” Mimar Sinan ”

  • Konbuyu başlatan mehmetd
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kim, Neyi, Nasıl Başardı? kategorisinde mehmetd tarafından oluşturulan ” Mimar Sinan ” başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 6,351 kez görüntülenmiş, 9 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kim, Neyi, Nasıl Başardı?
Konu Başlığı ” Mimar Sinan ”
Konbuyu başlatan mehmetd
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan zabit
M

mehmetd

Kullanıcı
23 Şub 2007
En iyi cevaplar
0
0
      Mimar Sinan, 1490 yılında Kayseri’nin Ağırnas köyünde doğup, 9 Nisan 1588’ de İstanbul’da öldü. Küçük yaşlarında İstanbul’a gelip tahsilini tamamlayıp orduya katıldı. Çaldıran, Mısır, Tebriz, Bağdat, Rodos ve Belgrad’ın fetihlerine katıldı. Süriye, Mısır, Iran, Irak, Balkanlar, Viyana’ya kadar onlarca ülke, yüzlerce şehir görüp gittiği her yerde, kemerleri, kubbeleri inceledi. Hepsinden  de ders alıp, notlar tuttu. Sonra başmimar olarak göreve getirildi. Devlet inşaatları denetledi ve Hassa Mimarlar Ocağı’nda geceli gündüzlü ders verdi. Mimar Sinan, gördüğü bütün eserleri büyük bir dikkatle inceledi, fakat hiçbirini aynen taklit etmeyip, sanatı devamlı geliştirdi.

        O kısacık mımarlık dönemine 364 eser sığdırdı. Bilinen eserleri: 84 Câmi, 53 mescit, 56 medrese, 7 darülkurra, 20 türbe, 17 imaret, 3 darüşşifa, 5 su yolu kemeri, 8 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen, 48 hamam olmak üzere 364 adettir.
        Hiçbir eseri diğerine benzemedi.

        Mimar Sinan’ın akustikte vardığı nokta ulaşılmazdır ve günümüz mühendislerine bile parmak ısrtmaktadır. Süleymaniye ve Selimiye Câmileri, en büyük eserleridir.

          Eserlerindeki sütunlar, duvarlar ve diğer kısımlar taşıdıkları yüke mukavemet edebilecek miktardan daha kalın değildir. Mimar Sinan, yapılarında ayrıca drenaj adı verilen kanalizasyon sistemi de kurmuştur. Bunların dışında yazın suyun ve toprağın ısınmasından dolayı oluşan buharın, yapın temellerine ve içine girmemesi için tahliye kanalları kullanılmıştır.

          Tedbirlerden biri, temelde kullanılan taban harcıdır. Sadece Sinan’ın eserlerinde gördüğümüz bu harç sayesinde, deprem dalgaları emilir, etkisiz hâle gelir. Drenaj sistemiyle yapın temellerinin sulardan ve nemden korunarak dayanıklı kalması öngörülmüştür. Ayrıca yapın içindeki rutubet ve nemi dışarı atarak soğuk ve sıcak hava dengelerini sağlayan hava kanalları kullanmıştır
 
E

esra_

Kullanıcı
9 Nis 2007
En iyi cevaplar
0
0
atalarımızın kelımlerınde bıle hıkmet var...gecmısımız bukadar zekı ve kendıne guvenen basarılı ıken ..bızler nasıl bır ozentı kompleks içindeyız anlamak mumkun degıl...
 
M

menzup

Kullanıcı
9 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
konya
paylaşım için teşekkürler işte gerçek sanatçı böyle olmalıdır...ilim, fen, matematik v.s gibi materyallerin hepsini bi arada kullana bilmek
 
A

ayben

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
bu gibi üstadlarımızın önünde saygıyla eğilmek lazım onlar saygının en fazlasını hakediyorlar bugün ismimizi Dünya'ya duyuran Mimar Sinan ve onun gibi ilim adamlarıdır ders alınması gereken çok yönlü bir kişilik olsa gerek ...Allah rahmet eylesin  :-[
Selimiye gidip görmelisiniz arkadaşalar bu kadar mı etkileyici bir yapıt olur harika ötesiydi içine girince ayrı dışarda ayrı daha Edirne'ye yaklaşmadan ayrı etkiliyor ve büyüsünün içine alıyor şehre yaklaşırken nerden bakarsanız bakın Selimiye'yi iki minareli görürsünüz aslında dört tanedir ve Mimar Sinan'nın bu büyüleyici yeteneği karşısında susar kalırsınız :-X
 
S

suda

Kullanıcı
20 Eki 2007
En iyi cevaplar
0
0
mimar sinan ve eserleri müthiş.böyle biri daha gelmedi göremedik.
 
S

senarist081

Kullanıcı
30 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Duzce
Mimar Sinandan konu açılmışken üstün ve de keskin zekasını tasdikleyen gerçekleşmiş bir hikayeyle bu ünlü Osmanlı mimarını gözünüzde en üst noktalara getirmek isterim:

Eserleriyle Osmanlı Türk-İslâm tarihine damgasını vuran, Türk mimarlık tarihinin yüzakı Mimar Sinan, en büyük ve en muhteşem eseri Sûleymaniye camiinin inşasını tamamladıktan sonra bazı bakımlardan bu ulu mabedi testlere tâbi tutuyordu Bunlardan biri de cami içinde sesin dengeli bir şekilde dağılıp dağılmadığını, mihrapta Kur'an okuyan imamın sesinin en arkalardan ve diplerden duyulup duyulmadığının denenmesi idi Bunun için Mimar Sinan nargile kullanıyordu Nargileyi mihraba koyuyor, içindeki suyu fokurdatıyordu Bu fokurtu cami içinde ahenkli bir şekilde dağılıyor mu, her yerden net olarak duyuluyor muydu, bunu kontrol ediyordu Her devirde eksik oImayan gammazlardan biri, Anadolu halkının evliya olarak bildiği bu büyük insanı Kanuni'ye ispiyon etmişti: "Efendimiz, Mimar Sinan yeni yaptığı caminin mihrabında nargile fokurdatıyor" Kanuni hiç ihtimal vermedi Sinan'ın samimi bir Müslüman olduğuna, böyle bir şey yapmayacağına güveni tamdı Ama usulen de olsa olayın üzerinde durmadığı takdirde yanlış anlamalara ve dedikodulara meydan vermiş olabilirdi Bu sebeble bir gün aniden camie geldi Camii gezip dolaşırken mihraptaki nargileye gözü tesadüfen takılmış gibi yaptı Sordu: "Bu da ne oluyor? Camide nargile kullanan mı var?" Sinan sakin, kendinden emin cevap" verdi: "Hâşâ hünkarım, beytullahta (Allah'ın evi) nargile içecek kadar din, iman yoksunu değiliz elhamdülillah Burada bulundurmamızın sebebi, onu fokurdatmak suretiyle camiin ses düzenini kontrol etmektir Dikkat buyurursanız nargilede tömbeki (tütün) bile yoktur"

Herşeyin tahmin ettiği gibi çıktığını gören hükümdar Sinan'ın sırtını sıvazladı ve camiden ayrıldı...
 
U

UğurOnur

Kullanıcı
1 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
Bu kıssayı bende okumuştum..Bu eserin yapımında çok ağır
çalışmış ama zamanında bitiremeyecek dedikoduları yayılmış
yahuu mevye veren ağaç taşlanır atasözü ne kadar da doğru.
Mimar Sinan ilim ve zeka da bir derya imiş...O dönemde yaşayıp
onun çırağı olmak vardı yaaa ahh..
 
A

ayben

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
UğurOnur' Alıntı:
Bu kıssayı bende okumuştum..Bu eserin yapımında çok ağır
çalışmış ama zamanında bitiremeyecek dedikoduları yayılmış
yahuu mevye veren ağaç taşlanır atasözü ne kadar da doğru.
Mimar Sinan ilim ve zeka da bir derya imiş...O dönemde yaşayıp
onun çırağı olmak vardı yaaa ahh..

Kesinlikle katılıyorum size...
Selimiye'yi dolaşmaya gittiğimiz vakit imam ezan okumaya başladı ve o ezanı orda dinlemeniz gerekir o ahenk gerçekten de müthüştir.
Tüylerim diken diken oldu ağlayarak gezdim camiyi anlatmam belki pek doğru değil ama bence gerçekten gidip o ortamda bir namaz kılmak gerek ;) :-[
 
F

fatmailtus

Kullanıcı
17 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
0
İZMİR
Mimar Sinan ustayla ilgili çok hikaye var. Zekası, dürüstlüğü, ileri görüşlülüğü, sorumluluk sahibi olması yanında bir de gemi inşaa edebilecek kadar bilgisi olan bir kişidir.
Geçen hafta sevgili Sunay Akın İzmir deydi. Dinlediklerimi aynen anlatıyorum:)
Mimar Sinan, Bağdat seferine çıkan orduda malzeme tamirinden sorumlu kişi olarak görevliymiş. Van üzerinden Anadolu ya saldırı olacağını duyan ordu komutanı ordunun bir kısmını Bağdat tan Van Gölüne göndermiş. Ordu oraya gittiğinde gölü bulamamış. Orada göl değil kocaman bir deniz varmış. Van denizi. Yürüyecek kadar küçük değilmiş etrafı. Gemi olmadan bu işi halledemeyiz demişler. Kumandan bize gemi yapacak birini bulun demiş. Kimse gemi yapmayı değil yüzmeyi bile bilmiyormuş. Etraftakiler bunu yapabileceğine inandığımız tek bir kişi var der. Malzemeci çağırılır. Gemi yapıp yapamayacağı sorulr kendisine. Cevap: Önce ormanı görmem lazım. Ormana gidip ağaçları kontrol eder, dönüşünde 3 gemi yapabileceğini söyler. Gemileri inşaa eder, ordu gemilere binerek düşman kafilesini durdurmayı başarır. Sayesinde Anadolu düşman akınlarından korunur. Sadece mimari dehasıyla değil Anadolu nun tarihini değiştirebilen bir şahsiyet olarak da hatırlanması gerektiğini düşünüyorum. MUTLUKALIN :)
 
Üst