! Yerli malı alınca başımızdakiler yiyor, zenginleştikçe gözleri dönüyor yurdu satıyor. E yerli malı almayınca da diğerleri otomatikman para kazanıyor.
Beni benim canımdan biri sömüreceğine, düşmanım sömürsün daha gururlu en azından..  :-\
 
O

okyanusya

Kullanıcı
3 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Bende bu konuya çok dikkat ediyorum , yaklaşık 2 ay önce bu durumdan haberim oldu ve habersiz geçen yıllarıma üzüldüm doğrusu.
Ve iki aydırda barkoduna bakmadan hiç bir ürünü almıyorum.
Barkodu 869 ise içim rahat ve güvenerek alıyorum ve kendimi mutlu hissediyorum , herkese tavsiye ederim.
Lütfen ! 'Aman boşver' , 'Banane' , 'Ne farkeder' demeyelim.
Alışverişlerimizde Türk Mallarını tercih edelim.
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
σĸyคnцsyค' Alıntı:
Bende bu konuya çok dikkat ediyorum , yaklaşık 2 ay önce bu durumdan haberim oldu ve habersiz geçen yıllarıma üzüldüm doğrusu.
Habersiz daha neler yapıyoruz aslında:(

dideM' Alıntı:
Ne fark ediyorki! Yerli malı alınca başımızdakiler yiyor, zenginleştikçe gözleri dönüyor yurdu satıyor. E yerli malı almayınca da diğerleri otomatikman para kazanıyor.
Beni benim canımdan biri sömüreceğine, düşmanım sömürsün daha gururlu en azından..  :-\
Kimse sömürmesin, sömürülmenin gurur deuyulacak bir yanı var mı?
Az biraz ses... diycem ama  :-X
 
H

Harun

Kullanıcı
29 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
36
İstanbul
leftinthedark.wordpress.com
Aynı kalitede yerli malı varsa onu kullanmaya özen gösteririm. Genelde zaten giyim, ve gıda malzemeleri Türk malıdır. Evdeki beyaz eşyalarda genelde yerli. Ama teknoloji ile alakalı çok kaliteli herhangi bir Türk malı olmadığı için mecburen yabancıları kullanıyorum.
 
O

okyanusya

Kullanıcı
3 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Şahsen ben bunu kabul etmiyorum , kabullenemiyorum.
Bu kolaya kaçıştır.
Herkes böyle olmaması için elinden geleni yaparsa bir şeylerin düzeleceğinden eminim ..
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
σĸyคnцsyค' Alıntı:
Şahsen ben bunu kabul etmiyorum , kabullenemiyorum.
Bu kolaya kaçıştır.
Herkes böyle olmaması için elinden geleni yaparsa bir şeylerin düzeleceğinden eminim ..
Gerçekçi olmakta yarar var sanırım.
Evet bu durumu bende kabul etmiyorum. Ama ne yapıyorum, ne yapıyoruz?
Bir zamanlar İtalyan mallarını protesto ettik, sokaklarda İtalyan etiketli arabaları yaktık, televizyonları kırdık, bas bas bağırdık.
Sonuç?
Yok!
Bir dolu mail aldık, mail attık sonrasında; "Şu şu markaları almayın/kullanmayın." uyarıları yazan. Bu kez sanırım protesto ettiğimiz Fransız mallarıydı.
Sonuç?
Yok!

Bizler, sokaklarda bağırıp çağırmakla, mail atmakla görevimizi yaptığımızı düşünerek rahat ediyorsak, sanırım Didem haklı. Aslında bu durumu çoktan kabul ettik bile.
 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Şahsen ben bunu kabul etmiyorum , kabullenemiyorum.
Sömürülmeyi kabullenemiyorsun, peki bana yaptığın bir şey söyler misin karşı gelmek için bu duruma? Tabii ki arkadaşların, ailen, ..vs. ile olan sömürü falan değil bahsettiğim!
 
H

Harun

Kullanıcı
29 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
36
İstanbul
leftinthedark.wordpress.com
Hz.İbrahim'i ateşe atmak için Nemrut hazırlık yapar. Bu arada bir karga ateşin daha da güçlenmesi için odun toplamakla meşguldür. Sürekli odun taşımaktadır, bir ara aşağı doğru bakar ve bir karınca görür. Karınca sırtında bir damla su ile Hz.İbrahim`in yanması için korlanan ateşe doğru gitmektedir. Durumu anlayan karga alaycı bir tavır içerisinde gülerek karıncanın yanına iner ve sorar;

Karga: Hey karınca ne yapıyorsun? O sırtındaki su damlasını ne yapacaksın.

Karınca: Hz.İbrahim için su taşıyorum.

Karga: O sırtındaki su damlası ile benim taşıdığım bir odunun ateşini bile söndüremezsin ki; binlerce odun ateşini nasıl söndüreceksin?

Karınca: Olsun, en azından tarafımız belli olur, der...




İşte bu karıncanın yaptığını bu sömürüye karşı olan herkesin yapabilmesi lazım. Size çok basit gibi görünen şeyler bile aslında birleştiğinde büyük bir etki yaratabilir.

Örneğin aynı kalitede işimizi görecek olan yerlisi varken , gidip te yabancı olanı tercih etmemeliyiz bence. En basitinden çikolata da bile yerlisini
tercih etmek bize bir fayda sağlayabilir. Daha doğrusu bize bir fayda sağlamaz, gelecek nesile fayda sağlar.
He ben yapmıyormuyum bende yapıyorum tabi. Kullandığım çoğu ürün yabancı markadır. Bundan sonra daha dikkat ederek araştırıp kullanacağım ama.
V yerine W yazanları uyarıyorum. Bunların hepsi ufak şeyler ama en azından benim de tarafım belli olsun.


Ama diğer taraftanda çalıştığım yerde, sadece yurtdışında üretilen bir ürünü tamamen yerli sermaye ile burada üretiyoruz. Onlardan kalite olarak hiçbir eksiği yok, daha da güzel.
Zaten biz üretime geçince firmalar yurtdışından aldıklarını bırakarak bize geçmeye başladılar. Çoğu insan yerli olanı kullanmayı ister bence. Yeter ki kaliteli
üretilebilsin. Örneğin düne kadar sinemalarımız yabancı film istilasındayken, artık yerli filmler daha çok izlenir oldu.

Bir başka örnek;  ispanya da kimse ingilizce konuşmazmış yabancılarla. Ne kadar gerçek ne kadar doğru bilemem. Otel de falan ingilizce hiçbirşeye cevap vermiyolarmış.


Diyceğim şudur ki, aslında yabancı ürün kullanılmasına, müzik dinlenmesine ya da yabancı dil öğrenilmesine falan karşı değilim kesinlikle. İsteyen kullansın.

Ama sanki o ürünler cennetten gönderilmiş gibi saygı duymanın anlamı yok. Kimbilir nasıl ne şartlarda üretiliyor.
Aynı saygıyı yerli ürünlere de duysak, çok daha ilerlemiş oluruz bence. Yabancı bir ürün bozulduğunda bile Türkiye deki servisleri suçlarız.
Bir diğer değiştirmemiz gereken düşünceler ise şunlar,

" Burası Türkiye burda herşey olur"

" Ee abi Türk malı daha ne bekliyosunki"

" Devleti ben mi kurtarcam "


Karışık bir yazı oldu ama idare ediverin :)


 
Üst